Alman Çocuk Gözümün Önünde Ablamı Sikti!

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Herkese Selam, ben Frankfurt’tan Cenk, 10 yıldır Almanya’da yaşıyorum. Şu an bir Amerikalı sevgilim var, karı koca gibiyiz, sex konusunda hiç bir zaman sorunum olmadı. Bir de benim Türkiye’de Mersin’de yaşayan bir ablam var. Ablam evli ve iki çocuğu var. Ablamla Chat yaparken sürekli sex hakkında, sekshikayeleri hakkında falan konuşurduk. Ablam nette tanıştığı erkeklerle sadece fantazi şeklinde konuşurudu, sanal seks yapar fakat ileri gitmezdi. Ben de ablama burda Almanya’da becerdiğim hatunları anlatırdım. Ablam sürekli kocasının cinsel yönden kendisini tatmin edemediğini, kendisiyle ilgilenmediğini anlatırdı bana. Ablamla Chat yaparken bir seferinde, “Bu yaz Almanya’ya yanına geleceğim, biraz takılırız ve beni gezdirirsin!” dedi.

Birkaç ay sonra Ablam buradaydı. Ona çevreyi gezdirmeye başladım. Bir gün de, her zaman takıldığım Strip Clube Ablamla beraber takıldık. Oradaki striptizci kız bana “Eşinle dans edebilir miyim?” dedi. Ben bozuntuya vermedim, “Tabii…” dedim. Striptzci ankara escort bayan kız Ablamı elinden tutup dans ettiği podyuma çıkardı. Dans etmeye başladılar. Erotik dans yapıyorlardı. Sonra kız Ablamı yere yatırdı. Ablamın kısa eteği açılınca külotu herkesin gözü önündeydi, yani ordaki kadın ve erkek müşterilere gün doğmuştu. Kız Ablamın üstünde erotik dans etmeye başladı. Bu sahne hem beni, hemde oradakileri azdırdı. Ablam da çok azmıştı. Dans gösterisi bitti, kız Ablamı dudaklarından öptü ve Ablam podyumdan indi, yanıma geldi…

Ablamla içtikçe içiyorduk. Ben orda Alman kızın biriyle tanıştım. Kız yanıma oturdu. Onlar da kızlı erkekli grup halinde gelmişlerdi. Biz kızla ‘Dirty Dance’ yapıyorduk. Kızın göğüslerini, kalçalarını falan elliyordum. Ablam da kendinden geçmişti, “Ben burada misafirim, beni kıskandırıyorsun!” dedi. Yanımdaki Alman kız Ablamın ne dediğini sordu. Ben de kıza, “Bizi kıskanmış…” dedim. Kız da, “Benim bir erkek arkadaşım var escort ankara gruptan, onunla kesin anlaşırlar!” dedi ve erkek arkadaşını çağırdı, Ablamla tanıştırdı. Ablam Almanca bilmiyordu, çat pat İngilizce konuştular. Bu arada saat baya ilerledi, Kız, “Buradan çıkalım, başka yerlere takılalım veya bizimle eve gelirsiniz, partiye orda devam ederiz!” dedi. Ben Almanların ‘Ev partisini’ bildiğimden Ablam için tereddüt ettim, (kesin kızın erkek arkadaşı Ablamı siker diye düşündüm) ve öyle de oldu…

Yalan yok, ben de Alman kızı sikmek amacıyla kabul etmiştim eve gitmeyi. Eve vardık, içkiler içildikçe herkes çıldırmaya başlamıştı. Ordaki diğer bir kız, sevgilisinin kocaman yarağını ağzına almış, ulu orta saksofon çekiyordu. O sırada Ablama baktım, gördüğü manzara karşısında kalbi duracaktı resmen. Benim kız da benim yarağımı pantolonumdan çıkarmaya çalışıyordu. Kızı engellemeye çalıştım, Kıza, “Ablam var, görürse ayıp olur!” dedim. Ablam ise çoktan Strip Clubte tanıştığı ankara escort Alman çocuğun siki ile oynamaya baslamıştı bile. Gözlerime inanamadım, az sonra Ablam çocuğun sikini deli gibi yalıyordu. Ben dahil herkes şaşkın şaşkın Ablamın yarak yalamasına bakıyorduk…

Sonra herkes kendi yanındaki partneri ile sevişmeye devam etti. Alman çocuk gerçektende hakkını veriyordu, Ablamı yatırdı, gözlerimin önünde sikmeye başladı. Ablam kesin birkaç defa boşaldı. Sonra o da Ablamın amını yalamaya başladı. Kesin (Ohhh tertemiz, kılsız, kaymak gibi bir am!) demiştir yalarken. Ablam amının yalanmasına dayanmayıp çocuğu banka yatırıp, üstüne oturdu. Süper bir çığlıktan sonra çocuğun siki üstünde deli gibi git-gel’e başladı. Çocuk her vuruşunda Ablamı inletiyor, şekilden şekile sokup sikiyordu. Ve bir ara kilitlendi, o zaman anladım ki Ablamın içine akıtıyordu. Sonra ablam ayaklarını çocuğun beline doladı ve öylece uzandılar…

Tabi ben Ablamın sikişmesini seyretmekten altımdaki kızı doğru dürüst sikemedim. Parti bitti, çıktık. Eve doğru giderken Ablam çok eğlendiğini söyledi ve “Kızdın mı?” diye sordu. “Tabii ki kızmadım!” dedim. Ablam tatili bitince tekrar Türkiye’ye döndü, ama yakında yine gelmeyi düşünüyor. 🙂

[Cenk]

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Ablamla Kocam Eniştemle Ben O Gece Kudurduk!

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Bundan 6 ay evveldi, o gece kocamla evde başbaşaydık. Soba yakmıştık, yemekten sonra kocam şortla, ben gecelikle, birbirimize sarılmış pørnøfilim seyrediyorduk. Kocam amımı okşuyor, bende kocamın yarağını çıkarmış sıvazlıyordum. İkimiz de iyice azmıştık, Filim bittikten sonra köpekler gibi sikişmeyi düşünüyorduk. Filimin daha yarısında kapı çaldı, hemen Filimi kapatıp kapıyı açtık. Gelen Ablamla Eniştemdi. Eniştem “Ne o, yoksa tam iş üstünde mi rahatsız ettik?” dedi sırıtarak. “Yok, dizi seyrediyorduk…” deyip içeri geçip oturduk. Ablamla Eniştem içkili bir eğlenceden dönüyorlarmış, geçerken bir uğrayalım demişler. İkisinin de kafası iyi. Kısa bir hoş-beş’ ten sonra, ben mutfağa çay suyu koymaya gittim. Az sonra kocam arkamdan geldi, “Nerden çıktı bunlar şimdi, sarhoş sarhoş? Ne güzel sikişecektik!” dedi. Ben de, “Ne yapalım bu halde kovcacak değiliz ya, gitsinler sonra devam ederiz!” dedim. Çay suyunu koyduktan sonra kocamla salona doğru yürüdük.

Salonun kapısından içeri girdiğimizde şok olduk! Lüzümsüz Eniştem, biz mutfaktayken, “Ne dizisi seyrediyorlardı bunlar?” diye, bizim kapattığımız pørnøfilimi açmış, ablamla birlikte pür dikkat izliyorlardı. Kocamla öylece donduk kaldık, ne diyeceğimizi bilemedik. Kocam kem küm etti, Filimi kapatmak istedi, ama Eniştemle Ablam, “Aşkolsun biz yabancımıyız, oturun birlikte seyredelim!” dediler. Biz de mecburen oturduk seyretmeye başladık. Eniştem tam karşımda oturuyordu ve kaçamak gözlerle bacaklarımın arasına bakıyor, ara sıra sikini sıvazlıyordu. Ben kalktım mutfağa gittim, çayları alıp geldim, dağıtıp oturdum. Eniştemin elleri titriyordu bana bakarken. Ablam, “Bu saatden sonra eve gidemeyiz, burda yatalım, yarın gideriz…” dedi. Kocamla birbirimize baktık, yapacak birşey yoktu, mecburen, “Tabi…” dedik.

Çayları sincan escort içtikten sonra Eniştem, “Evde Rakı var mı bacanak? Yarın nasılsa Pazar, getir de cilalayalım!” dedi. Kocam dolaptan bir büyük Rakı ve bardakları getirdi, ben de beyaz peynir, meyve falan hazırladım. Ben içmek istemiyordum, ama Ablam da ısrar edince, hep birlikte içmeye başladık. Bir yandan da Filimi seyrediyorduk. Eniştemle Ablam nerdeyse her sahnede yorum yapıyorlardı, “Offf amma da sikiyor! O ne biçim yarak öyle! O göte nasıl alıyor o yarrağı…” gibi. Sonunda Filim ve bir büyük Rakı bitmişti, ama yorumlar bitmemişti. Kocam, “Hadi yeter bu kadar, Ayşe yataklarınızı hazırlasın, gidin yatın…” dedi. Ben küçük odaya yatakları serdim geldim. Eniştemle Ablam birbirine sarılarak yatmaya gittiler. Giderken Eniştem Ablamın götünü okşuyordu…

Biz de kendi odamıza gittik, soyunduk yattık ve sevişmeye başladık. Aradan daha 10 dakika geçmeden küçük odadan sesler gelmeye başladı. Kocam kalkıp şortunu giydi, “Ne oluyor?” diye bakmaya gitti, ben de üzerime sabahlığımı alıp arkasından. Odanın kapısını tam kapatmamışlar, Eniştemle Ablam çırılçıplak soyunmuşlar, Eniştem Ablamı domaltmış sikiyor! Kocamla birlikte kapının ağzında dikildik, Ablamla Eniştemin sikişmesini seyretmeye başladık. Bu arada kocamın yarağı yeniden kazık gibi olmuş, elini şortuna sokmuş okşuyordu. Sonra elimi tutup şortundan çıkardığı sikini elime verdi, benim okşamam için. Ben kocamın sikini okşarken kocam da elini amıma attı, amımı okşamaya başladı. Amım anında sulandı. Eniştem Ablamı sırt üstü yatırdı, bacaklarını ayırıp yerleştirdi Ablamın amcığına. Ben şaşkınlıkla Ablamın amına girip çıkan Eniştemin yarrağına bakıyordum…

Kocam kolumdan tutarak, içeri, sikişen Ablamla Eniştemin yanına girdik. İnanın o sincan escort bayan an kimsenin sesi çıkmadı, hiç birimiz konuşamadık. Nedense o anda herkes garip bir şekilde memnundu. Kocam elimden tutarak Ablama yanaştı ve yarağını Ablamın ağzına sokmaya başladı. Ben kocamın yanında duruyordum, kocam benim elimi alıp Eniştemin yarağına doğru uzattı, tutmam, okşamam için. Eniştemin yarağına elim değdiğinde içim bir hoş olmuş ve amımdan suların aktığını hissediyordum. Heyecandan ve zevkten kendimden geçmişim, Eniştemin yarağının ağzıma ne zaman girdiğini farketmedim bile. Kocamla Ablam birbirine sarılmış, çılgınlar gibi sevişiyorlardı, bende Eniştemin yarağını emiyordum. Eniştem bana, “Ters dön üzerime gel!” dedi. Ters dönüp amcığımı Eniştemin ağzına verdim. Bana neler oluyordu anlamadım, ama amcığımdan Eniştemin ağzına am sularım çeşme gibi akıyordu…

Kocam Ablamın bacaklarının arasına girmiş, Ablamın amını sikiyordu. Ablam ise kocamın adını söyleyerek inliyor, “Oyy kurbanın olamm, oyy!” sesleri kulaklarıma müzik gibi geliyordu. Eniştem bana, “Aç amcığını!” dedi, ayırdım bacaklarımı, Eniştem yarağını amcığıma sokmaya başladı. Offffff, amcığımı hiç böyle kudurmuş görmemiştim, amımın dudakları şişmiş ve eniştemin yarağı amıma girip çıktıkça, içimden ılık ılık sıvılar akıyor, orgazm oluyordum. Kocamla Ablam pozisyon değiştirmişler, kocam yere yatmış, Ablam kocamın yarağının üzerine oturmuş, eğilerek kocamın dudaklarına yapışmıştı. Eniştem Ablamın götünü görmüş olacak ki, yarağını benim amcığımdan çıkarıp Ablamın götüne, kuru kuru sokmaya başladı. Ablamın çığlıkları ve bağrtısı ortamı biraz gerdi, ama Eniştem eliyle Ablamın ağzını kapattı. Ablamın aynı anda hem amdan hem götten sikilirken inlemeleri halen kulaklarımda…

Eniştem bana bakarak, “Domal escort sincan ablanın yanına!” dedi. Eniştemi hiç ikiletmeden domaldım Ablamın yanına. Offfff, neler oluyordu bu gece bana anlayamıyordum. Eniştem Ablamın götünden çıkardı yarağını ve benim arkama geçip yarağını götüme sokmaya başladı. Ablamın Enişteme daha önceden götten çok siktirdiğini biliyordum, ama bu benim ilk götten sikilişim oluyordu. Eniştem herhalde benim de çok götten sikildiğimi ve götümün yarak yemeye alışkın olduğunu düşünüyordu ki, insafsızca köklüyordu yarağını götüme, bağırmalarıma kulak asmadan. Bu arada kocam Ablamın başını bacaklarının arasına almış, yarağını Ablamın ağzına köklüyordu. Derken kocamın inlemesini duyduğumda baktım ki, kocamın beyaz yoğurt gibi dölleri Ablamın ağzına akıyordu. Ablam bir yandan yutkunuyor, bir yandan da kocamın yarağından çıkan dölleri yalıyordu…

Eniştem de götümden yarağını çıkardı, beni dizlerimin üzerine oturtup, kendisi ayakta, yarağını ağzıma verdi, sokup sokup çıkarmaya başladı. Eniştemin yarağı ağzımdayken titrediğini hissettim, Eniştem birden ağzıma ılık ılık döllerini fışkırttı. Eniştemin dölleri fışkırdıkça ben yutuyordum. Ama Eniştemin yarağından bu kadar çok döl çıkacağını hiç tahmin etmemiştim, kusacak gibi oluyordum, zor yuttum dölleri…

Tam olarak nezaman ve nasıl uyuduk hatırlamıyorum, ama öğleye doğru uyandığımda kocamla birlikte kendi yatağımızda yatıyorduk. Eniştemle Ablam çoktan gitmişlerdi. Nedendir bilmiyorum ama, bu olayın üzerinden tam 4 ay görüşmedik Eniştem ve Ablamla. O gece hakkında kocamla da konuşmadık hiç. Sonra bu suskunluğu biz bozduk ve Ablamlara gittik. Başta biraz soğukluk ta olsa, sonra sanki o gece hiç yaşanmamış gibi hayatımız devam etti. Zamanla herşey unutuldu, Eniştem ve Ablamla yine eskisi gibi normal görüşüyoruz. Ama ben o geceyi unutamıyorum, Eniştemin yarağını yemek, belkide ömrümce birdaha yaşayamayacağım bir şey. Kocamla sevişirken aklıma gelmiyor değil, geldiği anda ise hemen boşalıyorum. Offfff Enişte, Offff…

[Ayşe]

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Tatilde Karımı Side’de Siktiler!

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Merhaba; Bu yaşanmış hikayemi sizlere anlatmak istedim. Amaç yaşananları paylaşmak. Tatilde eşimle Antalya Side’ye gitmek için yola çıktık. Bayram arifesiydi. Bayram süresince kalacaktık. Özgürlük arıyorduk, değişik yer ve ortamlarda bulunmak bize zevk veriyordu. Çünkü dilediğimiz gibi davranıyorduk. Eşim harika bir kadın, fiziğide öyle. Aramızda hiç bir konuda kısıtlama yok. Arabamızla yola koyulduk, hava çok güzeldi. Antalya’ya yaklaştıkca hava dahada ısınıyordu. Yolda ıssız bir yerde mola verdik ve üzerimizdeki kalın giysileri çıkarıp yazlıklarımızı giydik.

Eşim diz üstü kiloş penye bir etek ve japone kollu bir bluz giydi, ben tişört ve şort. Rahatlamıştık. Yolda kırsalda tek tük satıcılar vardı. Eşim, “İstersen biraz meyve alalım.” dedi. Ben de kırmadım, “Hem hava alalım biraz.” dedim ve durdum. Zira yol yormuştu. Gelen geçen arabalarda dağın başında durup alışveriş yapıyorlardı. Sanırım o civarın köylüleriydiler. Neyse ben gölge biryer buldum oturdum, eşim ise yerde kasalarda olan meyvaları seçmek için yere çömelmişti. Satıcı 16 yaşında genç bir çocuktu. Aramızda baya mesafe vardı. Çocuğun gözleri karımın bacak arasındaydı, sürekli dikizdeydi. Eşim 2 adet muz alıp, “Şunları yiyelim, takrar alırız.” diyerek yanıma geldi ve alçak bir tabureye oturdu. Çocuk da yanımıza geldi, “Abi Tatile mi? Bayram gezmesi mi?” diyerek yanımıza sokuldu. Adı Mehmet miş, gözleri kaçamak yaparak karımın bacaklarına dalıyordu.

Bir ara başka müşteri gelince çocuk kalkıp tezgaha gitti. Eşime, “Çocuk gözlerini senden alamıyor.” dedim. “Hadi ya?” falan dedi, ama kendisininde farkında olduğunu söyledi. “Ozaman ona bir oyun oynayalım. Hem fantazi olur.” dedim. Karım da heyecanlanmıştı, “Olur ama fazla ileri gitmek yok!” dedi. “Bu sana bağlı, sen rahat davran.” dedim. Satıcı çocuk tekrar bize yaklaştı oturdu. Karım bacaklarını iyice açıyordu, farkında değilmiş gibi. Mehmet içine düşecekti. Karımın çişi gelmiş, “Tuvalet yok mu burada?” diye sordu. Mehmet de, “Az aşagıda bizim sincan escort bahçe var, yanında küçük baraka var, orası tuvalet. Burdan gözükmüyor ama 100 metre ileride ağaçlıkları dönünce.” dedi. Ben de, “Hadi git.” dedim. “Ben korkarım.” deyince, ‘Mehmet seni götürsün’ dememe kalmadı, “Abla ben götürürüm!” diyerek yerinden kalktı. “Gelen olursa tezgaha bakıver abi.” dedi. Ben de, “Siz gelene kadar biraz kestireyim, gözlerimi dinlendireyim.” dedim.

Mehmet önden, karım arkadan gittiler. Yamaç iniyorlardı, karımın elinden tuttuyor, arasıra inmesine yardım ediyordu. Gözden kayboldular. Önce gidip gitmemekte tereddüt ettim, ama sonra tam ters taraflarından indim. Barakanın önünde Mehmet diz çökmüş vaziyette idi. Fazla yaklaşmadım. Anlaşılan kapının altından karımı dikizliyordu. O an kapı açıldı, karım Mehmeti yerde o durumda gördü. Mehmet sıkılgan bir şekilde omuzunu büktü. Karım omuzuna dokunarak “Olur böyle şeyler…” gibisinden birşeyler konuştu. Sonra ne dediyse, Mehmet diz çöktü, başını karımın eteğinin içine soktu. Karım bacaklarını ayırmıştı. Kilotu dizlerine kadar düştü. Karım Mehmet’e amını dilletiyordu! 3-4 dakika öyle devam etti. Sonra Mehmet doğruldu, sikini çıkardı. Siki çok büyük değildi, ama dikilmişti. Karım tecrübesini konuşturarak Mehmetin sikini ağzına aldı…

Kısa bir süre sonra Mehmet karımı tuvaletin arkasına götürdü, karımın ellerini bir ağaca dayayıp arkasına geçti. Ben uzakta kalmıştım, ama karımın amına gidip geldiği gözüküyordu. Mehmet karımı oracıkta sikmişti! Karım üstünü başını toparlayınca ben o an orayı terk ettim, yukarı çıktım. Az sonra bunlar geldiler. Bu anlattıklarım 15 dakika gibi bir zamanda olmuştu. Karıma “Hallettin mi çişini?” dedim. “Hı hı!” diye yanıt verdi, “Ama su yokmuş, ben de Mehmetin diline sildirdim, ama sadece okadar!” dedi. Şaşırmıştım, “Ciddi misin?” dedim. Karım “Valla ciddiyim!” dedi, ama siktirdiğininden bahsetmedi. “Hep fantazimiz olsun demezmiydin? İşte sana fantazi. Baktım çocuktan zarar gelmez escort sincan dedim yaptım. Kızdın mı?” diyerek yüzümü okşadı. Mehmet’le vedalaşıp oradan ayrıldık. Yolda karım Mehmetin nasıl yaladığını anlattıkca benim yarrak dimdik oldu, “İyi ki sikmemiş seni!” dedim. “Vermezdim ki!” dedi.

Side’de motele yerleştik. Pansiyon gibi bir yer. Öylece kendimizi denizi gören bir tepe’ye attık, biralarımızı açtık, denize karşı soğuk soğuk içtik. Hava kararmak üzereydi. Karımın bacaklarını denize doğru açtım ve amcığını parmaklamaya başladım. Karımın amı iyice sulanmıştı. Oturduğumuz yer arka yol gibi bir yerdi, patikadan gelen geçen Turitler oluyordu. Fazla ileri gidemedik, oradan kalktık motele gittik. Yol yorgunluğu vardı, duş alıp uzandık. Sonra karımla bir güzel seviştik ve sikiştik.

Ertesi sabah eşim kahvaltı hazırlayacaktı. Biz ikinci kattaydık, merdivenler motelin ortasındaydı, mutfak ta aşağıdaydı. Karım üstüne ip askılı elbise giydi, dizlerinin üstündeydi boyu. Mutfağı ortak kullanacaktık. Motele, motel sahiplerinin oğulları bakıyordu, adı Serdal’mış. “Git çekinme.” dedim. Yumurta haşlayacaktı, bir de çay alacaktı. Gitti gerekli malzemeleri aldı geldi. Tedirgindi. “Ne oldu?” dedim. “Çocuk bana yiyecek gibi bakıyor, merdiven çıkarkende altan bacaklarıma bakıyordu. Döndüm, göz göze geldik, salak salak gülüyordu. Bu iki oldu, sen rahatsız olmayasın diye bahsetmedim.” dedi. “Takma kafana, birşey olmaz. Biraz rahat ol, tatilin tadını çıkar.” dedim.

Karım kahvaltıdan sonra güzelce giyindi, ben de öyle. Etrafı tanımaya çıkacaktık. Side de kalabalık bir çarşı var, esnaf ortamı var, ne ararsan bulursun. Gezdik, günün tadını çıkardık. Biralarımızı alıp motele geldik. Serdal moteli bırakamıyordu, bizden başka da kalan yoktu. Akşamları birkaç kişi gelip, gecelik kalıyorlardı, sezon açılmamıştı. Biralarımızı yudumladık. Akşam Milli maç vardı TV’de şifreli kanalda. Ben de maç hastasıyım, seyretmem lazımdı. Masada Serdal bana seyredeceğim yeri tarif etti. Ben sincan escort bayan saat dokuz gibi maç için kalktım, “Biter bitmez gelirim.” dedim. Karım, “Tamam geç kalma, hemen gel.” dedi. Çıktım, tarif ettikleri yere gittim. TV bozukmuş. Bu arada maç da başlamıştı. Başka yer de bulamayınca, bir kutu bira alıp içerek geri motelin yolunu tuttum.

Motele geldim hiç ses yoktu. Kata çıktım, kapının önünde masa sandalye vardı, girişler orta boşluktan olduğu için. Karım yattı uyudu herhalde diye düşündüm. TV ışığı vardı içerde. Kapının önündeki sandalyeye oturdum, biramı içip gireyim diye düşündüm. Ama bizim odanın perdesi 5-10 cm açık kalmış, duvar tarafından. İçeri baktım, karım Serdal’la sevişiyor! Serdal karımın bacaklarının arasında, kafasını karımın amına gömmüş bir vaziyette idi! Perdenin aralığından karımın yüzünü göremiyordum. Sadece Ahh’lama Ohh’lama sesleri geliyordu. İkiside çok rahattılar. Serdalın siki bayağı büyüktü. Sonra karım Serdalın sikini ağzına aldı. Karımın götü bana doğru dönüktü. Sonra Serdalı yatırıp sikinin üzerine oturdu, bütün hepsini aldı. Biraz öyle sikiştiler, sonra Serdal karımı sırt üstü yatırdı ve sikmeye devam etti. Serdalın gidip gelmeleri sıklaşmıştı, karımın ise kısık kısık iniltileri geliyordu. Derken Serdal karımın üzerine abandı ve öylece kaldı…

Hemen oradan uzaklaşmam gerektiğini anladım ve çabucak motelden çıktım. Bakkala gittim, ordan maç sonucunu öğrendim. Karıma telefon ettim, “Bira alıp geliyorum.” dedim, 3 bira alıp geri döndüm. Karım yatakta oturuyordu, ter içindeydi. “Bu ne hal?” dedim. “Çok sıcak!” dedi. Karımın dudaklarını öptüm, elimi amına attım, karımın amı vıcık vıcık’tı. “Offf amın yanıyor, ısırırım amını!” dedim. “Bekle duş alayım.” dedi, aldı geldi. Karımın amını yalayıp birgüzel siktim. Sonra birlikte duş aldık, giyindik ve kapının önüne çıktık. Hafif esinti vardı. Karım bana tebessümle öpücük kondurdu, “İyiki geldik buraya, çok rahatladım!” dedi. Bu konu hakkında karıma birşey söylemedim, ama o yaşananları aklıma getirerek, karımla 3 gün 3 gece sikiştik… Şu an itiraf ediyorum, yaşanmış iyi veya kötü ne varsa, bunlardan dolayı ve eşimin bazı kaçamaklarını bilmediğimi sanmasına rağmen, eşimle çok mutluyuz.

[Semih]

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Türbanlı Temizlikçi Fatma! (Cevdet 53 Y., Kocaeli)

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Merhaba, adım Cevdet, 53 yaşındayım. Eşim vefat edeli 6 sene olmuştu. Oğlum evli ve İstanbul’da. Eh, ben de emekli olunca kendime İzmit yakınlarında küçük bir Belde’de, bahçe içinde dubleks bir ev aldım, yerleştim. Haliyle temizlik için bir kadın aradım. Devamlı alış veriş yaptığım dükkan sahibinin yardımı ile Temizlikçi Fatma’yı buldum. Fatma 42 yaşında, hafif balık etinde, 1.70 boylarında, türbanlı bir kadın. 2 kızı var, biri evli, diğeri 18 yaşında, 2 yıllık bir meslek yüksek okuluna gidiyor. Fatma’nın kocası 60 yaşında, bir işkazasında belden aşağısı tutmaz olunca, malulen emekli olmuş.

Taşındığımda mevsim sonbahardı. Fatma önceleri sadece temizlik işlerini yapıp giderdi. Sonra bir gelişinde Fatma’ya, “Ya arada bir de iki yemek yaparsan iyi olur.” diye ricada bulundum. Şimdi haftada bir gün de öğlenden sonra gelip, yemek yapıp gidiyor. Önceleri bayağı mesafeli olan ilişkimiz, sonradan oldukça samimileşti. Arada bir dert yanardı Kocasından dolayı, “Napalım benim de kaderim böyleymiş!” gibi laflar eder, ben de kendisini teselli etmeye çalışırdım. Geldiği zaman doğru küçük odaya girer, kapıyı sıkıca kapatıp üzerini değiştirir, uzun geniş belden lastikli pazen bir etek ile üzerine kapalı bluz, üstüne de bir hırka giyer, işe koyulurdu. Ama bir gün baktım ki soyunduğu odanın kapısı aralık kalmış, gözüm takıldı. Fatma kazağını çıkardığında üzerinde siyah bir südyen, bembeyaz teni, küçük kavun büyüklüğündeki göğüsleri dikkatimi sincan escort bayan çekmişti. Tam gömleğini giydiğinde aynadan beni gördü ama tepki vermedi. Tabi ben hemen uzaklaştım kapıdan.

O gün, “Ya Fatma bu uzun etekle zor olmuyor mu? Bir eşofman altı giysene.” demiştim, aklına yattı sanırım. Artık havalar da ısınmaya başlamış, ben de şort giymeye başlamıştım. O gün Fatma en son Verandayı yıkamıştı. Çek-çek’le yerleri silerken birden ayağı kayıp düşünce, ben hemen koştum, koltuk altlarından tutup kaldırdım. Bir elini omzuma atıp, içerideki üç’lü koltuğa götürüyordum. Sanırım ayak bileğini burkmuş ve düşerken kolunun üzerine düşmüştü. Seke seke götürüp koltuğa yatırdım. Bir torbaya buzları doldurup önce ayak bileğine koydum, sonra, “Fatma çok ağrın var mı?” diye sordum. “Yok iyi geldi buzlar Cevdet bey.” dedi. Ben de, “Buzlar birsüre dursun ayağında, birazdan da Bengay ile ovarım.” dedim. “Tamam.” dedi. Daha sonra Bengay’ı alıp ayak bileğini ovmaya başladım. Fatma başını geri atmış, gömleğinin iki düğmesi açılmıştı, göğüsleri ve siyah südyeni ortadaydı. Beyaz tenini ve göğüs çatalını gördüğümde Fatma’dan ilk defa tahrik olmuştum.

Ayak bileğini ovmaya devam ediyordum. O sırada Fatma, “Ahh, ahhh!” diye hafif hafif inliyor, göğsü inip inip çıktıkça daha da tahrik oluyordum. Fatma, “Koluma da sürer misin Cevdet bey?” dedi ve kolunu sıyırmaya çalıştı, ama gömleğin kolu biraz dar olunca sıyıramadı. Ben de, sincan escort “Gömleğini çıkarman lazım Fatma, omzunu da ovmak gerekir.” dediğimde, önce yüzüme bir baktı durdu, sonra kalan 3 düğmeyi de çözerek gömleğini çıkardı. Manzara müthiş güzeldi! Fatma’nın bembeyaz teni, müthiş güzel ve kaymak gibi göğüsleri karşımdaydı. Omzundan başlayarak ovmaya başlamıştım. Ama ikimizin de nefesleri sıklaşmıştı. Bir anda dudaklarına yumuldum ve hızla öpüşmeye başladık. Dillerimiz dudaklarımız istem dışı şehvetle birbirini öpüp emerken, benim ellerim de Fatma’nın göğüslerini, vücudunun her yerini okşuyordu. Südyenini çıkardığımda, balon gibi olmuş göğüsleri serbest kaldı. Tam göğüslerini ağzıma alıp emeye başladım ki, Fatma derin bir “Ooooohhh!” çekti. O an ben de tişörtümü çıkardım, sonra da Fatma’nın eteğini bir çekişte çıkarıp attım. Fatma da benim şortumu külodumla beraber çekmiş çıkarmıştı.

Bir an durduk ve Fatma’yı kucaklayarak yatakodasına götürdüm ve yatağın üzerine yatırdım. Külodunu sıyırdığım gibi amına dudaklarımı yapıştırdım. Hafif kıllı amını yalamaya başlamıştım. Dilim amının derinliklerine inip dilledikçe, Fatma çılgın gibi inliyor, “Ohhhhh, aaaahhh!” çekiyordu. Üzerinde döndüğümde (69 pozisyonunda) sikim tam Fatma’nın dudakları hizasına gelmişti. Fatma sikimi elleri arasına almış ovmaya başlamıştı. Ben onun amını dilledikçe, artık Fatma da benimkinin başını ağzına alıp emmeye başladı. O an ilk defa Fatma sesizliği escort sincan bozup, “5 senedir ilk defa!” dedi ve yalamaya devam etti. Bir an Fatma haykırır gibi “Aaahhhh!” çektiğinde, amının suları akmaya başladı, ilk Orgazmını yaşıyordu. Sikimi adamakıllı emerken ben de artık boşalmak üzereydim. “Geliyorum Fatma!” dediğimde, Fatma sikimi ağzından çıkarmış, ben de patlamaya başlamıştım. Fatma benimkini sıkı sıkı tutmuş göğüslerinin arasına yerleştirmişti. Tüm yüzü, göğüsleri, göbeği spermlerimle dolmuştu…

Dönüp çarşafla üzerimizi sildik, sıkıca birbirimize sarılmıştık, dudaklarımız birbirine kilitlenmiş, tekrar öpüşmeye başlamıştık. Sikim Fatma’nın bacaklarının arasına kaymıştı. Birden Fatma benimkini avuçlamış, 31 çeker gibi oynarken, tekrar sertleşmeye başlamıştım. Dudaklarımı göğüslerine yapıştırmış emiyordum. Sikim tekrar sertleşmiş, kazık gibi olmuştu. Birden kalkıp Fatma’nın bacakları arasına geçtim, sikimi tutup Fatma’nın amına yerleştirmemle köklemem bir oldu. Fatma’nın daracık amına girdiğimde sikim yanıyordu sanki. Önce yavaş yavaş gidip geldim. Fatma artık kendinden geçmiş, zevkten inlerken, birden hızlanmaya başladım. O anda Fatma’nın inlemeleri haykırmaya dönüşmüştü. Bir an durduğumda Fatma kendini kastı, ben de bir an kendimi çekip hızla tekrar amına köklediğimde, Fatma öyle bir böğürdü ki, bacaklarını sırtımda birleştirip beni kendine yapıştırarak Orgazm olmaya başladı. Aynı anda ben de Fatma’nın içine fışkırmaya başladım…

O vaziyette birbirimize kenetlenmiş halde bir müddet kaldık, dinlendik. Sonra Fatma, “Artık benim Erkeğim sensin Cevdet bey! Bundan sonra ne istersen yaparım, yeter ki beni hep böyle sik!” dedi!

[Cevdet]

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Ben Adamla Sikişirken Karısı Bizi Seyrediyordu!

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Slm, ben Düsseldorf’tan Melek. 32 yaşındayım ve dulum. Çoğu zaman ‘Kaymak Gibi Sikilen Amlar’ sitesine takılıp burdan ilginç seks hikayeleri, seks itirafları okuyorum, ve okurken bile orgazm oluyorum. Hatta bazı hikayeleri okurken sanki kendi hayatımı okuyorum, bazı olaylar sanki beni anlatıyor gibi. Ben de sizlere başımdan geçen ilginç bir olayı yazmak, sizlerle paylaşmak istedim. Belki size garip gelecek ama bunları gerçekten yaşadım ve halen de yaşıyorum.

Geçen sene Düsseldorf’a bir saat mesafedeki bir şehire diskoya gittim. Disko çıkışı oldukça sarhoştum, araba kullanamıyacak kadar içkiliydim. Diskonun önünde bir bankın üstüne oturdum, temiz hava almak ve kendime gelmek istiyordum. Diskodan çıkan birçok erkek beni “götürmek” istedi, ama ben artık bu tür olaylardan bıkmıştım, değişik birşeyler istiyordum. Oldukça seksi popumu örtecek kadar uzun kıvır kıvır saçlarımla, mini kiyafetlerimle, 7’den 70’e tüm erkekleri delirtiyordum. Gelen geçen beni hemen oracıkta sikecekmiş gibi bakıyordu. Ben de az değilim yani, millete azıcık ucundan gösteriyordum ama kimseye vermiyordum. Derken bir karı-koca yanımdan Türkçe konuşarak geçtiler. Adam beni kastederek karısına, “Şuna bak, tangası görünüyor resmen, güzelde amı varmış, sikmek isterdim.” dedi. Karısı da “İstersen götürelim sik, ne dersin aşkım?” dedi.

Ben hiç oralı olmadım, daha doğrusu adamın karısından çekindim eryaman escort biraz. Bunlar yanımdan uzaklaştılar. Ben kısa bir an düşündükten sonra kendi kendime (Kızım istediğin değişiklik bu, fırsatı kaçırma!) diyerek peşlerinden koştum ve Almanca, “Sigaranız var mı?” diye sordum. Adam, “Biz kullanmıyoruz, ama şurda az ileride açık bir büfe var, ordan sana alalım.” dedi. “Tamam.” dedim ve birlikte yürümeye başladık. Yolda bana sorular sormaya başladılar, “Nerelisin?” gibi, ben de, “Macaristanlıyım.” diye cevap verdim. Havadan sudan sohbet ederek yolumuza devam ettik. Arada sırada nasılsa ben anlamıyorum diye, kendi aralarında Türkçe konuşuyorlardı. Benim Türk olduğum akıllarının ucundan bile geçmiyordu. Ben çaktırmadan oyuna devam ediyordum, Almanca konuşuyorduk. Büfeye geldik, adam bana bir paket sigara ve çakmak aldı ve sigaramı yaktı. Sonra, “Sigaranın yanında kahve iyi gider, istersen sana bir ‘Türk Kahvesi’ ikram edelim.” dedi.

Ben de, “Bilmem ki, olur mu?” deyip karısının gözlerine baktım. Karısı, “Neden olmasın? Evimiz iki sokak ötede, buyur bir kahvemizi iç.” dedi. “Tamam, içeyim ozaman.” dedim ve evlerine gittik. Kadın mutfağa bana kahve yapmaya gitti. Gitti ama gelmek bilmedi. Adam karşıma oturmuş ikide bir sikini tutuyor oynuyordu. Ben de özellikle bacaklarım ayrık bir şekilde oturuyordum, yani benim mal meydandaydı. Adam, “Çok sexy tangan var, rengi eryaman escort bayan de güzelmiş, beyaz!” dedi. Ben de, “Beyaz değil, kırmızı!” dedim. “Yok beyaz!” dedi, ben de, “Hayır kırmızı!” dedim. “Görmeyince inanmam, göster.” dedi. Eteğimi kaldırdım gösterdim. Adam gülerek, “Ben de bunu istiyordum, güzel amın var, yalayıp sikmek isterdim.” dedi. “Nasıl olacak? Karın ne der?” dedim. “Karımla anlaştık zaten, seni sikmek için kahveyi bahane ettik.” dedi.

Kahve birtürlü gelmiyordu. Ben kahveyi beklerken adam fermuarını açtı ve koca kalın sikini çıkartıp bana gösterdi, “Kahveden önce istersen gel bunun bir tadına bak.” dedi. Gözüm kapıdaydı, karısının haberi vardı biliyordum, ama yinede ya gelirse diye biraz tedirgindim. “Korkma karım gelmez!” dedi, beni kolumdan çekerek sikini ağzıma verdi. Saçlarımı eline doladı, iki eliyle sikini ağzıma bastırıyordu. Sikini tümden ağzıma sokmaya çalışıyordu. Adam zevkten dört köşe olmuş, acayip sesler çıkartıyordu, ben ise gözüm kapıda, çekinerek de olsa, güzelce yalıyordum. Siki çok hoşuma gitmişti, emiyor, ısırıyor ve yalıyordum. Sonra aynısını o da bana uyguladı, amımı emiyor, yalıyor, arada bir de parmağını sokuyordu. Amımı epeyce bir yaladıktan sonra, “Gel otur üstüne, sikimi gömecem sana!” dedi. Beni ters çevirerek oturttu üstüne, alttan girdi amıma. O koca siki nerdeyse ağzımdan çıkacak sandım.

Süper sikiyordu, escort eryaman epeydir böyle güzel sikilmemiştim, hayal edilemiyecek kadar çok zevk alıyordum. O uzun ve kalın siki amımın derinliklerine girip çıktıkça, dayanamayıp ben de bağırmaya başladım. Sikinin üstünde mest olmuş bir şekilde hoplayıp zıplarken, birden kapıda beliren karısını görünce dondum kaldım. Nedense karısından çekiniyor ve utanıyordum. Ben bir an duraksayınca, karısı bana, “Çekinme, devam et! Kocamın siki güzeldir, iyi de siker, sende payını al!” dedi. Ben yinede zıplamayı bıraktım, adamsa alttan geçirmeye devam etti. Arada bir pozisyon değiştirerek bir güzel sikti beni. Tam istediğim gibi sertçe, hunharca sikti. Karısıda yeri geldi beni okşadı öptü, yeri geldi bacaklarımı tuttu, kocasının beni sikmesine yardımcı oldu. Adam amımın hakkını verdikten sonra, yine karısının yardımlarıyla, beni domaltıp götten de sikti.

O gece ön arka demeden sabaha kadar sikildim. Sabah arabama atladım Düsseldorf’a döndüm. Zaman zaman beni yine çağırıyorlar, gidip siktiriyorum kendimi. Karısı biz sikişirken artık sadece seyretmiyor, artık o da bizimle beraber sex yapıyor. Kocası götümü sikerken karısı da, ya benim amımı yalıyor, yada bana kendi amını yalatıyor. Muhteşem sex hayatımız oldu ve uzun zamandır da böyle devam ediyor. Şu sıralar bir Alman erkek arkadaşım var, ama onunla, o karı kocadan aldığım kadar çok zevk almıyorum. Bir gün onu da tanıştıracam onlarla, grup yapmayı kafama koydum iyice. Ne yapayım, sikilmeye doymuyorum 🙂

Tüm sikici erkeklerin kalkmış yaraklarından ve azgın kadınların ıslak amlarından öpüyorum!

[Melek]

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

İngiltere’ye Götürürken Gemide Baldızı Siktim!

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Merhabalar, adım Niyazi, 25 yaşındayım ve evliyim. Karım 21 yaşında. Londra’da yaşıyoruz. Aslen ailecek Konya’nın bir ilçesindeniz. İzin zamanı çoluk çocuk arabayla Türkiye’ye gittik. Vardığımızın ertesi günü baldızla bacanağım hoşgeldiniz demeye geldiler. Bu arada baldız daha 19 yaşında, dehşet bir kadın, henüz çocuk yapmadı, nefis diri vücutu beni ne zamandan beri çıldırtıyordu. Baldıza karşı bir duygu düşünüyordum, fakat ya olmazsa, baldız karşılık vermezse yuvam bozulur diye içimde bir korku vardı. Evliyim, çocuklarım var, mutlu bir yuvam var, bozulmasını istemezdim.

Benim baldız bilen kişidir, her zaman kendisi konuşur, bacanağa pek laf söyleme fırsatı bırakmaz. Baldız konuyu açtı, “Niyazi abi, bizim bey iflaz etti, artık çıkar bir yolu yok, ne yapacağız bilmiyoruz, bütün ümitlerimiz kesildi, tek çare bizim İngiltere’ye gitmemiz.” dedi. Ben de bu işin sandıkları kadar kolay olmayacağını söyledim, “Her şeyin bir bedeli var, bu bedeli çok ağır ödersiniz. İkiniz birden aynı anda zaten gidemezsiniz. Sen burda, beyin orada baya zorluklarla karşılaşırsınız. Bu iş size en azından bir beş yıla mal olur.” dedim. “Olsun, burda birlikte aç yaşamakdansa, birimiz orda birimiz burda tok yaşamak daha iyidir.” dediler. Ben de, “O zaman baldız, ben bir çaresine bakayım, bacanağı İngiltere’ye getirme yollarını bir araştırayım, çaresini bulursam, her konuda yardımcı olurum.” dedim ve konu o şekilde kapandı.

Birkaç gün sonra baldızla bacanak bizi evlerine davet ettiler. Vardık. Bize tabiki izzet ikram bol. Yine İngiltere’ye götürme konusu açıldığında ben pek oralı olmadım. Baldız, “Ne oldu enişde, götürmeye niyetin yok mu? Bizi düşünmüyor musun yoksa?” dedi. Ben de, “Baldız araştırıyorum daha. Valla elimden gelse, bavula kor götürürüm sizi.” dedim, güldü. İzin bitimine bir hafta kala baldızlar tekrar geldiler, “Bizim iş ne olacak?” diye sordular. Ben de, “Baldız, işin en kolayı ilk seni götürmek. 5 yıl sonra da sen beyini götürürsün. Ablayın rızası olursa seni götürebilirim.” dedim. Benim hanım da, “Kocacığım madem elinde bu şekil eryaman escort bir fırsat varda neden denemiyorsun?” dedi. Hanıma, “Ohalde sen çocuklarla burada kal, ben senin pasaportunla bacını götürüyüm. İngiltere’ye varınca sana pasaportunu ve uçak bileti yollarım, sonra sen çocuklarla atlar uçağa gelirsin.” dedim. Baldızla hanım sima olarak birbirine çok bezediği için kafasına yattı, direk kabul etti. İzin dönüşümüz belliydi, baldıza o gün hazır olmasını söyledim. Dönüş günü geldi, ben baldızla bindim arabaya. Pezvenk bacanak da, “Aman bacanağım bizi haberdar et her zaman, yoldan ara sürekli.” dedi. “Üzülmeyin her yolu deneyeceğim.” dedim ve çıktık yola.

Yolda giderken baldızda sessizlik hakimdi, ama normaldi kocasından ayrılıyordu, nede olsa bir yuvası vardı. Benim kafam da geçeceğimiz gümrüklerle meşguldü. Gümrüklerden geçişi kolaylaşdırmak için Yunanistana girecektim, oradan gemiyle İtalyaya geçecektim. Türkiyeden geçerken baldıza yolun durumunu anlattım, “Baldiz şimdi senle benim enişde baldız olduğumuzu anlamamaları gerekiyor, durumu çaktırmamak için bundan sonra karı koca muamelesi olacak.” dedim. Baldız da, “Enişde ben salakmıyım, biliyom. Nerede ne gerekiyorsa ben iklime uyarım.” dedi. İpsalaya geldik, arabada sıra bekliyoruz. Sıra bize yaklaştıkça baldız daha çok heyecanlanıyordu. Tam gümrüğe geldik, önümüzde bir araba var, “Baldız dışarı çıkalım biraz.” dedim ve arabadan çıktık. Baldıza, “Baldız burda heryerde kameralar var, içerden herkesi inceliyorlar, yalandan öpüşelim de anlamasınlar.” dedim. Baldız hemen dudağıma yapıştı, önümüzdeki araba gidene kadar öpüştük, sonra bindik arabaya, sıra bize geldi. Pasaportları verdik, gümrük memuru bize bakarken, baldız elini bacağıma atmış okşuyordu. Yunanistan’a girdik.

“Baldız, şimdilik tamam, gemiye kadar zorluk yok bundan sonra.” dedim ve baldızı rahatlattım. Baldız, “Heyecandan altıma işeyecektim valla, bir yerde dur da çişimi yapıyım enişde.” dedi. Birkaç km ileride sakin bir yerde tarla kenarına durdum. Baldız koşarak tarlaya girdi, dört beş metre eryaman escort bayan ileride eteğini beline topladı, külodunu indirdi ve işemeye başladı. Baldız işerken amını götünü görebiliyordum. Sikim kalkmıştı. Baldız işemesini bitirdi, külodunu çekti, eteğini düzeltti, geldi arabaya. Yola devam ederken benden hiç bir tepki yoktu, çünkü en ufak bir hatam yuvama mal olur düşüncesi vardı. Bu arada aileme de her zaman telefonla bildiriyoruz durumu. Neticesinde gemiye binilecek yere geldik. Gemide kabinli bir oda aldım, bindik gemiye. Arabayı gemiye park edip yukarı odamıza çıktık. Baldıza, “Baldız önce sen bir duş al, sonra ben alayım, sonra da yemeğimizi yiyelim yatalım.” dedim. Sırayla duş aldıktan sonra odadan çıktık restorantta yemeklerimizi yedik.

Yemekten sonra odaya geri döndük. Artık istirahat vakti gelmişdi. Baldızı sikmeyi okadar çok istiyordum fakat bu ana kadar baldızdan en ufak bir yaklaşma yokdu bana karşı. Kabine girince, “Baldız yatak küçük, sen yat, ben yerde yatarım.” dedim. Baldız da, “Enişde ayıp olur, sen günlerdir direksiyon kullanıyon, yoruldun, sen yat, ben de yanında idare ederim.” diye ısrar etti. Ben soyundum yattım, üzerimde sadece şort vardı. Kabin çok sıcaktı, baldız da geceliğini giydi, yanıma yattı. Rahat sığalım diye benim yüzüm kabine dönük, baldız da arkası bana dönük, sırt sırta yatıyoruz. Birbirimize iyi geceler, iyi uykular diledik fakat bende uyku namına bişey yok. Baldızın sıcacık götü benim göte değdikce benim sik kalkmaya başladı. Korkudan bişey yapamıyorum, baldızı bekliyom, ilk teklif ondan gelsin diye. Baldızdan da en ufacık bir hareket yok.

Aradan yarım saat felan geçince ben yönümü baldıza döndüm. Baldız götünü sikime dayadı. Ben de uyku manasıyla, sanki karımla yatarmış gibi, ellerimi attım baldızın bacaklarını okşamaya başladım. Sikimi ağır ağır baldızın götüne bastırıyorum, baldızdan ses yok. İçimden (Şükürler olsun, bu iş olacak galiba!) deyip okşarken baldız elimi tuttu bacaklarından çekti, hemen külotunu çıkarttı, südyenini çıkarttı ve “Deli ettin beni escort eryaman enişde, şimdiye kadar hep bekledim, ama senden hareket yok, sabrım kalmadı, yeter artık dayanamıyorum.” deyince filimler kopdu. Hemen başladık öpüşmeye ve sevişmeye. Baldıza, “Baldız seni çok arzuluyordum ama senden bir şeyler bekledim, yoksa yuvam yıkılır diye korkuyordum.” dedim. Baldız da, “Korkma enişde, şu an sen ve ben varız, başkalarını düşünme.” dedi.

Sonunda istediğim olmuştu, sabrın sonu selametmiş. Baldızın memelerini yalayarak o mis gibi amına indim. Amını deli gibi yaladım, iyice kudurttum baldızı. Baldız dayanamayacak hale gelmişdi, “Enişde delirtme beni, sik artık.” diye yalvarmaya başladı. Baldıza önce biraz sikimi yalattım, sonra da yavaşca amına yerleştirdim. Baldızın amı iyice kızışmıştı, siktikce amının suları akıyordu. Baldız altımda kıvranıyor, “Bitirdin beni enişde.” diyerek durmadan boşalıyordu. Ben de hızlandıkça hızlanıyordum. Sonunda boşalacağım zaman sikimi baldızın amından çıkardım ve amının üzerine boşaldım. Baldızı o gece gemide sabaha kadar siktim. İtalyada gemiden indik, yolda gittiğimiz yerlerde duruyorduk, baldızla sikişip öyle devam ediyorduk yola. Bu arada ben baldızı sikerken hanıma telefon ediyordum ‘Biz iyiz, yolculuk iyi gidiyor, merak etmeyin’ diye. Baldız kocasıyla konuşurken de ben baldızın amını yalıyordum, ben konuşurken baldız sikimi emiyordu. Ben İtalya’da baldızla sikişirken herkes bizi İngiltere’de zannediyordu. İtalya’yı sikişe sikişe dört günde anca geçdik…

Nihayet İngiltere’ye, eve geldik. Valizleri koyduk, baldızla hemen banyoya girdik. Baldız yıkanırken tahrik oldum, baldızın amını yaladım ve baldızı banyoda sikmek istedim. Baldız, “Bacımı siktiğin yatakta sikişelim doyasıya, bacım gelmeden.” dedi. Ben de duş aldıktan sonra yatağa girdik, evden 3 gün ayrılmaksızın baldızı sikdim. Sonra hanımın pasaportunu ve uçak biletlerini gönderdim. Hanım çocuklarla bir hafta sonra geldi.

Şimdi baldız, hanım ve çocuklar beraber yaşıyoruz, ama hanımın hiçbir şeyden haberi yok. Zavallı karıcığım seviniyor ‘Bacımı İngiltere’ye getirdi’ diye. Bense halen fırsatını buldukça baldızı sikiyorum, ve enaz 5 sene daha sikmeye devam edecem, bacanak İngiltere’ye gelene kadar. Gerçi pezevenk bacanağı getirmeyi hiç düşünmüyorum ya 🙂

[Niyazi]

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Badanacı Şükrünün Komşukızı Dilek! (Levent 38 Y., Ankara / Türkiye)

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Selam arkadaşlar. Çarşamba günüydü, Gülsüm, “Hayatım evi badana yaptıralım.” dedi. Genelde Gülsüm (bildiğiniz sevgilim) haftanın dört günü bende kalır, diğer günler evine giderdi. Bazen yeğeni Arzu’nun evine gider, Nihat’ı azdırır sonra yaptıklarını, bana büyük bir zevkle anlatırdı. Hatta bir keresinde Nihat Gülsüm’ün ağzına vermiş, aşağıdan da arzu Gülsümün amını yalamakta imiş. Bizimki öyle bir boşalmış ki zevkten Nihat’ın yarağını biraz fazla ısırmış ve kanatmış. Bunu bana kahkahalarla anlatmıştı.

Her neyse evi boyatmaya karar verdik. Benim işyerinin yanında bir mağazada, ara sıra götten siktiğim esmer bir sekreter vardı, ismi Lale. Bir konuşma esnasında ona, “Ya, badanacı tanıdığın var mı?” diye sordum. Lale bana, “Var, Şükrü amcayı çağırayım bir konuşun.” dedi. Bir saat kadar sonra Şükrü bey geldi. Konuştuk, Cumartesi – Pazar için anlaştık. Gülsüm’e telefonda hafta sonu badana yaptıracağımı söyledim. O da bana, “Badana boya işi bitsin, sen bir şeye dokunma, ben evi daha sonra toplarım.” dedi.

Cuma gecesi yalnız yattım. Gülsüm yoktu. Yorgunluktan olacak çabucak uyumuşum. Rüyamda Gülsüm taksi ile eve geliyordu. Şoföre adres tarif etmek istedi. Şoför sağol abla demek için arkasına döndüğünde iki saniyeliğine de olsa Gülsüm’ün külotunu gördü. Nefis bacaklar arasında bembeyaz külot inanılmaz tahrik ediciydi. Gülsüm adamın durumunu görünce alay eder gibi bacaklarını biraz daha ayırdı. Şoför resmen çıldırıyordu.

Adam gizlice sikini çıkardı ve Gülsüm’e, “Abla şöyle biraz ortaya gel, arkayı göremiyorum.” eryaman escort deyip kızı tam amını görecek pozisyona getirdi. Gülsüm de alevlenmişti. Adamı can evinden vurmak için yavaşça külotunu yana çekti ve camdan dışarı bakarak, hiç bir şeyden haberi yokmuş gibi amını üstten hafif hafif kaşımaya başladı. Amı sırılsıklam olmuş, nefis orgazm kokusu arabayı sarmıştı. Adam artık sikini alenen eline aldı, bir eli sikinde, bir eli de kah direksiyonda, kah çaktırmadan Gülsüm’ün bacaklarında idi.

Gülsüm baktı ki adam bir kaza yapacak, öne doğru eğilip adamın taş gibi sikini kendi tükürüğü ile am sıvısını karıştırdığı eline alıp oynamaya başladı. Adam çıldırmış direksiyonda olmayan elini artık alenen Gülsüm’ün amına sokmuş, parmağı ile kızı sikmeye başlamıştı. Birden Gülsüm’ün eli menilerle kaplandı. Kendisi titreyerek orgazm olduğunda ben uyandım…

Boxer şortum sırıl sıklamdı. Boşalmıştım. Kalktım, rüyanın etkisini bir duşla attıktan sonra ayaküstü kahvaltımı yaptım. Saat 10:00 gibi kapı çaldı. Elimde çay vardı. Gittim, kapıyı açtım. Şükrü bey gelmişti, ama yalnız değildi. Yanında 18 – 19 yaşlarında bir kız vardı. Merhabalaştık, Şükrü bey bana, “Komşumun kızı Dilek, annesi temizliğe gitti, o nedenle yanıma aldım, ama herhangi bir mahsuru varsa Dilek arabada bekler.” dedi.

Ben de ona hiçbir sorun olmayacağını söyledim. İçeri girdik. Dilek en dipteki odaya geçti. Biz Şükrü amca ile (yakınlaştık amca demeye başladım) ilk olarak yatak odamdan başladık. Şükrü acayip iyi bir usta idi ve tam eryaman escort bayan 1 saatte yatak odamı komple boyadı. Daha sonra içeri odalara geçti. Biz Dilek’le yatak odamı yerleştirmeye başladık.

Dilek 19 yaşında olduğunu söyledi. Kendisi kumraldı, ela gözleri vardı. 1.65 cm boyunda idi ve incecikti. Üzerinde penye uzun kollu bir strech tişört vardı. Belli ki sütyen kullanmıyordu. Memeleri ufacıktı ama uçları üzerindeki bluzu delecek gibi sivriydi. Altında uzun bir etek vardı ama kumaşı incecik olduğundan her hareketinde kalçalarına, bacaklarına yapışıyor, bazen bacaklarının arasına girip gencecik amının bütün sırlarını ortaya koyuyordu…

Müthiş tahrik olmuştum. Belli ki henüz akşamki rüyanın etkisinde idim. Ancak yapacak fazla bir şey yoktu, çünkü Şükrü amca içeride badana yapıyordu. Emanete dokunmak olmamalıydı. Ama gel de bunu beynime, sikime anlat. Taş gibi olmuştu bir kere.

“Dilek, şu kutuyu dolabın üzerine koyalım, sen merdivene çık ben seni aşağıdan tutarım!” dedim. Dilek Hafifçe ve tahrik edici bir gülümseme ile yüzüme baktı. Vücuduma hafifçe sürtünerek aradan geçti. Ölecek gibi olmuştum. Kalbim son hızla atıyor. Yarrağım tıpkı ikinci bir kalp gibi ancak sadece cinsel arzularımı yönetiyor, Dileği bir an önce sikmem gerektiğini sanki taşşaklarıma fısıldıyordu. Yanıyordum.

Dilek Merdivene çıktı, kutuyu eline verdim, alttan bacakları ile karışık kalçalarını tutarak, “Aman dikkatli ol!” diyor, elimi ise arkadan bacak arasına kaydırmaya çalışıyordum. Birden kutuyu hızla yerine escort eryaman koydu, arkasını dönerek eteğini kaldırdı, amını tüm ihtişamı ile ağzıma verdi. Külotu yoktu. Sanıyorum banyoya gittiğinde amını temizlemiş ve o zaman çıkarmıştı. Ölmüştüm sanki. Alevler içinde idim. Yarağım at yarağı gibi olmuştu sanki. Bu nasıl bir kızdı Tanrım. Bu neydi böyle?

İçeriden Şükrü amcanın ıslık sesleri ve badana yaparken çıkardığı fırça sesleri geliyordu. Rahattım. Bütün gücümle amı ağzıma bastırdım. Yanlarını ısırmaya, emmeye başladım. Dilim sanki bir sik olmuş amın suyunu yara yara derinlere doğru gidiyordu. Çıldırıyordum. Ellerimi küçücük enfes kalçalara dolamış, ağzımı görmüş olduğum belki en güzel, en taze, en şehvet kokan ama yapıştırmış halde yarım saat boyunca Dileği tam üç kere boşalttım. Artık sıra bende idi. İncecik belini kavradım, aşağı indirdim. Yere yatırıp eteğini kaldırdım.

Göğüslerini kopartırcasına avuçladım ve neredeyse artık morarmış sikimi hiçbir şey sormadan amcığının yarığına dibine kadar soktum. Birkaç dakika siktikten sonra içine boşaldım. Belki 20 saniye fışkırdım. Her meni fırlayışında Dileğin etini, göğüslerini biraz daha sıkıyor, kızı resmen parçalıyordum. En sonunda bitti…

Ben de bitmiştim, inanılmaz bir tatlı bir yorgunluk seli içinde idim. Üzerime çıktı, beni dudaklarımdan, yüreğindeki tüm ihtirası içime akıtırcasına öptü. Dili ağzımın içinde, sanki yüreğime mutluluk tohumları ekiyordu. Baktım, gözleri dolmuştu. Bana, “Sevgilin var mı?” diye sordu. “Evet, var.” deyince gözlerinden iki damla yaş süzüldü ve “Beni ilk sen sikmeliydin, ben ilk senin olmalıydım…” diye fısıldadı. Ayağa kalktı utanıyordu. “Beni ilk Şükrü amca sikti.” dedi ve koşarak uzaklaştı. Bir daha onu görmedim. Ama asla unutmadım.

[Levent]

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

20’lik Jale’nin Daracık Amını Siktim! (Taner, 35 Y., Istanbul)

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Merhabalar, ben 35 yaşında 1,80 boyunda ve tam 100 kiloda, yapılı görünümü olan biriyim. Yaşadığım, ve halen yaşamakta olduğum bu güzel sex olayımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ben bir textil fabrikasında çalışıyorum. Beraber çalıştığım Jale isimli bir kız var. Jale, 20 yaşında, 1.60 boyunda, yaklaşık 40 kg da, çok güzel yüz görünümü olan bir kız. Aramızda hiç abartısız 60 kg fark var, neredeyse benim üçte birim. Onunla aramızda sadece abi kardeş ilişkisi vardı, sürekli şakalaşırdık onunla. Jale bana devamlı “Çok yakışıklı olduğumu” söylerdi. Tabiki yakışıklı değildim, ama onun gibi güzel kız tarafından bunları duymak hoşuma gidiyordu.

Bir gün yine beraber çalışırken bana “Taner abi, birgün bir kafeteryaya gidip, başbaşa çay kahfe falan içsek ya…” dedi. Ben “Tamam gitmesine gideriz ama, ben evliyim, sen ise bekar bir kızsın, ya tanıdık birileri görürse ne yaparız?” dedim. “Bizde bizi kimsenin tanımadığı yabancı bir ilçeye gideriz…” dedi. “Ozaman olur.” dedim ve salı günü için sözleştik.

Salı günü buluştuk ve bir pizza salonuna gittik. Pizzacıda bana “Abi” demeyi kesti ve ismimle hitap etmeye başladı. Ben tabi biraz şaşırdım, ama hiç üstünde durmadım. Bu başladı “Benden nekadar hoşlandığını, beni arzuladığını, hatta benimle beraber olmak istediğini” ankara escort bayan söylemeye. Bunun bu kadar açık konuşmalarına şok oluyordum. “Bak Jale kızım, sen bana göre hem çok küçüksün, hem de çok fazla güzelsin, kendini evlendiğinde ilk gece kocan için saklamalısın.” dedim.

“Artık böyle bir şansı olmadığını ve daha önce birisiyle ilişkiye girdiğini, kızlığının bozulduğunu ve benimle beraber olmak istediğini” söyledi. Bende gönül rızasıyla kabul ettim, çünkü küçücük ve tazecik bir am sikecektim. (Bu arada benim yarak ta biraz iridir, tam 22 cm ve bayağı kalın, iki çocuk annesi karım bile zorlanıyor içine alırken.) Jale ile bir pazar günü için sözleştik. Ama zavallı Jale başına neler geleceğinin henüz farkında değildi.

Arkadaşımın boşta olan dairesi vardı, anahtarlarını aldım. Pazar günü Jale ile buluştuk ve oraya gittik. Vardığımızda ilk önce tuvalete gidip, Jaleye çaktırmadan yanımda getirdiğim geçiktirici kremi sürdüm. Gelirken bir şişe viski almıştım, getirmemi Jale istemişti, başladık içmeye. Jale içkinin de etkisiyle başladı soyunmaya. Birkaç saniye sonra üzerinde hiç bir şey kalmamıştı, karşımda çırılçıplak duruyordu. Gözlerime inanamadım, iki avucumu birleştirdiğimde içine sığıcak kadar küçük bir poposu vardı, göğüsleri escort ankara de elma yarısı kadardı.

Ben başladım göğüslerinden aşağı doğru yalamaya. Amına indiğimde ise amı okadar küçüktü ki, dilimin yarısı içine zor giriyordu. 10-15 dakika kadar yaladım her tarafını, hatta götünü bile. Jale’yi dilimle orgazm etmiştim, o küçük amcıktan akan zevk ve orgazm sularını size anlatamam…

“Hadi artık sende soyun. Ben de senin yarağını ağzıma almak istiyorum.” Dedi. Hemen soyunmaya başladım, en son kilotumu da indirince, bu birden benden 1-2 metre uzaklaştı. “Ne oldu, korktun mu yoksa?” dedim. “Taner bu ne böyle? Ben bunun kafasını bile alamam içime, çok acır. Beni ilk siken çocuğun siki küçücük birşeydi, hem sadece bir kez sikti beni…” dedi.

“Korkma, sana acıdan fazla zevk yaşatacam, alabildiğin kadarını sokarım.” dedim. Domalmasını söyledim, ve ben arkasına diz üstü çöktüm. Başladım arkadan amına sürtmeye. Yarağımın ucu bile amının tamamını kapatıyordu. Sürte sürte bu iyice zevk almaya başladı ve kendini tamamen gevşetti. Yavaşça kafasını sokmaya başladım. “Devam et.” diyordu. Ben eğer geciktirici sürmeseydim, şu ana kadar kesin birkaç kez boşalırdım. Onun kaç kez boşaldığını bilmiyorum…

Ben hiç geri çekmeden yarağımı yavaş yavaş bastırıyordum, ankara escort kafası tamamen içine girmişti. “Bak kafasını bile alamam dedin ama şu an içinde.” dedim. Bir ara başladı kendini geriye doğru ittirmeye ve hafifçe sesler çıkarmaya, zannedersiniz ki birisiyle iddalaşmış “Hepsini alacam diye”…

Bu arada ben yavaşça ileri geri yapmaya başladım. O daracık amın bol sularından sikim iyice ıslanmış ve biraz daha girmişti. Bir ara “Yavaş Taner, bağırsaklarım patlayacak…” dedi. “Korkma, ben yüklenmiyecem, sen alabildiğini al içine.” dedim. Bana inat yaparcasına, bağıra bağıra hepsini içine aldı ve bana “Hareket etme, içinde dursun biraz öylece.” dedi. O an yarağım sanki içinde dahada büyümeye başladığını hissediyordum, okadar dar ve sıcaktı ki…

Yarağım bir müddet Jale’nin amının içinde hareketsiz kaldıktan sonra, Jale alışmış olacak ki, başladı kendisi ileri geri yapmaya. Az sonra ben yarrağımı amından tamamen çıkarıp tekrar hepsini köküne kadar sokmaya başladım. 10 dakika kadar sert bir şekilde vurdura vurdura siktikten sonra, şiddetli bir şekilde amının içine boşaldım. Bir süre sonra sonra yarrağımı amından çıkardığımda yarağımın her tarafı kanla karışk sperm olmuştu. O gün Jale ile 3 kez daha sikiştik…

Jale şu an o kadar büyük bir yarağı içine almanın gururunu yaşıyor. Artık onunla 3-4 haftada bir, buluşuyoruz ve akşama kadar sikişiyoruz. Fabrikada samimi olduğu evli bayanlara benden bahsetmiş, yanımdan geçerlerken hepsinin de gözleri yarağımda 🙂

[Taner]

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Kocam Hastayken Canım Müthiş Sikilmek İstiyordu! (Gül 36 Y., İzmir)

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Bir gece ansızın kocamın inlemesiyle uyandım. Müthiş bir ağrı, kıvranma. Ağrısı durmayınca apar topar acile gittik. Taş veya kum döküyor. Ağrı kesiciler, ilaçlar, serumlar. Ağrı kesilince eve döndük. Gece tekrar ağrı. Tekrar ağrı kesici. İdrarda kan. Zor işemeler. İşte böyle başladı her şey. O zamana kadar kocamın hiçbir şeyi yokken, doktorlarla, ilaçlarla tanıştık. Bünyesi mi yapıyormuş ne, kesilmedi gitti. Gece uykudan kalktık. Gündüz işten çıkıp geldi sancı nedeniyle. Raporlar. İzinler.

Eh, bu arada da bizim haftada bir yaptığımız olağan sevişmeler de iyice rafa kalktı. Birşey söyleyemiyorum, adam canıyla uğraşıyor. Ne siki kalkıyor, ne beni görüyor gözü. Ama bu arada ben de iyice doldum, taştım. Üç gün, beş gün, bir hafta, iki hafta, üç hafta. Bitmek bilmiyor. Kocam sancılardan fırsat bulur da uyuyabilirse, ben de yanında yatıp kendimi parmaklıyorum, kendimi tatmin ediyorum. Banyoda küvetin içinde yatıp, ılık, tazyikli suyu tutuyorum klitorisime. Su sıcak sıcak amıma çarpıp dururken, ben memelerimi okşaya okşaya boşalmaya çalışıyorum. Salatalıklar. Fırça sapları, tarak sapları. Ama olmuyor tabi. Gerçek sikin yerini tutmuyor ki. Kıvranıyorum yarak girsin içime, siksin beni kocam diye. Ama maalesef.

Yine bir gece vakti. Yine uykusundan uyandı kocam. Gündüzden beri işeyemiyordu. Bir iki damla geliyor, tıkanıp kalıyordu. Gece iyice zorlamaya başladı. Ne yapacağımı şaşırdım. Araba var aşağıda, ama kullanmasını bilmiyorum. 112’yi arasam mı, ne yapsam, diye düşünürken, apartmanda en üst kattaki Tıp son sınıfta okuyan Cem geldi aklıma. Cem annesiyle birlikte oturuyordu, bekar bir gençti. Ara sıra tesadüfen rastlaşır, selamlaşırdık. Daha çok annesi Leyla ablayla görüşüyor, tanışıyorduk. Cem yakışıklı, güleç yüzlü, spor delisi bir çocuktu. Derslerinden nasıl fırsat buluyorsa body çalıştığını söylüyordu annesi. Üçgen vücudundan, kaslarından belliydi zaten. Evlerine gittiğimde bir kenarda hep spor aletleri görürdüm.

Öyle telaşlıydım ki, üzerime geceliği geçirip fırladım. Bu saatte ambulans çağır, bekle, acile git, doktor ara, derdini anlat. Ohoo, bunları yapana kadar en azından fikir alabilirdim Cem’den. Telaşla asansörü beklemeden merdivenleri koşarak tırmandım. Gecenin üçünde ayak seslerim yankı yapıyordu. Üç kat yukarı çıkıp kapısına dayandım, zili çaldım. Ses gelmedi. Bir daha. Bir daha. Bir yandan kapıyı tıklatıyordum. Sonunda kapı açıldı. Ben Leyla ablayı beklerken, Cem karşımdaydı. Üzerinde bir şort vardı sadece, gözlerini oğuşturuyordu. Beni görünce şaşırdı, gözleri açıldı. Üstüne atılıp nefes nefese, “Cem, çabuk bana yardım et…” diyerek kollarını tuttum.

“Ne oldu Gül abla? Kötü bir şey mi var?” dedi. Şaşalamıştı iyice. Sendeledim, düşecek gibi oldum. Kollarıyla tutup sardı beni. Kırık dökük cümlelerle anlatmaya çalıştım derdimi. Zaten kocamın hastalığını biliyordu. “Merak etme sen, sonda takmak gerek. Hemen takıp rahatlatırız, sonra acile götürüp tedavisini sağlarız. Sakin ol!” diyerek, omuzlarımı okşaya okşaya rahatlattı biraz ve “Evde var mı sonda falan?” diye sordu. “Var galiba. Daha önce birkaç tane almıştık. Olması gerek…” dedim. “Hadi gidelim! Dur ben üzerime bir şey giyip kapıyı kapatayım, annem yok, yalnızım evde!” dedi.

Aşağıya indik. Bizim daireye girdik. Cem yatak odasına giderken, ben ecza dolabından sondayı almak için mutfağa gittim. Sondayı titreyen ellerimle arayıp buldum. Yatak odasına gittim aceyle. Cem kocamın ateşine bakıyor, nabzını sayıyordu. Başucunda duran tansiyon aletiyle tansiyonunu ölçtü. Pijamasını açıp karnını, belini falan yokladı. Başını çevirip bana baktı. Getirdiğim sondayı aldı. Bana bakıyordu halen. O telaşın içinde şaşırdım, niye bakıyor bu çocuk bana diye düşündüm, bir garip geldi. Sondayı hazırlarken, bana, “Pijamasının altını çıkarırmısın Gül abla?” dedi. Eğilip dediğini yaptım. Külodu vardı altında. “Onu da!” dedi. Kocamın külodunu da sıyırdım. Çıplaktı şimdi kocam. O beni az çok mutlu eden siki iyice küçülmüş, çocuk pipisi haline gelmişti. Bir yandan kocamın külodunu pijamasını aşağıya indirmiştim, genç bir delikanlı kocamın pipisini tutuyor, elinde eldiven, sonda. Ben gecelikle…

Gecelik aklıma geldi, baktım. Aman Tanrım. Üzerimde tek külotla yattığımdan, telaşla yataktan fırladığımda elime ilk gelen geceliğimi geçirmiştim üstüme. Ve o da kocamı tahrik etmek için giydiğim en delişmen, en seksi giysimdi. Siyah tül, içimi gösteren, incecik, kısa gecelik. Ben oturunca iyice sıyrılmıştı. Göğüslerim, minicik kırmızı ankara escort külodum, siyah tülün altında olduğu gibi meydandaydı. Yüzümün kıpkırmızı olduğunu hissediyordum. Aklıma hemen gidip değişmek geldi. Ama kocam sımsıkı elime yapışmış, bırakmıyordu ki…

Cem kocamın pipisini tutup, sonda hortumunu dayadığında, ben başımı çevirdim, bakamadım. Kocamın inlemeleri artmıştı, hortum canını yakıyordu besbelli. Elini sıktım, cesaret verici birşeyler söyledim. Biraz sonra Cem, “Tamam, bitti abi…” dedi. Baktım, sondanın hortumundan sarı bir sıvı ilerlemeye başlamış, torbanın içine akıyordu. Kocamın yüzündeki rahatlama beni de rahatlattı. O halde bekledik. Arada Cem’in bakışlarının benim üstümde dolaştığını hissediyor, içimde garip duygular savaşıyordu.

Öyle absürd bir durumdu ki. Yatakta, sikinden çıkan sonda hortumuyla belden aşağısı çıplak kocam. Bir yanında şeffaf geceliğimle ben. Diğer yanında, bir şort, atlet şeklinde tişörtüyle gencecik bir erkek. Kocamı bebek gibi tutan, çeviren kaslı kollar. Hafif kıllı bacakları. Şortunun önünde bir kabarıklık. Gözümün ucuyla baktım. Sanki ilk geldiğinde bu kadar yok muydu bu? Daha mı kabarmıştı ne? Offf! Evet! Siki kalkmıştı çocuğun. Benim için mi kalktı bu sik şimdi? Herhalde öyle…

Evet. Kalkmaz mı? Kalkar tabi! Nerdeyse yarı çıplak, şeffaf tülün altında sarışın, bembeyaz bir vücut. Kabarık, dik memeler, uçları parmak gibi kabarmış, tülü kabartıyor. Sarı saçlarım uzun, ama memelerimi örtmüyor ki. Atkuyruğu yapmışım, arkada duruyor aksi gibi. Memelerimi kapatan bir şey yok. Gözlere ziyafet. Geceliğin etekleri kasıklarıma gelmiş. Külodumun yarısı tülün altında, yarısı meydanda…

Bana da bir şeyler oluyor bu vaziyette. Kasıklarıma kan yürüyor sanki. İçimde, karnımın altında kıpır kıpır bir şeyler. Amımın kabardığını hissediyorum, bacaklarımı sıkıyorum engellemek ister gibi. Klitorisim şişmiş gibi. Sular yürüyor içimde. Konuşmuyoruz pek. Odada sadece nefes alışlarımız var. Kalbimin çarpıntısını duyacak sanki. Ha, bir de kocamın acıdan inlemeleri, “Iıhhh… Ihhhh…” diye. Ama öyle inliyor ki, sanki hasta inlemesi değil, zevk inlemesi gibi geliyor kulağıma. Bu beni daha da azdırıyor. Kulaklarım yanıyor sanki. Yapma kocacığım, inleme böyle. Zaten başıma vurmuş erkeksizlik…

Sondanın torbası doldu. Değiştirdi hemen. Biraz sonra kesildi idrar gelişi. Kocam iyice rahatladı. Elimi sımsıkı tutan eli gevşedi, parmakları açıldı. Baktım, kendinden geçmiş rahatlayınca. Cem uzandı, pijamayı tutup çekmek istedi. Ellerimiz birbirine değdi. Ürperdim. O da ateşe değmiş gibi çekti elini. Sonra vazgeçip pikeyi çekti üstüne, kocamın çıplaklığını örttü. Fısıltıyla, “Rahatladı… Bırakalım uyusun!” dedi.

Yavaşça kalktık. Çıkardığı idrar dolu sonda torbasını elime verdi, yatak odasından çıktık. O salona giderken ben banyoya gittim. Ama ne yapacağımı bilemedim. Dökecek miydim, atacak mıydım? Cem’e seslendim yavaşça, “Cem, ne yapılacak bu?” diye sordum. Kalkıp banyoya, yanıma geldi, “Ya pardon, unuttum söylemeyi…” derken kalakaldı. Yine aynı durumdaydık. Üstümde geceliğim. Dik memelerim geceliği iyice kabartmış, kalçalarım yuvarlacık, kırmızı dantel külot içimde, uzun çıplak bacaklarım. Ayağımda yüksek topuklu ev terlikleri. Kırmızı ojeler…

Cem hemen önümde. Elimde idrar torbası. Elini uzattı, almak istedi. Parmaklarımız birbirine değdi yine. Yine o elektrik çarpması hissi. Kıvılcım çaktığını görebilirim sanki. Yanaklarım alev alev. Elimi tuttu, bırakmadı. Gözleri gözlerimde. Diğer eliyle idrar torbasını alıp, bakmadan yandaki çamaşır makinesinin üzerine bıraktı. Gözlerini gözlerimden ayırmadan. Sonra yaklaştı. Yaklaştı… Birden sımsıkı sarıldı bana. Ben sanki hipnotize olmuşum. Ne bir şey söyleyebiliyorum, ne bir tepki verebiliyorum. Sadece dudaklarım kurumuş gibi. Nefes alışlarım sıklaşmış…

Ve eğilip, kurumuş dudaklarıma su verdi. Etli dolgun erkek dudaklarını kapattı ağzıma. Vahşice öpüşmeye başladık. İki vahşi hayvan gibiydik gerçekten. Ben onun kollarının arasındayım. Saçlarını kavramışım. Dudaklarımı örseleye örseleye öpüyor, emiyor. Saçlarımı arkadan tutmuş, başımı çekiyor kendine. Sanki kaçacakmışım gibi sımsıkı sarılmış diğer koluyla. Kendine bastırıyor. Memelerim onun geniş göğsünde eziliyor. Canım yanıyor, nefes alamıyorum. Ama aldırış etmiyorum. Yansın canım. Ezsin beni. Yeter ki bu pazuları, kolları bedenimden hiç ayrılmasın. Alev alev yanan kasıklarımda bir kabarıklık, bir sertlik. Aman Tanrım. Taş gibi ankara escort bayan sanki. Bastırıyor, eziyor, batıyor sertliği önüme…

Kıvranıyorum. Dudakları her yerimde dolaşıyor, yanaklarımda, burnumda, kulaklarımda, boynumda. Elleri? Onlar da iki yaramaz. Kalçalarımda, sırtımda, geceliğimin altında. Külodumun arkasında, önünde. Nefes nefeseyiz. Soluklarımız birbirine karışıyor ağzımızda. Elleri memelerimde dolaşıyor, yoğuruyor memelerimi, sıkıyor, uçlarını eziyor geceliğin üstünden. Sonra iki eliyle geceliğin dantel yakasını tuttu birden, aniden ikiye ayırdı yakayı. Güçlü parmaklara dayanamadı gecelik, bir cayırtıyla ikiye ayrılıverdi. Bir külotla kalmıştım önünde. Eğildi, diz çöktü, külodumun üstünden dudaklarıyla kavradı amımı. Kabarmış amımı, ısırır gibi yaptı dudaklarıyla. Kıvrandım, inledim. Saçlarını tutup karıştırıyordum önümde diz çökmüş şövalyemin…

Pençelerini külodumun iki yanına geçirip hızla, yırtarak indirdi aşağıya. Şimdi çırılçıplaktım. Hayranlıkla baktı amıma geri çekilip. Sonra dudaklarıyla uzandı, sıcak dudaklarını amıma kapattı. Dayanamadım inledim, “Oohhhh!” diye. Kalçalarımı kavramış, kendine çekiyordu beni emerken. Dudaklarını bastıra bastıra emiyor, diliyle amımın dudaklarını okşuyor, dilinin ucunu içeriye sokuyor, beni delirtiyordu. Dayanamadım. Kasıldım. Dilinin klitorisime değmesi bitirmişti beni. Saçlarını koparırcasına asılarak eğildim, kapandım. İkiye katlanmıştım sanki. Kasıla kasıla boşaldım…

Ayağa kalktı. Elimden tuttu. Salona götürdü beni. Çırılçıplak, munis bir kedi gibi her isteğini yapıyordum. Hiç itiraz etmiyordum erkeğime. Salonda uzun bembeyaz tüylü bir halı vardı parkenin üzerinde. Ve sehpa. Koca sehpayı bir kutu gibi kolayca kaldırıp kenara koyuverdi hızla. Pazularının kabardığını görüyordum bunu yaparken. Sonra üstündeki iki parça giysiyi bir anda çıkarıp fırlattı. O da çırılçıplaktı karşımda şimdi. Spor salonu reklamlarında, pørnølarda gördüğüm, ağzımın suyu aka aka baktığım, bakarken mastürbasyon yaptığım o kaslı, damarlı erkek vücutlarından biri vardı karşımda. Geniş göğüsler, pazulu kollar, üçgen omuzlar, daralan bel, şişik kaslı bacaklar. Ve… Bacaklarının ortasında mızrak gibi havaya dikilmiş, damarları kabarmış, uzun mu uzun bir yarak!

Uzun tüylü halının ortasında duruyor, bana bakıyordu ateş gibi yanan gözlerle. Bekliyordu. Ben de bekletmedim. Yaklaştım. Önünde diz çöktüm. Taparcasına hareketlerle yarağına dokundum. Titredi yarak. Vücut kasıldı. Yaklaştırdım yüzümü. Dilimi çıkardım. Yukarıya baktım. Beni izliyordu pür dikkat. Dilimin ucunu gösterdim ona ve yarağının başına değdirdim. Yine titredi. Sonra kapandım üstüne. Dudaklarımla. Emdim. Yaladım. Yarağının başını, gövdesini, gövdesindeki damarları. Altta kıvrılıp duran taşaklarını tutup okşadım. Ağzıma sokup alabildiğim kadar almaya çalıştım yarağını. Öyle kalındı ki yarağı, dudaklarım gerilmişti iyice. Ağzımın içinde dilimle okşuyordum sikinin başını. Tükürüklerimden pırıl pırıl parlıyordu güzel siki. Hafif eğilmiş, saçlarımdan tutup ağzıma sokup çıkarıyordu yavaş hareketlerle. Ağzımı sikiyordu sanki…

Fazla sürmedi bu. Sanırım iyice dolmuştu. Çıkarttı ağzımdan sikini. Yüzüne baktım. Ne yapacak diye merak ediyordum. Bekletmedi beni, kolumdan tutup fırlatırcasına arkaya yatırdı beni. Sırt üstü uzanıp bekledim. Bacaklarımı ayırıp arasına girdi. Siki taş gibi, damar damar, havaya dikilmişti. Bir an aklıma, yatak odasında yatan kocamın, ucundan hortum çıkan pipisinin görüntüsü geldi, tiksintiyle ürperdim. Başımı sallayıp uzaklaştırdım o görüntüyü. Bu koca şeyin tadını çıkarmalıydım. Bacaklarımı ayırabildiğim kadar ayırıp, amımın dudaklarını elimle ikiye ayırdım. Erkeğimi bekledim…

Havaya kalkan koca sikini amıma hizalamak için aşağıya bastırması gerekiyordu, o da öyle yaptı. Başını değdirdi. İçinden sular süzülen amcığım hazla titredi sertliği hissedince. Kalçalarını ileri itip, boylu boyunca sikini gezdirdi amımda. Yavaşça. Geri geldi sonra aynı ağır hareketlerle. Başını kabarmış klitorisime bastırdı. İnledim. “Mmmmm! Çok güzel!” diye kıvrandım altında. Yüzüme bakıyordu gözlerini ayırmadan. Benim zevkle kasılan yüzümü, şehvet denizinde yüzen, her kası ayrı kasılan vücudumu inceliyordu pür dikkat. Bir daha gidip geldi amımın dış dudaklarının arasında. Bir daha. Bir daha. Dayanamadım. Kıvranıyordum zevkten, “Hadi! Hadi sok! Yalvarırım sok!” diye inledim.

İki parmağıyla amımın dudaklarını tutup açtı. Kalın bastonun başını itti içine. escort ankara İri başı zorlanarak girdi amıma. Yine kıvrandım. “Ahhh! Yavaş!” diye fısıldadım. Eğildi üzerime. Dudaklarıma dudaklarını bastırdı. Yine o vahşi hareketlerle öpmeye başladı. Boynuna sarıldım, bacaklarımla kalçalarına sarılmaya, sikini içime almaya çalıştım. Önce bırakmadı. Kıvrandırıyordu beni istekten. Sonra yavaş yavaş girmeye başladı içime. Amımı yara yara girdi. Girdi. Girdi. Hiç bitmeyecek gibiydi girmesi. Ne kadar uzundu bu şey böyle? Sonunda geldi, rahmime, dibime dayandı sikinin başı. Durdu. Ağzının içinde nefes nefeseydim. Burnumdan soluk almaya çalışıyordum. Başım dönüyordu zevkten. Amımın içinde sikinin o muhteşem kalınlığı, her tarafımı doldurmuş, kapkalın, mızrak gibi duruyordu…

Sonra hareket başladı. Çekti, dışarıya kadar çıkardı. Sonra tekrar yara yara girdi amıma. Girdi. Dibe dayandı. Dışarıya… İçeriye… O kalın, damarlı, kocaman başlı yarak içime durmadan giriyor, çıkıyor, ben zevkten, şehvetten çılgınlar gibi kıvranıyorum. Bağırmamak için kolumu ısırıyorum. Bacaklarımın arasındaki adeta bir makine. Bir seks makinesi. Hiç temposunu bozmadan, içimden sularımı fışkırta fışkırta çıkıyor, giriyor, çıkıyor giriyor. Tanrım, bu nasıl zevktir! Nefessiz kalıyorum. Kuş gibi altında çırpınıyorum. Ellerim pazularında, sırtının boğum boğum kaslarında dolaşıyor. Şehvetten kendimi kaybetmişim adeta. Tırnaklarımı batırıyorum, çiziyorum. Öyle bir zevk ki bu, hiç tatmadığım, hiç duymadığım bir şey. Kocamın ince, narin vücuduna alışkın vücudum, bu genç, iri, kaslı gövdenin altında eziliyor.

Bacaklarım ikiye ayrılacak sanki. Ayırmaya çalışıyorum. Daha çok, daha çok girmesini istiyorum amıma. Derinlerime. “Aahhh!” diye inliyorum dişlerimin arasından. Başımı kaldırıp, dişlerimi boynuna, omuzlarına geçirmeye çalışıyorum. O da memelerimi ezercesine üstüme eğilip, boynumu, kulak mememi yalıyor. Deliriyorum. Amımın suları seller gibi akıyor. Aralıklarla kasılıyorum, orgazm yaşıyorum, durması için yalvarıyorum, “Dur! Dur lütfen! Yeter! Ahhh! Yeterr! Bitirdin beni! Alışık değilim aşkım, erkeğim, aygırım… Böylesini yaşamadım hiç, lütfen durrr!” diyorum.

Durmuyor. Sürekli inip kalkıyor bacaklarımın arasında gövdesi. Ohhh! Delirmek üzereyim zevkten. Sularımdan bacaklarımın arası banyo yapmış gibi ıslak. Erkeğimin kasıklarındaki kılları bile ıslatmış. Başımı kaldırıp bakıyorum, tüylerinin ıslak parlaklığını görüyorum amımın üstünde. Ve o ıslak kıllar her içime gömüldüğünde klitorisime baskı yapıyor, çıkarken klitorisimi okşaya okşaya vantuz gibi çekiliyor üstünden. Delirtiyor bu beni…

Her içime girdiğinde, Koç yumurtası gibi taşakları götümün deliğine çarpıyor ıslak ıslak. Bütün bu fırtınanın içinde taşaklarının ıslak göt deliğimi okşamasını, çarpmasını ayrımsıyorum. Her şey, ama her şey beni zevkten çıldırtmak için organize olmuş sanki. Ter içindeyim. Memelerim, boynum, göbeğim ıslanmış terden. Saçlarımın arasından süzülüyor terler. O da öyle. Şınav çeker gibi üstümde gidip gelen gövdesi parlıyor. Işıl ışıl. Çıldırtıcı bir görüntü. Kokusu, erkeksi ter kokusu. Burun deliklerim hazla titriyor, o kokuyu içime çekiyorum…

Sonunda, en sonunda, hiç bana sormadan, sormaya gerek bile görmeden boşalmaya başlıyor aygırım. Dudaklarını sımsıkı kapamış, ses çıkarmamaya çalışarak, inleyerek kasılıyor bacaklarımın arasında. Sanki delecekmiş gibi bastırıyor sikini amıma. O amımı geren, zorlayan kalınlığı artmış gibi geliyor bana. Başının zonkladığını duyuyorum rahim duvarlarımda. Ve döllerinin kızgın sıcaklığını. Yakıyor, kavuruyor içimi, derinlerimi. Ben de son kez kasılıyorum artık. Beraber boşalıyoruz erkeğimle. Birbirimizin içinde eriyoruz son damlamıza kadar…

Üstüme yığılıp kaldı bir an. Sonra incinmemden korkar gibi sikini içimden çıkarıp yana devrildi. Başımı çevirip baktım. O sporcu göğsü inip kalkıyor sürekli. Maratonda koşup yığılmış atlet gibi. Ağzı açık. Nefes almaya çalışıyor. Siki halen kalkık, ucunda son sperm damlaları görünüyor. Pırıl pırıl, benim amımın sularından mı, spermlerden mi, ıslak, parlıyor. Dimdik…

Elimi uzatıp o güzel sikini okşamak, öpmek geldi içimden, fakat kolumu kaldıramıyorum, elim yana düşüyor. Hareketimi fark etti hemen. Elimi tutup dudaklarına götürdü. Parmaklarımı öpücüklere boğdu. Parmaklarımı emdi tek tek. Bana doğru döndü, elini göğsüme kapatıp ucunu öptü. Sonra dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve “Seni seviyorum aşkım! Hep bu anı bekledim! Seninle sevişmeyi hayal ettim hep!” dedi fısıltıyla…

Gülümsedim. İçimi titretti bu itiraf. Bu kez ben onun elini dudaklarıma götürdüm, “Keşke daha önce söyleseydin erkeğim, bu zevkten mahrum kalmazdık ikimiz de!” diye yanıtladım 🙂

[Gül]

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Türbanlı Komşularımın Sikişirken İnlemeleri! (3) (Bayram 24 Y., İstanbul)

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Şerife’nin kocası Cevat’ın gelmesi en çok beni sevindirmişti. Bir hafta boyunca karısını sikecekti ve ben de buna kulak misafiri olacaktım. Ertesi gün akşam olsun deyip duruyordum sürekli. Akşam eve gittim, kendime yiyecek bir şeyler hazırlarken kapım çalındı. Açınca karşımda tanımadığım bir adamı gördüm. Uzun boylu, iri yarı bir adamdı. Yüzünde siyah, geniş bir sakalı vardı. En fazla 35 yaşında gösteriyordu.

Bana selam verdikten sonra, “Kusura bakma komşum, rahatsız ettim ama ben senin altında oturuyorum. Senden bir isteğim var…” dedi. Demek ki Remziye’nin kocası buydu. Remziye iriyarı bir kadındı, ama bu adam ondan da iriydi. Rahat 1.90-1.95 boyundaydı ve 100 kilodan daha fazla olduğu kesindi. Remziye gibi iri kıyım bir kadını da anca böyle bir erkek siker dedim kendi kendime. Adam karşımda ayakta dururken o kısa zamanda aklımdan bunlar geçti. Adam, “Bizim küçük oğlan rahatsız biraz, sen bir baksan, doktor çıkacakmışsın, sen de anlarsın herhalde?” dedi. Ona, “Hay hay, ne demek!” dedim. Koltuğun üstündeki çantamı aldım, kapıyı kapatıp adamla birlikte indim aşağı.

Kapıyı 10 yaşlarında bir kız açtı. Adamla birlikte içeri girdik. Mutfağın kapısında Remziye’yi gördüm. Gene siyah çarşafının içindeydi, gözleri görünüyordu sadece. Yabancı bir erkek eve gelecek diye çarşafını giymişti sanırım. Salonda 50-55 yaşlarında kapalı bir kadın oturuyordu ayrıca. Demek adamın annesi de buydu. Kadın bana, “Hoş geldin evladım!” diyerek öpmem için elini uzattı. Ben de öpüp başıma koydum. O ara kadının yüzüne baktım. Yaşına rağmen güzel bir kadındı. Kadın 5-6 yaşlarında bir çocuğun başucundaydı. Çocuk ter içinde yatıyordu.

Artık ben de neyin ne olduğunu biliyordum. Çocuğun durumuyla ilgili birkaç soru sordum, ama adam cevap veremedi. O zaman, “Remziye gel buraya, Remziye!” diye seslendi içeri. Remziye mutfaktan çıktı, çekingen davranıyordu. Aynı soruları bir de Remziye’ye sordum. Remziye tek tek cevap verdi bana. Çocuğun sırtını, karnını, göğsünü, anne ve babasının sikişmelerini dinlediğim Stetoskobumla dinledim. Ciğerlerini üşütmüştü çocuk. İlaç kullanması gerektiğini söyledim. Bir kağıda yazdım ilacı ve nasıl kullanılacağını anlattım.

Adam teşekkürler ediyordu sürekli. Karısına dönüp, “Orda durma öyle, çay koysana!” dediğinde Remziye mutfağa geri döndü. Bu arada adam, “Ya kusura bakma, benim adım Davut, söylemeyi unuttum herhalde!” dedi. Davut’la böylece tanışmış oldum. Toplam 3 çocukları vardı. En büyükleri 13-14 yaşlarında bir erkekti. Davut ilaç yazdığım kağıdı oğluna uzatıp, “Al şunu, şu parayı da al, yukarıdaki Eczane açıksa oradan al da gel!” diyerek çocuğu gönderdi.

Remziye az sonra bize çaylarımızı getirdi. Davut bana, “Açsan yemek yiyelim, sen acıkmışsındır, sofra hazırlasın hanım!” dedi. Ben ne kadar, “Yok, gerek yok!” desem de, Remziye kocasından emri almıştı bir kere. On dakika içinde önümdeki sehpaya bir tabak nohutla pilavı koymuştu. O sırada oğlu da elinde ilaçla gelmişti. Yemezsem ayıp olacaktı. Güzel de yapmıştı Remziye, afiyetle yedim. Ben yemeğimi yerken Remziye’nin mutfağın kapısının önünde durmuş bana baktığını gördüm. Saat 22:00’ye gelirken müsaade isteyerek kalktım. Davut beni uğurlarken yine teşekkürler ediyordu. İki iri yarı insanın sikişmelerine şahit olmuştum Cumartesi gecesi. İkisi de fil gibiydi. O haliyle Davut kim bilir nasıl sikiyordu Remziye’yi.

Saat gece yarısına gelirken alt katımdaki sesler azaldı. Üst kattan ise halen Televizyon sesi geliyordu. İlk önce Bekir ve Sabriye’yi dinledim. Ama bu gece onlardan bana hayır yoktu. Bekir’in horlamalarının sesini alıyordum kulaklarımda.

O zaman yatak odama döndüm ve yere uzandım, Stetoskobu odanın tabanına yerleştirip aşağıdan gelecek seslere kulak kesildim. Davut ve Remziye benden bahsediyorlardı. Davut, “Çok iyi çocukmuş bu Bayram, çok da bilgili. Bir bakışta anladı ne olduğunu!” dediğinde, Remziye, “Sabriye ablanın kızına da ders veriyormuş, o bu sene üniversite sınavlarına girecekmiş ya!” dedi. Davut, “Ulan biz okuyamadık amına koyayım, okusaydık biz de böyle olurduk!” dediğinde, Remziye, “Aman bir sen eksiktin!” dedi kocasına.

Az sonra Remziye yatağa girdi, yataktan derin gıcırdamalar geldi çünkü. Ağırlığıyla yatağı eziyordu sanki. Davut’un, “Yavaş ol lan!” dediğini duydum. Sonra bir süre sessizlik oldu. Üst katımdakiler henüz yatmamışken, Remziye ve Davut sikişmeye başlamışlardı bile. Önce üst üste birkaç kez şiddetli ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri geldi. Bunun ardından yatağın gıcırdamaları başladı. Yatak ağır ağır gıcırdıyordu, ikisinin toplam ağırlığı 200 kilodan fazlaydı ve yatağın altının yere vurma seslerinin gelmesi de gecikmedi. Remziye’nin, “Ayy, ahhh, ımmm, uhhh, çok güzel, ohhh, çok güzel…” sözlerine, Davut’tan, “Güzel mi ha, amını siktiğim, güzel mi, ohhh, güzel mi?” sözleri karışıyordu.

Birkaç kez de yatak başının duvara ankara escort vurma sesleri geldi, ardından yatağın gıcırdamaları azaldı. Davut o ara dayanamamış ve karısının amına şiddetle pompalamıştı anlaşılan. Yatağın gıcırdamaları hiç azalmadan devam ediyor, Remziye de derinden ve sürekli inliyordu. Kocasının (Öküz gibi durma!) sözünden sonra anlaşılan kendini kocasına beğendirmeye çalışıyordu. Bir süre sonra, “Böyle istediğim gibi olmuyor!” dedi Davut. Karısının amından çıktığını anladım. Remziye, “Ne oldu, geldin mi yoksa?” dediğinde, “Yok yok, kalk hadi, böyle istemiyorum, bir de ayakta yapalım!” dedi.

Artık sesler beynimin içinde yankılanır haldeydi. Az sonra Remziye’den, “Uhhh, ayy, Davut, ahhh!” sesleri gelmeye başlamışken, Davut’un karısını domaltarak ayakta siktiğini anladım. Ama anlaşılan Davut bu işi çok gürültü olmadan yapmaya çalışıyordu. Şimdi sadece Remziye inliyordu. Ama birkaç sefer Davut gene kendini kaybetti ve adeta kulak zarımı delecekmiş gibi şiddetli ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri geldi Remziye’nin götünün yanaklarından. Remziye, “Ayy, yavaş, ahhh, çocuklar kalkacak, yavaş!” dese de, Davut, “Boş ver, kalksınlar…” dedi. Anlaşılan Davut kendini fazla kaptırmıştı sikişe.

Karısının koca göt yanaklarının deli gibi löpürdediğini tahmin edebiliyordum. Bazen azalır gibi olsa da ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri gelmeye devam ediyordu halen. O zaman Remziye, “Yavaş, çocuklar kalkacak!” dedi yeniden. Davut, “Tamam lan tamam, geç yatağa!” dedi kızgın halde. Az sonra yatak ağır ağır gıcırdamaya başlamıştı. Ama sırtüstü uzanmadığını muhtemelen yatağın üzerinde dörtayak üstüne domaldığını anladım Remziye’nin. Çünkü ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri yeniden gelmeye başlamıştı.

Her ikisinden de, “Ihhh, ahhh, ohhh!” sesleri birlikte geliyor, yatağın gıcırdamaları da arttıkça artıyordu. Kaç dakikadır sikiştiklerini unutmuştum. İkisi de iri vücutlarına oranla iyi sikişiyordu doğrusu. Ama sonunda Davut’dan, “Aohhh, ohhh, Remziyem, ohhh, Remziyem!” sesleri gelmeye başladı. “Ahhh, ıhhh, ımmm!” derken Davut’un boşaldığını anladım. Remziye’den ise ses yoktu. Bir süre sessiz kaldılar. Ardından yatağın gıcırdamaları yeniden geldi. Remziye, “Ben banyo yapacağım!” dediğinde, Davut, “Tamam, ben de geliyorum!” dedi. Bir dakika kadar sonra yatak odasının kapısı açıldı. Ben de hemen banyoya koştum, diyaframı banyonun tabanına yerleştirip dinlemeye başladım.

Aşağıdan önce sağlam bir osuruk, sonra da işeme sesi geldi. Az sonra da sifon çekildi. Bunun ardından duş kabininin açılıp kapanması ve suyun akmaya başlamasının sesleri geldi. Suyun sesi kulağımın içinde yankılanırken banyo kapısı açılıp kapandı, Davut da karısının yanında yerini alıp yıkanmaya başladı. İkisi de cenabet olmamak için gecenin bu saatinde yıkanıyordu. Onlar yıkanırken dinlemeyi bıraktım, bu kez de Remziye’yi düşünerek 31 çekmeye başladım.

3 komşu kadını da düşünerek 31 çeker olmuştum artık. Gözümün önünde Remziye’nin kocasıyla yaptığı sikiş vardı. Davut onu hayvan gibi sikerken, ben de elim yarağımda izliyordum onları. Sarsıla sarsıla boşaldım. Döllerim banyonun zeminine akmıştı yine. Aşağıdakiler anlamasın diyerek temizleme işini sabaha bıraktım ve yatak odama döndüm.

Acaba yukarıdakiler ne yapıyordu? Sessizce kulak kabarttığımda, bu gece için yukarda bir hareket olmadığını anladım. O zaman ben de girdim yatağa ve uykuya daldım.

Burası bir aile apartmanıydı, ama çatır çatır sikişler yaşanıyordu. Ben de bunları Stetoskobum yardımıyla dinliyordum. Bir şeyin de o zaman farkına vardım. Demek ki amcam da burada oturduğu zamanlarda yengemle sikişirken, alt kata, üst kata sesler gidiyordu. Kim bilir kaç gece alt ve üst komşularının sikişmelerine onlar da şahit olmuştu. Ben bu eve taşınmadan evvel amcam henüz otururken birkaç sefer gelmiştim, ama gece yatıya kalmamıştım. Amcamın bunu istemediğini anlıyordum çünkü. Belki de sebebi buydu. Ben olduğum zamanlarda yengemle istediği gibi sikişemeyecekti.

Artık sürekli komşularımı dinler olmuştum. Bazen kendi aralarındaki tartışmalara bile kulak kabarttığım olurdu. Garip bir haz alıyordum bundan. Cevat ve Şerife’den umutluydum, ama ilk geceden sonra onlardan bir hareket gelmedi hiç. Belki de gündüzleri sikişiyorlardı. Eğer kızları evde olmuyorsa muhtemelen öyledir dedim kendi kendime. Sonuçta Cevat izinliydi ve gündüzleri de evdeydi. Eğer, bir yere gitmiyorsa tabii.

Bir akşam kapım çaldı. Anahtar deliğinden baktım, Şerife’nin kızı Ayşe’ydi. Sabriye’nin evinde görmüştüm onu. Kapıyı açtım, “Şeyy, kusura bakmayın rahatsız ettim, bu akşam bizde yemek var da, babam sizi de çağırıyor!” dedi. “Tabii, olur, gelirim, teşekkür ederim!” dedim. Kısa bir süre sessiz kaldık ikimiz de. Ben cevabımı vermiştim, ama Ayşe yine de sanki benim bir şey söylememi bekledi o kısa sessizlikte. Mavi, dar bir kot pantolonla V yakalı pembe bir escort ankara bluz giymişti. Beyaz koynu görünüyordu. O zaman ben, “Okul nasıl gidiyor?” diye sordum. Bir konu açmıştım konuşmak için. Ayşe’nin yüzünde sevinç ifadesi belirdi bir an. “İyi, nasıl olsun, ama bazı konuları anlayamıyorum, matematiğim zayıf. Hem iş hem okul zor oluyor!” dedi. “Nerde çalışıyorsun, bölümün neydi?” diye sordum bu kez. “Ya işte öyle zamanım boşa gitmesin diye ufak bir giyim mağazasında çalışıyorum. İşletme okuyorum, ama matematik de görüyoruz…” dediğinde, “İstersen yardımcı olurum!” dedim.

Ayşe sanki benim bunu söylememi bekliyor gibiydi. “Sahi mi, çok iyi olur!” dedi. Sonra cep telefonunun saatine bakıp, “Şey, ben gideyim, daha diğerlerine de haber vereceğim!” dedi. “Tamam, görüşürüz!” dediğimde, gülümseyerek, “Görüşürüz!” dedi. O anda da karşı dairenin kapısı açıldı ve kapıda Şeyma göründü. Uzun bir kot etekle uzun bir tunik giymişti. Başında da beyaz bir şal vardı. Bir Ayşe’ye bir bana baktı dikkatle. O ara Ayşe tekrar bana dönüp, “Görüşürüz!” dedi, ben de gülümseyerek kapadım kapıyı. Bu kızın da bana karşı boş olmadığını anladım. Ama merak etmiştim. Demek ki biz konuşurken Şeyma bizi duymuştu ve o nedenle kapıyı açmıştı. Anahtar deliğinden baktım. Geçen gün yanımda yanak yanağa öpüşen iki kızın birbirlerine soğuk davrandıklarını gördüm, şaşırdım. Acaba dedim kendi kendime, yoksa benim yüzümden mi araları böyle soğuk bunların? Bunu zamanla öğrenecektim.

Ayşe’nin dediği saatte çıktım yukarı. Ev kalabalıktı. Cevat yeniden Irak’a döneceği için bütün komşularına bir yemek veriyordu. Evin haline bakılırsa maddi yönden sorunu olmadığı anlaşılıyordu. Kadınlar bir odada oturuyor, erkeklerse salonda oturuyordu. Cevat, Bekir ve Davut’dan ayrı olarak 3 erkek daha vardı. Biri genç, diğer ikisi ise Ellili yaşlarında vardı. Sanırım bu yaşlıca olanlar bina girişinde otururken gördüğüm kadınların kocalarıydı. Ama bu genç olanı tanımıyordum. Genç olanın adının Nazmi, diğerlerinin ise Mehmet ve Mustafa olduğunu öğrendim sonra.

Cevat bana karşı çok sıcak ve nazik davranıyordu. 45 yaşlarında, orta boylu, bıyıklı, tipik biriydi. Diğerleri de karşılarında bir doktor adayı olduğundan aynı şekilde yaklaşıyorlardı bana. Davut çocuğunu iyileştirdiğimi söylerken, Bekir kızının derslerinin düzeldiğini söylüyordu. Oysa sadece bir kere o da yarım yamalak ders çalışmıştım kızıyla.

Salonun ortasındaki masayı Cevat’ın iki kızı ve Şerife hazırlamaya başladılar. Şerife geçen günkü görünümünden uzaktı. Uzun ve bol bir kahverengi etek giymiş, başını büyük bir türbanla bağlamıştı. Dikkat ettiğimde tırnaklarındaki kırmızı ojenin gittiğini ve tırnaklarının kesildiğini gördüm. Demek ki kocası evde olmadığı zamanlarda o şekilde süslü püslü dolaşıyordu sadece. Geçen gece kocasının onu amından ve götünden siktiğine kulaklarımla şahit olmuştum. Ama sonrası gelmemişti. Kadının bu haline bakıp onun kocasıyla götten sikiştiğine inanmak çok zordu. Küçük kızı da, Şeyma gibi Lise sona gidiyormuş, o da annesine benziyordu.

O ara içerden bir kadın çıktı. En fazla 30 yaşında gösteriyordu. O da türbanlıydı ama oldukça süslenip püslenmişti. Üzerinde dizlerinin az altına gelen parlak gri kumaşlı bir etekle, beyaz bir gömlek vardı. Dar gelen gömlek iri memelerini iyice ortaya çıkarmıştı. Etek de aynı şekilde dardı ve koca götü çıkıntı yapmıştı. İnce siyah çoraplı bacakları görünüyordu eteğin altından. Gözlerine mavi bir boya sürmüştü. Bariz bir şiveyle, “Abla hazır mı her şey?” diye sordu Şerife’ye. Şerife de, “Hazır, hazır, sen geç içeri!” dedi kadına. Galiba Nazmi’nin karısıydı bu kadın. O anda kısa bir süre baktı bana. Beni ilk defa görüyordu. Tabii ben de onu ilk kez görüyordum. Diğer kadınlar ise odadan hiç çıkmadıkları için onları göremedim.

Nazmi, Şerife’nin üst katında oturuyordu. Mehmet ise Bekir’in üst katındaydı. Mustafa da, Mehmet’in üstündeki dairede yaşıyordu. Bütün bina sakinleri o akşam orada toplanmıştık. Nazmi, “Ben hanımla aynı işyerinde çalışıyorum, onun için gündüzleri pek evde olmuyoruz!” dedi. Mehmet, “Ben de yeni emekli oldum, evde oturunca hanım kızıyor!” dedi gülerek. Mustafa ise Cevat gibi inşaatçıydı. Bir alışveriş merkezi inşaatında çalıştığını söyledi. Bina girişinde gördüğüm ve üst kata çıkan kadınlar onların karılarıydı. İlginç tarafı, Mehmet ve Mustafa kardeşti, karıları da onlar gibi kardeşti. İki erkek kardeş, iki kız kardeş ile evlenmiş, birbirlerine bacanak olmuşlardı aynı zamanda.

Yemeğimizi yedik, ardından Ayşe bize çay getirip götürdü. Servis esnasında o bana bakmasa da, ben bakıyordum ufak ufak, tabii yanımda babası olduğunu da bilerek. Adamların hepsi de hoş sohbet insanlardı, ama Cevat yurtdışında bulunduğundan mıdır nedir, fırlamanın birine benziyordu. Amcamı hepsi çok seviyordu. O nedenle bana karşı davranışları da o şekildeydi. ankara escort bayan Ama yine de ölçülü olduklarını seziyordum. Sonuçta ben bekar bir erkektim.

Geç bir saate kadar kaldım orada. Ardından onlar oturmaya devam ederken ben müsaade isteyip kalktım. Çünkü sıkılmıştım artık ve hiçbiri ben kalkmadan kalkacak gibi görünmüyordu. Benden birkaç dakika sonra üst katın kapısının açıldığını ve konukların evden ayrılışını duydum. Uykum gelmişti. Yatağa girdim ama bu sefer de uyku tutmadı. Saat 01:00 olmuştu nerdeyse. Kalkıp Bekir ve Sabriye’yi dinlemeye başladım.

Aralarında konuşuyorlardı, pek duyamıyordum. Bununla birlikte yatağın gıcırdamaları gelmeye başladı. İkisinden de ses çıkmıyor ama yatak gacır gucur sesler çıkartıyordu. Derken Bekir’den, “Ohhh, ımmm, Sabriyem, ohhh!” diye diye inlemeler gelmeye başladı. Sabriye ise sessiz kalmıştı. Gıcırdamalar arttıkça Bekir’in inlemeleri de aynı şekilde artıyordu. Birkaç sefer üst üste ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri geldiğindeyse, nerdeyse o halde boşalacaktım.

Bir elim Stetoskobun diyaframını tutarken, diğeriyle yarağımı okşuyordum. Az sonra Sabriye’den de sesler gelmeye başladı. “Ahhh, ahhh, ayy, Bekir, ayy, ımmm, Bekir, ohhh!” diyerekten Sabriye’nin boşaldığını anladım. Şu anda kocasının altındaydı. Kocası amını sikerken onun koca memelerinin kocasının göğsü altında yassılaştığını, deli gibi sallandığını tahmin ediyordum.

Sabriye boşalmıştı, sıra Bekir’deydi. O ara yatak daha fazla gıcırdadı, kısa bir sessizliğin ardından yeniden ama eskisinden daha güçlü şekilde başladı gıcırdamaya. ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri de peş peşe gelmeye başladı. Yatak deli gibi sesler eşliğinde yaylanıyor, sallanıyordu, birkaç kez yere vurdu yatak o şiddetle; elim yarağımda olduğu halde mutfakta duruyordum. Bekir’in inlemeleri böğürtülere dönüştü. Yatak daha hızlı başladı yaylanmaya. Derken Bekir’in, “Ahhh, ımmm, ohhh, Sabriyem, ohhh!” sesleri arasında boşaldığını anladım.

Yatağın gıcırdaması bir süre daha devam etti. Ardından sesler kesildi. Bir dakika kadar sonra Sabriye, “Hiç kalkasım yok şimdi, sabah sen işe gittikten sonra yıkanırım ben!” dedi. Bekir de, “Benim de öyle, zaten bütün gün deli gibi yoruldum. Sabah yıkanırım!” dedi. Kendi aralarında konuşmaya devam ettiler bir süre. Bekir’in, “Zevk aldın mı aşkım?” sorusuna Sabriye, “Hımm, aldım!” diyerek ve kıkırdayarak cevap verdi.

Ben bunları böyle dinlerken acaba onların hemen yanındaki odada yatan Şeyma bir şey duymuyor muydu? Kocaman kızdı artık ve neyin ne olduğunu biliyordu. Anne ve babasının geceleri yan odada çatır çatır sikiştiklerini duymaması imkansızdı. Binanın zayıf oluşu, gizli kalması gereken mahrem sırları bu şekilde açığa vuruyordu. Banyoya girip 31 çekecektim, ama öncesinde odama girdim. Acaba altımdan veya üstümden de sesler geliyor muydu? Önce alt katı dinledim, ama karı koca ikisinin de iri cüsselerinden çıkan horlama seslerini duydum yalnızca.

O zaman yatağın üzerine çıktım ve diyaframı tavana dayadım. Üst katımdan da yatak gıcırtıları geliyordu. Evet, Cevat ve Şerife sikişiyordu yeniden. Binamız sikiş konusunda oldukça bereketliydi. Karı koca ikisinden de ses gelmiyordu, ama yatak devamlı gıcırdıyor, yaylanıyordu. Ara sıra yatağın yere vurma sesleri geliyor, ama hemen ardından eskisi gibi gıcırdamaya devam ediyordu. Bir süre bu şekilde devam ettiler. Ama az sonra Cevat’dan, “Ohhh, ohhh…” sesleri gelmeye başladı. Cevat boşalmıştı, ama Şerife boşalmış mıydı?

Bir süre daha devam etti yatağın sesleri. O sırada Şerife’nin kocasına, “Boşaldın mı?” diye sormasını işittim. Cevat, “Evet!” dedi önce, hemen ardından, “Sen boşalmadın mı?” diye sordu. Şerife’nin bu soruya hayır anlamında, “Cıkk!” diye yanıt verdiğini duydum. Kocası boşalmış, ama o boşalmamıştı. Çok merak ediyordum. Benim gibi kocası da merak ediyor olmalıydı ki, “Niye?” diye sordu Cevat.

Şerife, “Canım istemiyor benim, sen istiyorsun diye yapıyorum. Bana insan gibi davranmıyorsun. Kaç zamandır yoksun. Bir haftalığına geliyorsun, beni sikip sikip gidiyorsun. Başka bir şey yapmıyoruz. 3 yıldır böyle. Kendimi boşlukta, yalnız hissediyorum. Bu evin içine hapsoldum. Kızlarım da olmasa ne yapacağımı bilmiyorum!” dedi. Cevat’ın, “Ulan ne istiyorsun, ben yokken yalnız kalma diye sana Vibratör aldım, hem de en iyisinden, o kadar para verdim!” dediğinde şok oldum. Demek ki Şerife sessiz geçen gecelerinde bir vibratörle kendini sikiyordu. Diğer taraftan tahmin ettiğim gibi gündüzleri sikişmişlerdi, kızları evde yokken.

Bu söz üzerine Şerife, “Ben yarak değil, bir dost, bir arkadaş istiyorum!” dedi. Cevat ise, “Siktir lan, sen daha ne istediğini bilmiyorsun. Ben yatıyorum, sen de yat zıbar!” dedi karısına. Az sonra sesler tamamen kesildi. Artık dayanacak halde değildim, banyoya girdim ve ayaküstü 31 çektim.

Yanımdaki, altımdaki ve üstümdeki komşularım çatır çatır sikişiyor, ama ben 31 çekmekle yetiniyordum. Üstelik bunlar benim bildiklerimdi. Kim bilir diğer üç dairede de ne sikişler yaşanıyordu. O anda şu kadınların biriyle bile sikişmek için neler vermezdim!

[Bayram]

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20