Sevgilim AVMde

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Sevgilim AVMde
Anlatacağım olay 2019 yılının Nisan ayında İstanbul’da gerçekleşti. Öncesinde kendimiz hakkında bilgi vereyim. Sevgilim Ayşe 22 yaşında, sarışın ela gözlü 1.70 boylarında vücudu neredeyse 90 60 90 ölçülerde, yüzüde çok kibar çok güzeldir. Sevgilim diye demiyorum genel olarak çok hoş ve tatlı bir kızdır. Bende Tuna, 23 yaşında 1.80 boyunda esmer kahverengi gözlü normal kalıplı biriyim.

O gün Ayşe beyaz puantiyeli mini askılı bir yaz elbise, altına topuklu sandaletlerini giymişti. Beyaz elbisesinden içine giydiği siyah sütyen içerisindeki göğüslerinin dolgunluğu iyice belli ediyordu. Çok çekici görünüyordu buluştuktan sonra o gün için AVM gezip sinema planı yapmıştık. Metrobüste yaşadığımız aksiyondan sonra soğuk havayla kendimize gelmiştik ve AVM’ye gitmek için yürüyen merdivene doğru ilerliyorduk.

Merdivene gelince Ayşe beni birden one doğru itekleyip merdivene ilk benim binmemi sağlamıştı, bunun nedenini uzun sure anlayamadım. Yukarı doğru çıkarken Ayşe bana alt basamaktan sarıldı ve sarmaş dolaş çıkmaya başladık, tabi sarıldığı için kalçası arkasına doğru biraz yükselmişti, acaba arkasında fark eden biri var mı diye baktığımda arkadaki iki çocuğun kendi aralarında konuşur gibi yaparken aynı zamanda Ayşe’nin bacaklarına ve yükselen kalçasına yiyecek gibi odaklandıklarını gördüm ve keyfim kaçtı. Sevgilimin sarılması çok hoşuma gitsede tipsiz abazalara sevgilimi malzeme yapmaya niyetim yoktu o yüzden sevgilimi toparlamaya karar verdim. Tam sesleniyordum ama o an esen şiddetli rüzgarla Ayşe’nin yazlık elbisesinin eteği birden havalandı. Eteği havalanınca arkadaki abazanların şok olmuş bir şekilde ağızları kulaklarında Ayşe’nin tam önlerindeki bacaklarına ve çıplak kalçasına kitlenmişlerdi. Ayşe hemen fark edince bana kalmadan elini eteğine atıp tutarak düzeltmişti ama benim için çok yavaş geçen yaklaşık 2 saniyede arkadaki çocuklar eminim Ayşe’nin çıplak kadınlığına kadar çok yakından görmüşlerdi. O an onları çok kıskandım ve iyiden iyiye keyfim kaçtı. Az sonra merdivenden inip üst geçite gelmiştik yürürken arada esen rüzgara karşı Ayşe elbisesinin eteğini tutuyordu, el ele üst geçitten geçerken bizim abazanlar birden hızla yanımızdan geçip gittiler, anlayamadım ama sevinmiştim gittikleri için. İniş kısmında yürüyen merdiven yoktu inerken Ayşe bu sefer önüme geçmişti, bir iki basamak sonra abazanların aşağıda merdivenin altından Ayşe’nin eteğinin altını görmeye çalıştıklarını gördüm hemen Ayşeyi elinden tutup diğer tarafa çektim ve bekledikleri manzarayı göstermeden hızla merdivenleri inip AVM’ye doğru hızlanarak gittik. Ayşe hızımın nedenini merak edince, Acıktım sevgilim ondan diye açıkladım. 3-4 dakika sonra AVM’nin döner kapısından geçerken bizim abazanlarında AVM’ye girdiklerini gördüm, bir kurtulamamıştık ya..

Ayşe AVM’ye girer girmez önce lavabo sonra iç çamaşırı mağzasına girmişti, temizlenecek herhalde diye düşünüp, anlamamazlıktan geldim arada bizimkiler takiptemi diye bakıyordum ama onlarda acayip takipteydiler. Yemek yediğimiz restorandan en son plan yaptığımız sinema sırasına kadar takiptelerdi. Abazanlardan biri, ona A diyelim biz seans ve bilet alırken telefonla konuşup etrafta geziniyordu, arada bize doğru yaklaşıyordu. Bende en arkanın iki ön sıra orta sevgili koltuğundan bilet almıştım sevgilimle artık belki bizde güzel heyecanlı anlar yaşarız diye. Biz bilet alıp oradaki pufların birine oturup seansı beklemeye başladık, bilet sırası B’ye gelince A’da gelmiş yer seçiyorlardı hafif bir tartışma oldu, Orası çok sağ.., Burası Çok sol.., Ön.., Çok arka olmaz.. diye tartıştılar, en son A, O zaman sen sağ al ben sol alırım ikimizinde istediği olur dedi, biletçi kız, Öyle olmaz dedi ama zorla onuda ikna ettiler. Ben durumdan işkillendim ama yapacak bir şey yoktu. Az sonra uzaktan A ile B Ayşe’nin bacak bacak atmış iç gıdıklayıcı bacaklarını güya bana çaktırmadan izlemeye başladılar. İyice işkillendim sevgilimle sevişme ümidim olmasa kesin kalkıp giderdik. Biraz daha sonra seans beklerken iyice sıkıştım ve Ayşe’ye tuvalete girip geliyorum dedim, kalkıp tuvalete gittim.

Ben tam işimi görmek için kabini kapayınca içeriye iki kişi girdi kendi aralarında konuşuyorlardı. Birincisi, Abi bizim kızı gördün mü? çok güzel, tam sex abidesi sende biraz yardım etsen kesin sikerim ben bunu, dedi. Şok olmuştum. Diğeri, Manyak mısın oğlum kız çok güzel tamam bende gördüm cillop gibi amını ama sen sevgilisini görmedin mi? Sevgilisi yanındayken sana mı verecek, bizide buraya kadar sürükledin off.. herif kesin işkillendi saçmalama artık? Sonra birincisi, Sen kızı bana bırak abi, sevgilisi kesin arada çıkar kıza bişiler almak için sen onu oyala ben başka bişi istemiyorum, kızı kıvama getirmek bende sen merak etme. İkincisi, tamam dediğini yapıcam ama bugün ben o kızı sikemezsem seni sikerim onu bil, kesin dayak yiyicem bari değsin. Birincisi, Tamam abi sen onu tüm ara boyunca elinden geldiğince oyala iş bende dedi ve tuvaletten çıktılar. Bahsettikleri başkası olmalıydı ben yan kabindeyken kendi kendilerine sevgilimi sikme planı yapmış olamazlardı değil mi? Ben genede kendimi güvenceye alıp sevgilimle sinemadan çıkmaya karar verdim elbet başka sinemaya giderdik, tuvaletten çıkıp beklediğimiz pufuna baktığımda Ayşe yoktu ama bizim abazanlar hala ordaydı, başka filmdir diye düşününce içim biraz daha rahatladı. Bende çıkıp salona doğru gittim Ayşe aldığımız koltuktaydı, bende yanına çıkmaya başladım, merdivenden yavaşça çıkarken sevgilimi iyice süzdüm. Bacak bacak üstüne atmış beyaz puantiyeli elbisesin eteği toplanmış baldırına kadar meydandaydı, göğüsleri elbise içinde adeta birer bomba gibiydi adamların tabiriyle burada bir sex abidesi varsa oda benim sevgilim diye düşündüm. Ayşe’nin o anki durumu beni iyice azdırmıştı, abazanlarında dışarda beklemeleride içimi iyice rahatlattığı için sinemadan çıkma fikrimi askıya aldım ve sevgilimin yanına oturdum, aramızda kol koyma yeri yoktu sevgili koltuğu diye rahatça Ayşeyi koynuma alıp filmin başlamasını beklemeye başladım. Az sonra ışıklar kapandı ve filmi seyretmeye başladık. 10 dakika sonra bende rahatlayıp elimi yavaştan sevgilimin kolundan elbisesinin askısına ordanda pamuk gibi göğüslerinde doğru gıdım gıdım indirmeye başladım, çok heyecanlıydım kalbim yerinden çıkacak gibiydi Ayşe’nin kalbinin atışınıda rahatlıkla hissediyordum, ikimizde heyecandan bayılacak gibiydik. Kimsenin bizimle ilgilenmemesi beni iyice cesaretlendirmişti, elim santim santim artık elbisenin içine doğru kayıyordu, inanılmaz bir zevk alıyordum Ayşe hiç tepki vermiyor hatta sol elini benim bacağıma atmış ara sıra sıkıp bırakarak yukarı çıkıyordu, tam artık Ayşe’nin dolgun göğüsü avucumun içine dolmuş, yoğurmaya başlamıştımki kapı açıldı ve iki kişi geldi, Ayşe’nin göğüs ucunun leblebiliğine odaklanmışken adamlar bizim sırada durunca mecbur elimi çektim ve tekrar Ayşe’nin koluna attım. Az sonra yaklaşan adam birden pat diye yanıma oturdu arkadak**e müsade isteyip Ayşe’nin yanına oturdu. Şok olmuştum bunlar bizim abazanlardı ve bizi kıskaça almışlardı, artık iki yanımızda dolu olduğu için sevgilimi okşayamıyordum da ikimizinde çok moralim bozulmuştu bizde filme odaklandık.

Sonunda ara olunca abazanlar kalkıp salondan çıktılar bende Ayşe’ye dönüp, Sevgilim mısır alıp geliyorum yeriz dedim; Oda, Gerek yok iyiyim böyle desede keyfi kaçmıştı biraz belki sevinir diye, Olsun güzel olur yeriz dedim ve onun karşı gelmesine izin vermeden kalktım, salonu aşağıdan terk ettim, mısır almak için salondan çıkıp büfeye gittim, yanımda oturan A beni görünce büfe kısmında oturduğu puftan kalkıp birden gişe sırasına yöneldi ve tam önüme geçti. O an tuvalette duyduklarım aklıma geldi, kesin bu ayak yapacak ben en iyisi sevgilimin yanına gideyim dedim ama sonra bu kadar kişi içinde bir şey olmaz, diğeride zaten salondan çıkmıştı yani Ayşe güvendeydi, sırada gelmek üzere, bir şey yapamaz diye düşünmeye başladım. En sonunda sıra A’ya gelmişti, bizim filmin anonsu yapılmıştı. A 2-3 kere sipariş değiştirip iyice oyalanıyordu ben niyetini anlamıştım ama elimden bir şey gelmiyordu simdi almadan dönsem bu kadar bekledikten sonra Ayşe kesin mısırı sorardı, zaten sıra bana gelmek üzereydi. Siparişi hazırlanınca A bu seferde cüzdanını düşürdü kartlar falan saçıldı bende hızlı toplasın diye yardım etmek istedim, Teşekkürler ben topladım dedi, ödemesini yapıp yan tarafa kaydı, mısırı tuzluyordu, ben büfeye siparişi verip mısırımı aldım. Tam arkamı dönüp salona yönelirken A üzerime tökezleyip elindeki buz gibi kolayı üstüme döktü. Sonra, Çok özür dilerim lütfen kusura bakmayın diye adeta yalvarmaya özür dilemeye başladı büfeden ıslak peçete falan alıp üstümü sildi, bu sekilde 4-5 dakika daha oyalanırken geçti, üstüm biraz duzeldi ama film kesin başlamıştı artık bende, Tamam önemli değil yeter film başladı zaten dedim, Oda, Tekrar özür dilerim dedi ve bana yol verdi.

Salona giderken önden ben gidiyordum arkamdan A geliyordu. Kesin karanlıkta B Ayşe’ye sulanmıştır ama o kadardır simdi beni görüp toplansınlar ama baktığımı anlamasınlar diye elimdeki mısırı dökmemeye çalışır gibi yaparken ona odaklanıyor gibi yapıyordum. Baya geç kalmıştık film başlayalı 10 dakikayı geçmiş herkes yerleşmişti. Girişten onlara dönüp göz ucumla baktığımda Ayşe beni görünce panikle hemen oturduğu yerden kalktı, yana kayıp askılarını üstünü başını düzeltmeye başladı. O yerleşince başımda şimşekler çaktı, az önce Ayşe yan koltuktaki B’nin kucağında mıydı?! Şaşkınlıktan ağzım açık kalmıştı. Yanına oturunca Ayşe, Sevgilim ne oldu neden bu kadar geç kaldın dedi? Ben hala şok içerisinde kola lekesini gösterip, Üstüme kola döküldü sevgilim ondan geç kaldım dedim. Kolumu boynuna attım ve hiçbir şeyden haberim yok gibi filmi seyretmeye devam ettik. Ne? Nasıl? Neden olmuştu? Ayşe’nin B’nin kucağında ne işi vardı. Ayşe beni gene aldatmış mıydı? Hemde bu tipsiz abazayla ama niye? Keyfimin bozuk olduğunu fark ettirmemeye çalışıyordum ama aklımda deli sorular. Az sonra kendimi biraz rahatlatıp aklımı dağıtmak için filme odaklandım, Ayşe beni böyle görünce bana sokuldu bende kıyamayıp onu koynuma aldım ama hala aklımda olayı kurdukça kuruyordum. Kolumu dolayıp kendime çektiğim için Ayşe’nin kalçası B’nin tarafına doğru yükselmişti. Keyfim kaçıkken aynı zamanda gözümün ucuyla B’ye baktığımda sol kolu yavaşça Ayşe’nin bacağının altına doğru kaymaya başlamıştı, az sonra eli tam istediği pozisyona ulaşmıştı. Ayse’nin hemen sonrasındaki irkilmesinden ne olduğunu tamin ettim ve keşke bu işin buraya kadar gelmesine izin vermeseydim diye kendime çok kızıyordum. B resmen Ayse benim koynundayken yandan elbisesinin altından kızı parmaklıyordu, kolunun hareketinden ne yaptığı çok belliydi, zaten 2 dakika sonra Ayşe’de iyice belli ediyordu. Bu kadar yeter, bunu sonra konuşacağız diye karar verdim ve hareketlenerek B’nin huzursuz olmasını sağlamaya çalışıyordum ama bir türlü anlamıyordu abaza hayvan, iyice gözünü karartmıştı. En sonunda hareketlenmede B değil artık Ayşe panik olarak doğruldu, istemeden B’nin elinin tam üstüne oturdu ve sessizce mmm… şeklinde nefes verdi. B artık hareket edemeyince az sonra kolunu yavaşça çekmek zorundu kalmıştı, bende amacıma ulaşmış bir şekilde halimden memnundum. Birazdan Ayşe’de rahatlamıştı, bende artık tacize izin vermeyecektim bunu düşünüp filme odaklanmaya çalışırken birden telefonum titredi, müdürüm arıyordu hiç istemiyordum ama mecbur çıkmam lazımdı Ayşe telefonu gösterip, Sevgilim müdür arıyor mecbur bakmam lazım sen bana anlatırsın dedim; Oda tedirgindi ama, Tamam ama geç kalma dedi; Elimden geldiğince çabuk dönerim dedim ve kalktım, niyetim hızlıca çıkıp konuşup dönmekti çünkü durum fenaydı. Müdür tedarikçilerden birisini hafta sonu ziyaret etmem için beni ikna etmeye çalışıyordu ama çok uzaktı ve adeta çin işkencesiydi, en son artık sussun ve telefonu kapatsın diye kabul ettim ama 5 dakikadan fazla geçmişti kesin B dahada ileri gitmiştir diye düşünüyordum şimdi rezillik çıkmasın diye kontrol etmek için salonun arka acil çıkış kapısından girdim ve eğilerek yaklaştım. Arka sıralar boş olduğu için rahatça onlar beni görmeden ben koltuk arasından durumu izleyebiliyordum ve durum karşısında şaşkınlıktan bayılacaktım. Tam tahmin ettiğim gibi olmuştu artık buradan sonra gitsem durumu kimse toparlayamazdı. Tüm şanssızlıklar bizi bulmuştu. A benim yerime geçmiş Ayşe’nin elbisesinin eteğini toplayıp açıktaki penisini Ayşe’nin çıplak baldırlarına sürerken, Ayşe B’nin kucağına doğru eğilmiş B’nın açıktaki penisini yalayarak emiyor oldu, B’ise sol eliyle Ayşe’nin başını aşağı yukarı yaparak kendisine sakso çektirirken sağ eli kızın elbisesinin içinden dolgun göğüsünü yoğuruyordu. Sanırım kimse ben dönerim diye düşünmüyordu bu deli cesaretleri benide artık iyice azdırdı, dayanamayarak bende pantalonumu çözüp 31 çekmeye başlamıştım. 4-5 dakika bu şekilde B Ayşe’nin ağzını siktikten sonra iki eliyle kızın başına iyice bastırarak penisini kızın boğazına kadar soktu, Ayşe rahatsız bir şekilde dengesini kaybedip dizini koltuk arasına koyup dengesini sağladı ama asıl tehlike olan A’ya fırsat sağlamış oldu. Kalçası savunması bir şekilde birden önünde iyice yükselince A’da dizinin üzerine biraz daha yükselip Ayşe’nin elbisesini eteğini iyice topladı, yeni tangasını iki yandan tutup indirdi. Sevgilimin pamuk gibi çıplak kadınlığını bende ilk defa bu kadar detaylı görüyordum, A’yı o an o kadar kıskanıyordumki anlatamam. A perdenin ışığında sevgilimin parıl parıl parlayan kadınlığına karşı penisini pozisyonlayıp iki eliyle kızı sıkıca tutup kendisine doğru yavaşça çekmeye başladı, Ayşe öne kaçmaya çalıştı ama B’de aynı şekilde iki eliyle başını kendi penisi ağzının içindeyken sıkıca tuttuğundan kaçamadı. A ışık altında her saniye santim santim penisini sonuna kadar Ayşe’nin içine sokmuş ve sonrasında aynı yavaşlıkla çıkartmıştı, sonrasında giderek daha sert saplamaya başladı, az sonra artık şak.. şak.. sesleriyle çatır çatır Ayşe’yi sikiyordu. Ayşe’de aynı zamanda inliyordu ama ağzı dolu olduğu için sadece mmf.. mmf.. diye kısık kısık inlemeleri duyuluyordu. Arkamızda kimse olmadığı ve bu sesi sadece ben duyduğum için hepimiz çok şanslıydık. A Ayşe’nin kadınlığına 10 dakikayı geçmiş bir şekilde penisini pompalıyorken ben bir kere boşalmıştım ama penisim inmemiş hatta zonkluyordu neredeyse ikinci kez boşalacaktım az sonra B ani bir şekilde durdu, o durunca A’da durdu başları ile onaylaştıktan sonra ikisi birden penislerini çekti. Onlar çekilince Ayşe’de halsiz bir şekilde doğruldu, A kalkıp eski yerine geçti, B’de Ayşe’yi A’ya doğru ittirmeye başladı kız direniyordu ama çaresizdi. A en sonunda kızı benim yerime kaydırıp sırtından bastırarak A’nın kucağına doğru eğdi ve arkasına geçti. A elleriyle Ayşe’nin saçlarından çekerek kızın ağzına penisini sokmaya çalışıyordu ama Ayşe’nin dudakların mühürlüydü. Pozisyonlar sağlanınca B Ayşe’yi sıkıca tutarak penisini birden sapladı, Ayşe o anın şokuyla ağzını açınca A penisi birden kızın boğazına kadar soktu ve tekrar 3lü sevişmeye devam etmeye başladılar ama bu sefer daha senkronizeydiler. B penisini Ayşe’nin kadınlığına her saplamasında kız ileri savruluyor ve A’nın penisi ağzına daha fazla giriyordu. Filmin son 45-30 dakikası falan kalmıştı, bir rezillik çıkmaz diye umuyordum. Bu şekilde iki dakika devam etmişlerdi ki A Ayşe’yi saçlarından tutup iyice kendine çekti ama bırakmadı, o kadar ki kızın ağzı nerdeyse sonuna kadar açık kalmıştı, A’nın derin nefeslerinden ve titremesinden Ayşe’nin boğazına doğru boşaldığını anladım 5-10 saniye sonra penisini çekti, Ayşe adamın tüm spermlerini yutmuştu sonra Ayşe’ye yalayarak penisini temizlemesini söyledi, kızda artık teslim olmuş bir şekilde, arkasından B penisini sertçe içine sokup sokup çıkarırken diliyle A’nın penisini dondurma gibi yalamaya başladı az sonra A cebinden telefonunu çıkarıp tüm olayı ölümsüzleştirmek için video çekmeye başladı. Sevgilimi adeta orospu gibi kullanmakla birlikte bunu ölümsüzleştiriyorlardı bu arada bende kendimden geçmiş hararetle 31 çekiyordum. A Ayşe penisini yalarken yüzünü yakın çekim yaptıkta sonra telefonu B’ye uzattı, oda kendi tarafını iyice çektikten sonra penisinin Ayşe’nin kadınlığına çok yavaşça sokup tüm sahneyi yakın çekim yaptı ve telefonu kapatıp A’ya uzattı. B tempoyu arttırınca artık senkrondan çıkmışlardı, B git gide penisini Ayşe’ye daha sert ve hızlı saplıyordu birden ellerini arkadan hızın göğüslerine atıp sarılıp öylece kaldı ve ooh.. ohh.. şeklinde derin nefeslerinden Ayşe’nin içine boşaldığı anlamıştım. Ayşe’de derin nefesler alıyordu ve çok bitkindi bu sırada kız yalarken A’nın penisi tekrar kalkmıştı az sonra tekrar başlarıyla onaylaştılar ve penislerini tekrar çekip ilk pozisyonlarını aldılar , Ayşe tekrar kendi yerine geçmiş B’nin kucağına doğru eğilmiş A’da kızın eteğini toplayıp arkasına geçmişti, kadınlığından B’nin spermleri süzülüyordu, Ayşe artık teslim olmuş etki beklemeden B’nin inmiş penisini yalamaya başlamıştı A’da zaman kaybetmeden penisini Ayşe’nin kadınlığına direk hızlı tempoyla penisini sonuna kadar saplayıp çıkartarak sert bir şekilde Ayşe’nin kadınlığına pompa yapıyordu, B’de Ayşe’nin saçlarını iyice kavramış hızlıca artık kalkmış penisini kızın boğazına kadar sokup çıkarıyordu. 5-6 dakika geçmeden B ikinci kez ama bu sefer penisini sonuna kadar kızın boğazına sokup boşalmaya başladı, işi bitince tekrar çıkardı ve Ayşe’ye yalatarak penisini temizletti. Bende sevgilimin bu kadar hoyratça sikilmesine ikinci kez boşalmıştım ama hala penisim taş gibiydi. Bu sırada A hala sert tempoyla Ayşe’nin kadınlığına penisini pompalarken B kendi telefonunu çıkarıp onların videosunu çekmeye başladı. A’nın çatır çatır penisini Ayşe’ye saplaması artık çok ses çıkarıyordu, şak.. şak.. şak.. sesleriyle kızın mmf.. mmf.. mmf.. zevk inlemeleri, en güzel rüya mı yoksa en kötü kabusları mı süsleyecek bilmiyordum? 10 dakikayı geçmişti artık A yavaşlamaya başladı en sonunda penisini şak.. diye son ama çok sert bir şekilde Ayşe’nin içine sokup kızın kalçasına sarıldı, Ayşe’de bu şiddete mmmmff… diye çok derin bir nefes verdi A’da derin nefeslerle ohh.. ohh.. şeklinde kızın içine boşalmaya başlamıştı, işi bitince penisini çektiğinde Ayşe’nin kadınlığından akan spermler filmin ışığında çok belli oluyordu. Kendimi çok kötü hissetmiştim pis abazalar resmen sevgilimin içine boşalmışlardı, bugün üç kez döllenen sevgilim hamile kalmaz diye umuyordum. Sonra iki abaza hayvanda toparlanmaya başladı, A benim tarafı işaret edip benim taraftaki kapıyı gösterdi, sanırım benim taraftan çıkacaklardı onlara gözükmeden hemen çıktım ve merdivenlerin altında saklı bir şekilde beklemeye başladım. 1 dakika sonra tahmin ettiğim gibi kapı açıldı ve ikiside dışarı çıktı ve kendi aralarında konuşmaya başladılar. A, oğlum o nası amdı öyle ya ömrümde böyle güzel bir kız sikmemiştim nasıl ayarladın sevgilisinin yanında, neler yaptın dökül, hem sevgilisi nerde? dedi; B, Abi ben sana söylemiştim o iş bende diye, zor olmadı, yürüyen merdivende kabak gibi amından bacağına süzülen dölleri sende gördün, kesin metrobüstede sevgilisinin yanında birine çaktırdı sonrada sevgilisi anlamasın, bacağından süzülen dölleri görmesinde diye onun arkasına geçti sonrasını gördün zaten, tabi bende bunu kaçırmadan resmini çektim ama sen arada süper oyalamasan konuşamazdım, herif gider gitmez resmi gösterip metrobüste sikildğini sevgiline söylerim bak rahat dur diyince kız birden kala kaldı, o dona kalınca bende fırsat bu fırsat malafatı çıkarıp kızın elin verdim bende onu parmaklamaya başladım, amı alev gibi yanıyordu, ışıklarda kararınca, kız bu kadar tepkisizken gözümü karartıp hemen karanlıkta kızı kolundan tutup çektim ve koltuğa doğru dayadım, iyice amını götünü elledikten sonra kucağıma oturttum, malafatı bacaklarının arasına verdim, çok yumuşaklardı ya.. neyse askısını inidirip kavun gibi göğüslerini mıncırmaya başlamıştım ama nolur nolmaz şimdi adam gelir zamanım az diye şansımı biraz daha zorlayıp kızı kucağımdan kaldırıp tekrar öndeki koltuğa dayadım tangasını indirdim, sikimi hizalayıp tekrar geri çekmele birlikte sikim kızın amından içeri cuk.. diye girdi, sonra biraz daha itip tekrar çekerek 2-3 kere daha sikimi sokmuştum ki kız sevgilisini gördü, iyiki gördü çünkü o amı sikmekten benim göreceğim başka bir şey yoktu, hemen kucağımdan kalkıp yana oturdu tangasını ve üstünü başını toplamaya başladı, bende olayı anlayıp toplarlandım sonrasını biliyosun zaten ama ikimizede en güzel ortayı enayı sevgilisi yaptı, o çıkmasa gene hevesimiz kursağımızda kalırdı, böyle güzel kızı yapa yanlız bırakırsan kurtlar kapar tabi dedi ve güldü; B, kız polise gitmez dimi? diye sorunca; A, yok abi zaten her şeyin videosunu çektim kendi isteğiyle sikiliyor gibi çıktı sen merak etme dedi; B, iyi bari, çok mutluyum ya bu akşam rakılar benden dedi ve gülüşerek uzaklaştılar. Bu arada aklıma film geldi, bitmiş olmalıydı ya da çok az kalmıştır, hemen salonun önüne gidip müdürün dediği tedarikçi görüşmesini yapmaya başladım. Ben konuşurken kapı açıldı ve insanlar çıkmaya başladı, az sonra Ayşe’de çıktı, beni görüp yanıma geldi. Görüşmeyi bitirip, sevgilim özür dilerim müdür acil çok iş kitledi anca bitti görüyorsun, film nasıldı? dedim. Ayşe ikişer posta sikilmekten bitkin düşmüştü yanakları kıp kırmızı, puantiyeli elbisesi iyice kırışmış gibiydi ama onun dışında olanları görmesem her şey normal gibiydi gülümseyerek, Önemli değil sevgilim iş sonuçta, keyfinden çıkmadın ya, film güzeldi oturunca anlatırım dedi. Tamam dedim ve çıkmak için asansöre el ele gittik. Gün sonunda nasıl bir gün geçirdik diye düşünüyordum defalarca aldatılmıştım ama olanları düşününce Ayşe’nin bana tavrından beni hala çok sevdiğini anlayınca, kırılan kalbim tekrar atmaya başladı, bende onu çok seviyordum. O rahatsız olmadıkça böyle durumlardan bende rahatsız olmadığıma hatta çok zevk aldığıma karar verdim, sevgilim son olarak iki tipsiz abazanın orospusu olmuştu ama ikimizinde keyfi çok yerindeydi, artık bende sevişmek istiyordum sevgilimle.

Yeni hikayelerimi müsait olduğumda yazmaya devam edeceğim.

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Kocamın hoyrat yeğeni.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Kocamın hoyrat yeğeni.
Her şey, kocamın yeğeni Engin’in bizim yaşadığımız şehirde iş bulmasıyla ve kocamın da Engin’in maddi durumunu toparlayıncaya kadar bizimle kalabileceğini söylemesiyle başladı.

Ben 28 yaşındayım, sarışınım ve zayıfım, ama 95 beden göğüslerim var. Kocam benden 21 yaş büyük, ama bu yaş farkı bizim için hiçbir zaman sorun olmadı. Kocamla, değişikliğe tamamen kapalı bir seks yaşantımız olsa da, haftada bir yada iki sefer ben de orgazm oluyordum.

Kocamın yeğeni Engin benden üç yaş büyük ve iyi bir çocuktu. Yanımıza taşınalı henüz bir hafta olmuştu ki, bir gün ben çarşıdan geldiğimde, onun evde olduğunu fark ettim. İşten erken gelmişti. Hastalanmış olabileceğini düşünerek odasına çıktım. Engin daha yeni duştan çıkmış, üzerinde sadece boxeri vardı.

“Ne oldu Engin, hasta mısın?” diye sordum.

“Kendimi iyi hissetmiyorum…” dedi. Yanına yaklaştım ve elimi alnına götürdüm, ateşi vardı,

“Off, yanıyorsun sen, bir şeyler vereyim sana!” dedim. Kolumu tuttu,

“Evet yanıyorum yenge.. Senin için yanıyorum ve sende söndüreceğim ateşimi!” diyerek belime sarıldı.

Şok olmuştum, böyle bir şeyi asla beklemezdim ondan… Kaçmaya çalışırken ayağım halıya takıldı ve yere düştüm. Engin de üstüme abandı. Benim üzerimde kot pantolon olmasına rağmen sikinin sertliğini hissetmiştim.

“Yapma lütfen!” dediğim halde, Engin kazağımı sıyırıp, göğüslerimi okşamaya başlamıştı bile. Kurtulmaya çalışıyordum, ama bu mümkün değil gibi gözüküyordu.

Engin tam pantolonumu çıkartmak için üzerimden doğrulduğunda, elinden kurtuldum ve kaçarak odama inmeye başladım, o da peşimden geliyordu. Heyecandan ve korkudan kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Kendimi odaya kilitledim ve

“Engin lütfen git, dayın duyarsa ikimizi de öldürür!” dedim. Gerçekten de daha önce hiç böyle bir şey düşünmemiştim. Engin birkaç dakika daha kapının önünde homurdanıp gitti. Bense kendimi yatağa sırt üstü atıp elim kalbimde, yaşadığım heyecanının şokunu atlatmaya çalıştım uzun süre…

Bedenime değen taş gibi sertlik, şehvetle sarılan kollar, gencecik, kaslı vücudun altında kıvranışım… Offf… Neler oluyordu bana böyle… Tamam, mastürbasyon yaparken genç, yakışıklı, herkül gibi heriflerin beni siktiğini hayal ederdim hep ama ilk kez yabancı bir erkeğin kolları arasında olmanın heyecanı sarsmıştı beni… Deli gibi tahrik olduğumu itiraf ettim kendime…

İki saat sonra kocam eve geldiğinde odadan çıktım, kocama hasta olduğumu söyleyip geri odama döndüm. Onlar da akşam yemeği için dışarıdan bir şeyler getirtip, yediler, geç saate kadar oturdular. Yatma vakti geldi, kocam yatağa girdiğinde, bir şey söylemeden kocama sarılıp okşamaya başladım. Sikini çıkartıp emmeye başladığımda,

“Hani hastaydın?” dedi, ama zevk aldığı için de devam ettik. Bugünkü olaydan o kadar etkilenmiştim ki, kocamın her yaptığı hareketten daha fazla zevk alıyordum. Sesimi Engine duyurmak istercesine yüksek sesle inliyordum. O gece kaç kez orgazm oldum bilmiyorum. Kocam,

“Bugün sende bir şey var, çok azmışsın!” dedi. Gerçekten de öyleydi, bu durum beni çok azdırmıştı. Çok utanıyordum, hemde kendime kızıyordum, ama elimde değildi. Kafama koymuştum, Engin’le böyle bir olay tekrar yaşanırsa, ki ben yaşanması için elimden geleni yapacaktım, yine kaçmaya çalışacaktım, ama fazla da direnmeyecektim.

Sabah kocam yine erkenden çıktı, Engin Cumartesileri çalışmıyordu, yani fırsat bu fırsattı. İçime çamaşır giymeden beyaz saten geceliğimi giydim, üstüme de sabahlığımı aldım. Kahvaltı hazırlayıp Engin’e seslendim. Engin, dünün utancından mı, yoksa bana hırsından mı bilmiyorum, yüzüme bile bakmıyordu. Ona,
“Seni affettim, merak etme dayına da bir şey söylemeyeceğim!” dedim.

Hiç bir şey demedi, oturdu ve kahvaltısını yapmaya başladı. Ben sağında solunda dolaşıyor, eğilip dolaptan bir şeyler alıyor, frikikler veriyordum, gelip geçerken vücudumu ona sürtüyordum.

Bir anda hışımla kalktı ve

“Yeter artık!” diye bağırdı. Ben ne olduğunu anlamamış gibi yapıp,

“Ne oldu?” diye sorduğumda, koluyla masanın üzerindekileri yere savurup, beni masaya yatırdı…

Bu defa numaradan kurtulmaya çalışıyordum. Tezgahın üstündeki bıçağa uzanıp aldı, geceliğimi göbek hizamdan yukarıya doğru kesti. Memelerimi deli gibi avuçluyor, yalıyor, emiyordu. Sonra eşofmanını indirip, zaten heyecandan ıslanmış amıma bir hışımla geçirdi sikini ve sikmeye başladı.

Zevkten deliriyordum, sadece,

“Yapma… Yapma!” diyebiliyordum. Engin ise,

“Seni sike sike bayıltacağım! Seni orospum yapacağım!” diyor ve hızlıca sikiyordu beni. Şimdi de memelerimi ısırmaya başlamıştı. Ben bağırınca,

“Bağır küçük orospum, dilediğince bağır!” diyordu. Zaten bağırıyordum, inliyordum, bacaklarımı onun beline dolamış, zevkten uçuyordum. Beni öyle ne kadar sikti, ben kaç kez orgazm oldum bilmiyorum, ama sikilmekten hiç böyle zevk almamıştım. Sonunda o da boşaldı ve içime bütün döllerini fışkırttı.

İçimden çıkmadan, biraz önce geceliğimi kestiği bıçağı çıplak tenimde gezdirirken,

“Sen benim orospumsun ve ben her istediğimde seni sikeceğim, tamam mı?” dedi. Böyle bir zevke hayır diyemezdim.

Ben artık Engin’in kölesi olmuştum, onun tabiriyle ‘Küçük orospusuydum’. Şu ana kadar, hep ailemin bir tanecik kızı olarak hep el üstünde tutuldum, tüm arkadaşlarımın, hele de erkek olanların arasında hep iltifatlar aldım. Kocamın da gençlik aşısıydım ve kocam da beni el üstünde tutuyor, devamlı iltifatlar ediyordu. Ama Engin beni adi bir orospuymuşum gibi sikiyor ve benimle doğru düzgün konuşmuyordu bile. Yine de ben bu durumdan oldukça memnundum.

Bir Cumartesi sabahı kocam da işe geç gidecekti. Kahvaltı hazırlıyordum. Engin geldi, buzdolabından bir şey aldı ve masaya oturdu,

“Yanıma gel!” dedi. Yanına gittim. Geceliğimin altından elini sokup, amımı avuçlamaya, parmaklamaya başladı.

“Yapma, dayın birazdan gider, bekle biraz!” dedim.

“Sus!” dedi, vıcık vıcık olmuş amımı parmaklarken,

“Dayıııı, kahvaltıya gelmiyor musun?” diye seslendi. Kocam da,

“Elimi yüzümü yıkayıp geliyorum!” dedi. Hem heyecandan hem zevkten mahvolmuştum. O sırada Engin eliyle bacaklarımı ayırıp, külodumu yana çekti ve amıma bir şey soktu. Birden irkildim, buz gibi soğuktu soktuğu şey.

“Bu ne?” diyebildim.

“Salatalık orospum, salatalık! Dayım gidinceye kadar bu salatalık sikecek seni. Çıkarmak yok, tamam mı?” dedi.

“Tamam…” dedim sadece.Kocam geldi bu arada. Çaylarını koydum. Kocam,

“Hadi yavrum sen de otur, kahvaltını yap!” dedi. Amımdaki salatalıktan oturamıyordum ki.

“Ben sonra yaparım!” dedim. Mutfakta oyalanıyordum ve amımın suları bacaklarıma süzülüyor, arada bir de kasılıp kalıyordum, ben hareket ettikçe salatalık amımda bir yerlere değiyor, beni delirtiyordu. Kocam kahvaltısını bitirip kalktı. Giderken bana,

“Canım, bugün pek iyi değilsin galiba, yat dinlen, yemeği falan da düşünme!” dedi. Kocamı kapıya kadar geçirdim. Engin de arkamdan gelmiş, gülüyordu. Kapıyı kapatınca,

“Çıkartayım mı artık salatalığı?” dedim.

“Hayır çıkartma, yürü, yatak odasına gidiyoruz!” dedi.

Yatak odasına girince beni yatağa yatırıp, amımdaki salatalığı tuttu ve ileri geri yapmaya, adeta salatalıkla sikmeye başladı. İyice delirmiştim artık, zevkten inliyordum. Sonra salatalığı amımdan tamamen çıkarıp, beni yatağa domalttı ve sikini amıma bir hışımla soktu. Amımı hızla sikerken, bir yandan da kalçalarıma kıyasıya şaplaklar atıyordu. Canım yanıyordu, ama zevkten de deliriyordum. Bana sürekli,
”Sen kimin orospususun? Senin sikicin kim?” diye bağırıyordu. Onun bu konuşmaları bile beni kudurtuyordu. Kocamla sevişirken, kocam hep, “Güzel karım, yavrum, canım, aşkım!” falan derdi. Güzel sözler duymak güzeldi, ama sikilirken argo sözler duymak daha tahrik ediciydi.

Cumartesileri tamamen Engin’e aittim, beni evin istediği yerinde, istediği şekilde sikiyordu. Bizim yatağımızda, onun kendi yatağında, oturma odasında, kanepede, yerde halının üzerinde, banyoda, mutfakta, masanın yada tezgahın üstünde… her yerde sikiyordu. Bazen onun geciktirici falan kullandığını düşünüyordum, çünkü bütün gün hiç durmadan beni sikiyor ve sadece 2 yada 3 kez boşalıyordu. Yine bir seferinde beni mutfakta yerde sikerken,

“Bu gece dayıma kendini siktireceksin, ben de sizi izleyeceğim, tamam mı?” dedi.

“Saçmalama, olmaz öyle şey!” dedim. Memelerimin uçlarını sıktı, canımı acıtıyordu.

“Senin sikicin kim?” dedi.

“Sensin!” dedim.

“O zaman dediğimi yapacaksın!” dedi. Ne kadar karşı çıksam da, o gün yatak odamıza bir kamera yerleştirdi. Kamera çektiği görüntüleri canlı olarak onun laptopuna aktaracakmış…

Akşam yemekler yendi, TV seyredildi, çaydı kahveydi derken, Engin,

“Ben yatıyorum!” deyip odasına gitti. Biz de biraz oturduktan sonra odamıza gidip yattık. Kocamı öpmeye ve azdırmaya başladım. Adeta Engin’e, kocam da beni iyi sikiyor diye ispatlamak istiyordum. Kocam da bana karşılık verdi ve soyunduk. Kocam amımı yalamaya başladı, zaten çok iyi yapardı bunu. Engin benim amımı hiç yalamamıştı. Kocam,

“Canım karıcığım, aşkım, sende eriyorum, sana bayılıyorum!” diyerek amımı yalıyor, beni delirtiyordu. Engin’in de bizi izlemesi beni daha da heyecanlandırıyordu.

Kocam amımı yalayarak beni orgazm ettikten sonra doğruldu ve sikini amıma yavaşça, yine o güzel sözleriyle soktu. Yavaş yavaş, tadını çıkararak sikiyordu beni. Bu arada kocam, Engin’in hoyratça sıktığı, o fırça gibi kirli sakallarını sürterek acıttığı memelerimi nazikçe öpüyor, yalıyor, emiyor ve kokluyordu.

Ben ikinci kez orgazm olurken, kocam da sıcacık döllerini içime akıttı. Biraz daha öpüşüp koklaştıktan sonra kocam banyoya gitti. Az sonra Engin odaya girdi. Yataktan doğrulmadım bile. Elini amıma attı, avuçlarken,

“Benim altımda daha çok inliyorsun, seni en iyi ben sikiyorum!” dedi ve gitti. Aslında doğru söylüyordu, onunla yaşadığım orgazmlar daha başkaydı. Engin’in söylediklerini düşünüp durdum bütün gece. Ben mazoşist idim galiba. Acıdan, hakaretten daha çok zevk alıyordum…

Pazar günü kocam da evde olduğu için, Engin’le birkaç elleşmeden öteye gidemedik. Engin’in o umursamaz tavırları beni delirtiyordu. Pazartesi günü Engin işten geldiğinde, yalnızca bir iki saatimiz vardı.

“Seni götünden sikeceğim!” dedi.

“Hayır olmaz!” dedim. Amımı bile sikerken hayvan gibi sikiyordu, hiç sikilmemiş götümü paramparça eder diye düşünüyordum.

“Sikeceğim lan!” diye bağırarak beni zorla domaltmaya çalıştı. Ama ben bütün gücümle karşı geldim, domalmadım. O da,

“Tamam lan orospu, bir daha amından da sikmeyeceğim seni!” deyip kalktı üzerimden ve odasına gitti. Nasılsa dayanamaz diye düşünüp, götümü kurtardığıma sevinerek yemek hazırlamaya koyuldum.

Gerçekten de ondan sonraki günlerde, bırakın beni sikmeyi, dokunmayı, yüzüme bile bakmadı. Kedi yavruları gibi ona sürtünüyor, beni sikmesi için normalde bütün tahrik olduğu şeyleri yapıyordum, ama o hiç oralı bile olmuyordu.

Hele bir gün, banyodan yeni çıkmıştı, odasında kurulanırken yatağa yatırdım ve her yerini yaladım. Taşaklarını, göt deliğini yaladım (normalde bayılırdı ve kudururdu bu yaptığıma). Sönük sikini emiyordum, ama onda hiçbir kıpırdanma yoktu. Nasıl sikine söz geçirebiliyordu, anlamamıştım. En sonunda,

“Boşuna uğraşma, ben istersem kaldırırım!” dedi ve beni iterek ayağa kalktı, üzerini giyindi. Deliriyordum artık, karşısında beni sikmesi için kıvranıyordum, ama o beni tınmıyordu bile.

Pes etmiştim sonunda, Cumartesi günü kocam işe gittikten sonra odasına çıktım,

“Kalk hadi, götümü de sik, amımı da sik, ama yeter ki sik!” dedim. O ise umursamaz bir tavırla,

“Git kahvaltı hazırla!” dedi. Merdivenlerden uçarak inip mutfağa girdim, kahvaltısını hazırladım. Sonunda beni sikeceği için çok mutluydum. Az sonra mutfağa girdi ve aceleyle kahvaltısını yaptı kalktı. Cilve yapıp duruyordum, ama o,

“İşim var, gitmem lazım, bir iki saate gelirim!” deyip çıktı. Sikmeden gittiği için üzülmüştüm, ama önümüzde daha koca bir gün vardı, kocam gelinceye kadar beni siker nasıl olsa diye kendimi teselli ettim…

İki saat sonra kapı açıldığında nasıl bozulduğumu anlatamam. Engin’in yanında bir kız vardı. Resmen göt olmuştum. Bizi ayaküstü tanıştırdı ve kızla yukarı odasına çıktı. Kısa bir süre sonra da odasından sesler gelmeye başladı. Kızı inlete inlete sikiyordu. Daha iyi duyabilmek için yukarı çıktım. Kapı açıktı, ama kıskançlıktan bakamıyordum içeri. Sadece seslerinden bile deliriyordum zaten. Kıza,

“Canım, çok iyisin!” diyordu (bana hiç dememişti oysa). Taşaklarının amına vurduğundaki sesi duyuyordum, kızın inlemelerini, çığlıklarını, Engin’in de belli belirsiz inlemelerini duyuyordum.

Amım sırılsıklam olmuştu, ama kendimle oynamıyordum, çok kıskanmıştım deliriyordum sinirden. Bilerek gürültü yaptım ve aşağı indim. Kız,

“O ses neydi?” dedi, ama Engin,

“Önemli değil canım!” deyip kızı sikmeye devam etti.Kocamın eve gelme saati yaklaşana kadar kızı sikti. Sonra aşağı geldiler. Kız,

“Ben gideyim…” falan dedi. Ben de biran önce gitsin istiyordum zaten. Ama Engin’de bir ısrar, bir ısrar,

“Kal canım, dayımla tanış, yemek yiyelim!” diye. Uyuz oluyordum, ama yalandan da olsa,

“Tabi tabi, iyi olur…” falan diyordum. Kız da,

“E tamam o zaman, kalayım!” dedi. Engin’e baktım, çok keyifliydi. Bana,

“Dayımı ara, gelirken rakı getirsin içelim bu akşam!” dedi. Ben de istemeye istemeye aradım. Kocam da, Engin’in bir kız arkadaşı olduğunu duyunca pek keyiflendi.

Akşam yemek yendi, Rakılar içildi, muhabbetler yapıldı. Sonra Engin kızı evine bırakmaya gitti. Biz de bu arada yatmaya gittik. Yatağımıza girer girmez kocama yanaştım, elimi sikine attım,

“Canım çok istiyor seni!” dedimse de, her zamanki gibi rakının etkisiyle hemen uyudu. Yatakta resmen kıvranıyordum, hem bugünkü sikişme seslerinden, hem kıskançlıktan, hem de Engin’in umursamaz davranışlarından. Amımla oynayıp orgazm olduktan sonra ben de anca uyuyabildim.

Ne kadar uyuduğumu hatırlamıyorum, amımda hoyrat bir dokunuş hissettim, hemen açtım gözümü. Engin’di. O an sevinçten ve heyecandan ölebilirdim herhalde. Kocam yanımda horlaya horlaya uyuyordu. Engin kulağıma fısıldayarak,

“Sikeyim mi seni?” diye sordu. Ben de fısıltıyla,

“Sik!” dedim.

“Götünü de sikeyim mi?” dedi,

“Sik!” dedim. Artık beni parçalasa bile umrumda değildi.

“Odama gel!” deyip gitti. Hemen kalktım, uçarak odasına gittim. Engin yatağa yatmış, kalkık sikini sıvazlayarak beni bekliyordu. Kapıyı kapayıp yanına gittim,

“Aşkım, sikicim!” dedim, dudaklarına yumuldum. Engin beni üzerinden iterek,

“Öp lan ayaklarımı, özür dile benden orospu!” dedi. Ayaklarının her yerini öptüm, durmadan da özür diledim. Saçımdan tutup beni yukarı çekip,

“Artık ne dersem yapacak mısın lan?” dedi.

“Ne dersen yapacağım, söz!” dedim.

“Yala lan sikimi!” dedi.

Kendimi ona ispat etmek istercesine yalıyordum, emiyordum sikini… Taşaklarını, götünün deliğini, heryerini yaladım bu defa. Siki kazık gibi olmuştu, ben zaten sırılsıklamdım. Kolumdan tuttu ve

“Domal!” dedi. Hemen domaldım. Direkt götüme sokacak diye düşünüyordum, zaten artık umrumda da değildi, siksin de nasıl isterse, neremi isterse siksin diyordum. Bu düşüncelerle birde baktım ki amımı götümü yalamaya başladı. Aman Tanrım, ilk kez amımı yalıyordu. Dilini amıma sokuyor, ordan çıkarıp götümü zorluyordu diliyle. Boşalmıştım bile, ama o halen yalamaya devam ediyordu, amımın sularını yalayıp yutuyordu.

“Orospuuummm, amın çok tatlıymış!” dedi. Tanrım, bu ne büyük iltifattı!

Doğruldu, sikini soktu amıma, sikmeye başladı. Bu arada kalçalarımı tokatlıyor, saçlarımdan asılıp kafamı kendine doğru çekip beni öpüyordu. Evet, öpüyordu. Ben yine orgazm olmuş titrerken, sikini amımdan çıkarttı ve götümün deliğine sürtmeye başladı.

“Krem sürelim!” dedim.

“Ne kremi lan, böyle sikeceğim seni!” dedi. Sikini amıma sokup ucunu ıslatıyor, sonra o ıslaklığı götümün deliğine sürüyordu. Bir süre sonra sikinin başını götüme soktuğunda, ölüyorum diye düşündüm, Tanrım, bu nasıl bir acıydı.

“Yastığı al, ona kapan!” dedi ve bir hışımla kalanını da soktu götüme. Tarif edilemez bir acıydı. Bir süre sonra hızlıca sikmeye başladı götümü. Taşakları amıma çarpıyordu ve ben şaşırarak, nasıl bu kadar acıdan zevk aldığımı düşünüyordum.

Bir süre sonra amımın dudaklarında bir sertlik hissettim. Ben daha, “O ne?” diyemeden, amıma bir şey soktu.

“Salatalık orospum, salatalık!” dedi. Amımda salatalık, kendisi götümü sikerken, aynı zamanda da klitorisimi okşuyordu. Artık zevkten deliriyordum ve orgazm olurken nefes bile alamıyordum. Bu şekilde götümü epeyce bir süre sikti. Sonra birden sikini götümden çıkarıp, saçımdan asıldı,

“Dön, ağzını aç!” deyip, ağzıma verdi ve şiddetle boşaldı,

“Hepsini yut orospum, yut hepsini!” dedi. Hepsini yuttum ve sikini yalayarak temizledim. Sonra beni ayağa kaldırdı, belime sarılıp dudaklarımdan öptü ve götüme şaplak atıp,

“Hadi git şimdi!” dedi.

Zevkten uçarak indim aşağı. Odaya girdiğimde kocam halen uyuyordu. Ben de günlerin hasretini bitirmiş olarak yattım, keyifle uyudum.

Kocam Pazartesi günü işten geldiğinde,

“İtalya’da 10 günlük seminer var! Hazırlan, haftaya gidiyoruz!” dedi. Daha önce yurtdışındaki bu seminerlere alışıktım, kocamla ben de gidiyordum ve kocam o sıkıcı toplantılarını yaparken, ben de gönlümce geziyor, alışveriş yapıyordum. Ben sevinçle tamam diyecekken, Engin’in kalkık kaşları dikkatimi çekti. Engin sonra bir fırsatını bulup bana,

“Ne o, sikicinden izin almak yok mu? Hiçbir yere gidemezsin, senin için planlarım var!” dedi. Çok üzülmüştüm, ama Engin’in planları olduğunu duyunca çokta heyecanlandım. Sikicim tarafından karar verilmişti, ben gitmiyordum.

Kocama gitmek istemediğimi söylediğimde, bütün hafta yalvardı, ama sonunda o da ikna oldu. Gideceği gün kocamı evin önünden uğurladım, uçağı İstanbul’dan kalkıyordu. Uzun sarılmalar, öpüşmeler, hatta gece de uzun bir sevişmenin ardından gitmişti kocam. Kocamın taksisi uzaklaşıp, ben bahçeye girer girmez Engin’i aradım, o bilmediğim planları beni heyecanlandırıyordu. Engin telefonu en soğuk sesiyle cevapladı,

“Akşam 6’da geleceğim, bir hafta izin aldım!” dedi ve kapattı. Ondan hiç beklememe rağmen, aşk dolu, seks dolu bir hafta geçireceğimizi düşünüyordum. Güzel bir yemek hazırladım, Rakıyı onun istediği gibi soğuttum. Dediği gibi akşam 6’da geldi, elinde büyükçe bir çanta vardı. Hemen boynuna sarıldım,

“Hoşgeldin aşkım, yemek hazır!” dedim. Ama o kalçama şaplak atıp,

“Yukarı çık orospu!” dedi. Yemekten önce sikişeceğiz diye düşünerek sevinçle yukarı odasına çıktım. Arkamdan o da yukarı geldi. Odaya girince yeniden boynuna sarılıp öpmeye başladım. O ise tuhaf bir şekilde gülerek,

“Bu sikişi hayatın boyunca unutamayacaksın!” dedi.

“Zaten hiçbirini unutamam, sen benim biricik sikicimsin!” dedim, onu azdırmak istiyordum. Beni kendi elleriyle soydu. İlk kez üzerimdeki hiçbirşey yırtılmadan veya koparılmadan çıplak kalmıştım önünde.

“Yüz üstü uzan yatağa!” dedi. Uzandım. Eve geldiğinde elinde olan çantadan birkaç tane ip çıkardı, önce ellerimi bağladı yatağın demir başlığına, sonra,

“Domal!” dedi, karnımın altına iki tane yastık koydu. Ben de domaldım. Sol ayağımı iple bağlayıp, ipin diğer ucunu da gardroba bağladı. Sonra sağ ayağımı da bağladı ve onu da odasındaki banyonun kapısına bağladı. Artık ayaklarımı kıpırdatamıyordum ve domalmış vaziyette yatıyordum.

“Ne yapmak istediğini sorabilir miyim?” diye sordum. Cevap vermedi ve o da soyunmaya başladı. Göremiyordum, ama duyuyordum soyunduğunu.

“Senin sikicin kim?” dedi.

“Sensin!” dedim. O anda kemeriyle sırtıma öyle bir vurdu ki, canımın nasıl yandığını anlatamam,

“Ne yapıyorsun? Manyak mısın!” diye bağırdım. O ise,

“Senin sikicin kim?” dedi tekrardan ve kemeriyle bir daha vurdu sırtıma. Acıdan ağlıyordum, bağırıyordum, kurtulmaya çabalıyordum, ama nafile. Üstelik kendi rızamla teslim olmuştum bağlanmaya.

“Bağır lan orospu, benim sikicim sensin de!” dedi ve bir hışımla yine indirdi kemeri sırtıma.

“Benim sikicim sensin, aşkım da sensin!” diye bağırdım, yeter ki vurmasın diye.

“Hah şöyle orospu!” diyerek amımı yalamaya başladı. O anda fark ettim ki amım sulanmıştı, ben gerçekten acıdan zevk alıyordum! Amımı götümü yalıyordu, dilini her iki deliğime de sokup çıkartıyordu. Gözlerimi kapatmıştım, artık acı bitti, zevk alma zamanı geldi diye düşünürken, tırnaklarını kaba etlerime geçirdi, etimi kopartacak sandım. Kemer kadar olmasa da, yine canım çok yanmıştı.

Sonra doğruldu ve sikiyle amımı götümü fırçalamaya başladı. Hangisine sokacak diye beklerken, amıma soktu. Bütün amımı doldurmuştu siki, ama o halen kanırttırıyordu sikini amımda. Bu arada kemerle birkaç kez daha sırtıma ve kalçalarıma vurdu. Artık kendimi acıya ve acının verdiği zevke bırakmıştım, olacakları bekliyordum.

Uzun süren bir sikişin ardından ayağa kalktı ve yatağın başına geldi. Saçımı olanca kuvvetiyle çekip, sikini ağzıma soktu. Boğazıma kadar sokup çıkartıyor, bu defada ağzımı sikiyordu. Hırlayarak sikini ağzımdan çıkartıp, döllerini yüzüme fışkırttı.

Sikini bana yalattırıp temizlettirdikten sonra yine arkama geçti ve yine o çantanın sesini duydum. Çantadan bir şey daha çıkarttı, daha sürprizler bitmemişti anlaşılan. Önce, aynı telefonun titreşimdeyken çıkardığı gibi bir ses duydum, sonra da amıma birşey soktu.

Vibratördü bu. Vibratör içimde durmadan hareket ediyor, bütün vücudumu da sarsıyordu bu hareket. Vibratör amımda çalışırken çakmak sesi duydum, önce sigarasını yaktı, sonra da yatağın başucunda duran mumlardan birini yaktı. Anlamıştım, her türlü acıyı tattıracaktı bana bu akşam.

O sırada evin telefonu çaldı. Engin, odasında bulunan paralel telefonu açtı, konuşmaya başladı. Arayan kocamdı. Konuşmalarından kocamın İtalya’dan aradığını anlamıştım. Biraz konuştuktan sonra,

“Bir dakika dayı…” dedi ve

“Yengeeeee, dayım arıyor!” diye seslendi ve telefonu kulağıma tuttu. Amımdaki vibratör hiç durmadan titrerken ve ben zevkten geberirken, kocama,

“Canım, vardın mı?” dedim.

Kocam başladı anlatmaya, uçaktan, yolculuktan, otelden bahsedip duruyordu. Saatin kaç olduğunu bilmiyordum ve telefonu kapatmak için en ufak bir bahane bile aklıma gelmiyordu. Sadece o bir şeyler sorduğunda, “Evet canım… Hayır canım… Tamam canım…” diyordum. Neyse ki kocam biraz sonra,

“Hadi canım kapatalım, sen de fazla oyalanma, yat uyu! Öptüm!” deyip telefonu kapattı. O değil de, kocama sesimi normal duyurabilmek için çektiğim işkence, Engin’in yaşattığı acıların hepsinden daha fazlaydı.

Engin yeniden arkama geçti ve az önce yaktığı mumu belime damlattı. Domalık olduğum için mum belimden aşağı doğru akıyor ve donup kalıyordu, mumun takip ettiği bütün yolu tüm vücudumda hissediyordum. Sırtıma da damlatıyordu, hem de kemerle vurduğu yerlere, böylece acım daha da artıyordu. Engin attığım çığlıklardan müthiş keyif alıyordu.

Derken mumu söndürüp yerine bıraktı ve sikini götüme sürtmeye başladı. Vibratör amımdaki bütün suları akıtarak, yatağı ufak bir göl haline getirmişti. Götüme henüz sikinin başı girmişti ki, bir anda hepsini kökledi. Artık iki deliğim de doluydu. Amımdaki vibratör içimi titretirken, Engin de götüme yarağını deli gibi pompalıyordu. Kaçıncı orgazmımı yaşıyordum bilmiyorum.

Engin götümden çıktı ve başucuma geldi yine, boğazıma kadar soktu yarağını, bir iki gidip gelmeden sonra ağzımdan çıkarıp yine yüzüme boşaldı. Oysa önceki boşalmasındaki döller yüzümde daha yeni kurumaya başlamıştı. Sonra amımdaki vibratörü çıkartıp attı yere, ama halen titreşim sesini duyabiliyordum. Ayaklarımı çözdü, ellerimi de.
Beni sırtüstü yatırdı. Ayaklarım uyuşmuştu ve kim bilir kaçıncı orgazmdan sonra bacaklarımın dermansız kalması normaldi. Ayrıca onca kemer darbesinden sonra sırtım da beni çok zorluyordu. Ama bununla da bitmedi, beni yine bağlamaya başladı. Karşı koyacak gücü bulamıyordum kendimde. Ellerimi bağladı, ayaklarımı da dizlerimden büktü ve yine aynı şekilde olabildiğince gererek bağladı. Ayaklarım yere bile değmiyordu. Kasıklarımdan itibaren canım yanıyor ve bacaklarım kopacak gibi hissediyordum.

Bütün ağırlığıyla üzerime abandı. Boynumu, boğazımı, kulak memelerimi öpüyor, yalıyor, emiyordu. Onun ağırlığıyla sırtım daha çok acıyordu, ama öpülmekten de zevk alıyordum.

“Ulan orospu, çilekli çikolata gibi kokuyorsun hep, yiyeceğim seni!” dedi.

Ne büyük iltifattı. Öperek memelerime geldi. Isırıyordu, sert sakallarını meme uçlarıma sürtüyordu. Sonra üzerimden doğruldu ve çantadan mandal çıkartıp meme uçlarımı sıkıştırdı. Canım çok yanıyordu, acıdan kıvranıyordum.

İlk taşındığında odasına kendisi küçük bir buzdolabı almıştı, buz kalıbını çıkardı, buz parçalarından birini aldı ve amımın içine sokuverdi. Amım zaten vibratörle sikilmekten acıyordu ve yanıyordu, buzun girişiyle gözlerim yerinden çıkacak gibi oldu. Buz amımda erimişti, ama soğukluğu ve sızısı kaldı. İki kez daha tekrarladı bunu ve artık ben de zevk alıyordum.

Kendine bir sigara yaktı, bir nefes çekip bana da uzattı. O anda o bir nefes sigara kadar hiç bir şey iyi gelemezdi bana. Sigarayı bitirdikten sonra çantaya uzandı tekrar ve bu sefer çantadan garip bir cihaz çıkardı. Cihazda iki tane kablo ve kabloların ucunda metal kıskaçlar vardı. Cihazın düğmesine basıp, metal kıskaçları amımın dudaklarına dokundurdu. Bana elektrik veriyordu!

“Yapmaaa!” diye bağırmamla birlikte, suratıma okkalı bir tokat yemem bir oldu. Alt dudağımdan kan süzüldüğünü hissettim. Amıma tükürdü ve metal kıskaçları yine değdirdi amımın dudaklarına. Çok acı çekmiyordum, ama korkuyordum ve bütün bedenimin sarsıldığını hissediyordum. Yine,

“Yapmaaaa!” diye bağırdım. Yalvarıyordum, “Lütfen yapma, ne istersen yaparım!” diyordum. Ama Engin,

“Ben bunu istiyorum!” dedi ve devam etti. Sonrasını hatırlamıyorum, bayılmışım galiba.

Gözlerimi açtığımda siki amımdaydı ve beni sertçe sikiyordu. Arada bir üstüme abanıyor, memelerimi sıkıyor, mandalların kenarından görünen meme uçlarımı yalıyordu. Yeniden zevk almaya başlamıştım, altında kıvranıyor, inliyordum.

Bir süre daha amımı sikti, sonra doğruldu, başımın altına yastık koydu, sikini memelerimin arasına sıkıştırıp, orda gidip gelmeye başladı. Bana her yaklaştığı ben de sikinin başını yalıyordum. Kuvvetli bir hırıltı inleme arası sesle yine yüzüme ve göğüslerime fışkırttı bütün döllerini. Yanaklarımdan yastığa süzüldü bir kısmı.

Üzerimden kalktı, önce mandalları çıkardı memelerimden, sonra da beni çözdü. Biraz rahatlamıştım, ama ayaklarımı bile kıpırdatamıyordum.

“Geliyorum canım!” dedi. Bana canım dedi, hem de ilk kez. Bunca sikişmelerin hepsi romantizmden çok uzak, hayvanca sikişmelerdi, ama bu en kötüsü, en şiddetlisi onun hoşuna gitmişti, bana canım diyordu.

Engin’in odasındaki banyoda küvet yoktu, sadece duş vardı. Aşağıdaki banyoya inmiş, kuveti doldurmuştu. Yanıma geldi,

“Hadi canım yıkanalım!” dedi.

“Ne olur biraz uyuyayım!” dedim.

“Yıkanalım, kendini iyi hissedeceksin!” dedi. Zorlanarak doğruldum, ayağa kalktım. Bu arada gardrobunun önündeki boy aynasına gözüm takıldı, ayakta öylece kalakaldım. Memelerimin uçları ve kenarındaki birkaç yer morarmıştı. Boynumda da morluklar vardı. Alt dudağımın kenarı patlamış, şişmişti, kan halen duruyordu. Yüzümdeki, saçımdaki döller terle karışmış kurumuştu. Sırtımı döndüm aynaya, kemerinin sırtımda bıraktığı izler, kırmızı şeritler halinde boylu boyunca uzanıyordu. Kalçalarımda da tırnaklarının bıraktığı hafif kanlı çizikleri vardı.
“Çok seksisin canım!” dedi. Bir an zoraki gülümsedim. Ama bence de çok seksi görünüyordum. Beni kucakladı ve banyoya indirdi. Küvete yatırdı ve her yerimi ılık suyla okşayarak yıkadı.

“Biraz burda yat dinlen!” dedi, kendi çıktı banyodan. Ilık su beni dinlendirdi ve birazda olsa kendime getirdi. Yarım sonra geldi, beni ayağa kaldırıp bornozumu giydirdi. Yine kucaklayarak odasına götürdü.

Odada biraz önce yaşananlardan eser yoktu. Her şeyi toplamış, yatağa temiz çarşaf sermişti. Pencereden odaya giren aydınlığa takıldı gözüm, biz onun odasına ilk girdiğimizde de aydınlıktı hava.

“Akşam mı oluyor?” diye sordum.

“Hayır canım, sabah oluyor! Karnın aç mı?” dedi gülerek. Hiç bir şey yiyemeyecek kadar halsizdim,

“Sadece uyumak istiyorum!” dedim. Bana sıkıca sarıldı, göğsüne yasladı beni ve

“Uyu canım!” dedi.

“Bana canım diyorsun artık?” dedim.

“Çünkü hayalimdeki seksi sen yaşattın bana. Sana aşık oldum çilekli çikolatam!” dedi ve saçlarımı okşadı. Beni yatağa yatırdı. Kafam yastığa değer demez uyumuşum.

Ne kadar uyuduğumu bilmiyorum, beni dudaklarımdan öperek uyandırdı. Şaşırmıştım, kahvaltı hazırlamış yatağa getirmişti, hatta ekmek bile kızartmıştı.

“Günaydın canım. Telefonunu getirdim, dayımı ara da konuş!” dedi.

Aradım. Kocam yoğundu, katıldığı seminerlerden, toplantılardan bahsediyordu. Biraz daha konuşup telefonu kapattık. Gözüm saate takıldı, saat akşam üzeri 5 olmuştu. Engin kahvaltı tepsisini dizlerimin üzerine bıraktı ve kendi de yanıma uzandı. Her bir lokmayı onun ellerinden yiyordum. Canım halen yanıyordu, özellikle de sırtım, ama Engin’in ilgisinden dolayı çok mutluydum. Kahvaltı bitince,

“Biraz daha yatmak istiyorum!” dedim.

“Zaten yatacağız!” dedi, tepsiyi alıp masaya koydu, yatağın kenarından amıma doğru süzüldü, amımı yalamaya başladı. Ama yavaşça, tadını çıkara çıkara yalıyordu.

“Tuvalete gitmem lazım!” dedim,

“Tamam!” dedi. Yine zorlukla doğrulup ayağa kalkabildim. Banyoya gittim, çişimi yaptım. Sonra bornozumu çıkartıp aynada kendime baktım, dünden pek de farklı değildim, ama bu halim beni tahrik etti. Duşu açtım, suyun altına girdim, ılık suyla duş yaptım.

Banyodan çıktığımda, Engin çırılçıplak yatağa uzanmış, sikini sıvazlayarak beni bekliyordu. Elini uzatarak,

“Gel canım, 69 yapalım!” dedi. Üzerine ters uzandim, 69 olduk. Yüzünü gömdü, amımı yalamaya başladı. Ben de sikini yalamaya, emmeye başladım. Siki kalkmış, kazık gibi olmuştu. Ona,

“Dün akşam yaptıkların için kendini affettirmen lazım!” dedim, üzerinden kalkıp yüzümü ona döndüm, sikinin üzerine amımı sürtmeye başladım. Zevk alıyordu biliyorum, tabi ben de. Yavaşça amıma sokmaya başladım sikini.

Artık sikinin tamamı içimdeydi, hiç çıkartmadan kendimi sağa sola hareket ettiriyordum. O da kalçalarımı sıkıca tutmuş, bana yardımcı oluyordu. Yavaş yavaş oturup kalkmaya başladım, sonra hızlandım. Siki boru gibi içime giriyor, sonra yarısına kadar çıkıyordu. Müthişti. O da bazen kalçalarımı sıkıyor, bazen memelerimi avuçluyordu. Sonra içimden çıkmadan beni altına aldı, bacaklarımı iyice ayırıp amıma baktı,
“Ben bu çikolatayı eriteceğim!” dedi. Gerçekten de altında eriyordum.

“Sik beni! Sikinle erit beni!” dedim. Hızlıca pompalamaya başladı. Kasılarak, birkaç dakika süren uzun bir orgazm yaşadım. O kadar güzel sikiyordu ki beni, bitmesini hiç istemiyordum.

Bir hafta boyunca da bitmedi zaten, tuvalet ve duş yapmak haricinde yataktan çıkmadım. Hele odadan hiç çıkmadım, kahvaltım ve yemeğim de hep yatağa geldi. Onun haricinde durmadan sikiştik.
Kocamın gelmesine 4 gün kala odadan çıktım, Engin de yeniden işe gitmeye başlamıştı. Kalçalarımdaki tırnak izleri geçmiş, ama sırtımdaki kızarıklıklar halen vahim durumdaydı. Dudağımın kenarı da şişmişti idi. Engin işten geldiğinde yine sevişiyorduk, deli gibi sikişiyorduk, ama artık bana zarar vermiyordu.

Kocamın geleceği gün hazırlık yaptım. Kalçalarımdaki izler tamamen iyileşmişti. Sırtımdaki izler hafif belli oluyordu, ama acımıyordu artık. Kocam geldi, uzunca sohbetlerden sonra odamıza girdik. Kocam benimle sevişmek, sikişmek istiyordu, hakkıydı.
Geldiği günden itibaren bir hafta her gece seviştik, sikiştik ve kocam vücudumdaki hiçbir izi fark etmedi. Dudağım haricinde, dudağımdaki hafif şişlik halen inmemişti. Onu da uçuk çıktı diye geçiştirdim, inandı.

Kocamı da, Engin’i de seviyorum, hatta ikisine de aşığım!

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

İki Arap Arasında

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

İki Arap Arasında
ALINTIDIR

bu yaz meral ( benim okuldan arkadaşım) ile marmaris’e tatile gittik. Ilk üç
gün rutin güneşleniyoruz, yüzüyoruz sadece. Hiçbir hareket yok. Ama üçüncü
günün sonundaki gece ben hadi dışarı atalım kendimizi dedim. Ikimizde
resmimden anladığınız üzere turistlere çok benziyoruz. O nedenle biraz açık
giyindik. Biliyorsunuz teşhiri çok seviyorum. Ben üzerime file beyaz bir
body ve altıma yine aynı fileden süper mini bir etek giydim.

Kıçımın yanaklarını zor kapatıyor etek. Içime ise beyaz bir ipkini giydim
sadece. Meral daha mütevazı büstiyer ve süper mini siyah bir etek giydi.
Doğruca sahildeki diskoların olduğu yere gittik. Diskoda biraz alkol ve dans
ve ortamın havası bizi pistte deli gibi eğlendiriyordu. Herkes iç içe
biliyorsunuz zaten orda. Biraz zaman geçtikten sonra iki zenci -ki sonradan
arap olduklarını öğrendim- yanımıza doğru geldiler ve bizimle dans etmeye
başladılar. Ben alkolün verdiği etkiyle ve biraz da kaşarlığımla çocuklardan
birisine sürtünerek dansa devam ettim. Kalçalarımı ona yaslayıp
sürtünüyordum.

Arkamda beliren kabarıklık beni iyice tahrik etti. Kocaman bir alet olduğu
fark ediliyordu. Ve bu koca oğlan kıç deliğime baskı yapıyordu neredeyse.
Meral’e yaklaşıp bu gece uçalım mı dedim. O da “kızım deli misin bunlar
bizimkilere benzemez dağıtırlar bizi kızlığımız bir daha bozulur” dedi. Ama
ben inanılmaz arzuluydum. Bu sırada adı emin olan arkamdaki ingilizce
arkadaşınla bizim otelde devam edelim mi dedi. Ben de arkadaşım korkuyor
dedim. O zaman biz gidelim ister misin dedi. Ben tamam dedim. Meral’i
bırakıp diskodan ayrıldık.

Otele geldik ve odaya girer girmez bu hayvan dudaklarıma yapıştı. Nefes
alamıyordum. Epeydir bir kadınla olmamış gibi saldırıyordu. Bir eliyle
göğsümü yoğuruyor bir eliyle amcığıma masaj yapıyordu. Bende aletini
şortunun üzerinden okşuyordum. Beni belimden kavrayıp yatağa fırlattı. Sonra
bir boğa gibi üzerime çullandı. Bacaklarım doğal olarak ayrıldı ve o koca
aleti –ki ona sik demek küçümsemek olur- amcığıma bastırmaya ve üzerimden
söküp attığı bodymin gizlediği göğüslerimi emmeye başladı.

Aleti ipkinimin üzerinden içime girecekti nerdeyse. Kulağıma eğilip fuck you
baby fuck you diye tıslıyordu. Sonra eteğimi söktü bedenimden ve ayağa
kalktı. şortunu indirdi içinde iç çamaşırı yoktu ve ilk kez bir yaraktan
korktum. Bu kadar iri ve kalınını hiç görmemiştim. Heralde 25 cm rahat
vardı. Ve gördüğüm en kalın yaraktı. Elimle okşamaya başladım. Emin kafamı
bastırıyordu.

Ama ağzıma almaya bile ürperiyordum. Sonra dilimle yavaş bir masaj yapmaya
başladım. Emin ağzıma sikini bastırıyordu. Kafasını zor alıyordum ağzıma. O
ise amımı ve götümü sikeceğini söyleyip duruyordu. Yarağı elimle tutup
taşaklarını yalıyordum. Beni kaldırdı ve belimden tutarak ayakta ters
çevirdi. Ayakta 69 olduk birden. O diliyle beni becerirken ben alete saxo
çekmeye çalışıyordum.

Sonra bir el vücudumda gezinmeye başladı başka bir el. Kafamı kaldırınca
mustafa ile karşılaştım. çıplak bir halde beni okşuyordu. Bunlar anlaşmışlar
benim haberim yok ikisi becerecekler beni. heyecanlandım iyice ve korktum.
Sonra emin beni yere indirdi. Mustafa’nın inik haldeki aleti 13-14 cm
falandı. Emin amımı yalamaya devam ederken mustafa ağzımda büyütmem için
aletini ağzıma soktu.

Tabir yerinde oldu burada çünkü gerçekten soktu ağzıma. Ben yaladıkça
boğazıma kadar değen alet irileşiyordu. Bir süre sonra emin’in sikinden daha
büyük ve kalın bir yarak ağzımı beceriyordu. Kafamı tutmuş boğazıma kadar
sokuyordu. Emin ise iki parmağını içime sokmuş bir parmağı ile de kıç
deliğimi genişletiyordu. Arda bir dilini içime sokup çekiyor ve ben
inliyordum.

Bir süre sonra roller değişti ve beni yalamaya mustafa başlarken diğer iri
alet ağzımı beceriyordu. Ben ise zevk içinde coşarken bu iki aleti nasıl
yerim diye düşünüyordum. Mustafa iyice kıvama geldiğimi anlamış olmalı ki
dili ve parmakları ile becerdiği amcığıma yarağını yasladı. Bacaklarımı
iyice ayırdı ve birden yüklendi. Içim yarılmış gibi yanmaya başladı. 26-27
cm bir yarak içimi matkap gibi oymaya başladı. çığlık atıyordum acıdan.
Bacaklarımı kapatmaya çalışıyor ayaklarımla mustafa’yı itekliyordum.

Ama nafile bir çabaydı bu. Emin bacaklarımı iyice açıp mustafa’nın girmesini
kolaylaştırıyordu. Bu arap yarağı diyordu mustafa her kadının kızlığını bir
daha bozar. Bak bakkalım türklerinkine benziyor mu? Diyordu. 50’ye yakın
farklı erkek sikti beni ama hiç bu kadar canım yanmamıştı. Yarısına kadar
sokup çekiyordu mustafa ve ben ölüyordum altında. Biraz rahatladım dediğimde
yarılışımın öyküsü başladı.

Mustafa belimden sıkıca tutup koca yılanı amımın en derinine kadar itekledi.
çığlığımı oteldeki herkes duymuştur heralde. Köklemek bu olsa gerek. Koca
yarak köküne kadar içimdeydi. Mustafa başına kadar çekiyor sonra dibine
kadar bir daha sokuyordu. Her çekişinde içimde büyük bir boşluk hissi
yaşıyordum. Bana amını yarıyorum seni sabaha kadar sikeceğim diyordu.
Inanılmaz hızlı beceriyordu. Yavaş yavaş zevk almaya başlamıştım bu sırada
emin aletini yeniden ağzıma soktu.

Mustafa altımdan beni kökledikçe ben emin’in yarağını ağzıma zorla
sokuyordum. Sonra beni kaldırdılar. Zaten 48 kiloyum. Oynuyorlardı benimle
resmen. Amımdaki kocaman deliği bana gösteriyorlardı aynada. Mustafa yatağa
uzandı emin beni mustafa’nın kucağına oturttu. Iri aletin üzerinde
zıplıyordum bu sefer. Emin yarağını ağzıma sokarken mustafa belimden tutup
bastırarak dibine kadar sokuyordu. Bu sırada mustafa’nın parmakları kıç
deliğimi zorluyordu.

Sonra emin ağzımdan çekti aletini ve arkama geçti. No no diye bağırdım anda
yüzüme bir tokat yedim mustafa’dan. Türkçe orospu dedi bana. Sonra ingilizce
senin tüm deliklerini yaracağız. Sikilmek nedir öğrenmelisin dedi. Kaçış
yoktu. Emin vazelin çıkartıp çekmeceden önce kıç deliğime ve içine sürdü
sonra aletine sürdürttü bana. Olabildiğince çok vazelin sürdüm.

Arkama geçti ve aletini kıç deliğime bastırdı. Mustafa durmuştu. Başı
girdiğinde çok acımadı. Sonra süresini hatırlamadığım bir yangın başladı
kıçımda. Kıç deliğimin parçalandığını hissediyordum. Nefesim kesiliyordu.
Ben ıkınıyordum içimden atmak için ben ıkındıkça emin daha derine giriyordu.
Sonu gelmiyordu hiç. Sonra gövdesini tenimde hissettim emin’in köküne kadar
kıçımdaydı. Yavaşça çekti yarılıyordum. Bir daha soktu dibine kadar.
Yalvarıyordum ama boşuna herifler boğa gibiydi.

Kıçım biraz genişleyince emin hızlandı tabii mustafa’da. Iki koca alet amımı
ve kıçımı sikiyordu. Ben ise sikilmek ne demek öğreniyordum. götümdeki acı
hiç geçmiyordu. Emin ise çıkarıyor aletini –ki bu arada resmen bağırsaklarım
dışarı çıkıyormuş gibi bir his doğuyordu içimde ve kıçım havalanıyordu-
sonra köküne kadar sokuyordu. Mustafa kıç yanaklarımı olabildiğince
gerdiriyor hem alttan kendisi rahat giriyor hem de emin’e yardım ediyordu.
Sürekli küfrediyorlar. Arpça konuşup gülüyorlardı. Ben ise acıdan
kıvranıyordum.

Sonra içimden çıktılar. Mustafa beni ters şekilde kucağına aldı ve aynanın
karşısına götürdü. Bacaklarımı ayırıp havaya kaldırdığında kıçımda ve
amcığımda iki kocaman delik gördüm. Sonra aletini salladı bana gülerek. Ben
bitti sanırken açılmış kıç deliğime aletini soktu biraz emin2e alışmışken bu
alet daha iri olduğundan içim yine yarıldı. Aynada görüyordum kendim.
Altımdan koca sikini sokup kıçıma çekiyor dört parmağı ile amımı sikiyordu.
Sonra emin önüme geldi ve aletini mustafa’nın parmaklarının girdiği yere
birden soktu. şimdi iki devin kucağında iki kocaman ve kadına aç yarak
deliklerim dövüyordu. Ilk kez böyle hayvanca sikiliyordum.

Acı katlanılmaz boyuttaydı. Sonra ne oldu bilmiyorum birden ayaklarım
uyuşmaya başladı. Uçuyor gibiydim ve emin aletini amımdan çekti ve
titreyerek fışkırmaya başladım. Bunu ilk kez yaşıyordum. Amımdan sıvılar
fışkırıyordu. Emin bir daha girdi artık daha rahattım. Sikicilerim beni
aralarında yarıyorlardı. Birden mustafa içimden çıktı inanılmaz bir boşluk
hissi yaşadım. Elimi alıp kıçıma götürdü dört parmağım hiç zorlanmadan
giriyordu. çektim elimi ve kanı gördüm. Kıçım yarılmıştı gerçekten.

Bu sırada beni zıplatan emin kükremeye başladı. Ve dibime kadar ahenkli
şaklamalarla amıma giren aleti dibime kadar bastırdı ve içime fışkırışını
hissettim. Fışkırıyordu resmen bunu hissediyordum. Ve tükenmiyordu. Sonra
beni yatağa attı ve aletini ağzıma soktu amımdan çıkan ve hala üzerinde
döller bulunan alet ağzımdaydı. Mustafa ise yandan tek bacağımı omzuna alıp
götüme sokuyordu aletini. Bir kez daha titreyerek fışkırdım. Emin çekilip
bizi seyrederken mustafa çıkarıp sokuyor kıçıma ve arada bir aynada kıçımda
açılan koca deliği bana gösteriyordu.

Sonra köküne kadar çok hızlı sokup çıkarmaya başladı. götünü sikiyorum
diyordu. Sonra birden içimden çıktı ve aletini ağzıma soktu o anda
gırtlağıma yapışan döllerini hissettim. Refleks olarak yuttum. Türkçe
orospu, em, yut diye hırlıyordu. Hepsini ağzıma sokmaya çalışıyordu ama o
kadar çok boşaldı ki ağzımın kenarlarından sızıyordu. Sonra yatağa uzandı.
Aynada kıçımda ve amımda kocaman delikler görüyordum. Kıçım yarılmış kan
kenarlarında pıhtılaşmıştı. Tam iki buçuk saat becermişler beni.

Doğrulamıyor kıçımın üzerine oturamıyordum. çıkmak istediğimde bana
yaraklarını salladılar. Ikisini bir daha yiyemezdim. Ama tabi onların
istediği oldu ertesi gün saat sabah 10′ kadar iki kez daha beni duble
siktiler. Bunlar biraz daha farklı oldu. Mesela sonuncuda amıma küçük kola
şişesini sokup içime kola döküp mustafa içerken emin kıçımı sikiyordu. sabah
meral’i aradım kıyafet getirmesi için çünkü emin kıyafetlerimi çıkartırken
eteğimi yırtmış. Meral geldi ve biz iki gün iki gece bu iki dev yarağı
yedik.

Meral’i bunlar tost yaptıklarında kız ağlıyordu. Sonuçta otelden
çıktığımızda ikimizinde kıçı ve amı kocaman deliklerinde hava alıyor ve
yalpalıyorduk. Uzun süre kıçımızın üzerine oturamadık. Sonuçta onlar kadına
doyarken biz silkmek nedir öğrenmiştik. şimdi bize msn’de yaraklarını
gösterip bizi azdırıyorlar. Bizi nasıl siktiklerin anlatıyorlar.

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Alıntı – Genç Kaynanamla Önce Sanaldan Sonra Anald

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Alıntı – Genç Kaynanamla Önce Sanaldan Sonra Anald
Arzu uyandırdığında saat 11:00’e geliyordu. “Kalk hadi, annem geldi!” derken sesindeki hoşnutsuzluğu fark ettim. “Sen mi çağırdın onu?” diye sorunca, “Evet, niye ki?” dedim. “Bir daha bana sormadan iş yapma!” dedi dişlerini sıkarak ve bir şey dememe fırsat bırakmadan çıktı odadan.

Eşofmanlarımı giyindim, yüzümü yıkadım ve içeri geçtim. Mutfağa geçtiğimde kaynanam küçük kızım kucağında masanın başına oturmuştu. Beni görür görmez heyecanlandı, sağ eliyle desenli türbanını düzeltirken, “Hayırlı sabahlar!” dedi gülümseyerek. “Sana da anne!” dedim karşılığında. Karımın yanında tüm resmiyetimizi sürdürmemiz gerekiyordu, Arzu’nun bir şey çakmaması lazımdı. Dün gece çatır çatır sikişmiş olsak da kayınvalide ve damattık sonuçta.

Kaynanam kahvaltısını yaparken neşeli görünüyordu ama gergin ve heyecanlı halini de üstünden atamıyordu bir türlü. Kaçamak bakışlarla bakıyordu bir bana bir Arzu’ya. Arzu ile aralarının iyi olmadığı ortadaydı. Arzu annesinin gelmesinden memnun kalmamıştı. Kaynanamın neşeli haline karşın Arzu somurtuyordu. Bir ara Arzu, “Hayırdır anne, bu neşen nereden geliyor?” diye sorunca, kaynanam, “Ne oldu kızım?” dedi. “Babam öleli şunun şurasında ne kadar oldu ki sen böyle şen şakrak takılıyorsun!” deyince kaynanamın suratı asıldı. “O ne demek kızım?” dedi tepki göstererek.

Arzu annesinin tepkisi karşısında geri adım atar gibi oldu. Ama bu kez de imalı imalı, “Ne bileyim çok keyiflisin, anlam veremedim!” dedi. Kaynanam bir şey diyecek gibi oldu, bana baktı, “Şimdi bir şey söylerim ama kocanın yanında olmaz!” dedi öfkeyle. Bu ara kucağındaki küçük kızım mızmızlanınca, Arzu, “Gel bakalım anneye!” diyerek aldı onu ve yatak odasına gitti. Kaynanam, “Bunun derdi ne?” dedi sinirle. “Boş ver, aldırma, ara ara deliriyor böyle!” dedim. Bu sefer de büyük kızım annesinin gittiğini görünce ağlamaya başladı. Ben de onu alıp yatak odasına geçtim.

Arzu yatağa oturmuş kızı emziriyordu. Sütle dolan sol memesine küçük kızım aç bir kurt gibi saldırmıştı. Arzu sinirli ama annesinin duymamasına dikkat eder bir tonla, “Niye çağırdın sanki?” deyince, “Ya bu kadın senin annen, saygılı ol biraz!” dedim. “Dışarı çıkıp dolaşırdık, hava güzel, bu da şimdi kıçımıza takılacak!” dediğinde, “Merak etme, kahvaltıdan sonra gider, kalmaz!” dedim ve içeriye, mutfağa geçtim.

Kaynanam fısıltıyla, “Ne oldu?” diye sordu. Yerime otururken de, “Gelmemden hoşlanmadı, keşke gelmeseydim!” dedi üzüntüyle. Elini tutup, “Boş ver onu, gergin biraz, sen takma kafana!” dedim. Elini hızla çekerken yine fısıltıyla, “Gelebilir, bırak!” dedi. Çayım bitmişti, “Çay koyayım sana.” diyerek kalktı ayağa. Beyaz uzun kollu gömleğini mavi eteğinin üstüne çıkarmıştı. Altındaki beyaz sutyeninin askıları belli oluyordu. Başını sarı ve siyah desenli büyük bir türbanla bağlamıştı.

Bardağımı alırken elini tutup öptüm, “Yapma Orhan!” dedi yine fısıltıyla. “Dün gece nasıldı?” diye sordum elini çekmek isteyince. Bunu duyunca gözlerinin içinin güldüğünü fark ettim. Fısıltıyla, “Çok güzeldi!” dedikten sonra çekti elini. İçerde Arzu varken dikkatli olmamız gerekiyordu ama heyecanıma da engel olmakta zorluk çekiyordum. Bardağımı koyup karşıma oturdu.

Birkaç parça daha yedikten sonra, “Ben kalkayım. Hem Tufan arayacak bugün, kamera açacak. Onunla konuşacağım!” dedi. “Buradan konuşursun, bunun için gitmene gerek yok!” dedim. Ancak kaynanam Arzu’nun tavırlarından rahatsız olduğu için gitmekte ısrar ediyordu. O sıra Arzu geldi, “Ben Beyza ile buluşacağım!” dediğinde, “Ne Beyza’sı?” dedim tepkiyle. “Beyza, hani dün partide tanıştım ya, sen de gördün!” dedi cevap olarak. “Ya bırak şimdi, otur şuraya, başlatma Beyza’ndan!” dedim. Ancak Arzu, “Kızla konuştum, kafede oturup çay içeceğiz. Annesi de gelecek!” dedi sinirlenmiş gibi.

Oflayıp puflarken kaynanam araya girip, “Bırak bu deliyi oğlum, ne yapıyorsa yapsın!” dedi. Arzu annesine sinirle baktı ama bir şey demedi. Yeniden yatak odasına dönerken, “Bir Beyza’mız eksikti!” dedim. Ama sonra bunun harika bir fırsat olacağını düşündüm. Arzu kızları da alıp gidiyordu, evde sadece ikimiz kalacaktık. O an kalbim sevinçle güm güm atmaya başladı. Ama kaynanam gitmekte ısrarcıydı. Kalması için onu ikna etmem gerekiyordu. Birkaç kez, “Gitme, buradan konuş, hem bak Arzu da yok, baş başa kalacağız!” dedim ama nafile. Arzu’nun saçma sapan tavırları kadının sinirlerini bozmuştu.

Vestiyerdeki siyah, fermuarlı feracesini giyerken Arzu çıktı yatak odasından. Annesinin giyindiğini görünce, “Nereye, otursana!” dedi. Kaynanam, “Neye oturacağım, insanda huzur mu bırakıyorsun ki!” dedi tepki göstererek. Arzu bu kez, “Ay kıyamam sana, hemen de alınırmış!” diyerek annesine sarıldı. Annesi, “Bırak beni, bırak!” diyerek onu itmeye çalışsa da Arzu bırakmıyordu onu. Yanaklarından öptükten sonra nihayet bıraktı. “Sen de gel benimle, senin için de değişiklik olur!” dediğinde, kaynanam, “Tufan arayacak, çocuk kamera açacak dedim ya!” dedi sertçe. “İyi o zaman, sen kal burada. Bir daha bunun için niye gidiyorsun. Burada da bilgisayar var, içerde konuşursun abimle!” dedi.

Arzu’nun bu şekilde konuşmasına ben de arka çıktım. İkimizin birden böyle söylemesi sonucu kaynanam sonunda yelkenleri suya indirdi. Gözlerindeki memnuniyeti hemen fark ettim. Feracesini çıkarıp astı. Arzu tekrar annesine sarılıp öptükten sonra yatak odasına geçti, kaynanamsa, “Şu mutfağı toplayayım bari…” dedi yan gözle bana bakarken. Körün istediği bir göz iken Allah iki göz veriyordu. Kendi evimde kaynanamla baş başa kalacaktım…

Birkaç dakika sonra Arzu hazırlanmış halde kapının önündeydi. “Orhan aşağı indirsene bizi!” deyince kızları kucakladım. İkili bebek arabası girişte, merdiven altındaki yerindeydi. Arzu kızları arabaya koyup, “Anneme söylesene buzlukta et var, çıkarıp yemek yapsın, eve filan da gönderme sakın!” dedi. Yanağından öpüp, “Tamam, sen merak etme!” dedim neşeyle.

Merdivenleri ikişer ikişer çıktım. Sevinçten uçacaktım nerdeyse. Kapıya vurdum, az sonra kaynanam açtı kapıyı. Hemen içeri geçip kapadım kapıyı ve “Gel şöyle!” diyerek belinden sarılıp kendime çektim. Etli dudaklarını emerken o da ateşli şekilde karşılık veriyordu. Belindeki elimi aşağı indirdim ve dolgun götünü avuçladım sıkıca. Göt yanaklarını eteğinin üstünden sıkıp yoğururken kaynanamın ayakları yerden kesilir gibi oldu. Azgınlığım doruk noktasındaydı artık. Birden 80 kiloluk kaynanamı kalçalarından tutup kaldırdım havaya.

“Ayyy, Orhannn, yapma belin ağrıyacak!” dedi, ama kendimi bir halterci gibi hissediyordum azgınlığın verdiği enerjiyle. Kaynanam ellerini omuzlarıma atıp bacaklarını da belime dolarken, “Ağrımaz, korkma!” dedim ve yeniden etli dudaklarını emdim uzun uzun. Gerçekten de o kilosuna rağmen bana tüy gibi hafif geliyordu. Birkaç adım atıp onu koridorun duvarına yasladım. Kaynanam duvardan aldığı destekle daha sıkı sarılıp kenetlendi bana. Çorapsız bacaklarını sıkı sıkı sarmıştı belime. Dudaklarını, yanaklarını hasretle öpüyordum. Yarağım gri eşofmanımın altında sertleşmişti iyice. Yanaklarını öpüp emerken, “Götten sikmeden göndermem seni!” dedim fısıltıyla. Kaynanamın buna cevabı, “Tamam!” oldu. Göğsümün altındaki şişkin memeleri birer hava yastığına dönmüştü sanki.

Onu kucağımda yatak odasına götürdüm. Dün gece kocasının yatağında sikmiştim, bugünse kızının yatağında sikecektim. Uzandırdım yatağa, ben de üzerine uzandım. Dudak dudağa deli gibi öpüşüyorduk. Sağ elimi alta uzatıp eteğinin altına soktum. Dolgun beyaz kalçasını okşarken diğer elimle de memelerini sıkıyordum gömleğinin üstünden. Kaynanam dün gecekinden de ateşliydi. Dudaklarımı kanatırcasına emiyor, ağzına soktuğum dilimi vakumluyordu.

Başındaki türbanını çektim, altına bone takmamıştı, kumral saçları ortaya çıkarken gömleğinin düğmelerini açmaya başladım bu kez. Açılan düğmelerin arasında bembeyaz vücudu ve beyaz sutyeni göründü. Sutyenini tutup sıyırdım ve memelerini emmeye başladım hemen. Kaynanam bacaklarını kendine çekiyor, sırtımı, omuzlarımı okşuyordu. Memelerini emmeye devam ederken sağ elimi alta götürüp eteği gibi mavi renkli külotunun üstünden amını okşamaya başladım. Parmaklarım amının üzerinde gezindikçe aldığı keyifle inliyor, bacaklarını geriyor, kasıyordu. Memelerinin etli uçlarını dilliyor, yalıyor, ısırıyordum. Parmaklarımıysa amının yarığına bastırıyordum külotu üzerinden.

Yarağım demir gibiydi artık. Dizlerimin üzerinde doğruldum ve üstümdekileri çıkardım çabucak. Çırılçıplak kaldığımda kaynanam dirseğinden destek alarak doğruldu ve sol elini yarağıma attı. Ben de elimi külotunun içine soktum. Külotun içi amının zevk sıvıları ile epey ıslanmıştı. Islak amına orta parmağımı soktuğumda dişlerini sıkarak inledi, dudaklarını ısırdı. Parmağımı geniş amına hızlı hızlı sokup çıkartmaya başladım akabinde. Boştaki sol elimle de dolgun memelerini avuçladım. İkimizin de zevkli iniltileri çoğalmıştı şimdi.

“Hadi sik artık, Tufan arayacak şimdi!” dedi yarağımı sıvazlamakla meşgulken. “Tamam, acele etme!” dediysem de onun gergin hali yaşadığı zevkin önüne geçmişti. Onu amından değil götünden sikmek istediğim için işi mümkün olduğunca uzatmaya çalışıyordum. Kaynanamınsa işi aceleye getirip götünü kurtarmanın peşinde olduğunu biliyordum. Bana götten vermeyi kabul etmiş olsa da bu aceleci tavırlarıyla götünü değil amını vermeyi hesap ediyordu kendince.

Ona soyunmasını söyledim. Ayağa kalkıp çıkardı üstündekileri hızla. Yeniden yatağa uzandığında bacaklarını ayırdım. Ayaklarına doğru kaydım, ayırdığı bacaklarının arasına girip amını yalamaya başladım. Kendini kasıp inlerken amının etli koyu pembe dudaklarını iştahla emiyordum. Kaynanam yaptığımdan büyük keyif alsa da oğlunun arayabileceği endişesiyle kendini kasıyordu durmadan. “Bırak Orhan, sonra yaparsın!” dedi birkaç kez. Sonunda, “İyi, tamam!” diyerek bıraktım amını emmeyi ve doğrulup kalktım.

Omuzlarından tutarak yüzüstü dönmesini istedim. “Yap işte böyle, niye öyle istiyorsun?” dediğinde götten vermek istemediğine kani oldum. Ancak onu götünden sikmeden gönderecek değildim. “Niye istediğimi biliyorsun, hadi nazlanma!” dedim ve güçlü kollarımla itirazlarına rağmen yüzüstü çevirdim. Dolgun beyaz götü davul gibi önümde belirirken göt yanaklarını okşayıp yoğurdum. Kaynanam, “Sonra yaparsın Orhan, Tufan arar birazdan!” dedi endişeli bir sesle ama nafileydi artık.

Ellerimle göt yanaklarını ayırdığımda düşlerimi süsleyen göt deliği çıktı piyasaya. Çok az siyah kıllar deliğin ağzını çiçek gibi süslemişti. Bunun dışında kıldan tüyden eser yoktu kaynanamın götünde. Genç bir kızınkinden farksız hatta daha güzeldi. Amını yalamama izin vermemişti, ama götünü yalamadan duramayacaktım. Karımın benden esirgediği güzelliği kaynanamdan almak istiyordum. Göt yanaklarını olabildiğince ayırıp yüzümü yarığın arasına soktum. Birkaç günlük sakallarım kaynanamın narin götünün üzerinde gezinirken hafiften gerildiğini, göt yanaklarının kasıldığını gördüm.

“Orhan sonra yaparsın, Allah aşkına Tufan arar birazdan!” dediğinde, “Ararsa arasın, dünyanın sonu değil ya!” dedim ve dilimin ucunu göt deliğinin ağzına değdirdim. O an kaynanamdan, “Ihhhh!” diye yoğun ve derin bir inleme çıkarken, “Ay ne yapıyorsun?” diye sordu. “Götünü dilliyorum!” dediğimde, “Ayyy!” diye ikinci bir inilti çıktı dudakları arasından. Söylemek istemese de bundan büyük zevk almıştı. Dün gece de aynı şekilde zevk almıştı, ama sanki bunu unutmuş gibiydi.

Göt deliğinin ağzını dillerken minik siyah kıllar dilime geliyordu, ama sorun edecek kadar değildi. Kaynanamın götünden sıcak havanın etkisine rağmen ter ya da başka bir rahatsız edici koku gelmiyordu. Kasıkları ve amının üstü tertemizdi. Sağ orta parmağımı amının içine soktuğumda, “Ayyy!” diye öncekinden daha tiz bir inilti çıkardı. “Senin de hoşuna gitti değil mi?” dediğimde, “Eveettt!” dedi uzun uzadıya. Parmağım amının ıslaklığı ve sıcaklığı ile içinde gidip geldikçe kaynanamın zevki çoğalıyordu.

Yarağım kalkmış, içine girmek için hazır hale gelmişti. Ama götüne gireceğim için kendimi olabildiğince kontrol edip tutmaya çalışıyordum. Kaynanamın bakire göt deliği yarağımı alabilecek miydi içine? Aklıma takılan buydu. Arzu’nun göt deliği yarağımın anca kafasını içine alabiliyordu, daha fazla ilerleme ise Arzu müsaade etmiyordu. Buna rağmen kaynanama Arzu’yu haftada bir götünden siktiğimi söyleyerek yalan söylemiştim. Ancak yalanım işe yaramış, kaynanam götten verme konusunda katı tutumunu yumuşatmıştı. Şimdi göt deliği de dillemelerim karşısında yumuşamış haldeydi. Dün geceki gibi biraz genişletme yapmam gerekiyordu. Bunun için de ne kullanacağımı biliyordum.

Çabucak kalktım yataktan ve Arzu’nun makyaj aynasının önüne koyduğu bebek yağını aldım. Kaynanam, “Onu ne yapacaksın?” diye sorunca, “Götüne dökecem, yağlayıp sikecem canın yanmasın diye!” dedim. Kaynanam birden doğrulup, “Orhan istemiyorum ben!” dedi, kaşları çatılmış yüzü gerilmişti. “Niye?” diye sordum bebek yağının kapağını açarken. “Canımın yanmasını istemiyorum, hem çok günah!” dediğinde, “Başlatma günahından şimdi!” dedim ve omzuna bastırıp yeniden yüzüstü uzandırdım.

Sol elimle göt deliğini açığa çıkarırken sağ elimle de bebek yağını döktüm deliğin ağzına. Yağlı sıvı minik bir dere gibi kapaktan dökülürken bir kısmı göt deliğinin içine girer gibi oldu ama çoğunluğu amına doğru aktı yavaşça. Sağ orta parmağım yeniden görev başına döndü ama bu kez göt deliğinin içine girecekti. Kaşla göz arasında ilk boğumuna kadar girdikten sonra yavaşça bastırmaya başladım. Kaynanam şimdi sessiz kalmış, beni yan gözle izliyordu. Götündeki parmağımın canını yakmadığını anlayınca ses çıkartmamıştı. İkinci boğumuna geldi parmağım kısa sürede. Bir süre o şekilde kaldım, içinde ileri geri oynattım.

“Canın yanıyor mu?” diye sordum, “Yok!” dedi yüzünü benden yana çevirip. “O zaman gel şöyle!” diyerek parmağımı çıkardım götünden. Yanına uzandım ve onu da yan çevirdim. Parmağımı alta uzatıp arkasından soktum götüne. Kaynanamın boynunu, omuzlarını ve yüzünü öperken parmağım götünde ileri geri oynamaya başlamıştı. Bebek yağının verdiği kayganlık sayesinde sonunda dibine kadar girmişti götüne. Kaynanamdan hafif bir inilti çıkıyordu, gözlerini ağır ağır kırpıyor, dudaklarını emiyordu. Sol elimi altından sokup memesini avuçladığımda iniltileri çoğaldı. Sağ bacağını havaya kaldırdı daha rahat hareket edebilmem için.

Öpmelerim, memelerindeki elim ve götündeki parmağım sonrası, “Immm, Orhaaann, ayyyy, ahhh!” şeklindeki zevk sözleri pembe dudaklarından çıkmaya başladı. “Hoşuna gitti senin de!” dedim, kulak memesini emerken, “Immmm!” diye gözleri kapalı halde inleyerek yanıt verdi sözlerime. Kaynanamın bakire göt deliği parmağımı içinde misafir ederken kendimi kontrol etmeye devam ediyordum. Ara sıra götünün yanaklarına sürtüyordum yarağımın kafasını.

Ancak bu mutlu anlarımız kaynanamın mutfakta çalan telefonu ile kesintiye uğradı. Kaynanam birden heyecanlanırken, “Tufan arıyor!” diyerek kalkmaya çabaladı. Mecburen parmağımı çıkardım götünden. “Sana dedim Tufan arar şimdi!” diyerek yerdeki eteğiyle gömleğini giyinmeye başladı. Saniyeler önce zevkten inlerken şimdi kızmış bir haldeydi. Külot ve sutyenini giyinmeden eteğiyle gömleğini giyip mutfağa koştu. Telefonun sesi kesilmişti bu arada.

Kaynanam elinde telefonla odanın kapısında durup, “Tufan aramış!” dedi ve başını salladı sağa sola. Kendisi aradı, “Duymadım oğlum kusura bakma, Arzu’dayım ben… O da iyi, ne olsun, dışarı çıktı onlar, iyiler…” şeklindeki konuşmanın sonunda, “Tamam, nasıl istersen oğlum, Allah’a emanet ol yavrum!” diyerek kapattı. Morali bozulmuş gibiydi, “Ne oldu?” diye sordum. “Arkadaşlarıyla geziyormuş, haftaya kamerada konuşuruz dedi!” diyerek yanıt verdi. “Neyse sağlık olsun, iyi miymiş?” dediğimde, “İyi iyi, sesi iyi geliyordu!” dedi. Oğlunun kamera açması için onca zaman beklemiş ama hayal kırıklığına uğramıştı.

“Boş ver, hadi gel şöyle!” diyerek kalktım ve elinden tutup yatağa çektim. “Ben senin moralini düzeltirim şimdi!” dedim ve yanaklarından öpmeye koyuldum. Kaynanam tepkisiz kaldı önce ama sonra karşılık verdi. Hatta sağ elini yarağıma atarken inlemeye başlamıştı. Göt deliği bebek yağının etkisiyle rahatlamış gibiyken götüne girmek için beklememe gerek yoktu artık. Öpmeyi bırakıp, “Hazır mısın?” diye sorduğumda, gözlerindeki endişeyi fark etmemek mümkün değildi. Yine de itiraz etmeyip, “Canımı yakma ama!” dedi fısıltıyla. “Yakmam, korkma, sen benim aşkımsın, aşkımın canını yakacak değilim!” dediğimde, “Aşkııımmm!” diyerek sarıldı sıkıca.

Doğruldum, onu sırtüstü uzandırıp eteğiyle gömleğini çıkarttım. Arzu’nun yastığını belinin altına koymasını istedim. Dediğimi yaparken ayaklarından tutup kaldırdım ve geriye attım. Sonra da ellerini dizlerinin arkasından atıp bacaklarını desteklemesini istedim. Bunu da itirazsız yerine getirirken amı ve göt deliği havaya kalkmış haldeydi. “İyi misin böyle?” diye sorduğumda, “Hı hı, iyiyim…” dedi gergin bir sesle. 1,70 boyunda ve 80 kiloydu ama vücudu elastik bir yapıya sahipti. Bu pozisyonda olmaktan rahatsızlık duymuyordu.

Kenarda duran bebek yağını alıp göt deliğine bir miktar daha döktüm, sonra da elime bolca döküp yarağımı bununla sıvadım. Bebek yağından parlayan yarağımı yavaşça göt deliğine bastırdım. Minik kıllarla kaplı göt deliği sıkılığına rağmen yavaşça açılırken yarağımın kafası ağır ağır içine girmeye başlamıştı. O an derin bir nefes aldım, kendimi kontrol etmeye çalıştım. Kaynanamın göt deliği en az kızınınki kadar sıkıydı, bebek yağı etki etmiş olsa da bunu kolayca hissediyordum. Dizlerimin üzerinde biraz ileri doğru kayarken sağ elimle kavradığım yarağımı bastırmaya başladım. Kaynanamın endişeli bakışları üzerimdeydi, gözlerini kırpmadan bana bakıyordu.

“Giriyor!” dediğimde dudaklarını ısırdı. Biraz daha bastırdığımdaysa, “Ayyy, ahhh!” diye sert bir inleme koyuverdi. Bastırmaya devam ettim ama sanki deliğin içinde bir şey daha fazla ilerlememe engel oluyor gibiydi. Oysa daha yarağımın yarısı bile içine girmemişti. Kaynanamdan, “Çıkar Orhan, canım yandı!” sesleri yükselmeye başlarken, “Tamam, sakin ol, korkma!” dedim onu rahatlatmaya çalışarak. Ancak kaynanamın rahatlayacak hali yoktu. Birkaç kez daha götünden çıkmamı isteyince daha fazla itiraz edemedim ve götünden çıktım.

Bebek yağı sandığım kadar etki etmemişti belki de. Ya da pozisyonla alakalı bir durumdu. Doğrulup kalkarken, “Domalsana, bir de öyle deneyelim!” dediğimde, “Olmaz Orhan, istemiyorum ben, canım yandı!” dedi. Ancak bu aşamaya gelmişken bırakacak durumda değildim. “Hadi, naz yapma, domalırsan canın yanmaz, hem Arzu’da o şekilde seviyor!” dedim. Kaynanam sanki sözlerime inanmamış gibi baktı önce, ama kızıyla adı konulmamış yarışta yenik olmak istemediği de belliydi. “Acımıyor mu o zaman?” diye sorunca, ben keyifle, “Yok, götünün deliği daha fazla genişleyip açılıyor o şekildeyken!” dedim. Bir süre sessiz kaldıktan sonra, “Tamam!” dedi fısıltıyla ve ardından da önümde dört ayak üstüne domaldı.

Sanalda başlayan ilişkimiz analda devam edecekti…

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Azgın Kaynanam

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Azgın Kaynanam
Bu anlatacağım olay tamamen gerçek olup, hayal ürünü değildir. Sadece isimler değiştirilmiştir. Olayı ayrıntıları ile anlattığımdan biraz uzun oldu ama, ayrıntılar benim için çok önemliydi. Paylaşmak istediğim bu olayı yayınlarsanız sevinirim; Eşimle anlaşarak evlendik. Ailenin tek çocuğuydu. Babası o küçükken öldüğünden, çok rahat yetişmiş, biz de nişanlılık döneminde rahat etmiştik. Annesi ile kalıyorlardı. Annesi 38 yaşında, fakat bakımlı, güzel bir kadındı. Bir süre ben anne diyememiştim. Eşimi çok seviyorum ve evliliğimiz rayında gidiyor. Kayınvalidem Perihan ile de aram çok iyi. Zaten yalnız yaşadığından sık sık görüşüyoruz. Ama ilk tanıştığımız andan beri Perihan’a ilgim var. Bakışları, hareketleri beni korkunç tahrik ediyor. Biz beraber konuşurken, açık saçık hiç çekinmiyoruz. İşten eve geldiğimde Perihan, eşim Suna ile oturuyorlardı. Perihan, “hoş geldin damat” diyerek yanağıma işveli bir öpücük kondurdu.Sonra da kalçalarını kıvırarak içeri geçti. Akşam otururken Perihan;” Damat babandan kalan evin tapu işinde amcan problem çıkartıyor. Yarın işten izin al, tanıdığın bir avukata gidip bu işi çözelim” dedi. Bende kabul ettim. Sabah kahvaltımızı yapıp eşim işe, ben de annesine gittim. Kapıyı açtığında çoktan hazırlanmıştı. Üzerinde kısa etekli bir takım elbise, altında yakası açık bir gömlek vardı. Sarı saçlarını topuz bağladığından, yuvarlak yüzü çok güzel ortaya çıkmış, göğüsleri beyaz ipek gömleğinden fırlayacak gibi duruyor ve çizgisi görülüyor, mini eteğinin altından 38 yaşına rağmen siyah ten çorapla düzgün sütun gibi bacakları iç gıdıklıyordu. Beni görür görmez öptüğünde, parfüm kokusu içime işlemişti. Beraber yürürken bazen bilerek arkada kalıyor, siyah minisini taşımayan, geniş butlu kalçalarının sağa sola kıvrılışını seyre doyamıyordum. Avukat arkadaşla görüşmemiz kısa sürmüş geri dönerken, evde kahve içmeyi teklif etti. Evine girdiğimizde asansör bozuk olduğundan merdivenlere yöneldik. O önden yürümüş, ben biraz arkada kalmıştım. Kafamı kaldırdığımda gördüğüm manzara, yarağımın esas duruşa geçmesini sağlamıştı. Eteğin altı tamamen görünüyor ve Perihan’ın altında kırmızı tanga bir külot vardı. Göt butları bembeyaz, yumurta gibi yuvarlak, tanganın ipi tüysüz ve etli amın içine girmişti. Kalçalarını sanki bilerek kıvırıyor, beni çıldırtıyordu. Ben kızından bile bu kadar tahrik olmamıştım. Elimi uzatıp, o kalça butlarını tutmamak için kendimi zor tutuyordum. O da arada bir dönüp bana bakıyor ve gülümsüyordu. Eve girdik. Üzerindeki ceketi çıkarttı. Altındaki gömlek ince, ipek ve beyaz kısa kolluydu. Dantelli sütyeni altından görünüyor, göğüslerini taşıyamıyordu. Çok sıcakladım diyerek gömleğinin bir düğmesini daha çözdü. “Sen otur, ben kahve yapıp geliyorum” deyip, kıvırtarak mutfağa gitti. Salonda otururken bana seslendi. Mutfağa gittim. Dar bir mutfağı vardı evin. O mutfak girişindeki fırınlı ocakta kahve yapıyordu. Şu lavabonun altına bakar mısın, sanırım akıtıyor” dedi. Hiç geri çekilmediğinden, ona sürtünerek geçtim. Kazık gibi olan yarağım, yumuşacık kalçalarına temas etti. Bir daha dokunsam boşalacak kadar azmıştım. Ben eğilerek lavabonun altına girerken, o da eğilerek beni izliyordu. Eğilince bembeyaz göğüsleri tam olarak ortaya çıkmış, hatta bir göğsünün ucu sütyeninden dışarı fırlamış, mosmor ve dimdikti. Lavabonun altında hiçbir şey yoktu. Sırf bana göğüslerini göstermek için yapmıştı bunu. Tekrar salona gittik. Karşıma geçerek bacak bacak üzerine attı. Etek götüne kadar sıyrılmıştı. Fıstığının yarısı görünüyor, gözlerimi alamıyordum. Yarağım pantolonumdan belirgin bir şekilde kabarmış, Perihan’ın gözleri de önümdeydi. Lafı döndürüp dolaştırıp cinselliğe getirdi. Zaten bayılırdı böyle muhabbetlere. “Nasıl kızımdan memnun musun? Bir probleminiz yok değil mi? Çocuk düşünmüyor musunuz?” “Hayır, gayet iyiyiz. Çocuk için de erken bence” “Nasıl korunuyorsunuz? Hap filan mı?” “Ayıptır söylemesi dışarı boşalma” “Senin için kötüdür o zaman. Hem tehlikeli. Bizim kız niye hap kullanmıyor? Ben hep hap kullanırdım, bizim adamı zevkten etmemek için. Hiçbir zararı yok. Hala da kullanıyorum.” “Nasıl kullanıyorsun? Senin birlikteliğin var mı? Kızın duymasın bunu” “Aman duyarsa duysun. Olacak tabi. Kaç yıldır dulum, kendi kendime olmuyor. Sen kaç yıl 31 ile idare edebilirsin?” “Ya, haklısın da, kiminle beraber oluyorsun? İyi mi bari?” “Yok be! Ayda yılda bir oluyor. Ben çok seçiciyim. Öyle önüme gelenle yapmam. Ama beni doyuran çıkmadı şimdiye kadar. Senin gibi bir erkek bulamadım.” Büyük bir şaşkınlıkla cevap verdim; “İşin açığı, kızında beni tam tatmin etmiyor. Haftada bir zorla veriyor. Ben biraz azgınım. Çoğu zaman 31 çekiyorum.” “İnanmıyorum ya! Senin gibi adama ben olsam her gün 5 posta veririm. Benim kız salak.” “aslında sen gerçekten çok hoş bir kadınsın. Senden çok tahrik oluyorum. İnan kayınvalidem olmasan…” “Kayınvaliden olmadığımı düşün. Ne yapardın?” “Zevkten uçururdum.” Ayağa kalkan Perihan yanıma gelerek, başını bana uzatıp, “Unut kayınvalidem olduğumu. Uçur beni” diyerek dudaklarıma yapıştı. Perihan’ı bir hamlede yanlamasına kucağıma alarak dudaklarını ısırırcasına öpmeye başladım. Ellerimle sütun bacaklarını okşuyor, dilimi boynunda gezdiriyordum. Gömlek düğmelerini kopartarak açıp, sütyenini sıyırdım. Bembeyaz göğüsleri, uçları dik vaziyette karşımdaydı. Isırarak somururken, elimle amını avuçluyordum. Yarağım ise alttan götüne baskı yapıyordu. Doğrularak önüme eğildi ve fermuarımı açtı. 18 cm.lik yarağımı gördüğünde, gözleri faltaşı gibi açılmıştı. “Salak kızım benim. Böyle yarak her gün yenmez mi?” deyip, “haammm” diyerek ağzına alıp somurmaya başladı. Öyle bi somuruyorduki, neredeyse iliklerim boşalacaktı. Zaten boşalmaya hazır olduğumdan dayanamayarak döllerimi ağzına boşalttım. Hiç geri çekilmeden tüm döllerimi yuttu. Daşaklarıma akan damlaları bile yaladı. Perihan’ı ayağa kaldırarak arkasını döndürdüm. Mini eteğini aşağı indirdim. Muhteşem beyaz göt karşımda duruyordu. Göt yanaklarını ısırdıktan sonra, tangasını sıyırıp, götünün arasını, göt deliğini, oradan da kılsız amını yalamaya başladım. Bacakları titriyor, inliyordu. Koltuğa oturtarak, bacaklarını omuzlarıma koydum. Amında bir tane bile kıl bırakmamış, temizlemişti. Kaymak gibi, şişmiş etli amını iştahla yalamaya başladım. Perihan “aaaaahhh, , öldüümmm, ohhhh” diyerek inliyordu. Beni yere iterek ağzıma oturdu. Amının suları akıyor, am dudakları açılmış yana sarkıyordu. Göz gibi açılmış, mor göt deliğini de fırçalıyor, parmaklarımı sokuyordum. Oda eğilerek yarağımı vahşi hayvan gibi somurmaya başladı. Kalçalarını kıvırıyor, ağzında yarağımla “mmmhhhh,ooohhhhh” sesleri çıkarıyordu. Perihan’ı kaldırarak tekrar koltuğa oturttum. Bacaklarını omuzlarıma alıp yarağımı am dudaklarına sürtmeye başladım. “Yeteeeer, sok artık “diye bağırıyordu. 18cm.lik yarağımı zorlayarak amına gömdüm. Yarak girerken zorlandığından, daha önce böyle bir yarak yemediği belli oluyordu. Yarak girince Perihan derinden bir oohh çekip, “sik , sik beni, pompala, parçala amımı” diye bağırıyor, boynumu ısırıyor, . Hızla girip çıkarak döllerimi amına boşalttım. Sırt üstü yere uzanıp soluklanmaya başladım. Doymak bilmeyen Perihan yanıma uzanarak dudaklarımı öpmeye, eliyle de yarağımı sıvazlamaya başladı. Ben ise dinlenmeye çalışıyordum. Perihan eğilerek yarağımı, oradan da götümü bile yalamaya başladı. Tüylerim diken diken olmuş, yarağım tekrar eski halini almıştı. Perihan hemen üstüme çıkarak, belini kıvırta kıvırta üzerime oturdu. Gözlerini kapatmış, “ayyy, ayyy, ayyyy” diyerek üzerimde zıplıyor, her oturuşunda “cuk” diye ses geliyordu. Ben de elimle kalça butlarını sıkıyor, tokatlıyor, göğüslerini ısırıyordum. Ben de alttan pompalamaya başladığımda, vücutlarımız her çarpışmada “şlap” diye ses veriyordu. Perihan “öldürdün beni aşkım, canım benim, ayyyyy” diyerek 5.orgazmına ulaşmış, ben de döllerimi amına boşaltmıştım. Ben yerde uzanırken Perihan banyoya gitti. 5 dakika dinlenince aklıma Perihan’ı götünden sikmediğim geldi. Belki bu fırsatı bir daha bulamam diye banyoya koştum. Zaten hayali bile benim çocuğu hazır ola getirmişti. Banyoya girdiğimde Perihan yıkanıyordu. Duş kabininde yanına girerek arkasından sarıldım. Benim sopayı arkasında hisseden Perihan “Daha doymadın mı azgın damat” dedi. Ben de doymadığımı söyleyerek domalmasını istedim. Yarağımı amına köklerken, şampuanı göt deliğine sürüp, parmaklarımla genişletmeye başladım. Perihan’ın tahmin etmediği bir anda, yarağımı amından çıkartıp, birden götüne kökledim. Perihan acı bir çığlık attı ve kaçmaya çalıştı. Dur orospuluk yapma, çok zevk alacaksın diyerek, yavaş yavaş git gele başladım. 5 dakika sonra götü alışmış, benimki girip çıkıyordu. Önce istemeyen Perihan, şimdi zevk çığlıkları atıyor, “yıırrtt götümü, parçala” diye inliyordu. Daracık göt 10 dakikada boşalmamı sağladı. Yıkandıktan sonra Perihan’ı öperek eve gittim. Yorgunluktan kızının yüzüne bile bakamadan akşam 9’da uyumuşum. Şimdi haftada 2 gün karımla, geri kalan 5 gün ise sevgili kayınvalidem Perihan ile sikişiyoruz. Hem artık Perihan hep götten sikmemi istiyor. Alıştı kadın ne yapsın…

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Jipiyle ayagimi ezdi, ben de suratina bosaldim

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Jipiyle ayagimi ezdi, ben de suratina bosaldim

Bir aksam is cikisi gunun yorgunlugu uzerimde dalgin bir sekilde Nispetiye Caddesi’nde karsidan karsiya geciyorken ani bir fren sesi duydum ve birden bacagimda buyuk bir aci hissettim. Bir an dunya karardi, dusmusum. Neden sonra kendime geldigimde kaldirimda yattigimi fark ettim. Etrafima bir kalabalik toplanmisti. Sarisin orta yasli bir kadin yanimda diz cokmus, elinde su sisesi, bir yandan sakaklarimi ovuyor, bir yandan titreyen bir sesle sayikliyordu, “hadi n’olur, kendine gel. Bak bir seyin yok, degil mi? Hadi n’olur…”

Bir sure sonra iyiden iyiye kendime geldim. Kalabalik uzerime egilmis, herkesten ayri bir ses cikiyordu. “Biri ambulans cagirsin…” Bir digeri “polis cagirmak lazim,” diyordu. “Tabii ya, polis cagiralim.”

Ihtiyarin biri egildi, alnimi tuttu. “Delikanli,” dedi, “nasilsin? Iyi misin? Kalkabilecek misin? Kirigin cikigin yok ya?”

“Dur dede, iyiyim sanirim,” dedim. “Bir deneyeyim kalkmayi.” Soyle bir dogruldum. Hala basim donuyordu. Sarisin kadin koluma girdi, “iste ya, canavar gibisin,” dedi. “Bak nasil ayaklandin.” Kadin tam bir zengin Etiler kokosu idi. Saclar sariya boyali, manikurler son moda, kiyafetler belli ki Akmerkez’den.

Kalabalik yurudugumu gorunce ufak ufak dagilmaya basladi. “Sag ayagima basamiyorum,” dedim. “Bir seyler kirildi sanirim.”

Sarisin kadinin mavi gozleri isil isil yaniyordu. “Amaan, incinmistir canim. Iyi bir doktor tedavisi ile gecer.” Koluma girip beni yan sokaga dogru goturmeye basladi. “Bak canim,” dedi. “Polise molise hic gerek yok, ben seni en iyi ozel hastanelerde tedavi ettirecegim, olur mu?” Nispetiye Caddesi’nde bu kadar guzel bir kadin koluma girmis, bin bir cilve yapiyordu. Bir an her seyin farkina vardim.

“Bak, seni kendi arabamla doktora goturecegim, olur mu? Sikayetci olma, n’olur,” diye gozlerimin icine bakti.

Cok seksiydi, tertemizdi, mis gibi kokuyordu. Benim gibi bir tezgahtarin boyle bir kadinin yaninda yurumeyi hayal etmesi bile zordu. “Peki,” dedim.

Kadinin siyah Porche Cayanne cipine bindik. Ilk defa bir cipe biniyordum. Hastaneye dogru gitmeye basladik, derken rahatsiz edici bir sessizlik oldu. “Muzik acalim mi,” dedim.

“Ah, seni haspa,” dedi, bana dogru donup dekoltelerinden iyiden iyiye gorunen goguslerini gostere gostere. “Seni numaraci, seni muzir!” Gulmeye basladi. Bir sure muzik esliginde gittik ki tekrar dondu, “bak ne diyecegim. Istersen doktoru eve cagiralim. Bu ayaginla oradan oraya tasinip durmak iyi bir fikir degil. Yat dinlen, doktor ayagina gelsin. Parasi neyse veririz.”

“Kocaniz evde degil mi?”

Tekrar bir kahkaha atti, “ah birak bu sizli bizli konusmalari. Sen bakma, biz yolun yarisini devirdik, ama ruhumuzda hala genc kiziz. Adin ne senin bakayim? Bana Melahat de, utanma canim…”

Anlamiyordum, neler oluyordu? Kekeledim.. “Er-.. Erkan,” dedim.

“Erkan’cim, kocam birakti beni. Ayrildik yani daha dogrusu, yillar oldu. Tekstilcileri bilirsin, koyden gelirler, parayi bulunca, ne yapacaklarini sasirirlar. Ama fena da olmadi hani, han hamam ne varsa bana gecti. Varsin, geri kalanini da siprintilarla yesin, enayi. Ben hayatimi yasiyorum. Iyi mi?”

“Yaa..” dedim.

Yakinda oturuyormus, bir kac dakikada evine geldik. Etiler’de ultra luks bir daireydi. Onun yardimi ile iceri gectim, beni salondaki divana yatirdi. “Uzan,” dedi. Uzerini degisip geldi. Gozleri masmaviydi, yaniyordum.

“Erkan’cim, sen biraz kirlisin gibi geldi bana,” dedi. “Doktor gelmeden seni bir yikayalim mi? Kokmayasin elin doktoruna,” tekrar suh kahkahayi basti.

Utanmistim. Cevap vermeme firsat bile vermeden beni dusa goturdu. Kuveti ilik suyla doldurmustu bile. Kuvetin kenarina beni oturttu. Kendi de yere dogru coktu, gozlerini gozlerime dikti. Ciddilesmisti. “Bak Erkan,” dedi. “Beni polise filan bulastirma. Ne istiyorsan veririm. Paraysa para, tanidiksa tanidik. Genc, yakisikli bir cocuksun. Her kapiyi acarim sana. Akilli ol. Dusundugunden fazlasini veririm sana.”

Basimi one egdim. Uzerindeki siyah bluzun dekoltesini daha da asagi cekti. Gogusleri cok buyuk degildi, ama yasina gore cok dikti. Eti dolgun, ama sikiydi. Gogus uclarini gorebiliyordum. Hizla nefes alip veriyordum. Kuvete dogru daha da yanasti, basimi ellerinin arasina aldi, saclarimi oksamaya basladi. Hafifce basimi kendine dogru cekti. Meme ucunu dudaklarimin arasinda buldum. “Al beni Erkan,” dedi.

Memelerini opmeye, sonra emmeye basladim. Ellerimi beline doladim, inceydi. Kalcasina indirdim, diriydi. “Istiyorum seni…” deyiverdim. Opusmeye basladik. Universiteli kiz arkadaslarima benzemeyen, cok atesli bir seydi. Ilk defa bu kadar deneyimli bir kadinla birlikte oluyordum.

Bir cirpida giysilerimi cikardi. Tekrar koluma girip, nazikce beni kuvete yatirdi. Kendi de soyundu. Bir yandan beni sabunluyor, bir yandan sikimle oynuyordu. Kocaman yapti. Sonra beni kaldirip bacaklarim kuvetin icinde kalacak sekilde kenara oturttu. “Hadi bakalim erkegim,” dedi. “Saglam bir tesekkuru hak ettin.”

Kuvette yuzukoyun yatip, belki bir kirk dakika hic sikilmadan, yorulmadan yaragimi yaladi Melahat. Bacak agrisini tamamen unutmustum. Gozlerimin icine bakiyordu. Mavi gozleri isil isil yaniyordu. Daha once hic bir kiz arkadasim sakso cekerken gozlerime bakmamisti. Elleri, ayaklari inanilmaz bakimliydi. Dili ve damagiyla sikimi sanki somuruyor, delice bir zevk veriyordu. “Agzima gelebilirsin,” dedi. “Suratima gelebilirsin, bu aksam seninin ben.” Dayanamadim, gurul gurul agzina bosaldim. Titreye titreye geliyordum, Melahat ise mutlulukla gulumsuyor, bir eliyle de tasaklarimla oynuyordu.

Doktor moktor yalanmis. Doktor cagirirsa, doktorun kazanin nasil oldugunu soracagini, polis zapti isteyecegini bildigi icin Melahat beni banyo manyo deyip, uyutmus. Ama ben hayatimdan memnundum.

Ayagim iyilesene kadar bir kac gun Melahat’te kaldim. Dul kadin yaraga doymuyordu. Ben ne kadar zevk aldiysam, belki iki katini Melahat almistir. Bense, ancak Akmerkez’de alisverise geldiginde hizmet ettigim, sokakta gorsem dilim sarkacak bir kadina sahip olmustum. Benim gibi bir sefilden cocuk sahibi olmaktan korkuyor olacak, gelecegimi ne zaman anlasa sikimi amindan cikariyor, beni agzinda bosaltiyordu. O dunya guzeli yuzune defalarca bosaldim.

Ayagim iyilesip, eve dondukten sonra cep telefonunu defalarca caldirdim. Acmadi orospu. Beni kullanip, atmisti…

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Evden ayrı çıktığım ilk tatilde

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Daha önce hiç evde uzaklaşmamıştım genç kız olunca tek başıma dışarı teyze.
info yollamıyorlar bile ama beni kıramadıkları için arkadaşlarımın gideceği kayak tatiline bende gitmek istiyordum evdekilere yalvararak izni kopartım bu benim ilk tatilim olacaktı bunun keyfini çıkartmam lazım dedim ama eteğimi çıkarttım

Otel odamız suıt denilen bir yatak odası bir salondan oluşan salonda şöminenin yandığı hoş bir odaydı.
Ara ara öpüşen cilveleşe Esra ablayla Orhan el ele
tutuşarak hadi bize müsade diyerek yatak odasına geçmişlerdi.
Salondaki iki koltuğun birinde ben birinde Bülent oturuyorduk.
Şömine çıtır çıtır yanıyor adeta bursa escort bizi
yanına çağırıyordu.
Bülent birer kadeh daha sarap koydu şöminenin önüne oturarak bana eşlik etmezmisin dedi?İçim kıpır kıpır olmuştu benimde artık bir sevgilim
olacaktı.
Şöminenin önünde otururken Bülent elimi tuttu ve öpüşmeye başlamıştık.
Birkaç dakika sonra yerdeki hayvan postunun önünde şöminenin ateşinde

çırılçıplak olmuş sevişiyorduk.
Korkuyordum ama istiyordumda .
Daha önce bir erkeği hiç çıplak görmemişti.
Sevişirken amıma bacağıma değen sertliği görmek
dokunmak okşamak istiyordum.
Bülent kulaklarımı boynumu öpüyor eliyle ufacık escort bursa gögüslerimi avuçluyordu.
Yavaş yavaş aşağıya kayan dili memelerimi yalamaya
başlamıştı bu nasıl bir zevkti onu durdurmam gerekiyordu ama istemiyordum da .
Bülent korkma meleğim senin erkeğin ben olacam derken dahada aşağılara iniyor
du ve dili kasıklarımdan amımın derinliklerine doğru süzülmüştü.
Bacaklarımın arasına sıkıştırdığım başını oradan çıkarmasını istemiyor o yaladıkça alttan
kalçalarımı oynatarak diline yön veriyordum harika bir histi bu.
Dakikalarca yaladıktan sonra kafasını bacaklarımdan kurtaran Bülent hadi meleğim sıra sende

diyerek uzanmış bursa escort bayan atletik vucuduyla dimdik duran yarağını tutuyor oynuyordu.
Aman Yarabbi bu nasıl bir şey bu benim amıma nasıl girecekti.
Eliyle beni yönlendiren
Bülent o ilk defa gördüğüm penisini ağzıma sokmuş sanki ağzımı siker gibi ileri geri gidip geliyordu.
Onun da sabrının kalmadığını anlamıştım bir hamle ile
postun üstüne teslimim dercesine kendimi bıraktım.
Artık o koca yarak bana sahip olmak istercesine bacaklarımın arasından amıma uzanmaya çalışırken Bülentte

ona eliyle yol gösteriyor korkma meleğim hiç acımayacak biz seninle bütün olacağız sen benim karım olacaksın diyerek beni sakinleştiriyordu.
Korkuyordum o koca
yarak içime girince canım acıyacakmıydı.
Eliyle amımı tükrüklemesiyle yarağını amımın ağzına getiren erkeğim amımı yırtarcasına yüklendi.
Bir anlık ince bir

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

ilk kez

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

ilk kez
Merhaba arkadaşlar ben Sefa 20 yaşlndayım. Size başlmdan geçen bir olayi anlatmak istiyorum. Uzun zamandır erkeklere olan ilgilim farkındayım. Hatta ergenlik dönemimde babam ve dayımı hep arzulamıştım ve onlar yüzmeye gidince yada duş felan alınca hep kapinin deliğinden gözetlemiştim. Babam 45 yaşinda kasli killi ve yakışikli erkek. Daylm ise daha yeni 35 yaşina girmiş ve oda tipki babam gibi yakişikli kasli seksi ve hafif killi bir erkek. içimdekini hep bir ses keşke bir firsat geçsede ikisi ile sikişsem diye bir fırsat kolladım ta ki o gün gelene kadar. Annem ve babamın arasi bozuktu bir kaç zamandır. Babamda genellikle koltukta salonda uyur. O yüzden sekse hasret kaldığın biliyordum. Yazın olduğundan ve havalar aşırı derece sıcak olduğu için ben odamda soyunmuş ve yatağa uzanıp laptoptan porno izliyordum. Saat zaten geç olduğu için ben çirilçiplak üstümü soyundum. Fakat o kadar azmiştim ki odamin kapısını kilitlemeye unutmuşum. Benden çıkan sesten ötürü babam odama gelmiş kapıdan beni izlemiş fakat benim farkına varmam biraz sürdü. Git gel derken birden babamın beni izlediğini fark ettim. Utancimdan şortumu hemen üstüme geçirip ve laptopu kapattım. Babam ne yapıyorsun lan diyerek odaya girdi. Sikinle mi oynuyorsun dedi. Utancimdan ne diyeceğimi bilemediğim için ve o an bir cesaret geldi. Batti balik yan gider dercesine evet azdım ve 31 çekiyorum sen ne yaplyorsun diye cevap verdim. Babam durakladı ve birşey demedi fakat gözü hep sikimdeydi. Birden fark ettim ki babamın üstündede sadece şortu var ve şortunun içinde de kalkmış siki belli oluyor. Kendin kendime dedim ki oğlum Sefa ya şimdi ya hiç dercesine bir anlık cesaretlendim. Gittim hemen odamin kapisini kilitledim. Babam bana baktı ve durumu tam idrak edemedi. Babama baktım ve erkek erkeğeyiz çikar şu donunu. Babam öyle bakınca baba seninki birazdan şortunu delecek dedim. Güldü seni pezevenk seni dedi. Elimi şortuna attim ve kocaman iri kalmış bir sik gördüm. Sikini görünce beynimden vurulmuşa döndüm ve kendi kendime dedim ki. Bu siki mutlaka tatman Lazim.

Babam hadi lan aç şu pornoyu değince hemen sortumu indirdim ve babamin sikime nasil baktiğini fark ettim. Laptopu açarken aklima birden gay pornosu izlediğim aklıma geldi zaten kaçarın yok oğlum senin öylede böylece babana rezil oldun dedim ve açtım ekranı. Babam bakinca lan it sen ibne misin ibne mi kesileceksin başimiza diye kızmaya başladı. Baba uzun kalın yaraklar ilgimi çekiyor ve ayrıca sen niye beni dikizledin o zaman sende ibnesin dedim sustu. ikimizde 31 çekmeye başladık git gel derken baba sikini elleyebilir miyim dedim. Güzel çek ama dedi babam ve oda benim sikimi avuçladi. Bir süre sonra babamin gözünün içine baktim. Babam bakışlarımın farkına vardı ve bu gece ne yaşıyorsak aramizda kalacak dedi. Annen ile zaten kuzen gibiyiz artık dedi ve babamin ne kadar azmiş olduğunu fark ettim o anda. Deli cesareti ile babama sakso çekmeye başladim. Babamin hoşuna gitti ve inlemeye başladı. Babam zevkten dört köşe oldu. Bir yandan sikine sakso çekip bir yandan da memelerini okşuyorum. Sikini komple ağzima alip çıkarıyorum. Dilimle başına daireler çiziyorum. Taşaklarlni ağzima alip git gel yapryorum baskı uyguluyorum aslliyorum emiyorum. Babamın inlemele çoğalmaya başladı ve inleyerek ağzıma boşalmaya başladı.

O kadar çok döl akitti ki dölleri ağzimin kenarından akmaya başladi fakat hepsini yuttum. Babam baya rahatlad ve zevkten bir sigara yaktı. Karşılikli birer sigara içtik. Benim sikim halen kalkık babam güldü hadi senide bir rahatlatalım dedi ve eğilerek sikimi ağzına aldı. Bir yandan da vücudumu okşuyor. Memelerime baskı uyguluyor. Bir yandan sikimi ağzına alip daireler çiziyor. Sikimin başlna baskı uyguluyor. Taşaklarlmla oynuyor. O kadar zevk aldim ki bende birden dayanamayip babamın ağlniza patladım. Babam her ne kadar de istemese de hepsini yuttu. Yarin temizlen seni sikeceğim dedi. Saat geç oldu yatalim diyerekten ikimizde çlplak bir vaziyette uyuduk. Tabiki babam erkeğim bana sarılarak ve sikini götüme sürterek uyudu. Buda böyle bir anım.

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

ORMANDA NİŞANLIMI SİKERKEN BEKÇİYE YAKALANDIK

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

ORMANDA NİŞANLIMI SİKERKEN BEKÇİYE YAKALANDIK
Selam, ben Manisadan Şuayip. 21 yaşındayım ve Eskişehirde Üniversitede okuyorum. Yurtta kalıyorum. Okulumun bitmesine daha bir yıl var. Geçen sene bizim bölümün alt sınıflarından, 18 yaşında Zonguldaklı bir kızla tanıştım. Kısa sürede birbirimize aşık olduk. Çok geçmeden ailelerimizi araya koyduk ve nişanlandık. Nişanlım da benim gibi yurtta kalıyordu. Nişanlımın okulu bitince evlenecektik.

Nişanlımla ders saatleri dışında sürekli el-ele dolaşır ve ıssız bir köşe bulduk mu da sarmaş dolaş olur, öpüşür, elleşirdik. Birbirimizi okadar çok arzuluyorduk ki, gece yurdun kapıları kapanacağında ayrılmayı hiç istemezdik. Aslında bir evde kalsaydık, kesin sikişirdik, fakat malesef o imkanımız yoktu. İşin kötü tarafı, her geçen gün daha da azıyorduk, bir an önce sikişmek istiyorduk. Artık öpüşmek elleşmek kesmiyordu. Geceleri vedalaşırken birbirimizi daha da azdırıcı şeyler söylüyorduk. Ben nişanlıma, “Amını sikmek istiyorum!” gibi şeyler söylerken, nişanlım da, “Ben de senin yarağını yalamak istiyorum, beni sikmeni istiyorum!” diyerek ayrılıp, yurtlarımıza giriyorduk.

İş artık öyle bir hale gelmişti ki, nişanlıma sürekli kısa etek giydiriyordum ve sinemada, servis otobüsünde, en arkalarda, parkta falan en sakin yerlerde elimi eteğinin altına sokup nişanlımın amını parmaklıyordum. Bir akşam nasıl yağmur yağıyor, yurdun etrafında kimseler yok. O yağmurda yurdun arkasına dolaştık ve çam ağacının altında çıkardım yarağımı ve nişanlımın ağzına verdim. Nişanlım yarağımı yalarken, birisi görecek, yakalanacağız korkusundan dört, beş saniyede nişanlımın ağzına boşaldım. İkimizde yağmurdan sırılsıklam olmuştuk ve nişanlım soğuktan titriyordu. Üşütüp hasta olmasından endişelendim, hemen toparlandık, nişanlım ağzına yüzüne bulaşan spermlerimi selpakla sildi ve yurtlarımıza gittik.

Yağmur üç gün boyunca sürdü. Tabii biz ertesi akşam da yine yurdun arkasında o çam ağacının altındayız. Nişanlıma bu sefer amına sürtüp boşalmak istediğimi söylemiştim. Nişanlım külodunu hafifçe aşağı sıyırdı, ben de yarağımı çıkardım ve arkadan nişanlımın amına sürtmeye başladım. Bir iki sürtmeden sonra nişanlımın amı sulanmış ve iyice kayganlaşmıştı. Yarağımın kafası nişanlımın amına nerdeyse girecek gibi oluyordu. Nişanlımın kızlığını bozmamaya özen gösteriyordum. Amının deliğine değdirip çekiyordum. Bir ara fazla soktum gibi hissettim, hemen çektim ve durakladım. Nişanlım “Niye durdun, devam et sürtmeye.” deyince ben bir iki kez daha sürttüm ve nişanlım sarsılmaya başladı. Nişanlım orgazm oluyordu. O heyecanla ben de amının dudakları arasına boşaldım.

Hemen toparlanıp yurdun yolunu tutarken nişanlım gibi ben de titriyordum, fakat busefer yağmurdan ve soğuktan değil, aldığımz zevkten ve heyecandan titriyorduk. Yurdun önünde öpüşüp vedalaştık, o kız yurduna ben erkek yurduna. Aradan on dakika geçmeden nişanlımdan telefon geldi: “Aşkım galiba kızlık zarım bozuldu, tuvalete girdiğimde külodum kan içerisinde idi.” dedi. Ben şok olmuştum. Amına sürterken nişanlımın kızlığına özellikle dikkat etmiştim oysa. Kendisini telefonda tesselli edip, nasıl olsa okulu bitince evleneceğimizi söyledikten sonra yarın konuşmak üzere telefonu kapattım. Doğru tuvalete gittim, evet benim külodum da kanlı idi. Vay anasını yaaaa, işe bak! Nişanlımın amını doğru dürüst sikemeden, kızlığını bozmak keyfimi kaçırmıştı. O gece bir evin olmayışına lanetler okuya okuya yattım uyudum.

Ertesi gün dersten sonra nişanlımla buluştum. Nişanlıma, ‘daha fazla dayanamadığımı ve kendisini adam gibi sikmek istediğimi’ söyledim. Nasıl olsa kızlığı bozulmuştu ve nasıl olsa ilerde evlenecektik, “Bari tadını çıkara çıkara sikişelim!” dedim. Nişanlım da sikişmek için can atıyordu fakat sikişecek yer yoktu anasını satayım. Sonunda bir otele gitmeye karar verdik. Bizim yerimize yurtta kalan arkadaşlar yoklama defterine imza atacaklardı, ben de nişanlımla bir otele gidip sikişecektik. İmza atacak arkadaşları ayarladık ve doğru otel aramaya gittik. Öğrenciyiz, bütçemiz belli, ucuz otel aradık. Bulduğumuz ucuz oteller güven vermeyince mecbur kaldık pahalı lüks bir otele gitmeye. Kimse anlamasın diye iki ayrı oda kiraladık ve çıktık yukarı.

Koridorda kimsenin olmadığından emin olduktan sonra direk benim odaya girdik. Kapıyı kapadığımızda ikimizde heyecandan ölecek gibiydik. Kapının arkasında birbirimize sarıldık ve birkaç dakika, nefes alışımızın düzelmesini bekledik. Kalp atışlarımız normale dönünce öpüşmeye başladık. Her saniyenin tadını çıkarıyorduk, ertesi gün saat 12:00 ye kadar oda bizimdi. Nişanlımı soyup yatağa uzattıktan sonra ben de soyundum ve direk nişanlımın kaymak gibi parlak amına yumuldum. Nişanlımın amını nasıl yalıyorum, aynı deli gibi, “Sikecem şimdi senin bu tazecik amını aşkım!” diyordum. Nişanlım gözlerini kapatmış amının yalanmasının tadını çıkarıyordu. Amının dudaklarını ağzıma alıyordum, dilimi amının deliğine sokup, klitorisini emiyordum. Nişanlım çırpına çırpına orgazm olmuştu. “Yeter!” diye inleyince, amını yalamayı bıraktım.

Kalktım ve taş gibi olmuş yarağımı nişanlımın ağzına verdim. Nişanlım yarağımı yalarken, ben hepsini ağzına sokmaya çalışıyordum. Nişanlım da hepsini ağzına alabilmek için çabalıyordu fakat olmuyordu, nefes alamıyordu ve gözlerinden yaşlar geliyordu. Ben saçlarından tutup, yarrağımı gırtlağına ittirdikçe nişanlım kusacak gibi oluyordu. Nişanlım yarrağımı ağzından çıkararak, “Dur bir saniye.” dedi, hemen banyoya koştu ve kustu. Temizlenip geldiğinde, “Sikişelim mi artık aşkım?” dedi. “Derhal aşkım!” deyip yatırdım yatağa ve bacaklarını ayırdım nişanlımın. Üfff be, tazecik amcık karşımda duruyordu, yeme de yanında yat! Amının dudaklarını ayırıp yarrağımın kafasını amının deliğine dayadım, “Hazır mısın aşkım?” dedim. Nişanlımın “Evet aşkım, sik beni!” demesiyle yarrağımı yavaş yavaş ittirmeye başladım.

Yarrağım tamamen girdiğinde amı yarrağımı mengene gibi kıstırıyordu ve fırın gibi yanıyordu. Nişanlımla kenetlenmiştik ve nişanlım beni sıkıca kendine çekiyor, adeta bırakmak istemiyordu. Buna rağmen yarrağımı amının içine oynatmaya başladım. Bir iki cm çekip geri sokuyordum. Nişanlımın amı yarrağıma iyice alışınca artık tamamını çekip tekrar sokmaya başladım. Nişanlımın bacaklarını omuzuma alıp iyice köklemeye başladım. Nişanlımın amı iyice sulanınca ben daha da hızlandım. Nişanlım yeniden orgazm oluyordu, fakat nedense bunu bana belli etmek yerine gözlerini kapatıp, dudaklarını ısırıyordu. Altımda titremeye sarsılmaya başlayınca ve amının sıvıları yarrağımı iyice ıslatınca ben de boşalmak üzereydim. Bir iki kez daha çıkarıp soktum ve sonunda amının üzerine boşaldım. Bir süre heryerimiz yapış yapış birbirimize sarılıp uzandıktan sonra banyo yaptık. Ertesi gün odayı terk edeceğimiz saate kadar, en azından dört beş posta daha siktim nişanlımı.

Ertesi günlerde tadı damağımızdaydı, fakat paramız bitmişti, ikinci bir kez otele gidemedik. Azdık kudurduk, sikişmek istedik, fakat yine aynı problem: yer yok, para yok! Havanın güzel olduğu bir haftasonu nişanlımla sikişmek için ‘Odunluk Tepesi’ denen ormanlık yere gitmeye karar verdik. Taa tepeye kadar çıktık, tel örgüleri falan geçtik. Ormanda yarım saat kadar gezdikten, ve etrafta kimsenin olmadığından emin olduktan sonra, bir ağacın altına montumu serdim ve oturduk. Biraz daha etrafı kolaçan ettikten sonra öpüşmeye başladık. Nişanlımın eteğini yukarı toplayıp, bacağından külodunu çıkardım. Kendi pantolonumu külodumla birlikte dizime kadar indirip, nişanlımın amını sikmeye başladım. Nişanlım, “Dur bir saniye, bir ses duydum, çıtırtı geldi bir yerden!” dedi. Durdum, hafif doğruldum, gerçekten ben de bir çıtırtı duydum. Sağa sola bakındım, üç dört metre ilerimizde, kuru ağaç dallarının üzerinde bir kaplumbağa yürüyor ve o çıtırdama sesini çıkarıyordu.

Nişanlıma kaplumbağayı gösterdikten ve telaşlanacak birşey olmadığını söyledikten sonra, nişanlımı sikmeye devam ettim. Fakat kaplumbağa yüzünden yüreğimiz ağzımıza gelmişti, ya gerçekten birisi olsaydı diye ikimiz de acaip korkmuştuk. Sikişimizi bir an önce tamamlayıp gitmeye karar verdikten sonra, nişanlımı hızlı hızlı siktim ve amının üzerine boşaldım. Nişanlım çantasından selpak aldı ve amının üzerindeki spermlerimi temizlemeye başladı. Ben sikimi temizlemeden hemen külodumu ve pantolonumu çektim. Nişanlım, “Küloduma uzanırmısın aşkım?” dedi. “Tabi aşkım!” deyip nişanlımın külodunu almak için ayağa kalktım. Arkamı döndüğümde ise nutkum tutuldu, dondum kaldım. Bir iki saniye sonra nişanlım sanki hortlak görmüş gibi bağırmaya başladı. Ormanın bekçisi, pantolonun üzerinden yarağını sıvazlayarak hemen arkamızda duruyordu!

Bekçi bizim şaşkınlığımızdan istifade ederek, hemen nişanlımın külodunu aldı cebine koydu ve “Haydin, yürüyün, düşün önüme, karakola gidiyoruz, zabıt tutulacak!” dedi. İşte o anda korkudan altıma edecektim. Bekçiden nişanlımın külodunu geri vermesini istedim. Bekçi ise, “Nişanlının külodu mahkemede kanıt olacak. Umuma açık mesire yerinde genel ahlaka aykırı davranmaktan savcılığa verileceksiniz!” dedi ve nişanlımın külodu yetmiyormuş gibi, kimliklerimizi de aldı. Durum gittikçe berbatlaşıyordu. Bekçiye yalvarmaya başladık, “Abi biz öğrenciyiz, yapma etme, üstelik nişanlıyız, okul bitince evlenecez, yapma nolur!” dedik. Bekçi insafa geleceği yerde bizi daha da korkutmaya başladı: “Daha durun hele, sizi daha okuldan atacaklar, ailelerinize haber verecekler, mahkemeye çıkacaksınız, gazetelere çıkacaksınız!” dedi. Boku tam yemiştik!

Bekçinin anlattığı şeyler olursa, benim de, nişanlımın da hayatı sönecekti. Tam çıkmazdaydık. Ne olursa olsun o anlattığı şeylerin gerçekleşmesini engellemiz lazımdı, “Abi yalvarırım karakola götürme, ne istersen yaparız, kulun kölen olayım götürme!” dedik. Bekçi durakladı ve nişanlıma dönerek, “Ne istersem yaparmısın?” diye sordu. Nişanlım da, “Hı hı, ne istersen, söz!” dedi. Bekçi, “Bak şimdi durumlar değişti!” dedi ve fermuarını açtı, kıllı yarağını çıkardı ve nişanlıma uzatarak, “Ağzına al bakalım, yala!” dedi. Bekçinin böyle birşey isteyeceği aklımın ucundan dahi geçmezdi, şok olmuştum. Nişanlım da, “Asla yapmam!” deyince, bekçi, “Yürüyün lan karakola!” dedi. Nişanlımı ikna etmek bana düştü, “Aşkım, hayatım, yapıver, şunun şurasında iki dakika yalayacaksın, iki dakika sonra kurtulacaz, bitecek herşey!” dedim.

Nişanlım ağlaya ağlaya bekçinin önüne diz çöktü, gözlerini kapadı ve istemeye istemeye bekçinin kıllı yarağını yalamaya başladı. Bana da nişanlımın saçlarını okşayarak tesseli etmek ve bekçinin yarağını yalamasını izlemek düştü. Nişanlım bekçinin kıllı yarağından iğreniyordu. Ben, “Abi yetmez mi bukadar? Bırak gidelim artık!” deyince, bekçi iyice sinirlendi, “Bu kadar ucuza kurtulacağınızı mı sandınız, sikmeden bırakırmıyım!” dedi. Nişanlım hemen kalktı “Siktirmem! Beni sikmesine izin verme!” deyip ağlayarak arkama saklanmaya çalıştı. Bekçi daha da sinirlendi, “Orospu, yalamam dedin yaladın, bir yerin mi eksildi? Gel şuraya, bir kere sikip bırakacam!” deyip nişanlımı kolundan tuttu, zorla ağacın birine domalttı ve arkasına geçti. Nişanlım her nekadar, “Hayır! Yapma!” dese de, ağlasa ve çırpınsa da, bekçi bir eliyle nişanlımı ensesinden tutup bastırıyor, doğrulmasına izin vermiyor, diğer eliyle de sikini nişanlımın eteğinin altından yerleştirmeye çalışıyordu.

Ben bekçinin kolundan tuttum, “Abi yapma nolur, bırak gidelim!” diye yalvardım. Bekçi, “Sikmezsem karakola götürürüm, zina yapmak suçundan damgalanır, rezil olursunuz!” dedi ve ekledi: “Kızın başını tut da bitsin bu iş!” dedi. Nişanlımın ensesine bastırma işini bana bıraktıktan sonra, nişanlımın eteğini yukarı topladı. Nişanlım siktirmemek için durmadan debeleniyordu. Mecbur kaldım nişanlımın kafasını bacaklarımın arasına aldım, uzun eşşek oynar gibi. Bekçi iki eliyle nişanlımın kalçalarını yanlara ayırdı ve aşağıdan yukarıya doğru, bir kaç kere amını ve götünün deliğini yaladı. Sonra eline tükürüp yarağının başını sıvazladı ve nişanlımın amına geçirdi. Yarrağı tamamen girdikten sonra bekçi nişanlımın belinden iki eliyle sıkıca kavradı ve kendine çeke çeke nişanlımın amını sikmeye başladı. Nişanlımın sesi soluğu kesilmişti, sadece bekçinin yarağını her köklemesinde, “Iııhhh! I-ııhhhh!” diye sesler geliyor ve bacaklarıma daha sıkı bir şekilde tutunuyordu.

Çaresizce bekçinin nişanlımın amını sikmesini izlerken, bekçinin de gözleri kaymaya başladı. Ben içimden, biryandan, bekçi az sonra boşalacak ve bu iş bitecek, gideceğiz diye seviniyordum, bir yandan da bari nişanlımın amının içine boşalmasa diye telaş ediyordum. Bekçinin yarağı ‘Plöpf!’ diye bir ses çıkararak nişanlımın amından çıktı. Bekçi sikinin kafasını tekrar tükürükle ıslatıp, benim bön bön bakışlarımın eşliğinde, nişanlımın daha benim bile sikmediğim göt deliğine sokuverdi! O anda nişanlımdan, “Yandım anaaaam!” diye bir haykırış çıktı. Ben ağzım açık bakakaldım. Bekçi ise parçalarcasına nişanlımın götünü sikmeye devam etti. Nişanlımın dermanı tükenmişti ve dizlerinin titrediğini ben bile hissedebiliyordum. Bekçi nişanlımın götünü kaç dakika sikti bilmiyorum, ama sonunda vahşi bir hayvan gibi hırlayarak, nişanlımın götünün içine boşaldı.

Şu işe bak amına koyayım, bekçi nişanlımın amını götünü sikti ve rahat sikmesi için nişanlımın başını ben tuttum. İş nerden nereye bu hale geldi! Ne yapacağımı bilmez bir şekilde yaşadığımız bu olayı hazmetmeye çalışıyordum. O esnada bekçinin yarağını nişanlımın götünden çekmesiyle nişanlımın götünden osurukla birlikte, bekçinin spermleriyle karışık kan püskürdü. Nişanlım sanki bir un çuvalı gibi yere yığıldı kaldı. Ben nişanlımı ayağa kaldırmaya çalışırken bekçi fermuarını kapadı, bana kimliklerimizi geri verdi ve “Hadi kaybolun, birdaha da buralarda görünmeyin!” diye de tembihledi ve uzaklaştı. Bekçiden nişanlımın külodunu isteme cesaretini bile kendimde bulamadım. Yaşadığımız kabus sonunda gerçekten bitmişti, fakat nişanlım da mahfolmuştu, ruh gibiydi. Yarım saat sonra yürüyecek duruma anca gelebildi. Yurdun yolunu tutarken, ikimizin de ağzını bıçak açmıyordu.

Kız yurdunun önüne geldiğimizde, nişanlım bana hiçbir şey söylemeden yurda girdi. Bu nişanlımı son görüşüm oldu! Birdaha benle ne görüştü, nede telefonlarıma cevap verdi. Bir hafta sonra da hem yurttan hem de okuldan ayrılmış, memleketine dönmüş. Giderken de bir arkadaşıyla bana nişan yüzüğünü yollamış!

Kimseye anlatamadığım bu olayı burda itiraf etmek istedim!

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Arzumun Arzusu (Alıntıdır)

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Arzumun Arzusu (Alıntıdır)
Herkese merhaba; ben İstanbuldan Mehmet, boyum:1,69, kilom:71 ve 26 yaşındayım.
Bu siteyi tanıyalı 3-4 ay oldu. Hikayeleri zevk alarak okuyorum. Tabiki herkesin başından geçen seks olayları vardır. Benimde başımdan geçen bazı olayları 3-4 aydır sizinle paylaşmak istiyorum ama biraz çekingen biri olduğumdan yazma cesaretini bir türlü bulamadım. Nasip bugüne imiş. Neyse hikayeme geçkem istiyorum.

2004 kasım ayında bir bilgisayar şirketinde iş bulup çalışmaya başladım. Bayan müşterilerimizden biri iş yerine telefon açıp bilgisayarının bozuk olduğunu söyledi ve evinin adresini bıraktı. Bende arkadaşlara haber verip adrese gittim.

Kapıyı 30 yaşlarında çok seksi giyimli bir hanımefendi açtı. “Merhaba ben arzu” dedi. Bilgisayarın bulunduğu odaya beni görürdü. Ben hemen işe koyuldum. Windows çökmüştü. Bilgisayara kurulum yapmaya başladım. Ben kurulumu beklerken, arsu hanım bana içecek birşeyler getirdi. Oturup beraber içelim dedi. Bense biraz çekingen davrandım. Evde kimsenin olmadığını ve rahat olmamı söyledi.

İçeceklerden sonra o bardakları mutfağa götürdü bende yarım kalan işimi 10 dk. gibi bir sürede bitirdim. Tam bu sırada arzu hanım soyunmuş bir şekilde karşıma çıktı. Üstünde sadece kilotu ve sütyeni vardı. Benimle beraber cd izlemek istediğini söyledi. Ben heyecandan titremeye başlamıştım. Çünkü çok çekingendim.

Sağolsun elimden tutup beni başka bir odaya götürdü. Odaya girdiğimde şaşırmıştım. Çünkü televizyon açık ve bir porno film oynuyordu. Ben bilgisayarı yaparken meğerki oda porno film izliyormuş.Yarrağım çoktan kazık gibi olmuştu bile. Pantolonumu nerdeyse yırtacak gibiydi. arzu soyunmama fırsat vermeden hemen önümde diz çoküp sikimi ağzına aldı.

Çok muhteşem bir şekilde yalıyordu. Ben neye uğradığımı şaşırmıştım. Ama uzun bir zamandan beri içimden böyle azgın bir kadınla birlikte olmak geçiyordu.Bende hareketlenip üstümdekileri çıkardım. İkimizde çırılçıplak olmuştuk. arzuyu yere uzattım ve amını yalamaya başladım. Amı çok güzeldi.

Sanki yarım saat öncesinden traşlamış, bakım yapmış ve bana hazırlamıştı gibi. Oda yarrağımı ve taşşaklarımı deliler gibi dil darbelerinden geçiriyordu.
Hem filmdekilerin inlemeleri, hemde arzunun inlemeleri beni fena halde azdırmıştı. Dayanamayıp kalkıp hemen yüzüne, memelerine spermlerimi fışkırtmıştım.

Bana çok zevk aldığını söyledi. Ama ona göre çok erken boşalmıştım. Hemen kalkıp bir kutu getirdi ve içinde geciktirici olduğunu söyledi. Meğerse kocasıyla ilişkiye girerken kullanıyorlarmış. Hemen yarrağıma sürdü. 10-15 dk. birbirimizi okşayarak filmi izledik. arzu işini çok iyi biliyordu. Yavaş yavaş yarrağımla oynamaya başladı. Yarrağım tekrar kazık gibi olmuştu. Bu seferki çok farklıydı. Sanki sikim uyuşmuştu. Tam bu şekilde yarım saatten fazla arzuyu amından inlete inlete siktim.

Birgün yine sikişirken bana enteresan birşey söyledi. Kocasıyla beni tanıştırmak istediğini söyledi. Ben olmaz dedim kocan duyarsa hiç iyi olmaz falan dedim. Oda artık dayanamayacağını ve ikimiz tarafından sikilmek istediğini ve bu konuda kocasını ikna edebileceğini söyledi. 2 gün sonra kocasıyla tanıştırdı ve beraber çok güzel günler geçiriyoruz.eraber diğer yaşadıklarımızı daha sonraki hikayelerimde sizlerle paylaşmak istiyorum. Şimdilik herkese hoşçakal

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20