Yakın Arkadaş Zara Bölüm 2

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Yakın Arkadaş Zara Bölüm 2
İlk maceradan sonra, bir arkadaşın yazlık evini ayarlayabildim. Kışın ortasında yazlık mekanlarda kimse de olmaz, o yüzden rahatça işimizi, sesli sesli görebilirdik.

Zara’yı ikna etmek için yemek bahanesiyle dışarı davet ettim. Ne yapmasını gerektiğini iyi biliyordu. Beni çıldırtacak bir hareket yapmış ve ikna olmakta zorlanmayacağını göstermişti: siyah ince külotlu çorap ve siyah kısa şortuyla karşıma çıkmıştı. Yalan olmasın, üst tarafta ne var pek dikkat etmedim.

İnce siyah çorapların ayrı bir çekiciliği vardır, özellikle güzel bacaklarda. Ellerim arabada yemeğe giderken bacaklarında gezdi. Isındıktan sonra daha da güzel hissettim pürüzsüz bacaklarını. Dizlerinden başlayıp, bacaklarının içlerine doğru okşadım, bazen yukarı doğru çıkıp sıcaklığın arttığını hissettim, bazen serin bacaklarında dolaştım.

Yemek sırasında masada karşımdaydı. Göremesem de bacaklar aklımdaydı. Biraz ima ettim, yakıştığını söyledim. Kısa bir süre sonra ayağı bacağıma çarptı. Masada bacaklarımı uzatma gibi kötü bir adetim olduğunu biliyordu, kibarca özür dileyip biraz geri çeksem de yine onları buldu ve bacaklarını bacaklarıma sürtmeye başladı. Ben de dayanamayıp hızlıca konuya girdim. Eğer isterse hemen, yemeği falan düşünmeden yarım saat içinde yazlıkta olabileceğimizi söyledim.

Önce hayır diyecek gibi oldu, ama gözlerimdeki azgınlığı görünce vazgeçti diye düşünüyorum. Kabul etti ama yemek yemeden de kalkmak istemedi. Ben bir çırpıda tavuğu yok etmiş olsam da, o biraz ağırdan aldı. Oyun başlıyordu; beni iyice çıldırtıp canını acıtarak becermemi istiyordu…

Yüklü bir bahşişle kalkıp arabaya yöneldik. Kuru kışın rahatlığıyla hızlıca yol aldım ve yazlığa geldik. Hızlıca elektrikli sobayı yakıp odayı ısıtmaya başladım, çünkü içerisi buz gibiydi. Aynı şekilde yatak yorgan ne varsa buz gibiydi.

Onlar ısınırken biz de ısınmaya başladık. Birbirimize sarılıp dudaklarımızın tadına, boğazlarımızın derinliğine baktık. Ellerim bacaklarında, dolgun poposunda ve göğüslerinde geziyordu. Ne yapacağını şaşırmış çocuk gibi her yerine saldırıyordum. Acele etmememi söyledi ve yavaşça yatağa uzandı. Yanına uçtum hemen. Hızlıca üste çıktı ve saçlarını üzerime düşürerek uzun uzun öptü dudaklarımı, boynumu ve yüzümü. Ben de yarı domalmış Zara’nın poposuyla ve bacaklarıyla ilgilendim. Çorapları henüz çıkarmamştı ve o müthiş pürüzsüzlük hissi devam ediyordu!

Bir hamleyle onu aşağı çektim ve üst kısmını soymayı başardım. Boynuna, omuzlarına ve göğüslerine yöneldim. Dik ve şekilli göğüsleri vardı, sırt üstü uzanınca daha da güzelleşmişler, elle bizi diyorlardı. Birini okşarken diğerinin tadına baktım, sonra diğerinin. Ufaklık iyice pantolonu zorlamaya başlamıştı. Zara boş durmadı ve ulaşmaya çalıştı. Bunu görünce yan 69 pozisyonuna doğru yöneldim, şortunu ve çorabını sıyırıp amının tadına baktım. O da ufaklığı çıkartıp serinletmeye başladı. Bir süre o tuzlu ve ekşi tadın ağzımda bıraktığı zevkle dilimi daha içeri sokmaya çalıştım. Daha fazla dayanamayıp misyoner pozisyonuna yöneldik. Ayaklarıyla pantolonumu ve boxer’ı aşağı doğru hızlıca çıkarmaya çalışıyordu. Anlaşılan acilen içeri girmem gerekiyordu.

Birkaç saniye sonra içerdeydim ve bir süre öyle kaldım. Bu anın tadını çıkarıyordum. Beni iyice saran Zara’nın içine girip çıkarken deliğini iyice hissediyordum. O da iştahla sesler çıkartıyordu. Biraz git gelden sonra bacaklarını yukarı doğru alıp biraz daha derine gitmeye çalıştım. İşin eğlenceli kısmı burasıydı, gözleri yukarı kaymış inliyordu. Boşalması için iyice içine girmemi istedi, bir eliyle klitorisiyle oynarken ben az az girip çıkıyordum ki sertliğimi kaybetmeyeyim diyordum. Bir süre sonra hissedeceğimi söyledi ve amının derinliklerindeki kasılmaları ve onun boşalmasını hissettim. Kurumadan hemen sen de gel dedi ve kulağıma azdırıcı her türlü şeyi söyledi. Bir kadından duymak isteyeceğiniz her şeyi; “erkeğim, sik beni, boşal içime, hadi, oh oh oh” derken benim gözümde yıldızlar çakmaya başladı. Yarım dakika sonra üzerine yığılıp kaldım. Biraz öyle bekleyip nefes aldık. Sonra yan yana uzandık.

Bir süre havadan sundan konuştuk. Yarım saat sonra ellerimiz boş durmadığı için gene ayaklandık. Bu sefer Zara’yı domalttım. En sevdiğim bu pozisyonda zevkle içine girdim. Belinden aşağı doğru bastırıp iyice eğilmesini sağladım, sırtının güzelliğini, kalçalarını ve poposunu izledim. Ellerimle göğüslerini sıkıştırdım. Oradan dudaklarına götürdüm elimi, parmağımı deli gibi emmeye başladı. Amını sikerken elimi emiyordu. Ben de diğer elimle götünü yokluyordum. Zara’nın her deliğiyle oynuyordum. Daha fazla dayanamadım ve yine boşaldım.

Saat ilerlediği için temizlenip uykuya daldık. Uslu duralım diye iç çamaşırlarımızı giymiş olsak da, sabaha karşı bir misyoner pozisyonu daha attık. Ondan sonra kahvaltı ve geri dönüş yolu vardı. Elbette bu Zara’yla işimizin bittiği anlamına gelmiyordu, daha da devam edecektik…

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 1. Bölüm

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 1. Bölüm
ALINTIDIR

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 1. Bölüm! (30 Y., Konya / Türkiye)

Merhaba, adım Osman. 30 yaşındayım. Konya’nın (adını vermek istemediğim) merkeze yakın bir köyündenim. Gelenek ve göreneklerine çok bağlı, muhafazakâr bir ailem var. Kadınlarımızın tümü kapalı, başörtülü ve türbanlıdır. Bir yıl önce amcamın oğlu ölünce, onun dul kalan karısı ile evlenmem için ailem bana baskı yapmaya başladı. Bizim geleneklerde bir kadın genç yaşta dul kalırsa, hele de çocuklu bir kadınsa, aile içinden bir erkekle evlendirilir. Kadının gözünün dışarda olmaması, kadına başka erkeklerin musallat olmaması içindir bu. Aileyi ve çocukları korumak içindir bir de. Ailemin bu kararına, ben sürekli olmaz desem de, sonunda babam evlenmezsem beni evlatlıktan ve mirasından reddedeceğini söyledi. Ben de mecburen kabul ettim. Oysa sevdiğim başka bir kız vardı ve bu yaşananlar sonucu beni terk etti.

Amcaoğlunun ani gelişen hastalığı onu bizden ayırdı. Amcaoğlu ölmeden önce babama ve amcama, “Karıma, çocuklarıma sahip çıkın!” diye istekte bulunmuştu. Amcaoğlunun son isteği buydu. Babam ve amcam onun bu son isteğini kesin olarak yerine getirmek istiyordu. Yengemle aramızda önce imam nikâhı kıyılacaktı. Yengem iki kız çocuk annesi bir kadın. 39 yaşında, kara kalın kaşlı, hafif kilolu, orta boyludur. Pek güzel değildir. İki kızı var, 20 ve 16 yaşlarında. Yengemle (ki ben ona hep ‘Yenge!’ derdim) amcaoğlunun evliliği boyunca ilişkimiz son derece resmiydi. Ama bazen ona dikkatle baktığım da olurdu. Giydiği eteklerin, bluzların altında belli olan kalçaları, götü ve memeleri beni azdırırdı. Bizden birkaç sokak ötede küçük bir gecekonduda oturuyorlardı. Ama bizim eve sık sık gelip giderdi.

Yengemle evleneceğim kesinleştikten sonra, bazı akşamlar aldığım birkaç öteberiyi bırakmak için kapısını çalıyordum. Yine böyle bir akşam kapısını çalıp, aldığım birkaç parça yiyeceği bırakmak istedim. Kapıyı yengem açtı. Elimdekileri mutfağa bırakmak için içeri geçtim. Bana, “Sana da böyle zahmet oluyor, sürekli bir şeyler getiriyorsun!” dedi. “Ne zahmeti!” dedim. Bana, çay yaptığını, beraber içmemizi teklif etti. “Olur!” dedim. Kızları evde yoktu. Banyoya geçip elimi yıkamak istedim. Ellerimi yıkarken kenarda duran kirli sepetinin kapağının altından bir şeyin sarktığını gördüm. Merak ettim. Kapağı kaldırınca kirli çamaşırların üzerinde, yengemin krem renkli sutyenini gördüm. Koca memeleri için bunu giyiyordu demek ki. Sutyeni burnuma götürüp kokladım. Memelerinin ucu sutyende iz yapmıştı ve belli oluyordu. Sutyenin altında kırmızı renkli, kenarları dantelli bir külot vardı. Bunu da elime aldım. Kokladım. Ter, sabun, sidik ve am kokuları birbirine karışmıştı. Külotun üzerinde birkaç kıl vardı. Bunlar yengemin amının kıllarıydı sanırım.

Bu minik külot yengemin koca götünün anca yarısını kapatırdı. Benim kapalı, türbanlı yengemin böyle dantelli, işlemeli külotlar, sutyenler giydiğini bilmiyordum. Yarağımı çıkardım ve külotunu sikime sürtmeye başladım. Sutyeni de ağzıma götürmüş, meme ucunun izini yalıyor, öpüyordum. İnanılmaz zevk alıyordum o sırada. Kısa bir süre sonra boşalacağımı anladım ve kendime engel olmaya çalıştım, ama nafile. Büyük bir hışımla yengemin külotuna boşalmıştım. Artık yapacak bir şey yoktu. Yarağımdaki tüm dölleri külotuyla sildim. Şimdi bu minik kırmızı külot benim yapış yapış döllerimle kaplanmıştı. Açıkçası ne yapacağımı bilemedim, ama yapacak da bir şey yoktu. Sonuçta yengem benim karım olacaktı ve beni anlayacağını sanıyordum. Hem belki çamaşırları makineye atacağı için fark etmeyeceğini düşündüm. Külot ve sutyeni tekrar sepete attım.

Odaya geçtim. Yengem mutfaktan demliklerle beraber geldi. Sehpanın üzerinde bardaklar ve bir tabak bisküvi vardı. Demlikleri yere koydu. Bardakları sıcak suyla çalkalayıp çayları doldururken tam önümde eğilmişti. Arkasında belli olan koca götünden gözlerimi alamıyordum. İçeriye girdiğim vakit üzerindeki uzun kollu ince kazağını çıkarmıştı. Gömleğinin üst düğmelerini kapatmamıştı ve başındaki türbanı ile gömleği arasından pamuk gibi beyaz koynu görünüyordu. Eğildiği zaman memelerinin çatalı belli oluyordu. Üzerinde uzun ve bol bir eteği vardı, gömlek üzerine dar geliyordu. Memeleri dar gömleğin altından dışarı fırlayacakmış gibiydi. Çayları doldurduktan sonra havadan sudan konuşmaya başladık. Birbirimize henüz isimlerimizle hitap etmiyor sadece ‘Sen’ diyorduk. Yengem bana karşı çekingen ve saygılı davranıyordu.

Bu olaydan kısa süre sonra bir akşam evde aile içinde küçük bir tören yaptık. Nikâhımız kıyıldı. Daha sonra kadınlar ve erkekler ayrı ayrı oturduk. Kadınlar alt kata yengemin dairesine indiler. Daha önce orada kiracımız vardı, ama ben yengemle evleneceğim için kıracıyı çıkardık. Evde tadilat yapıp, yeni eşyalar aldık. Bundan sonra alt katta yengemle beraber oturacaktık. Gecekondudan çıkarmıştık onu.

İlerleyen saatlerde misafirler gidince, babam, “Hadi oğlum, aşağı in, bekletme karını!” dedi. Sonra da adet yerini bulsun diye sırtıma bir yumruk indirdi. Annem ve yengemin kızları da o sırada yukarı gelmişlerdi. Annem de babam gibi, “Hadi oğlum, bekletme karını!” dedi, sonra da kulağıma, “İyi dölle şu karıyı da, ailemize bir erkek torun versin!” dedi. Bunu duyunca istemeden sikimin sertleştiğini hissettim. Evet, birazdan yengemi sikip dölleyecektim. O esnada yengemin büyük kızı Özge bana bakıyordu sürekli. Birazdan annesini sikecektim. Özge’nin dudaklarını ısırdığını gördüm. İtiraf etmeliyim ki, annesinin yerine onu sikmek isterdim. Özge dolgun hatlı, orta boylu, güzel bir kızdı. Giydiği mavi elbisesinin altında büyük ve dik memeleri belli oluyordu.

Aşağı indim, yengem oturma odasında oturuyordu. Mor elbisesi vücudunu sarmıştı ve hatlarını belli ediyordu. Başında da yine mor renkli parlak türbanı vardı. Beni görünce biraz heyecanlandı. Yanına oturdum. Eline geçen akşam kına yakmışlardı. Bana değil yere bakıyordu. Ona, “Sen bana amcaoğlunun emanetisin! Bunu nasıl kabul ettiğimi ben de bilmiyorum!” deyince, bana bakmadan, “Töremiz böyle!” dedi. O her şeyi baştan kabul etmişti. Ben sessiz kaldım. Ardından elini tuttum, ayağa kalktım ve onu da kaldırıp içeriye, yatak odasına götürdüm.

Çok heyecanlandı, ellerinin titrediğini hissediyordum. Odaya girince kapıyı kapadım. Bana, “Ben hazırlanayım, istersen sen dışarı çık!” dedi. Onu kırmak istemedim. Dışarı çıktım. Beş dakika kadar sonra kapıyı tıklatıp, “İçeri geleyim mi?” diye sordum. “Evet!” dediğini duyunca yavaşça kapıyı açıp içeri girdim. Işığı söndürmüştü ve içerisi karanlıktı. Kalın kadife perdeler nedeniyle sokak lambasının ışığı içeriye vurmuyordu. Bunun üzerine kapıyı açıp içerdeki banyonun lambasını yaktım. Şimdi içeriye loş bir ışık vuruyordu. Üzerimdekileri tek tek çıkardım ve tamamen çıplak kaldım. Yorganı kaldırıp yatağa girdim.

Kolum yengemin vücuduna değince irkildi. Üzerine gecelik giymişti. Yavaşça yan döndüm ve onu yanaklarından öpmeye başladım. Ellerimi de vücudunda gezdiriyordum. Elimi geceliğinin içinden sokup kalçalarını avuçladım. Etli kalçalarına dokunan elim onu biraz ürpertti sanırım. Kalçaları pürüzsüzdü. Bakımlı bir kadın olduğu belliydi. Geceliğinin içine külot giymemişti. Elimle götünü okşamaya başladım. Göt yanaklarını sıkıyor, yoğuruyordum. Elimi amına atınca, “Iıhh!” diye bir ses çıkardı. Amını okşamaya başladım. Amı tertemiz ve kılsızdı. Ona, “Ağda mı yaptın?” diye sorunca, “Bu sabah temizledim!” dedi.

Am dudakları etli ve büyüktü. Onları parmak uçlarımla sıkıyordum. Amının içine orta parmağımı sokup çıkarmaya başladım. Yengem hiç tepki vermiyordu. Ama amının sulandığını anladım. Amının içindeki parmağım ve elim su içinde kalmıştı. Diğer elimi de geceliğinin yakasından içeri soktum ve sutyensiz memelerini avuçlayıp sıkmaya başladım. Geceliğinin yakasını aşağı sıyırarak memelerini çıkardım. Memeleri büyük ve dolgundu, ama çocuk doğurduğundan, bir de yaşından dolayı sarkmışlardı. Meme uçlarını sıkıyor, dudaklarımla emiyordum. Ben küçük küçük ısırıklar atarken, yengemin hafif hafif inlediğini duyuyordum. Artık dayanacak halim kalmamıştı, “Bacaklarını aç!” dedim sessizce. Yengem belini havaya kaldırıp geceliğini yukarı sıyırdı. Ben de doğrulup açık bacaklarının arasında yerimi aldım. Yorganı üzerimden atınca, altımda geceliği beline kadar sıyrılmış ve bacakları iki yana açık yengemi gördüm.

Yarağıma bakıyordu o esnada. Yarağım kazık gibi olmuş ve havaya doğru tüm haşmetiyle kalkmıştı. Dizlerimin üzerinde eğildim. Derken yarağımın kafası yavaş yavaş amından içeri doğru girmeye başlamıştı. Bu sırada yengemden,“Iığğh!” diye hafif bir inleme geldi. Yarağım amına girdikten sonra, önce yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başladım. Ayaklarımla yataktan destek almış, onu misyoner pozisyonunda sikiyordum. Yengemden hiç ses çıkmıyor, kollarını iki yanına uzatmış öylece yatıyordu altımda. Yüzünü, yanaklarını, dudaklarını öpüyordum. Saçlarından hafif bir parfüm kokusu geliyordu. Memelerini emiyor, uçlarını hafif hafif ısırıyordum.

Daha sonra hızlanmaya ve daha çok sokmaya başladım. Yengemin üzerinde gidip gelip, zevkten iniltiler çıkarırken, o sadece altımda yatıyordu. Karyola gıcırdamaya başlamıştı. Karyolayı nikâhtan önce beğenip almıştım. Pirinçten yapılma güzel bir karyolaydı. Amı amcaoğlu tarafından yıllardır sikildiği için ve çocuk doğurduğundan genişlemişti. İçine girip çıkarken zorlanmıyordum. Amının içi kaygan ve sıcaktı.

Yengemin sessiz kalması beni daha da azdırmış ve sinirlendirmişti. Acaba yarağım ona küçük mü gelmişti? Zevk almıyor muydu? Kafamda bu türlü sorular varken daha da hızlanmıştım ve şimdi karyola gacır gucur sesler çıkarıyordu. Amından çıktım. Onu belinden tutup biraz daha geriye kaydırdım. Bacaklarını kaldırıp havaya dikince amı belirdi. Elimle yarağımı amına hizaladım ve yavaş yavaş tekrar içine girdim. İki yana açtığım bacaklarını omzuma koydum ve bu şekilde daha şiddetle sikmeye başladım. Yarak darbelerimle vücudu altımda sallanıyordu. Yengemden yavaş yavaş “Aah, aah!” diye sesler gelmeye başlamıştı. Yatağın çıkardığı sesler daha şiddetliydi bu sefer. Yukarıda annemle babamın yatak odası vardı. Onların yataktan çıkan sesleri duyuyor olabileceklerini düşündüm.

Bu kez bacaklarını tekrar ayırdım ve “Bacaklarını iyice ayır, tut onları!” dedim. Yengem dediğimi yaparak bacaklarını iki yana iyice açtı ve alttan kalçalarını tuttu. Yatak başından tutarak güç aldım ve var gücümle öne doğru bastırınca, yarağımın taşaklarıma kadar amına girdiğini sezdim. Yengemden çığlık atar gibi, “Ahh!” sesleri gelmeye başlamıştı. Yatak başından aldığım güçle hayvan gibi sikiyordum onu. Memeleri sağa sola, ileri geri sallanıp duruyordu. İnanılmaz zevk alıyordum. Her seferinde daha büyük bir güçle amına soktukça, “Nasıl? Böyle iyi mi? Ha? Söyle bana, kocan hiç sikti mi seni böyle? Hadi söyle!” deyip duruyordum. Yengemden ise sadece şiddetli, “Ahh!” sesleri geliyordu.

Odanın içi, yatağın gıcırdaması, yengemin, ‘Aah aah’ sesleri, taşaklarımın kasıklarına çarptıkça çıkan ‘Şlap şlap’ sesleri ile dolmuştu. Boşalmaya niyetim yoktu. Onu hayvan gibi sikerken altımda iki büklüm olmuştu. Amından çıktım ve birşey demesine fırsat vermeden yüz üstü çevirdim. Dizlerinin üzerinde doğrulmasını istedim. Elleriyle yatak başından tutarak destek aldı ve dizlerinin üzerinde domaldı. Arkasında yerimi aldım.

Göt yanaklarını iki yana iyice açınca oldukça kıllı ve bir çukur gibi duran göt deliği belirdi. Başparmağımla deliğine bastırdım. Parmağım vıcık vıcık ter içinde kaldı. Sert kılları hissetmiştim. Başını ve belini iyice eğmesini söyledim. Bacaklarını ayırdım. Yarağımı tekrar amına soktum. Belinden sıkıca tuttum ve gittikçe hızlanmaya başladım. Yengem yine, “Ahh, ahh!” sesleri çıkarmaya başlamış, yatak da az önceki gibi sallanmaya ve gıcırdamaya başlamıştı. Kalçalarına çarpan kasıklarımdan çıkan sesler odanın içinde yankılanıyordu.

Yengem yatak başından sıkıca tutmuş acı içinde inlerken, ben boşalacağımı anladım. Daha hızlı ve daha sert sikmeye başladım. Yengem aldığı yarak darbeleriyle, “Imm, ahh, ohhh, ığhh!” diye inlerken elimi saçına attım ve uzun saçlarını elime doladım. Bir elimle belini tutmuş, diğeriyle saçına sıkıca asılmıştım şimdi. Boşalmama birkaç saniye kalmışken daha hızlı ve daha sert pompalamaya başladım. Ve sonunda zevk dalgası tüm vücudumu sardı. Elektrik çarpmış gibi oldum. Tüm döllerimi amına akıttım. İnanılmaz bir zevk almıştım. Daha önce hep para karşılığı kadınlarla beraber olmuştum. Kısa süre içinde kadını sikip boşalıyordum. Ama şimdi benim bir karım vardı ve onu nasıl istersem sikebiliyordum. Bir süre daha amına sokup çıkarmaya devam ettim. Yatağın gıcırdamaları azaldı. Derken yavaş yavaş amından çıktım. Odadan çıkıp banyoya geçtim…

Yarağımın üzerinin döllerim ve yengemin amının sıvıları ile kaplandığını gördüm. Tuvalet kâğıdı ile yarağımı iyice sildim. İçeri geçtim ve ışığı yaktım. Yengem yatağın kenarında oturuyordu. Dağılmış bir haldeydi. Ter içinde kalmış, saçları dağılmıştı. Geceliğinin açık yakasından memelerinin üst kısmı, altında toplanmış geceliğinin kenarından beyaz kalçaları görünüyordu. Hiçbir şey demeden yere bakıyordu. Yanına gittim. Yarağımın kalkıklığı henüz geçmemiş, ona doğru uzanıyordu. Yengem o esnada yarağımı görünce elini ağzına götürdü. Ona, “Bak sevgilim, az önce bu yarağı yedin!” dedim. Yarağım damarlarının içine dolan kanla kıpkırmızı bir haldeydi. Elini tutup yarağıma değdirdim. Çekmek istedi ama engel oldum, “Tut onu, korkma!” dedim. Elimi çekince yengem küçük elleriyle yarağımı okşamaya başladı. Ona, “Zevk aldın mı bebeğim?” diye sorunca sessiz kaldı. Tekrar sorunca kızarmış bir yüzle bana bakıp, başını ‘Evet’ anlamında salladı. O anda dünyalar benim olmuştu.

Bir süre bu şekilde okşayınca yarağım yine sertleşmeye ve kalkmaya başlamıştı. Onu elinden tutup kaldırdım ve içeriye salona götürdüm. Yatak odası ve banyonun ışığı salona vuruyordu. Ortadaki masaya domalttım. Elleriyle masanın kenarlarından sıkıca tutuyordu. Bacaklarını açmasını söyledim. Ardından götünün yanaklarını iyice ayırınca alttan beliren amına yavaş yavaş girdim. Gittikçe hızlanmaya ve daha sert abanmaya başladım. Masa az önce yatağın çıkardığına benzer sesler çıkarmaya başladı. Masanın üzeri henüz toplanmamıştı. Üzerinde kadınlardan arta kalan bardaklar, tabaklar, çatal ve kaşıklar vardı. Masanın ayaklarından gelen gıcırdama sesleriyle birlikte tabak çatalların birbirine değerken çıkardığı sesler de geliyordu şimdi.

Göt yanakları kasık darbelerimle birlikte şiddetle yaylanıyor, terli vücutlarımızdan gelen ‘Şlap şlap’ sesleri odayı dolduruyordu. Masanın karşısındaki duvarda büyük bir ayna vardı ve kendimizi görebiliyorduk. Yüzünden zevk aldığı belli oluyordu. Gözlerini kapatmış bir halde kısık sesle inliyor, hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Büyük memeleri deli gibi sallanıyordu sürekli. Aynadaki görüntü beni daha da azdırmıştı ve hızlandıkça hızlandım. Abandıkça abandım. Masanın üstündeki tabak çanaklar birbirine vuruyor, titrerken sesler çıkarıyordu. Derken kenarda duran bir tabakla içindeki bardağın çıplak parke zemine düşüp kırılma sesi geldi. Ama ben aynı şekilde onu sikmeye devam ediyordum. Yengem bir ara paniğe kapılır gibi oldu. Ama daha sonra az önceki gibi yüksek sesle, “Ahh, ahh!” diye sesler çıkarmaya başlamış, kendini yarağıma doğru gerisin geri iter olmuştu. Götünü sağa sola oynatarak yarağıma bastırıyordu. Yarağım taşaklarıma kadar amındaydı yine. Aldığım zevki tarif edemiyorum. Birkaç dakika bu şekilde devam ettik. Boşalacağımı anlayınca aniden amından çıktım. Hemen boşalmak istemiyordum çünkü.

Yengem aniden amından çıktığım için şaşırmış gibiydi. Onu köşedeki tekli koltuğa oturttum ve götünü iyice havaya dikecek şekilde bacaklarını iki yana açmasını söyledim. Koltuğun üzerinde iki büklüm oldu, dediğim gibi yapınca götü havaya dikildi ve amı iyice belli oldu ve ortaya çıktı. Şimdi banyonun ışığı tam üzerimize geliyordu. Yengemin etli am dudaklarının arasındaki sulu deliğine yarağımı tek hamlede soktum. Amının içi sıcacıktı ve iyice ıslandığı için girip çıkarken zorlanmıyordum.

Ayaklarımı geriye attım ve koltuğun kenarlarından tutarak şınav çeker gibi yengemin amına girip çıkmaya başladım. Bu pozisyonda ağır ağır hareket ediyor, yarağımı amının en derinlerine kadar sokuyor ve çıkarıyordum. Üzerinde eğilip kalkıyor, eğildiğim zaman yarağım amının derinliklerine girerken, dudaklarını öpüyor, emiyordum. Yengem, “Imm, ığhh!” diyerek inliyor, gözleri kapalı halde dudaklarını emiyordu. Yavaş yavaş hızlanmaya başladım. Koltuk, yengemin ağırlığı ve benim abanmalarım nedeniyle yerinde oynamaya başlamıştı. Parke zeminin üzerinde takır tukur sallandıkça evin içinde yankılanıyordu sesler.

Kısa bir süre için amından çıktım ve dizlerimi iyice bükerek yarağımı tekrar amına soktum. Bu şekilde daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Yengem koltuğun üzerinde iki büklüm, bacaklarını havaya dikmiş haldeydi. Koltuğun kenarlarından sıkıca tutan kollarıma tutundu ve bacaklarını omzuma koydu. Yorulduğu belliydi. Ben daha hızlı ve daha güçlü şekilde sikerken sürekli, “Ahh, ımm, ohh, ahh!” diye diye söyleniyor, omzuma koyduğu bacakları yaylanıp sallanıyordu. Bu pozisyonda koltuğun çıkardığı sesler de çoğalmış, koltuk geriye doğru hareket etmeye başlamıştı. Koltuğun ayakları zemine şiddetle çarptıkça çıkan seslere yengemin inlemeleri ve kasıklarımın kalçalarına çarptıkça çıkan sesler karışıyordu.

Sonunda tüm gücüm tükenmişti, vücudumu yine elektrik çarpmış gibi oldu ve döllerimi amına akıttım. Bir süre daha amında gidip geldim. Yarağımı çıkarınca üzerinin ilk seferdeki gibi döllerim ve yengemin amının sıvıları ile kaplandığını gördüm. Döllerim amından kasıklarına ve koltuğa akıyordu. Onu tutarak ayağa kaldırdım. Beli tutulmuş gibiydi ve, “Aay, ahh!” diyerek belini tutuyordu. Onu koltuğa oturttum. Daha sonra banyoya girdim ve duşu açtım. Sıcak suyun gelmesini beklerden içeri geçip yengemi elinden tutarak kaldırdım, “Hadi birtanem, gel yıkanalım!” dedim. Birlikte banyoya girdik. Sıcak su bizi kendimize getirmişti. Karı koca birbirimizi güzelce yıkadık.

Banyodan sonra kurulandık ve beraber yatağa girdik. Yengem geceliğini, ben de külotumu giymiştim. Ona, “Zevk aldın mı?” diye sorunca çok utandı. Üsteleyince, “Evet!” dedi. Sonra o da bana, “Sen aldın mı?” diye sordu. “Hem de çok!” dedim, onu alnından öptüm. Birbirimize sarıldık. O sırada yengem, “Birşey soracağım, ama doğru cevap ver!” dedi. “Ne soracaksın, sor!” dedim. Benden sürekli gerçeği söylemem için söz vermemi istiyordu. Sonunda, “Tamam, söz, hadi sor!” dedim. Bana, “O akşam geldiğinde banyoda külotuma boşalmışsın…” dedi. Bunu söylerken kıkır kıkır gülüyordu. Ben bunu unutmuştum, “Çok mu utandın?” diye sordum. “Yoo, niye utanayım ki? Sen benim kocamsın sonuçta! Beni çok mu istemiştin o akşam?” dedi. “Evet, niye sordun şimdi bunu?” dedim. Yüzünde gülümseme vardı, “Biliyormusun, ben de seni çok istemiştim!” dedi. Birbirimize sarıldık ve uyuduk…

ALINTIDIR

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

ÜVEY ABİMİN YASTIĞI ALTINDA KİRLİ KÜLOTUMU BULDUM

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

ÜVEY ABİMİN YASTIĞI ALTINDA KİRLİ KÜLOTUMU BULDUM
Meraba ben Nilay. 22 yaşında, 1.72 boyunda, 58 kilo ağırlığında, esmer ve çok güzel bir kızım. Şimdiki babamın (üvey babam) daha önceki evliliğinden bir erkek çocuğu olmuş, eşi ölünce 4 yaşındaki çocukla yalnız kalmış. Üvey babam zengin biri olunca da, dedemler bu kısmet kaçırılmaz demişler annemi ona vermişler. Annemle üvey babamın arasında 10 yaş fark var. Daha sonra annem bana hamile kalmış ve dünyaya getirmiş, aynı anda bana ve diğer çocuğa (abime) bakmış, ona da annesizliği hiç aratmamış. Abim de hem bana hem anneme hep saygı ve sevgi göstermiş, bizleri hep korumuş kollamıştır. Abim beni öyle koruması altına almıştı ki, giyindiğime gezdiğime karışır, gölge gibi beni takip ederdi. Hatta beni istemeye gelen 2 çocuğa verdirmeyen karşı çıkan abim olmuştu.

Bundan 2 yıl önce abimin odasını temizlerken, abimin yastığının altında benim (giymiş olduğum ve kirli sepetine attığım) tanga külodumu gördüğümde şok olmuştum. Abimin bu davranışına bir anlam verememekle birlikte, külodumu yastığın altında bulduğum gibi bırakmıştım. Bunu en yakın arkadaşım Nermine anlatınca, Nermin de, “Kız, ya abinin sende gözü var, ya da kadın iç çamaşırlarına karşı zaafı var!” demişti. Nerminin de abimde gözü vardı ve sürekli, “Abini bana ayarla, kendimi ona siktirmek istiyorum!” deyip dururdu. Abim çok yakışıklı, iri yarı birisiydi ve karizmatik bir yapısı vardı. Mahalledeki tüm kızlar hastaydı abime. Nermin, “Kız dikkat et abin seni sikmesin!” deyip aklınca takılmış, ben de ona, “Kız ağzına alma böyle şeyleri!” deyip kızmıştım.

Bu olayın üzerinden bir hafta geçmiş ve annemle babam köye gitmişlerdi. Yaz boyunca 3-4 ay köyde kalırlardı, işyerine de abim bakardı. Biz evde abimle yalnız kaldık. Abim yine herzamanki bana şefkatli ve korumacı davranıyor, ama ben hep ona uzak ve soğuk duruyordum. Abim bana bunun sebebini soruyor, ben de, “Yok bir şey abi!” diyerek geçiştiriyordum. Bir sabah uyandım ve tuvalete gidiyordum ki, koridorda abimle karşılaştık. Benim üzerimde gecelik abimin üzerinde ise sadece külot vardı. Önünün çok kabarık olduğunu gördüğümde bir hoş olmuştum. Hiç istifimizi bozmadan geçiştik. O gün pazardı ve abim işyerine gitmiyordu. Neyse kahvaltıyı hazırladım ve birlikte kahvaltı yaptık. Abim salonda bilgisayarın başına geçti, ben bulaşıkları yıkadım, evi toparladım. Abimin odasını toplarken yastığının altında busefer benim başka bir kullandığım külotum duruyordu. Dokunmadım, içeri geldim ve yine birşey söylemedim.

Sonra duşumu alıp üzerimi giyindim. O gün kısa kollu bir badi ve siyah dar eteğimi giymiştim. Abim, “Hayrola bir yere mi gideceksin?” dedi. “Yok abi evdeyim, nere gideyim ki?” dedim. Abim de, “İstersen sinemaya götürebilirim!” dedi. Ben de, “Yok gitmeyelim, evde kalalım.” dedim. Abim de, “İyi ozaman güzel bir çay yap ta içelim!” dedi. Çayı demledim getirdim. Keyif çayını içtikten sonra abim banyo yapacağını, banyoyu hazırlamamı söyledi. Ben gittim banyoyu hazırladım geldim ve “Banyo hazır abi!” dedim. Abim banyoya gitti, 10-15 dakika sonra, “Nilay!” diye seslendi. Banyonun önüne gittim, “Buyur abi?” dedim. Abim de, “Gel sırtıma kese at!” dedi. İlk önce tereddüt ettim, banyoya girmek istemedim. Ama girmediğim taktirde abimin bana darılacağını düşündüm ve “Tamam geliyorum!” dedim…

Banyoya girdiğimde abim içerde taburede oturmuş ve elleri ile önünü kapatmış şekilde duruyordu. Suyu kıstık, ben keseyi elime aldım ve abimin sırtını keselemeye başladım. Ama yalan yok, gözüm hep bacak arasındaydı. Elleri sikini zor kapatıyordu. Bir ara ellerini çektiğinde sikini ilk defa tam olarak gördüm, çok kalın, iri ve kazık gibi birşeydi. Hani gözüm korkmadı desem yalan olur. “Abi sen ne yapıyorsun, kapat şunu!” dedim. Bir şey demedi ve yine elleriyle kapattı. Bir süre sonra abim elini yine çekti. “Abi lütfen kapatırmısın!” dedim. “Kız niye kapatayım, gördün göreceğini zaten!” dedi ve kapatmadı. Bu arada benim de üstüm başım bayağı ıslanmış, bady göğüslerime yapışmış, tahrik edici bir hal halmıştı. Abimin siki o kadar sertleşmiş ve kalkmıştı ki göbeğine değiyordu. Abim elini eteğimin altından bacağıma sokunca, “Abi ne yapıyorsun, biz kardeşiz!” deyip geri çekildim. Abim ayağa kalktı ve “Evet kardeş sayılırız, ama ben sana tutkunum, seni seviyorum ve müthiş arzuluyorum!” dedi.

“Abi olmaz, günah, biz birbirimize düşmüyoruz, bir duyan olursa kimsenin yüzüne bakamayız!” dedim. Abim bana yaklaştı, iki eliyle yanaklarımı kavradı, “Hiç birşey umrumda değil, bunun ucunda ölüm de olsa senin için ölmeye değer!” dedi ve alnımdan öptü. Beni öptüğünde siki göbeğime değiyordu. “Abi ne olur dokunma bana, istersen sana Nermini ayarlayım!” dedim. “Kız ben Nermini değil seni istiyorum, onu isteseydim çoktan sikerdim, bunu çok iyi biliyorsun!” deyip beni kendine iyice çekti. Karşı koymakla koymamak arasında tereddütler yaşıyordum. Elini arkama atıp kalçamı avuçlayarak dudaklarımdan öptü. karşılık vermedim. Tekrar öptü ve iyice kendine bastırdı. “Abi ne olur yapma!” diyordum, ama abim dinlemiyor, dudaklarımı daha iştahlı öpüyordu…

Sonra beni kucağına aldığı gibi annemlerin yatakodasına götürdü ve yatağa uzattı. Beni sikip sikmeyeceğinden daha tam olarak emin değildim. Yine de, “Abi tamam ne yaparsan yap, ama kızlığıma dokunma!” dedim. “Tamam korkma, kızlığını bozmayacağım!” dedi ve beni soymaya başladı. Külotumu ise parçalarcasına çıkardı ve koklayarak yana koydu. Sonra amıma eğildi, deli gibi yalıyordu amımı. Amımı yalaması çok hoşuma gitmişti, çok geçmeden kendimi tutamayıp abimin ağzına boşaldım. Amımın sularını bile yaladı. Sonra, “Hadi sen de benimkini yala!” diyerek sikini ağzıma verdi. Biraz çekinerek de olsa yalamaya başladım, ama siki ağzıma sığmıyordu. Ben daha ne olduğunu anlayamadan fışkırarak ağzıma boşaldı. İstesem de istemesem de döllerinin büyük bir kısmını yutmuştum. Ağzımdan taşanları külotumla sildikten sonra yanıma uzanıp göğüslerimi emmeye başladı…

Hem çok hoşuma gidiyordu, hem de, “Abi bu yaptığımız çok yanlış, çok utanıyorum, kendimi suçlu hissediyorum, günaha girdik!” diyordum. Abim de, “Bunları aklına getirme aşkım, seni çok seviyorum!” diyerek, beni üstüne aldı. O anda yarağı kalkık değildi, fakat beni üzerinde ileri geri hareket ettirdiğinde hemen sertleşmeye başladı, bir anda yeniden kazık gibi oldu. Amıma sokmadan amımın dudakları arasında kaydırıyordu. Daha sonra 69 pozisyonuna geçtik ve ben onun sikini yalarken o da benim amımı yalıyordu. Amımı yalarken biryandan da götümün deliğini okşuyordu. Zevkten deliriyordum ve amım yine vıcık vıcık olmuştu. Sonra kendisi birden doğrularak beni sırtüstü yatırdı, bacaklarımı ayırarak sikini amıma getirdi. Göğsünden iterek, “Abi ne olursun sokma!” dedim. “Yok sokmayacağım, sadece ucunu değdireceğim!” dedi. Amımın dudaklarını yanlara açarak sikinin ucunu amımın deliğine aşağıdan yukarı, yukarıdan aşağı sürtmeye başladı…

Sikinin ucunu bir santim kadar amıma soktuğu anda korkudan ve heyecandan ölebilirdim. Aslında sokmasını çok istiyordum ama nedense hemen elimi sikine atıp kavradım ve daha fazla sokmasını engelledim. Abimin gözlerime öyle bir bakışı vardı ki, ‘Ne olur beni engelleme sokayım!’ türden yalvaran bir bakıştı. Üzerime eğilip burnumdan, dudağımdan ve kulağımdan öperek, “Seni seviyorum aşkım ve karım olmanı istiyorum!” deyince, artık ben de yelkenleri suya indirdim ve “Herşey serbest sana abi!” diyerek elimi sikinden çektim. “Çok teşekkür ederim canım karıcığım!” dedi ve yavaşça sikinin yarısını soktu amıma. “Yavaş lütfen, çok acıyor!” dedim. Durdu, birkaç saniye sonra sokmaya devam etti. Amım çok kaygan olmasına rağmen siki girmekte zorlanıyordu, galiba kızlık zarıma dayanmıştı. Zarımı delmek için zorladıkça canım yanıyordu. En son öyle bir yüklendi ki, köküne kadar sokmuştu ve ben içimden birşeylerin yırtıldığını resmen hissetmiştim…

Artık ağlasam da bağırsamda yapacak birşey yoktu, abimle deli gibi sikiştik. Ben de istediğim için olmuştu bunların hepsi. Yaptığımız doğru değildi, fakat sikişmenin dayanılmaz zevkine karşı gelememiştik. O günden itibaren abimle seksin ve sikişmenin en güzelini en zevklisini yaşadık, taa ki annem bizi yakalayana kadar…

Hepinizi öptüm!

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

seviyorum sikiyorum

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

seviyorum sikiyorum
Merhaba arkadaşlar ben murat 193 84 28 yaşında pasif trv cd kadın farketmeksizin dümdüz siken bir adamım burada sizlere sex maceralarımı anlatıcam…

bugün sizlere muzaffer ile olan maceramı anlatıcam..

Ergen dönemlerimde çevremde muzaffer isimli bir top vardı… Hareketleri parlak olması ince sesi ve kadınsı hatlarıyla pasif olduğunu çevresine bağıran bir tipti.. Arkadaşlarla çok şakalaşırdık onunla ellerdik sürterdik oda tepki verirdi ama hoşuna da gitmio değildi surat ifadesinden övünmek gibi olmasın arkadaşlarım arasında en yakışıklı olduğum söylenir bunu siktiğim kızlarla da belgelemiş bir adamım sevgilim olan herkesi sikme becerim ergenlik dönemlerime dayanır çok azgın ve sikici bir ergenlik yaşadım desem eksik olmaz..

Neyse konumuza dönelim günlerden bir gün ders çalışmaya muzafferlere gittim okulun ineğiydi bu top o dönemlerde şimdilerde iyi bir meslek sahibi ve kariyer sahibi ara sıra görüşürz ve doya sıya sikerm o ayrı dava.. Entel bir tip olduğu için şimdilerle pek sırıtmıyor yani çevresinde top muamelesi görmüyor ama yatakta tam bir ibne o ayrı karısınıda kendisi gibi sikmeye uğraşıyorum şu sıralar ama kıskanıyor götveren neyse oraları sonra anlatırız..

Benle muzaffer ders çalısıyorken bu ibneden hoşlandım o dönemler ne yalan söylim kabak gibi götü parlak duruşu cilveli konusmaları falan sikimi kaldırıodu sürekli ibne..Neyse ben iltifat ediyorum buna çok güzelsin falan diye dokunmaya başladım bacaklarına kalçalarına falan..Hoşuna gitti sonra öpüşmeye başladık dudak parlatıcısı sürmüş ibne ben geliorum diye benden hoşlandığını falan söyledi kaslı ve iri yapılı oluşum onun götünü parmaklamasının birinci sınıf malzemesiymiş meğer.. Sonra kapısını kilitledi üstündeki tişörtü çıkardı pamuk gibi mpembe gögsleri vardı inanın hormonal midir nedir anlamadım ama kız meemsi gibiydiler..Altını indirdiğinde bir baktım ki annesinin tangasını giymiş bizim ibne nerden buldun bunu falan dedim annemin çaldım senn için dedi meğerse oda onu sikeceğimi biliyormuş..İlk defa bir erkekle olacağını ama vibratör falan denediğini söyledi neyse bunu domalttım pespembe deliği vardı ibne çok bakımlıydı..

Deliğni yalamaya başladım parfüm kokuyordu dilimi içine soka soka yaladım götünü inim inim inliyordu ama müzik açıktı duyulmaması için tişörtünü ısırıyordu ibnem..Sonra aletimi yalamaya başladı ve çok büyük dedi zorlanacağını anlamıştı..Acayip sakso çekiyordu..Kırk yıllık orospu gibi inleye inleye vakumluyordu ağzını sikmek süperdi muzafferin …

Bende diyordum ki karım olacaksın ibnem olacaksın oğlanım olacaksın bundan sonra seni sürekli sikeceğim diyordum ve bugüne kadarda bu vaatlerim sürdü…
Sonra domalttım ve sikimi götüne cilalayıp yarısına kadar soktum inlemeye başladı acıdı heralde çıkarmak istedim canı yandı diye ama o çıkarma sik beni erkeğim diyordu sonra alıştı heralde sikilmek çok güzel harikasın zevkin doruklarındayım diye diye inliyordu..Yaklaşık on dakika saçlarından tutup sert bir şekilde domaltıp siktim sonra bacaklarını omzuma alıp öpüşerek götüne taşaklarım vura vura siktim karım yaptım ibneyi resmen boşalcağım zaman ağzına boşalmak istedim ama o gütünün derinliklerine boşalmamı istedi ve öylede oldu götünün içine boşaldım ibnemin..

Bu tip çok daha fazla ilişkilerimiz oldu muzafferle resmen onu siktikçe götü acayip süper şekil aldı karıdan güzel şuan valla ne yalan söylim onu sikmeey bayılıorm her ne kadar ibne olduğunu gizlesede başbaşayken yaptığı makyajlar ve cilveler çoğu kadından güzel..

Bu tip pasiler cdler trvler varsa görüşmek isterim kadınlarda ilgi alanımda bu arada genç ve milf ve cilvesine güvenen sikilmeyi seven herkesin mesajlarını beklerim…

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Kocamın patronu

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Kocamın patronu
Kocam Recep ve ben, grup sekse ilgi duymuş çiftlerle ilgili bir sürü yazı ve hikaye okumuştuk. İtiraf etmeliyim ki, kocam Recep, birisinin karısıyla sevişirken benim de o adam tarafından yalanıp, sikiliyor olmam fikri beni fazlasıyla tahrik ediyordu.

Bu fikir aynı şekilde kocamı da heyecanlandırıyordu. Öncelikle neden böyle olduğunu açıklasam iyi olacak sanırım. İkimiz de seksi çok seviyoruz. Fakat ben her fanteziyi çabucak tüketiyorum. Çok sık mastürbasyon yaparım. Bulabildiğim

en seksi iç çamaşırlarını giyerim. Vücudumu yabancılara sergilemekten hoşlanırım. Ve buna benzer daha başka bir sürü şeyler yaparım. Şimdiye kadar kocam Recep’in istediği her şeyi yaptım. Bunların bir sürüsü çok aşırı ve sapıkça şeylerdi de… Şimdi anlatacağım şey bunlardan bir tanesidir.

Bir gün Recep eve gelip de patronunun bizi havuza girmek için cumartesi günü yazlığına çağırdığını söylediğinde etkilenmiştim. Yüzünde arzuyla karışık garip bir endişe vardı ve bu bana, bu işte bir karışıklık olduğu konusunda işkillendiriyordu. Ben üstüne gidip baskı yapınca gerçeği açıkladı. Patronu benden çok tahrik oluyormuş ve ona, beni aşırı derecede arzuladığını ve sikmek istediğini söylemiş.

“Beni sikmesi senin için sorun olur mu bebeğim?” diye sordum.

“Eğer senin için bir sorun yoksa benim için de yok… Biliyorsun, uzun zamandan beri seni başka bir herifle sikişirken görmek istiyordum. Ayrıca patronum Hasan’la bu işi yaptın diye kariyerim de sarsılmayacaktır” dedi ve “ama yani bir şey daha var..” diye geveledi.

Ben “ne, ne var başka?” diye sordum.

Recep “belki parti de seni sikmek isteyecek başka adamlarda olacakmış. Belki de parti bütün hafta sonu sürecek bir grup seks partisine dönüşebilecekmiş” diye açıkladı. Sonrada ofisteki bazı adamların, patronları Hasan’ın bu partilerinden bahsettiklerini ve o partiye katılanların asla oradan geriye dönmek istemeyeceğini söylediklerini anlattı.

“Bana çok eğlenceli olacakmış gibi geldi” dedim. Amım karıncalanmaya başlamıştı bile. Aynı anda birden fazla erkeğin altına yatma fikri beni müthiş şekilde tahrik etmişti. Kocam Recep’in daveti kabul etmesi için dua ediyordum.

Recep gülümseyerek “bana da öyle geliyor hayatım” dedi. Sonra “biliyorsun ki hayatım senin muhteşem vücudundan ve bu vücudun benim olmasından gurur duyuyorum. O vücudunu bir sürü adam için kullanıyor olmanı seyretmek de çok hoşuma gider. Tabi sen de istersen eğer. Ama bir şey daha var…” diye devam etti.

“Nedir?” diye heyecanla sordum. Hala vücudumun titremesi devam ediyordu.

Recep “Hasan ve karısı Melihat’ın çift taraflı oldukları yani biseksüel oyduklarını duydum” diye ürkerek açıkladı.

“Sapıklar!” diye çığlık attım gülümseyerek. “Biliyorsun kaç zamandır başka bir kadınla seks yapmanın nasıl bir şey olduğunu hep merak ediyordum. Ama sen düşünüyorsun? Patronunun sikini emmeye yada onun sikini emmesine veya seni sikmesine ne diyeceksin?” diye sordum.

“Kahretsin, bilemiyorum. Belki… Sanırım… belki iyice tahrik olursam…” diye utangaç bir tavırla kem küm etti. Gülerek onunla “sapık!” diye alay ettim. O da “sanki sen benden geri kalıyorsun” diye yanıtladı. O gece yatakta bazı özel aletler kullandık. Kocam Recep’e Cumartesi gününe kadar bekleyemeyeceğimi söyledim.

Ertesi gün kocam, patronuna davetini kabul ettiğimizi söyledi. Cumartesi günü de arabamızla Hasan bey’in yazlığına doğru gittik. İri göğüslerimin neredeyse dışarı fırlayacağı minicik seksi bir bikini giymiştim. Bikinimin altı düşük bel kesilmiş, arkası da kalçalarımın arasına kaçacak şekilde ipince bir materyalden yapılmıştı.

Kocam Recep “Nerdeyse çırılçıplaksın” dedi, ben önde o arkada patronunun yazlığının ön kapısına doğru yürürken. Ben de ona “umarım bütün hafta sonu çıplak kalırım ve bir sürü hoş sert sik tarafından doldurulup doyurulurum” diye nispet yaptım. Bunun üzerine Recep kalçalarımı okşayıp “öyle olacağını kesinlikle garanti ederim “dedi. Bu sözü duymak amını iyice nemlendirdi.

Hasan bizi kapıda karşıladı ve “işte nihayet senin güzel eşin geldi” dedi ve bana arkadaşça bir öpücük kondurdu. O beni öperken ben de göğüslerimi onun çıplak döşüne doğru bastırmıştım. Hasan’ın üzerinde sadece slip bir mayo vardı. Bu mayo onun sikini ve yumurtaları tamamen ortaya seriyor, hayal gücüne hiçbir iş bırakmıyordu. Ben bu siki istiyordum ve biliyordum ki olabildiğince kısa süre sonra da kavuşacaktım ona.

Hasan gözlerini memelerime dikerek, “itiraf etmeliyim ki Leyla, bu giysiler içinde yenecek kadar güzel görünüyorsun” diye takıldı.

Onun sataşmasına karşılık vererek “ben de kesinlikle öyle umuyorum” diye yanıt verdim. Gözlerim de direkt hasanın sikine dikmiştim. Sonra gözleri kaldırıp onun bakışlarını yakaladım. “Sen de yenecekmiş gibi görünüyorsun” diyerek, dudaklarımı dilimle yalayıp, gözleri yeniden sikine doğru kaydırdım. Bakışlarımda o siki ne kadar çok ağzımın içinde ve amımda istediğimi saklamıyordum.

“Hadi içeri, diğerlerinin yanına gidelim” dedi. “Bazı misafirlerim, oldukça serbest davranışlar içindedir umarım bu sizi rahatsız etmez” dedi ve bizi salondan geçirerek arka bahçeye götürdü. Hasan, kocam Recep’e dönerek “Bizim partimizin bazen aşırılıklara kaçtığı konusunda Leyla’yı uyardın mı?” diye sordu. Recep “evet söyledim” dedi sonra da “ve ikimiz de bu partide güzel vakit geçirmeyi umuyoruz” diye tamamladı.

Hasan bizi bahçeye götürürken, bir kolunu belime dolamış açıkta kalan tenimi okşuyordu. Bahçede havuzun etrafında birkaç çift çırılçıplak bir şekilde oturuyorlardı. Hasan’ın eşi Melihat yanlarına gelip kendisini tanıttı. Çekici, kızıl saçlı bir kadındı, koca memeliydi ve memeleri tamamen çıplaktı. O da oradaki diğer iki kadın gibi bikinisinin üstünü çıkarmıştı.

“Üzgünüm tatlım” diyerek kollarını etrafımdan dolandırdı. Memeleri memelerime sürtünüyordu. “Evin kuralı bu; erkekler de kadınlar da üstsüz olacaklar, herhalde sorun olmaz değil mi” diyerek bikinimin önce boynumdaki bağcığını sonrada sırtımdaki kancası çözüp çıkardı. “Oh Leyla, bunlar çok güzel” diye iç geçirdi Melihat. Sonra nazikçe meme uçlarımı okşadı ve yumuşak bir şekilde memelerimi sevdi.

Bu manzara karşısında kocam Recep’in siki anında serleşmiş ve mayosunun önünde çadır direği gibi kabarmıştı. Benim meme uçlarım da anında kaya gibi sertleşmişti. Melihat’a “eğer biraz daha böyle devam edersen külotum ıslanacak!” dedim. O da gülerek “Harika! Bunu görmek isterim, ama belki biraz sonra “ dedi ve “gel, seni diğerleriyle tanıştırayım” diyerek beni havuzun kenarında güneşlenen diğer misafirlerin yanına götürüp tanıştırdı.

Diğer iki kadından bir Hasan’ın sekreteri, Meral ve diğeri de “özel asistanı” Gülay’dı. Onları görünce tam bir sürtük olduklarını anladım. Sarışın, yılışık, yapışkan ve sessizdiler.

“Evet hepimiz buradayız, sanırım artık oyuna başlayabiliriz. Tamamı mı çocuklar?” diye sordu Hasan. Yaşı 55’in üzerindeydi. Ama ağarmış şakakları ve hala biçimli vücuduyla oldukça yakışıklıydı. Diğer yedi yada sekiz adam daha gençlerdi. Yaşları yaklaşık 35-50 arasıydı. Çoğunluğu kocam Recep ve benden daha yaşlıydılar. Melihat kırkında, diğer iki fıstıksa otuz yaşlarındaydılar. Ben yirmi beş, kocam Recep ise henüz yirmisekiz yaşındaydı. Demek ki en gençleri bizdik. Ben diğer adamların eşlerinin yazlıkta olup olmadıklarını merak etmiştim, ama kocam da bilmiyordu.

Hasan “Leylacığım, sen en gencimizsin, önce sen başlayacaksın. Biz adına ‘Cesaret’ diyoruz. Şimdi herkes önünde sıra girecek, sen birimizden bir şey yapmamızı isteyeceksin. Eğer o yada onar isteğini reddederlerse kuyruğun sonuna gidecekler, eğer yaparlarsa sorun yok onlar bu defa istekte bulunacaklar. Nasıl eğlenceli değil mi?” dedi.

Ben “tamam anladım ama isteklerim konusunda bir sınır var mı?” diye sorunca, Hasan sırıtarak “kesinlikle hayır, aklından geçen her şeyi itsiye bilirsin. Hele sendeki muhteşem vücutla da istediğini kesinlikle yaptıra bilirsin!” dedi.

Recep’e bakım gülümsedim. Sonra erkeklerin arasına doğru yürüdüm. Sonra yavaş yavaş incelemeye başladım. Önlerinde kabarmış duran siklerine bakıp, bazısının karnına bazısının omzuna dokundum. Sonra geri kocamın patronu Hasan’ın yanına geldim. Bir saniyeliğine kocama baktım, sonra geri Hasan’a döndüm.

“Mayonu çıkarıp beni sikerken, karının da yüzüme oturup amını ağzıma vermesini istiyorum” dedim yüzsüzce.

“Oh, bu kızı sevdim” dedi Hasan. Sonra hemen mayosunu çıkardı. Çok büyük siki vardı. Karısı Melihat yanım gelip, önce benim, sonra da kendi bikinisinin altını çıkarırken, ben de uzanıp Hasan’ın sikini tuttum. Hepimiz çıplaktık. Beni tutup bir şezlonga götürüp üzerine yatırdılar. Amın acayip sulanmış, amımın suyu kasıklarıma doğru akıyordu. Melihat hemen üzerime tırmanıp, çıplak amını dudaklarıma bastırdı. Onu yalamaya başladım. Ama ağır bir kokusu vardı. Birden bu kokunun nedeni anladım. Sanırım az önce sikilmişti ve bu koku amından ağzıma damlayan spermler geliyordu. Bu çok hoşuma gitmişti.

Hasan sikini amıma kaydırırken “Oh, ne güzel bir amcık bu” diyordu. Sonra uzun uzun ve sert sokuşlarla beni sikmeye başladı. Ben zevkle çığlıklar atarak, bağırıp çağırarak, anında boşaldım. Elektriğe tutulmuş gibi çalkalıyor, felçli gibi titriyordum. Hasan beni, hiçbir şeye aldırmadan hızla sikmeye devam ediyordu. Birkaç saniye içinde o da içimde patladı. kocasıyla yüz yüze pozisyonda üzerimde oturup amını ağzıma dayamış olan Melihat kocası içime fışkırtmaya devam ederken “oh dilin içimde muhteşem ohhh” diye inliyordu.

Her şey çabucak olup bitmişti. Hasan içimden çıkmış, Melihat üzerimden kalkmıştı. Ama ben daha istiyordum… Ve hemen elde etim de.

Faruk, sıradaki diğer adam oyunda beni seçmiş, kendimi ona siktirmemi istemişti. Ona hemen gelmesini söyledim. Yanıma gelip üstüme çıktı ve az önceki sikişten dolayı spermle dolu amıma kolayca sertleşmiş sikini kaydırdı.

Birkaç dakika sikiştik. Sert siki, yumuşak güzel amımın içinde sabit hız ve rutin hareketlerle girip çıkıyordu. Etrafımızdaki diğerleri de soyunmuş, mastürbasyon yapıyorlardı. Sarışın sekreter Gülay, kocamın sikini ağzına almış emiyordu. Bu manzarayı görünce yeniden kasıldım. Kocamın onun yüze boşalmasını görmek istiyordum. Birden “yüzüne boşal diye” bağırdım. Recep bana bakıp sırıttı Sonra sikini kızın ağzından çekti. Sik çıkar çıkmaz patlamış, Gülay’ın bütün yüzünü, gözünü ve saçlarını sperm içinde bırakmıştı.

“Piç herif!” diye bağırdı Gülay, neşe içinde. Recep’in yüzünü kaplayan spermleri silerken gülüyordu. Sonra, ben uzandığım yerde sikilmeye davam ederken, bana dönerek “Sen!” diye bağırdı. “Bunu ondan sen istedin, o halde sen yalayıp temizleyeceksin” diye devam etti. Bu arada da sürünerek yanıma gelmiş ve beni öpmeye başlamıştı. Öpüşmemizin arasında ben yüzü yalayarak recep’in spermlerini ağzıma alıyor, sonra öpüşürken köpürterek birbirimizin ağzına boşaltıyor, çiğniyor ve yutuyorduk.

“Daha istiyorum” diye inledim, kızın yüzünü tutup benimkine yapıştırıp gitmesini engelleyerek. Bunun üzerine oradaki iki adam gelip siklerini yüzümüzün üzerine yerleştirip mastürbasyon yapmaya başladılar. Biraz sonra da hemen titreyip sıcacık yapışkan spermlerini üzerimize fışkırttılar. İkimiz birden aç kalmış çocuklar gibi ağzımı şapırtadarak spermleri yuttuk. Çok hoştu.

Daha sonra oyuna daha fazla devam etmedik. Ben bütün gün şezlongda sırt üstü yatıp, kim beni sikmek yada spermlerimi yüzüme veya vücuduma fışkırtmak istediyse izin verdim. Artık güneş batmaya yakın kocam Recep yanıma gelip beni öperek, bu gün ne kadar hoş göründüğümü söyledi.

“Yala beni!” dedim ona. “Amımdaki diğer adamların karışmış spermlerini yalaman beni müthiş tahrik edecek, hadi sevgilim benim içi yap ” diye yalvardım.

Recep yüzüme çıldırmış gibi baktı. Yüzünde müthiş bir şehvet vardı. Sonra eğilip yavaşça omuzlarımdan aşağı amıma doğru öpmeye başladı. Memelerim ve göbeğimdeki spermleri yalarken onu seyrediyordum. Heyecanla ürpermiştim. Sonra amıma ulaşınca bacaklarımın arasına yerleşti ve yüzünü spermle dolu amıma gömdü. Sikilmiş amımdan sızan spermleri yalarken dudakları amımın dudaklarına iyice yapışmıştı.

“Ohhhh evet!” diye çığlık attım. Bu arada Hasan gelip kocam Recep’in arkasına çökmüştü. Sonra Recep’in kalçalarını ayırıp anüsünü yalamaya başladığını gördüğümde titremeye başlamıştım. Recep, kendisini yalayanı görmek için arkasına döndüğünde manzara karşısında heyecandan titremeye başlamıştı. Patronu Hasandı. Hayvan gibi ulumaya başlamış ve yüzünü yeniden amıma gömmüştü.

“Sik onu, Hasan” diye çığlık attım. Bu sırada adamın biri memelerimi okşuyor, meme uçlarımı hafif hafif çimdikliyordu. Birisi de gene yüzüme boşalıyordu. Artık onlar kim umurumda değildi. Gözüm hiçbir şey görmüyordu. Sadece patronu Hasan tarafından kocamın sikilmesini izlemek istiyordum. Hasan sikini kocamın göt deliğinin girişine yerleştirince yeniden “sik onu, sik kocamı!” diye bağırdım.

Hasan kocamın götüne sikini sokunca, Recep’in amıma doğru kaykıldığını hissettim. Recep başını amımdan kaldırıp bana bakınca kaymış gözlerinde acıyla zevkin vahşi karışımı görünüyordu. Ona gülümsedim. O da bana gülümseyip yüzünü yeniden amıma gömdü. Yalama başladı. Benim orgazmımı Hasan’ın boşalma anına yetiştirmeye çalışıyordu sanırım. Hasan onun götüne boşalmaya başlayınca, o da benim klitorisimi hızlı hızlı yalamaya başladı. Ben de boşalmaya başladım. Çığlıklar, bağırmalar, nefes kesilmeleri arasında en muhteşem orgazmımı yaşıyordum. Acaba başka hiç kimse böyle muhteşem bir orgazm yaşayabilir miydi?

Diğer misafirlerin çoğu cumartesi akşamı evlerine dönmüş, bizim çocuğumuz olmadığı için bütün hafta sonunu Hasan ve Melihat’la birlikte geçirmiştik. Bütün gece ve bütün bir Pazar gününü sikişerek geçirdik.

Hasan ve Melihat bizim için öyle müstehcen ve sapıkça şeyler yaptılar ki, hayatım boyunca böyle azmamıştım. O kadar tahrik ediciydi ki; ben de denemeliydim ve denedim de. Hiçbir tabu bırakmadık. Öyle ki; kocamla ben aniden evi korusun yada başka şeyler yapsın diye büyük bir bekçi köpeği almaya karar verdik.

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Kocama Vermediğim Götüm Almana Nasip Oldu! 3

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Kocama Vermediğim Götüm Almana Nasip Oldu! 3
Çaresiz şekilde yeniden pardesümü çıkardım. Ağlamak istesem de yapamıyordum. Dindar bir kadındım, götten sikişmenin ne kadar günah olduğunu biliyordum, ama bundan çok Günter’in koca sikinin götüme gireceği korkusunu yaşıyordum. Onca yıl kocamın kısa sikini reddetmiştim, ama şimdi reddedemeyeceğim bir durumla karşı karşıyaydım.

Günter korktuğumu anlayıp, “Sen daha önce verdin mi arsch, yaptın mı götten?” diye sordu. Utana sıkıla, “Yok…” dediğimde, “Okey, korkma, ben çok tecrübeli, korkmana gerek yok!” dedi. Ardından da üstünde televizyon olan dolabın kapağını açtı, eğilip içinden bir şey aldı. Bana döndüğü vakit elinde şeffaf mor renkli, ince ve uzun sike benzeyen bir şey vardı. “Bunu kullanırız. Canın yanmaz, rahat olur. Korkmana gerek yok!” dediğinde, “O ne?” dedim titreyen dudaklarımla. “Bu penis, bunu kullanıyorlar göt için, bu rahatlatır seni, korkma, büyük değil bu, benim penisten önce bunu sokup rahat edersin!” dedi ve elinde tuttuğu siki bana uzattı.

Korka korka aldım plastik siki. Günter’in sikine göre daha kısa ve inceydi. Ancak bu haliyle bile kocamın sikinden daha uzundu, ama biraz ince kalıyordu. Üzerinde bir erkeğin sikininki gibi damar çıkıntıları vardı. Altında çevirmeli bir kısımla pil yuvasına benzeyen bir kapak vardı.

Geri uzatıp, “Bunu sokunca acımaz mı?” dediğimde, “Yok, nein, acımaz, başka bir şey var!” dedikten sonra bu kez sehpanın altındaki çekmeceyi açarak başka bir şey aldı. Ucu ince uzun kapaklı bir tüptü. Bunu uzatıp, “Bunu süreriz senin arsch içine, o zaman hiç acımaz!” dedi. “Ne ki bu?” diye sorunca, “Aç, eline dök!” dediğinde kapağı açtım. Huniye benzeyen bir başlığı vardı. Plastik tüpü sıkınca içinden jel gibi bir sıvı aktı. Parmağımla ovaladım sıvıyı, yağ gibi kaygandı.

Tüpü geri uzattığımda, “Ja, okey, hadi başlayalım!” diyerek benden yatağın üstünde dörtayak üstüne domalmamı istedi. Eteğimi çıkartmadan külotumu sıyırıp çıkardım. Ardından eteğimi belime toplayarak yatağa çıkıp dediği şekilde domaldım. Günter bacaklarımı ayırmamı isteyince iki yana açtım iyice. Arkama geçtiğinde, “İlk defa olacak, çok korkuyorum, canımı acıtma!” dedim. “Nein, canın yanmaz, söz veriyor ben, korkma!” dedikten sonra başını eğdi. Birden kasıklarımda ve götümün üzerinde dilinin gezinmesi ile irkildim.

Günter götümü sikmeden önce beni rahatlatmaya çalışıyordu sanki. Amımı ve göt deliğimi deliler gibi yalayıp emiyordu. Öncekinden daha yoğun bir şekilde yapıyordu bunu. Amımın dudaklarında gezinen dili ve dudakları sayesinde korkunun yerini mutluluk almıştı. Parmaklarıyla ayırdığı göt deliğime dilini sokmaya uğraşıyordu. Deliğimin içine diliyle beraber içerinin serin havası da giriyordu. İnlememek için kendimi zor tutuyordum.

Uzun ıslak dili derin göt yarığımda boydan boya aşağı yukarı gezindikten sonra götüme bir şaplak attı. “Sen harika bir kadın!” dedi göt yanaklarımı öperek. Plastik tüpü açıp ucunu götüme soktuğunu anladım, ama herhangi bir acı hissetmedim. Bunun yerine göt deliğimden içime doğru akan sıvının yaydığı serinliği hissettim.

Daha sonra plastik siki aldı eline. Tüpten bir miktar da sikin üzerine döküp elleriyle sürdü her tarafına. İyice yağlanıp kayganlaşmış siki göstererek, “Hazır mısın?” diye sordu. “Tamam, ama yavaşça yap…” dedim ürkekçe. “Ja, okey!” dedi kaba bir sesle, ardından arkamda yerini aldı. Yavaş yavaş götüme sivri bir şey girmeye başladı. Dudaklarımı ısırıyordum korkuyla. Aşıdan korkan küçük bir çocuk gibi kendimi kasıyordum. Bu sırada Günter’den, “Oh, ja, mein gott, uhhh, waoovvv!” sesleri gelmeye başladığında, “Ne oldu?” diye sordum kısık sesle. Günter, “Senin arsch muhteşem!” dediğinde daha da meraklanıp, “Ne oldu?” diye sordum yeniden. Göt deliğimde bir şey vardı ama beklediğim, yaşamayı düşündüğüm acıyı bir türlü alamıyordum. Günter gülerek, “Penis girdi senin göte, kayboldu!” dediğinde başımı çevirip, “Ne?” dedim şaşkınca.

Derken Günter telefonunu aldı ve ben daha ne yapmaya çalıştığını anlayamadan götümün resimlerini çekti. “Ne yapıyorsun sen?” dedim tepki göstererek. Ancak Günter bir şey olmamış gibi telefonu yaklaştırıp, “Şuna bak!” dedi, gördüğüm karşısında küçük bir şok yaşadım. Mor renkli plastik sik götümün içine nerdeyse dibine kadar girmişti. Altındaki siyah kapaklı kısım kalmıştı sadece dışarıda.

Günter bana bakıp gülerek, “Sen yalan söylüyor, sen vermişsin arsch!” dediğinde, “Tövbe tövbe, git işine!” dedim başımı sallayarak. Resmi yaklaştırarak gösterdi. Göt deliğim dört bir yanından açılmış, genişlemiş haldeydi. Onca yıl korktuğum şey gerçekleşmiş ve götüme yapay da olsa bir sik girmişti. Ancak korkum temelsiz çıkmıştı. Götümde bir karış uzunluğunda sik vardı, ama ben hiçbir acı hissetmiyordum.

Günter telefonu çekip arkama geçti. Derken siki dibinden tutup çektiğini hissettim. Bir iki saniye sonraysa sik yeniden götümdeydi. Günter en az 15-20 kere plastik siki götüme sokup sokup çıkardı. Hiçbirinde acı hissetmedim, onun yerine göt deliğimde bir ferahlama oluyordu. Sik girip çıktıkça açılıp genişleyen götüme hava giriyordu çünkü. Ayrıca itiraf etmekte zorlansam da keyif aldığımı hissediyordum. Sikin üzerindeki damara benzeyen çıkıntılar göt deliğimin çeperlerine sürtündükçe dudaklarımı korkudan değil zevkten ısırmama sebep oluyordu.

Bu anlar devam ederken birden bir vızıldama sesi geldi, hemen ardından da götümün içinde bir titreme oluştu. Günter siki çalıştırmıştı. Plastik sik göt deliğimin içinde vızıldayarak oynuyor, titriyordu. Sikin girip çıkmasından daha büyük zevk veriyordu bu. Günter siki götüme sokup çıkarmaya devam ediyor aynı zamanda içinde çeviriyordu. Bu da daha fazla zevk almamı sağlıyordu. Yaşadığım heyecanı ve zevki fark etmesin istiyordum. Dudaklarımı korkudan, acıdan ısırdığımı, emdiğimi sansın istiyordum, ama Günter sikiş konusunda uzman bir erkekti. Yüzümde oluşan ifadeden hissettiklerimi anlamıştı. “Sen de zevk alıyor, senin de hoşuna gitti!” diye diye söylenerek sikin hızını artırdı.

Plastik sik daha güçlü bir vızıldama eşliğinde götümde gidip geliyor, içinde sağa sola dönüp duruyordu. Günter amımdan sikerken bile böylesi bir zevk almamıştım. Gözlerimden yaşlar akıtacak derecede bir zevkti bu. “Tamam yeter, Allah aşkına yeter, çıkar artık, çıkar şunu!” dedim heyecanla. Günter, “Okey!” diyerek siki çıkardı götümden, halen vızıldayan siki bana göstererek, “Sen sevdin bunu, bu senin arkadaş olsun!” dedi gülerek. Çalışmakta olan siki kapatıp, “Ja, şimdi sıra bende!” diyerek arkama geçti.

Nasıl yapacağını merak ediyordum. Birden yatağın üstüne çıkıp ayakta durdu. Ben domalmış vaziyette bacaklarının arasında kalmıştım, sanki beni bir at gibi kullanıp üstüme oturacak gibiydi. Plastik tüpten gelen osuruğa benzer sesi duyarken sikinin üzerine jelden sürdüğünü anladım. Derken götümün üzerine gelecek şekilde yavaş yavaş çömeldi, uzun ve kalın sikini götümün yarığında hissettiğimde, “Yavaş ol, canımı yakma!” dedim korkuyla. “Okey, korkma!” dedikten sonra göt deliğimde sikinin kafasını hissettim.

Ben yeniden, “Yavaş yap!” derken Günter’den ses çıkmadı. Onun yerine ayaklarını biraz daha açıp çömelmesine devam etti. Derken götümün içine bir şey girmeye başladı. Az önce plastik sik acı vermemişti, ama şimdi iğne batmasına benzer bir acı hissettim. Yine de beklediğim acı bir türlü gelmiyordu. Günter’den, “Ohhh, jaaa, jaaa!” sesleri gelirken başımı çevirip baktım. Sol eliyle götüme bastırmış sağ eliyle sikini tutmuş sokuyordu.

Derken güçlü elleriyle belime bastırdı sıkıca. Siki götüme girmiş, şimdi içinde çalışma vakti gelmişti. Götünü kaldırıp indirerek götümden sikmeye başladı beni. Götümde kocaman bir sik gidip geliyordu, ama ben tuhaf şekilde herhangi bir acı hissetmiyordum. Onun yerine Günter’in kaba ve güçlü ellerinin belimde yarattığı baskıyı hissediyordum. Götünü kaldırıp indirdikçe siki götüme bir makine pistonu gibi girip çıkıyordu. Günter bastırdıkça dizlerim ve ellerim koltuktan yapılma yatağa batıp çıkıyordu. Üzerimde bir pres makinesi gibi eziyordu beni Günter.

Havyan gibi sikiyordu götümü. Sikinin götümde gidip gelmeleri bir yavaşlayıp bir hızlanıyordu. Kendini kontrol etmesini çok iyi biliyordu. Siki plastik sik gibi götümde dönmese de, gerçek bir sik olduğundan daha fazla zevk veriyordu. Damarlı, sünnetsiz kalın sikinin götümdeki çalışması devam ederken Günter’in telefonu çaldı. Ancak Günter hiç oralı olmadan götümü sikmeye devam etti. Dudaklarından kaba ve heyecanlı sesler çıkmaya başlamıştı. Almanca bilmediğim sözlerinin arasında, “Ohhh, jaaaa, uhhhh, jaaaa!” sesleri çatı katını kaplamıştı.

Bir ara belime öyle bir baskı uyguladı ki, kemiğimin kırıldığını sandım, can acısıyla, “Ahhh!” diye bir feryat kopardım. Ellerimle destek alıyordum, ama artık ellerimde derman kalmamıştı. Dirseklerimi dayadım yatağa, götüm biraz daha havaya kalkmıştı. Dizlerimde ve kalçalarımda da derman kalmamıştı, ama Günter şimdi belimin iki yanından sıkıca tutup beni havada tutmaya çalışıyordu.

Jelin kayganlaştırdığı göt deliğimden sesler gelmeye başlamıştı. İlk defa bu kadar açılıp genişlediğinden içine dolan hava ‘Zort zort!’ seslerine sebep oluyordu. Günter’in iniltilerinin arasında bu sesler içeriye değişik bir hava katıyordu. Takatim kalmamıştı artık, ama Günter hiç yorulmamış gibi götünü kaldırıp indirmeye, sikini sokup çıkartmaya devam ediyordu. Boşalmak nedir bilmiyor gibiydi. Üzerime iyice eğilmiş iki büklüm bir haldeydi, kasıklarının ve taşaklarının götüme çarptığını hissediyordum. Siki dibine kadar girip çıkıyordu götüme. O boyda siki hem de ilk seferinde almıştım götüme. Bir kadın olarak garip bir gururlanma yaşadım.

Ancak Günter elektriği kesilmiş bir makine gibi birden durdu ve kendini geri çekip kalktı ayağa. Başımı çevirip, “Boşaldın mı?” diye sorduğumda, “Nein!” dedi nefes nefese. Yataktan aşağı inip elimi tutarak kaldırdı. “Senin göt çok acayip, ben ilk defa görüyor böyle göt!” dedi. Ayağa kalktığımda bir parça acı hissettim. Dudaklarımı ısırdım o nedenle. Ter içinde kalmıştım, suratım kıpkırmızıydı.

Günter, “Gel!” diyerek elimden tuttu. Açık mutfak tezgahının önüne götürüp, “Şöyle dur!” diyerek tezgahtan tutunarak domalmamı istedi. Dediği şekilde hafifçe yan durup domalırken, o da eteğimi sıyırdı belime ve ardından da halen açık duran götüme sikini sokmaya başladı. Kocaman siki saniyeler içinde girmişti götüme. Bu pozisyonda biraz acı çeker gibi oldum, ama çok da değildi.

Belimden sıkıca tutmuş pompalıyordu götüme. Am siker gibi götümü sikiyordu. Bense başımı sağa çevirip ona bakmaya çalışıyordum. Ayağımdaki topuklularla beraber daha da uzayan boyum götümü sikinin hizasına getirmişti. Belini çok eğmesine kalmadan sikiyordu. Siki az önceki gibi dibine kadar giriyordu götüme. Şişkin sallanan taşaklarının kasıklarıma ve götüme çarpma sesleri geliyordu kulaklarıma. Günter şimdi aldığı zevkle ayı gibi böğürüp sesler çıkartıyordu. Tüm gücüyle abanıp vuruyordu sikini.

Tarifi çok zor bir zevk yaşıyordum, ama ses çıkartmaya, inlemeye utandığım için ancak dudaklarımı emip ısırabiliyordum. Elleri belimde, götümde, kalçalarımda, omuzlarımda geziniyordu. Amımda gidip gelen bir sik gibi götümden sikilmekten de zevk alıyordum. Günter’in kalın ve sert siki sayesinde öğreniyordum bunu da. Yıllarca böyle bir zevkten mahrum kalmıştım. Kaynanam kayınbabama, annem de babama götten veriyordu. Oysa ben 19 yıl boyunca kocama vermemiştim götümü. Onu da bu zevkten mahrum bırakmıştım.

Günter götümü sikmeye devam ederken beyaz bluzumu sıyırdı yukarı. Sutyenimin kopçasını açtı çabucak ve onu hızla çıkarıp yere attı. Güçlü ve uzun sağ elini memelerimde hissettim hemen sonra. Memelerim götüme girip çıkan sikin darbeleriyle sallanıyor, oynuyordu. Günter kaba eliyle onları hoyratça sıkıyordu şimdi. Pompaladıkça götümden çıkan sesler çoğalmış, onun da iniltileri artmıştı.

Derken omuzlarımdan tutarak beni kendine çekti. Şimdi nerdeyse ayakta duruyordum. Ellerim tezgahın üstündeydi, ama domalır vaziyette değildim. Günter ayakta sikiyordu götümü. Bu biraz acı verici bir pozisyondu, ama o çok korktuğum durumdan halen uzaktım. İki eliyle memelerime asılmış, beni kollarının arasına almıştı. Alttan pompalıyor, üstten de memelerimi güçlü elleriyle sıkıyordu. Eteğim aşağı sıyrılmıştı, ama Günter’in kalın siki bir sopa gibi ayaklarıma inmesine engel oluyordu.

Amımdan sikilirken içimde hissettiğim sıcak havayı gene hissettim. Beynim karıncalanıyordu sanki. Göz kapaklarımı açacak halim bile kalmamıştı. Günter kalın sikiyle beni ayakta tutuyordu, sikini çıkarsa sönmüş bir balon gibi yere düşecektim sanki. Yüzünü iyice yaklaştırmıştı yüzüme. Anlamadığım Almanca sözcükler kaba bir şekilde çıkıyordu ağzından. Sıcak nefesi yüzümü yalıyordu.

Dakikalardır sikiyordu götümü, ama adam durmak nedir bilmiyordu hiç. Benim yabancısı olduğum bir durumdu bu. Sonunda dayanamayıp, “Günter ben yoruldum, yeter artık!” dedim, zar zor çıkmıştı kelimeler ağzımdan. “Oh ja, okey!” dedi biraz sonra ve yavaşça sikini çıkardı götümden. Tezgahtan tutunup, “Ben çok yoruldum!” dedim nefes nefese. “Senin arsch harika, ben görmedi böyle bir şey!” dedi. Nerdeyse bağırırcasına söylemişti bunu. “Yeter artık, bitmedi mi?” dedim doğrularak.

Günter cevap vermek yerine yanaklarımdan tutup sıkıca öptü dudaklarımı. “Ja, okey, az kaldı, gel şöyle!” diyerek bu kez de bir sandalyeye oturup bacaklarını açtı iki yana. Benden sikinin üstüne oturmamı istedi. Eteğimi belime toplayıp sırtımı ona döndüm. Dediği gibi üzerine oturur gibi çömelirken o da sikini alttan götüme bastırdı. Koca siki yeniden taşaklarına kadar girmişti götüme. O an, “Ahhhh!” diye bir inilti döküldü dudaklarımdan. Acı ile karışık büyük bir zevk dalgası esti içimde.

Gözlerim kapalı halde götümü kaldırıp indirmeye başladım. Siki götümde gidip geliyordu bu sayede. Ayaklarımla yerden destek alıyordum, Günter de belimden tutarak destek oluyordu bana. Artık sessiz kalabilecek durumda değildim. Zevk iniltileri çıkartmaya başladım. Ama bu sefer de Günter sessiz kalmıştı. Benim iniltilerimi dinlemekle yetiniyor, aralarda, “Sen harika bir kadın, senin koca çok şanslı!” diyerek beni şımartıyordu.

Ellerimi arkaya atıp çıplak göğsüne dayadım. Aldığım destekle biraz daha hızlı kaldırıp indirmeye başladım götümü. Kocaman sik götümün içinde bir Ejderhaya dönüşmüştü sanki. Sünnetsiz sikin kafasından çıkan alevler götümün içini alev alev yakıyordu. O alevler her yanıma yayılıp beni yakıp kül etmişti. Amımdan daha büyük bir zevkti bu şekilde sikilmek. Kendimden iğrendim, utandım ama gerçek buydu. Dinen yasak olan bir günahtı işlediğim, üstelik bir ecnebiyle aldatıyordum kocamı. Ama şeytan ruhumu esir almış, beni kendi safına çekmişti. Her saniyesinden zevk ala ala inleye inleye götümü kaldırıp indiriyordum.

Derken Günter’den sesler ve iniltiler çıkmaya başladı. Sonunda boşalıyordu. Oluk oluk döllerini götüme boşaltıyordu bir Vidanjör gibi. Sımsıcak döller oturup kalkmalarımla birlikte göt deliğimi doldurmuş dışarı taşmıştı. Vıcık vıcık osuruğa benzeyen sesler eşliğinde oturup kalkmaya devam ettim bir süre daha. Sonrasında kalktım yavaşça ve doğruldum. Günter’in sikinin her yanı dölleriyle kaplanmıştı, kasıklarına ve taşaklarına akmıştı.

“Uhhh, jaaa, sen harika bir kadın, muhteşem!” dediğinde, geldiğimden beri ilk kez böylesine güldüm. Terden sırılsıklam halde kızarmış tavuğa dönmüştüm. Beni siken horoz ise birkaç kez derin nefesler alıp verdikten sonra kalktı ayağa. Bu kez ben asıldım dudaklarına. Onları deli gibi emdim, dilini çektim içime. Sarıldık birbirimize sıkıca.

“Tuvalet nerede?” diye sorunca, “Oh, ja, hemen sağda!” dedi küçük koridoru göstererek. Tuvalete girince aynada baktım kendime. Bambaşka bir şekle bürünmüştüm. Aldığım, yaşadığım zevkin izleri yüzümde görünüyordu. Tuvaletimi yapıp bolca tuvalet kağıdı ile götümü, amımı ve kasıklarımı silip temizledim. Başımdaki türbanımı açıp yeniden sıkıca bağladım, iğnelerle sabitledim.

Salona döndüğümde Günter tekli koltukta oturmuş bira içiyordu, halen giyinmemişti. Döllerle kaplı siki inmiş, sönmüştü. Yerde duran sutyenimi alıp taktım. Külotumu giyindim. Pardesümü giyinip iliklerken, “Hadi şu resimleri sil artık!” dedim. “Resim?” dedi anlamamış gibi bakarak. Ama sonra, “Oh, ja, resimler, okey!” diyerek telefonunu aldı. Bana göstererek kızımın tüm çıplak resimlerini tek tek sildi. Bu arada plastik sikin götümde olduğu resimleri silmesini istediğimde, “Okey!” diyerek onları da sildi.

Kendimi siktirerek, üstelik ilk kez götten vererek kızımın istikbalini kurtarmıştım. Günter bir kağıda numarasını yazarken, “Ne zaman istersen beni ara, sen harika bir kadın!” dedi içten bir gülümsemeyle. Ben ise, “Artık bitti, ben evli bir kadınım. Seninle bir daha görüşemem, bir kerelik bir şeydi bu!” dediğimde üzüldü, ama gerçek buydu. Yine de kağıdı çantama kendisi koyup, dudaklarıma bir öpücük kondurdu. O ara sehpanın üstünde duran plastik sike gözüm takıldığında, “Almak ister misin, senin olsun!” dedi. “Yok, gerek yok, gerçeği varken sahtesini ne yapayım?” dedim gülerek ve evden çıktım.

Yıllarca götümü kocama vermemekle hata etmiştim. Yediğim onca dayağın, baskının altındaki esas sebeplerden biriydi bu. Korktuğum gibi bir şey olmadığını Günter koca sikiyle göstermişti. Kocamı tüm yanlışlarına rağmen seviyordum, bundan sonra ona da götümü vermemde bir sakınca yoktu. Hemen o gece bir sürpriz yapıp götümü sunacaktım…

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Üvey Kızım

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Banyodaki çöp sepetinin kapağını kaldırıp elimdeki tuvalet kağıdını atacaktım ki birden gözlerim fal taşı gibi açılıverdi.
Çöp sepetinde üzerine prezevatif geçirilmiş irice bir salatalık duruyordu. İki parmağımla tutup kaldırdım, evire çevire inceledim. Karımla kullandığımız tırtıklı prezervatiflerdendi. Prezervatifin dokularındaki ıslaklık, henüz yeni kullanıldığını gösteriyordu. Az önce banyodan çıkan Tülin kullanmıştı bunu, başka bir açıklaması yoktu. Hemen salatalığı alıp Tülin’in odasına gittim.
Karım üç yıl önce vefat etmişti. Üç sene dul kaldıktan sonra, bir kaç ay önce tek çocuklu dul bir hanımla evlendim. Yeni eşimin lise son sınıfa giden bir kızı var ve o da bizimle yaşıyor.
Geçenlerde kayınvalidem rahatsızlanıp hastaneye kaldırılınca, eşim bir süreliğine annesine bakmaya gitti. Evde üvey kızım Tülin’le yalnız kaldık. Tülin yeni serpilmiş çok seksi bir kızdı. Bana daha ilk günden sıcak davranıyor, her gördüğünde boynuma sarılıyordu.
Ben de ona karşı iyi davranıyor ve gerçekten seviyordum. Tabi, ev içerisinde giydiği kısacık etekleri, yaşına göre haddinden fazla gelişmiş yuvarlak hatlarını görmezden gelmeye, bana sarıldığında uçlarının kabardığını rahatça görebildiğim irice memelerini dikkate almamaya çalışıyordum. Bunun dışında gayet mutlu bir aile yaşantımız vardı.
Eşim Konyaya gideli iki gün olmuştu. O gece Tülin banyo yapmaya girmiş ve banyoda uzun süre kalmıştı. Tülin banyodan çıktıktan sonra tuvaleti kullanmak için hemen arkasından ben de banyoya girdim. Ve olan oldu. Şimdi elimde prezervatifli bir salatalıkla üvey kızımın odasına, hesap sormaya gidiyordum.
Tülin vücudu havluya sarınmış bir şekilde aynanın karşısında saçlarını tarıyordu. Başını bana çevirip soran bakışlarla baktığında ona elimdeki salatalığı gösterdim.
“Bunu sen mi kullandın yavrum?”
Tülin önce inkar etti. Gülümseyerek inanmadığımı belli ettim. Evde bizden başka kimse yoktu ve ben de kullanmadığıma göre tek seçenek Tülin’di. Sonunda inkar etmenin yararı olmadığını görüp itiraf etti. Ağlayarak,
“Evet baba, ben kullandım! Ne olur anneme söyleme, beni öldürür!” dedi ve boynuma sarıldı. Neden bilmiyorum ama Tülin’e kızamadım ve
“Tamam kızım, söylemem!” deyip sakinleştirdim. Elimdeki salatalıkla kalakalmıştım. Yatağının yanındaki etajere bıraktım, sonra da odasından çıktım.
Değişik düşüncelerle ve kafam karmakarışık bir şekilde yatak odama yatmaya gittim…
Tam soyundum, üzerimde bir baksır külotla yatağa girdim, Tülin havluya sarılı bir şekilde girdi yatak odama… Yanıma gelip,
“Kızmadığın için teşekkür ederim yakışıklı babam benim! Anneme söylemeyeceksin değil mi babacığım?” diyerek yanağımdan öptü. Mis gibi Şampuan kokuyordu.
“Söylemeyeceğim dedim ya kızım, aramızda sır kalacak! Az önce şaşkınlıkla sıhhatler olsun demeyi unuttum…” deyip ben de Tülin’i yanağından öptüm ve “Sıhhatler olsun!” dedim.
“Babacığım, bu gece senle yatabilir miyim?” dedi ve cevabımı beklemeden üzerimdeki pikeyi kaldırıp yanıma uzandı. Sol kolumun üstüne yatmış, kolunu çıplak bedenime sarmıştı. O bakmaktan bile kaçındığım dolgun yuvarlak hatlarıyla yaslanmıştı bana… Kendimle savaşmaktan dişlerim birbirine geçmişti. Aklım onun üvey kızım olduğunu söylüyordu, sıcak çıplak bedenin temasıyla taş gibi sertleşen aletim onun fıstık gibi bir l****a olduğunu…
“Böyle uyursan hasta olursun kızım, Pijama falan giyseydin!” dedim.
“Kurudu zaten, hava sıcak!” dedi.
“Peki, sen bilirsin!” dedim.
Tamamen sarılmıştı bana. Üzerindeki havlu kaymış, sağ memesi ortaya çıkmıştı. Havlusunu yukarı çekerek açılan memesini kapadım. Tüm bedenini bana yaslamıştı. Bacakları baksırın üzerinden kalkmış sikime değiyordu ve sertliği hissetmemesi imkansızdı. Özellikle baskı yapıyordu kahpe…
“Babaaammm benim, seni öyle seviyorum ki!” dedi.
“Ben de seni seviyorum kızım!”
“Ama ben seni daha farklı seviyorum baba…”
“Nasıl yani? Ne demek istiyorsun?”
“Babacım, ben sana aşığım ve senden başka erkek tanımak istemiyorum!” dedi.
“Tülin yavrum, ben senin üvey de olsa babanım, sen de benim kızımsın, böyle bir duygu imkansız!” dedim.
“Neden baba? Neden imkansız? Çok mu ayıp? Çok mu günah? Olsun varsın, ne çıkar?” diyerek üzerime doğru uzandı.
Üzerindeki havlu beline kadar inmiş, üst kısmı tamamen çıplak kalmıştı. Çıplak memelerini kıllı göğsüme dayamıştı, kasıklarını kasıklarımın üstüne koymuş, sağa sola sallanıyordu. Çenemi, burnumu, yanağımı öpüyordu durmadan.
Sonra dilini dudaklarımın üstünde gezdirmeye başladı. kocaeli escort Başımı ellerinin arasına almış, diliyle dudaklarımı ıslatıyordu. Yarağım müthiş sertleşmişti ve baksırımı zorluyordu. Tülin de kasıklarını inadına üstüne bastırıyordu.
“İmkansız dediğin duyguyu bak şu anda kasıklarımda hissediyorum babacığım!” diyerek dudaklarımı öpmeye başladığında, artık ben tamamen çileden çıkmıştım. Dilini ağzıma sokmuş, üst dudağımı ısıra ısıra öpüyordu…
Üzerindeki havluyu çekip aldığımda artık çırılçıplaktı. Ellerimi uzatıp kalçalarından tuttum. Amını külodumun üzerinden yarağıma sıkı sıkı bastırıyordu. Bir an gözlerime baktı ve
“İçime girmeni istiyorum!” dedi.
“Tülin kızım, sen ne diyorsun?” dedim.
“Babammmm! Aşkım benim! Gir içime!” dedi.
“Tülin, kızım yapma, sen bakiresin!” dedim. Tülin de,
“Bakire olup olmadığıma emin değilim. Belki salatalıkla bozmuş olabilirim bilmiyorum. Boş ver bekaretimi sonra düşünürüz. Bak şu anda çırılçıplak kollarındayım. Bak ellerin kalçalarımı sıkıyor. Bak dudak dudağa öpüşüyoruz, sence bunların anlamı ne?” diyerek dudaklarını boynumdan göğsüme, meme uçlarına doğru indirmişti.
Hafif hafif ısırıyordu. Aniden soluma sırtüstü yatıp beni üstüne çekti ve
“Hadi sevgilim öp beni, öpp!” diyerek dudaklarını uzattı.
Sol kolumun üstüne dayanıp dudaklarını aldım ağzıma. Çılgınca öpüşüyordu benimle. Sağ elimle memesini yoğuruyor, o diriliği oldukça derinden hissediyordum. Uzun süre dudaklarımız ayrılmadı. Daha sonra santim santim aşağılara inmeye başladım. Uzun boyunu, geniş omuzları, diri memelerine. Uçları nasıl da kabarmıştı.
“Ohhhh, aşkkıımm, emm, emmm hadiii!” diyerek memesinin tamamını ağzıma verdi.
Büyük bir hırs ve zevkle emiyordum. Parmakları saçlarımın arasında, uzun bacakları kalçamın üzerinde dolaşıyordu…
Sonra daha aşağılara, göbeğine indim. Tülin heyecandan tir tir titriyordu. Göbeğinin deliğinde dilimle oldukça uzun daireler çizerek oyalandım. Biraz daha aşağıya indiğimde, kasıklarını dudaklarıma doğru itmeye çalışıyordu.
Kafamı kaldırıp baktığımda, amı bir kayısı halinde gözlerimin önüne serilmişti. Bacağının amıyla birleştiği yerden öpmeye, yalamaya başladım. Amında tek tüy yoktu, kaymak gibiydi. Sanırım banyoya girdiğinde halletmişti. Bu yüzden uzun kalmıştı banyoda. Dilimle amının dudaklarına dokunduğumda derinden bir
“Ohhhhhh!” çekti ve “Evett, eveet devam ett, hadiii!“ dedi. Sıkı sıkı kapalı am dudaklarının arasına dilimi soktuğumda, iki eliyle saçlarımdan kavrayıp bastırdı ve “Oohhh, eveeettt orasıı, orası aşkıımmm, işte orası, devam ettt! Ohhh, Simge böyle yalayamıyor!” dedi.
Klitorisi kabarmıştı, önce dilimle oynadım, sonra dişlerimin arasına aldığımda Tülin kasılmaya başlamıştı.
“Ooohhh babammm, canıımmm, erkeğiimmm, ooohhh, uçur beniii!” diye inliyordu.
O kadar ıslanmıştı ki amı, dilim yapış yapış olmuştu. Bacaklarını sırtıma vuruyordu bilinçsizce. Sonra yavaş yavaş kasılmaları azaldı, sakinleşti. Orgazm olmuştu. Dilimi yeniden amının içinde gezdirdiğimde,
“Aaayyyy, yapmaaa, ohhhh, hiç böyle olmadım, sen Simgeden daha iyi yapıyorsun!” diye inliyordu.
Sonra beni üzerine çekip kollarını boynuma doladı. Yarağım baksırın üst kısmından çıkmış Tülin’in göbeğine doğru uzanmıştı. Tülin,
“Aramızda artık en küçük bir sır kalmadı yakışıklı babam benim, birbirimizi tam anlamıyla gördük di mi?” diye gülüyor, yanaklarımı dudaklarımı nereme rastlarsa oramı öpüyor, kasıklarını da kasıklarıma doğru bastırmayı ihmal etmiyordu. Elini kalçalarıma uzatıp baksırımı çıkarmaya çalışırken,
“İçime girmeni istiyorum baba!” diyordu.
“Tülin kızım, belki halen bakiresin, bakireliğine dokunamam, buna hakkım yok!” dedim.
“Sen babamsın, her şeye hakkın var! Babamsın, erkeğim de olmanı istiyorum!” diyerek külodumu ayağımdan çıkarmayı başarmıştı. Elini uzatıp yarağımı tuttu ve
“İşte bunu istiyorum amıma bennn!” dedi.
“Tülin yavrum, bakire olup olmadığından emin değilsin, onun için yapmak istemiyorum!” dedim.
Tülin aldırmadı bile sözlerime… Doğrulup iki eliyle tuttuğu yarağımı ağzına aldı. Büyük bir iştahla emiyordu. Yarağım çok sertleşmişti…
Yarağımı bir süre yalayıp emdikten sonra durdu ve
“O zaman arkamdan girrr! Hadi aşkkıımmm, götümü sik!” dedi. Ben de,
“Bak işte o olur!” deyince, sevinçle yataktan kalkıp koşarak odasına gitti.
Döndüğünde elinde krem kavanozu vardı. Yatağa oturdu, göğsümden iterek beni sırtüstü yatırdı. Büyük bir dikkatle yarağımın her tarafını kremledi. Taşaklarıma kadar her izmit escort yerim krem olmuştu. Sonra kremi etajerin üzerine koyup yanıma yüzüstü uzandı ve
“Hadi gir arkama, sik götümü!” dedi.
Ensesinden başlayarak aşağılara doğru öpmeye, yalamaya başlamıştım. Düzgün, pürüzsüz sırtı, incecik beli, çıkık kalçalarıyla bir Tanrıça gibiydi.
Dakikalarca öpüp yaladım Tülin’i. Kalçalarının arasına geldiğimde inliyordu. Götünü hafifçe kaldırıp dudaklarımı kalçalarının arasına gömdüğümde kendisini bana doğru bastırmıştı. Dilimle götünün o küçük deliğini yalamaya başladım.
Sonra parmağımı yavaşça içeri sokmaya çalıştım, ama götü öyle sıkıydı ki girmiyordu. Parmağımı ağzımda ıslatıp deliğe dayadım ve hafifçe bastırdım. İrkilir gibi oldu, zorlanıyordu. Kavanozu alıp orta ve işaret parmağımı kremledim, sonra deliğe bastırdığımda ilk boğuma kadar girivermişti.
“Oohhh babacığım harika, devam ett, devam ett!” diye inliyordu.
Parmaklarımı biraz daha soktum, sonra biraz daha. Sonra tamamı girmişti iki parmağımın. Bir parmağımı daha soktuğumda, canı biraz yanar gibi olmasına rağmen devam etmemi istiyordu…
Parmaklarımı götünde ileri geri oynatırken, o da kalçalarını bana doğru itip parmaklarımı içine almaya çalışıyordu. Sırtını ensesini öperek parmaklarımı götüne sokup çıkarıyordum.
Birden dönerek sırtüstü yatıp, beni üstüne çekti. Eliyle kremlediği yarağımı tutup götünün deliğine dayadı. Aşağı yukarı oynattıktan sonra belime doladığı bacaklarını kendine doğru çekerek,
“Haydi aşkım şimdi!” dedi. Hafifçe bastırdığımda kremli yarağımın başı kertiğine kadar götünün içine girivermişti.
“Aahhh çok acıdııııı!” diyerek dudaklarını ısırıyordu. Durdum ve
“Canım kızım, çıkarayım mı?” diye sordum.
“Hayıırrrrr, hayııırrr çıkarma baba, içimde kal ne olur, geçer şimdi!” dedi.
Bir süre daha bekledim, sonra yeniden yüklendim. Santim santim giriyordum götüne.
“Kendini gevşek bırak canımmm kızım, gevşe biraz, gevşe!” dedim.
Kollarını sıkı sıkı sarmıştı boynuma. Dudaklarını ağzıma aldım, ne olacaksa olmalıydı artık, kalçalarının altından kavrayıp kasıklarımı basıverdim. Tülin’den ne dediği anlaşılmayan bir inleme çıktı. Tamamını sokmuştum artık, 21 cm lik koca yarak taşaklara kadar Tülin’in götüne saplanmıştı…
Dudaklarımı ısırıyordu. Acı çekiyordu. Uzun süre kasılmaları geçmedi. Neden sonra gevşemeye başladı ve hareketsiz kaldı altımda. Bacakları halen kalçalarımın üzerindeydi. Ben hiç hareket etmiyordum. Acısı biraz hafiflediğinde,
“Ölüyorum sandım bir an, bu nasıl bir şey, adeta bağırsaklarıma sopa girmiş gibi, içimi doldurdun!” dedi.
“Tülin canım, tamam, geçti, şimdi ağır ağır çıkacağım içinden!” dedim.
“Hayıırrrr, hayııırrr, sakın çıkma, böyle kal aşkımm!” dedi.
“Ama canın çok yandı kızım!” dedim.
“Evett, hemde çookk, ama şimdi böyle iyi!” dedi. Kasıklarımı 2 cm kadar geri çekip yeniden bastırdığımda, kısa bir ‘Aahhh!’ geldi.
“Hala acıyor mu yavrum?” dedim.
“Pek sayılmaz babacığım, ne olur devam et, acısa da çok zevkli!” dedi. Biraz daha çekip bir daha bastırdım. Bu sefer,
“Ohhhhh babacığım, harika buu!” dedi. Yarıya kadar çekip bu kez daha sertçe bastırdım yarağımı.
“Ohhh, sevgilim, aşkıımm, babammm, şimdi sen bana ne yapıyorsun?” diyerek bacaklarını sıkıca sarmıştı belime, kendine çekiyordu beni.
“Sence ne yapıyorum kızım? Bilmiyor musun?” dedim.
“Biliyorum, ama sen söyle bana, senden duymak istiyorum!” dedi.
“Seni sikiyorum yavrum benim, seni sikiyorum canım kızım!” dedim.
“Ooohhhhh, neremden sikiyorsun erkeğimm, söyle neremden sikiyorsunn?” dedi.
“Götünden sikiyorum kızım, bebeğimmm benim!” dedim.
“Sik babam, sik, sok köküne kadar yarağını götüme, artık o senin, her yerim senin, canımı yak, parçala her tarafımı, ohhhh!” diye inliyordu Tülin.
Sımsıkı sarılmıştı bana kolları ve bacaklarıyla. Dudaklarımı kemiriyordu. Tüylerimin diken diken olduğunu hissetmişti,
“Yarağın nabız gibi atıyor içimde erkeğimm, biliyorum patlayacaksın, hadi patla, hadii içime dol, akıt döllerini, hadiiii!” dedi.
“Kızımmm, canııımmm, ooohhhh, Tülinimmm geliyoruumm!” dedim. Tülin de,
“Bana karım dee, kızım de, ne dersen de, sik beni, sok bana, hadiii patlat içimde, tohumlarını saç götüme!” diye inleyince, oluk oluk boşalmaya başlamıştım. Götünün kaslarını sıkıp sıkıp adeta sağıyordu yarağımı.
“Erkeğimmm, sevgiliiimmm, doldur içimii, doldur götümü kocaaammm!” diyerek.
İlk kez kocam diyordu bana. Ne kadar zaman geçti farkında değildim, üzerine yığılıp gebze escort kalmıştım. Saçlarımı okşuyordu, boynumu öpüyor, derin derin soluyordu. Yarağım halen götündeydi, sertliği pek kaybolmamıştı.
“Yoruldun mu kocacığım?”
“Yavrum bana böyle deme lütfen, utanıyorum!”
“Utanacak ne var ki baba, bak ben utanıyor muyum? Hem, götümden de olsa içime girdin, kocam sayılırsın artık!” dedi.
“Yavrum, içine girdim ama kocan olmak başka bir şey!”
“Nasıl başka şey? Haaa.. biliyorum! Ama ben kocam olmanı istiyorum artık, babam olmandan daha çok istiyorum bunu ve mutlaka karın olacağım, mutlaka!”
“Yavrum, canım benim, ama ileride bu duyguların değişir, o zaman pişman olursun!”
“Seninle yaşadığım, yaşayacağım hiç bir şeye asla pişman olmayacağım baba, daha yeni başlıyorum erkeğimmm!” diyerek kalçalarını yarağıma doğru basıyor, ileri geri oynatıyordu.
Aslında amını götünün içindeki yarağımın üst kısmına sürtüyordu. Sanırım canının yanmasından sonra uyarılmıştı, memelerinin uçları fındık gibi olmuştu. Dudaklarımı dudaklarının arasına almış, dilini yeniden ağzıma vermişti. Hafif hafif basıyordum. Kalçalarını sağa sola sallıyor, götündeki yarağımı daha net hissetmeye çalışıyordu.
“Hayrola kızım? Yine azdın sanırım?” dedim.
“Ooohhh evet erkeğimm, içimde sertleşiyorsun yine, ooohhhh, hadi sok bana yeniden noluurr!” diye yalvarmaya başladı.
Ben de yarağımı götünden çıkarmadan birden sırt üstü dönüp, kollarımın arasındaki bedenini üzerime aldım. Üzerimde oturur duruma geldi.
Hafifçe kalkıp götüne saplanmış yarağıma baktı, kırmızı gece lambasının ışığında adeta sopa gibi saplanmış duruyordu yarağım. Tekrar oturdu üstüne, arkaya doğru yaslandı, parmağını uzatıp klitorisini okşamaya başladı…
Bu arada yarağımın üzerinde kalçalarını ileri geri oynatıyordu. Başını geriye atmış, gözlerini kapamıştı. Solukları hızlanmıştı.
“Murat, kocammm, aşkkkııımmm, babamm, hadiiiii, hadiiiii sok karınaaa, oohhh haddii!” diyerek oturup kalkıyordu.
Elimi amına uzatıp, orta parmağımla oldukça ıslanmış amının dudaklarını aralayıp klitorisine ulaştım. Bu arada yarağım yine kütük gibi olmuş, götüne girip çıkıyordu. Klitorisiyle oynarken,
“Ooohhh, geliiiiyoooor, aşşkkıımmm, geliyooor, sik beniii, sokk götüme, ooohhh, ayyy!” diye inleyerek yarağımın üstünde hızlı hızlı hopluyordu.
Dayanacak halim kalmamıştı, kalçalarından sıkı sıkı kavrayıp bütün gücümle kasıklarımı kaldırarak yarağımı götünün derinliklerine dayadım. Tülin,
“Siikkk götümmüüüü, sookk banaaa babammm, erkeğğiimmm, aaayyy!” diye bağırırken ben yine boşalıyordum.
Bu defaki çok daha şiddetliydi. Kalbim sıkışıyordu. Tülin ise kasılıp kalmıştı, götünü bütün gücüyle yarağıma bastırmış, öylece kalmıştı. Üzerime uzandığında nefes nefeseydi. Sonraları sakinledi ve hareketsiz kaldı…
“Tülin? Kızım? İyi misin?” dediğimde sesi çıkmıyordu. Sadece derin derin soluyordu.
Sanırım çok yorulmuş, sonunda uyuyakalmıştı. Yarağım halen götündeydi. Yavaşça üzerimden yanıma aldım. Götünden çıkmıştım ama yarağım halen sertliğini koruyordu.
Tülin’i kolumun üstüne yatırıp, sol yanına döndürdüğümde kalçaları kasıklarımdaydı. Karımla da uyurken 66 pozisyonunda, yani kaşık pozisyonunda, yarağımı arkadan bacak arasına sokup amına değdirerek uyumayı severdim.
Sağ bacağını hafif kaldırdım, yarağımı amının dudaklarına değecek şekilde bacak arasına soktum ve arkasından sarıldım. Tülin uyku sersemliği içinde kalçalarını oynatarak amının dudaklarını yarağıma sürtmeye başladı.
Güya ben o pozisyonda uyuyacaktım, ama Tülin’in uykusunda yarağıma yaptığı fırça badana sayesinde amının suları akmaya ve yarağımı kayganlaştırmaya başlayınca, aldığım müthiş zevkten, ben de kasıklarımı hafif hafif oynatmaya ve yarağımı ileri geri yapmaya başladım…
Tülin’in amı vıcık vıcık sulanmıştı ve yarağımın başı arada sırada rotayı şaşırıp amının deliğine denk geliyordu. Amına sokmamak için kendimi zor zaptediyordum. Yine amının deliğine denk geldiğinde Tülin aniden uyandı ve
“Evet orası! Lütfen baba, gir oraya! Amımı sik!” diye yalvarmaya ve amını yarağıma bastırmaya başladı.
O saniye artık hiçbir şeyi düşünecek durumda değildim, şeytana yenildim ve Tülin’in suları akan tazecik amına yavaş yavaş girmeye başladım. Girdiğim her santimde,
“Ohhhh babam benim, sik beni, sik amımı!” diye inliyordu.
Bir kaç dakika sonra artık yarağımın tamamı o tazecik amındaydı. Sıcacık ve daracık amı yarağımı kavuruyordu resmen. Biraz içinde bekletip pompalamaya başladım. Daha sonra onu sırtüstü çevirip, bacaklarını omuzuma attım ve amına girip çıkmaya başladım.
Yaklaşık onbeş dakika sonra ikimiz birden bağırarak boşaldık. Yarağım amında, Tülin altımda iki büklüm inlerken, amından döllerim dışarı akıyordu…

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

YENGEMLE GEÇEN GÜZEL GÜN

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Merhaba size dayımın karısı ile sikişmemizi anlatıcam kısaca ondan bahsediyim 175 boylarında kumral zayıf çok güzel bir hatundur onu küçüklüğümden beri arzular onunla sevişmek yatmak isterim yengem sürekli kilotlu çorap giydiği için ayaklarına karşıı büyük bir fantezim varıdr yengem bir pazar bize geldi annem çay koymaya gittiğinde muhhabbet etmeye başladıkk ordan burdan bende meslek lisesinde elektrik bölümü okuduğum için beni işten izin aldığı bi gün çağıracağını televizyona bakmamı rica etti bende hemen kabul ettim dayım çalıştığı için evde yoktu yeğenimde küçük olduğundan okula gidiyordu yengemde izinliydi beni eve çağırdı…
eve gittim ve yengem üstünde koyu mavi bi bluz altında kot ayaklarında iste siyah kilotllu çorap vardı neyse kahvaltı ettik muhabbet ettik flann sonra tv ye bakmamı istedi tv ye baktım sadece sigortası atmıştı onu yaptıktan sonra gidiyim artık dediim yengemm gidip nayapııcaksın benimde çok canım sıkılıyo evde otur muhabbet flan ederiz dedii herneyse ama benn onun ayaklarından gözümü alamıyoorudm sürekli muhabbbet ediyordu benimki kalkmaya başlamıştı yengem çok dobra bi insan olduğundan direk 2 sattir ayaklarıma bakıyorsunn çorabım bursa eskort flanmı kaçık dedii bendee hayır dedimm ee o zmann niçinn bakıyorsunn dedii bende bilmioorum senin ayaklarına hastayım dedimm çok şaşırdı iğrenç flan dedi bende sana göre öle bana göreee süper bişi dedim nasıl yapıoosun diyince çok istiyosan gösteriyim yenge dediim o da olur dedii yanına gittimm oturuyoordu ayaklarını koklamaya başladım mis gibi kokuuyordu daha sonra altlarını yalamaya başladımm heryerini yalıyorudumm yengemminde hoşuna gitmşişti ben işi ilerletip pantolonunun düymelerini açtım ve pantolanonu indirdim kilotlu çorabın altında siyah kilodu vardı bacaklarının heryerini okşadıktan sonra yalamaya başldım yengem yavaş yavaş azıyorddu daha sonra elimle kilodun üstünden amını okşamaya başladımm yengem azıyordu yengemin dudaklarına yapışştım deli gibi öpüşüüyoorudkk mavi buluzunu çıkardım altındaki siyah sütyenide yavaş yavaş çıkardım memelerini yalıyordum yengemde benni soymaya başladıı ama hiç konuşmuyorduk benim aletle oynamaya başladı azına almasını sitedim ama almadıı bende zormalamadım daha sonraa kilotlu çoraabı azımla çıkarmya başladım onuda çıkardıktan bursa escort bayan sonra kilodunu çıkardım amı kaynıyordu benim aletii amında gezdiriyordum artık yengemden sesler geliyorduuu ahhhhh ahhhhh dieee hadi arttıkkk
sok sok diee bağrıyorduuu bi bacağını omzuma attımmmm vee sikimi yavaş yavaş amcığına sokuyordummm bir yandan git gel yaparkenn bir yandan da ayaklarını yalıyoor bacaklarını okşuyoorudmm yengemmmm inliyorduuu git gellerden sonra ikimizbirden boşaldıkkk daha sonraa yengemmleee daha çok azmasıı içinn tekrardann seviştimmm amıyla oynuyoorudm öpüşüyoorudkkk memelerineee sikimi deydiriyordumm daha sonraaa elimleee götüneee bakktım gerçekten çok tatlı götü vardıı daha sonraa yengemi ters döndürmeye karar verdimm ama olmazz die bağırdııı olucakk dediim dayınnn bile ellemedii dedi bendee olucak dediim oda acımıycağana söz ver dedii bende söz verdimm vee hemennn bi krem aldımmm ilk önce yarrağımı kremmledimm daha sonraa yengemin göt delğini kremledimmm acayip dardııı ilk önce kafasını alıştırdıımmm git gel git gelden sonraa birden biree kökledimm vee yengemm resmenn anırdıııııı bennn gbi yandan git gel yapıoordum bi yandan escort bursa daa yengemin sarkan memelerini ellliyordumm yengem isee ağlıyooruduuu 1 postada orda attıktan sonraa dinlendimmm bi sigara yakktım ama yengem çok istekliydi sagaramı içerkennn geldiii ve benimmm o inik olan yarrağımı azınaa aldııı vee benii dayınnn böyle güzel sikseyydiii bu kadar zevk verseydii onunkinide yalardımm ama bu senin hakkın dedii veee benim yarrağın tamammını azına alarakk saksoo çekmeye başladııı çokk süper yalıoorudu en sonunda boşaldımmm yengemmm hiçbirini yutamadan hepsini tükürdüü daha sonraa yatağaa geççtikkkk amcığınaa sokmammı istediiii sikimmm taş gibiydiii yengemin amın gevur amcığı gibi yanıyorduuu soktum gitgel git gel git gel ilk boşalmayı yapptım hiç vakit kaybetmedenn 2.boşalmayıda yapptım ama artık ikimizdede hal kalmammışştııı yengemmm dudağıma bi öpücüük kondurduu vee teşşekkür etti daha sonraa çok nazik ve yavaş haraketlerle sikimii yalayarak temizliooruduuu yengemlee banyoo yaptıkkk banyodan çıktıkkk akşam saat 6 ya kadarr seviştikk satt 3 civarıı ikiposta daha attıkk akşama kadar değişik değişik fantaziler yapptık ayaklarını yaladım okşadım seviştikk sakso çektiii çok güzel bi gündüü ama yengemm bunun bidaha yaşanmasını istemediğinii kimseninde bilmeyeceğini aramızda kalacağını söledii bende amacıma ulaşmışştm zatennn bana buda yetti .

OLGUN VE CİDDİ BAYANLAR DENEMEYE NE DERSENİZ GİZLİLİK ÇERÇEVESİNDE

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Geniş

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Geniş

Sabah uyandığımda o günün normalden farklı olacağını düşünmüyordum. Bir ipucu vermem gerekirse; farklı da olmamıştı. Normalden biraz erken kalkmıştım çünkü annem kendisine yardım etmemi istiyordu. Çocukluğumdan beri ev işleri yapmaya alışığım ancak liseyi bitirdikten sonra geçen son iki haftada annem her işi benim yapmamı istiyor gibiydi. Üniversiteyi kazanma ihtimalimin düşük olduğu hesaba katılırsa buna neden bulmak zor değildi. Evde benden 5 yaş büyük ablam Hale de vardı ama kendi dünyasında yaşayan aklı bir karış havada biriydi internetteki makyaj blogundan yeterli parayı kazanmasına rağmen bu paraları biriktirmek için evden çıkmamakta ısrar ediyor bu da annemi delirtiyordu, Hale ablamdan ümidi kesmişti.

Kahvaltı etmek için iki katlı evimizin giriş katına indiğimde annemin telaşla kahvaltı hazırladığını gördüm, babam tabletiyle ilgileniyor, ara ara annemin isteklerini yerine getiriyordu. Uyku sersemliğiyle kahvaltının neden bu kadar detaylı hazırlandığını anlamam 2 dakikadan fazla sürdü; bugün diğer ablam Ayşe üniversitedeki ilk senesini tamamlayıp yaz tatili için eve gelecekti. Bu güzel gelişmeyi kutlamak için de annem bütün aileyi kahvaltıya çağırmıştı. Geniş aile yemekleri bizim için bir gelenekti. Saat 10’a yaklaşırken önce dedem Cemil, yeni ve aşırı seksi eşi Gülüzar ve Gülüzar’ın oğlu Melih geldiler. Dedem yine huysuzdu, bu saatte kahvaltı değil öğle yemeği yeneceğini, Gülüzar’ın bir türlü hazırlanıp evden çıkamadığını anlatıp duruyordu. Gülüzar ilgileniyor gibi gözükmüyordu ancak babam onun sürekli gözümüze soktuğu memeleriyle yakından ilgileniyordu. Öyle ki annem birkaç kez bıçağın ucuyla dürterek babamı uyarmak zorunda kaldı. Dedemlerin ardından Mithat dayım eşi Pemra ve kızları Leyla ile evin kapısında belirdiler. Gürültülü bir merhabalaşmanın ardından herkes Ayşe’nin gelip gelmediğini merak etti. Çok geçmeden bir araba evin önüne yanaştı ve içinden bildiğimizden biraz daha bakımlı ama “inek” görüntüsünden hiçbir şey kaybetmeyen Ayşe indi. Bütün aile onu kapıda karşıladık ve başarılarından dolayı kutladık. Dışımdan kutlasam da içten içe onun başarılı benim başarısız olmam beni rahatsız ediyordu. Bizimkiler bunu anladı mı bilmiyorum. Hep beraber kahvaltı sofrasına oturduk.

Dedem annemle beraber sahibi oldukları dolap firmasını işletiyordu, mali durumu hiç fena değildi. Hepimiz ilk başta karısı Gülüzar’ın bu maddi kaynağa sahip olmak için dedemle evli olduğunu düşünsek de geçen yıllar bize bu konuda yanıldığımızı göstermişti. Hem Gülüzar’ın oğlu Melih’le yıllardır sadece akraba kalmamış çok iyi de dost olmuştuk, aynı yaştaydık, onunla her şeyimi paylaşabilirdim.
Mithat dayım avukattı uzun yıllar denemelerine rağmen çocukları olmayınca kızları Leyla’yı evlat edinmişlerdi. Leyla benden ve Melih’ten iki yaş büyüktü. Pemra yengem uzun yıllar gördüğü tedavi nedeniyle kilo almış o kiloları da bir türlü verememiş bir kadındı. Ancak neşeli ve sevecen tavırlarıyla hepimizin sevdiği biriydi. Bazen çok yüksek sesle konuşur, kahkaha atar ama her zaman bizi eğlendirirdi. Masada güzel bir sohbet dönüyor ben de yer yer eşlik ediyor bazen de yemeğe gömülüyordum.

Kahvaltının ardından herkes günlük yaşamına devam etmişti, Alex’in gelişini herkes kanıksamış evde herşey rayına oturmuştu. Bir gün annem ve babam işe gitmişlerdi evi dolaştığımda kimseyi bulamadım Hale ablamın bir alışveriş merkezinde aylaklık yaptığına emindim, Ayşe de görüşemediği lise arkadaşlarıyla dışarıdaydı galiba. Mutfağa ilerlediğimde Hale ablamın bilgisayarını masanın üzerinde gördüm, neden burada bıraktı acaba diye düşünerek yaklaştım ve ekrana bir göz attım. Masaüstünün sağ köşesindeki not bölümünde “Melih senden daha iyi olduğunu söylüyor, onu yanıltmak istemez misin babacığım :)” yazıyordu. Anlam verememiştim. Hale ablamın pek çok sevgilisi olduğuna eminim, mutlaka içlerinden birinin ismi Melih’tir fakat “babacığım” ne demek? Bu ne çeşit bir oyun? İğrenç. Oradan hemen uzaklaştım ve odama geçip bilgisayarda takılmaya devam ettim ancak aklım sadece o mesajdaydı. Bilgisayara tekrar bakmaya da götüm yememişti. Odada bilinçsizce Facebook, Twitter gezinip mesajın ne demek olduğunu çözmeye çalışıyordum. Senelerdir bizim Melih’in Hale ablamı arzuladığını ve çokça onu düşünerek 31 çektiğini biliyordum ama Hale ablamın Melih’e yüz vermesi ihtimal dahilinde bile değildi. Hale ablamın 180’den aşağı sevgilisi olmamıştı, Melih ise orta boylu ve tombul biriydi. Hiçbir şartta Hale ablamın Melih’i çekici bulmasına olasılık yoktu.

Ardından geçen iki gün de o mesaj aklımdan çıkmadı. Düşündüm ki zaten Melih’ten gizlim saklım yok neden gidip ona sormuyorum. Hemen Melih’e bir mesaj attım ve dışarıya bir kafeye çağırdım. Orada buluşup laklak ettikten sonra yakındaki bir parka geçip ağaç gölgesinde yayılmaya karar verdik. Düşünceli halim gözünden kaçmamış olacak ki sordu;
– Hacı noluyo’ ya? İrem işini geçmedik mi abi ne bu surat beş karış
– Yok ya sikerim İrem’i bana ne İrem’den…
-E ne var amına koyim o zaman, sınavı mı takıyosun siktir et olm ya.
-Yok…
-Umut siktirtme belanı ne var lan?
– …
– Senin ben amına koyim bana söylemicen de kime söylicen sikik?
– …
– …
– Sen Hale ablamı mı sikiyosun?
– …

Bu sözler ağzımdan çıktıktan sonra sanki tüm parka yayıldı ve ortalık bir anda sessizleşti. Kuşlar havalandı, yapraklar hareketlendi. Melih’in gözlerinde korkuyu gördüm. Zaten tombul olduğu için yazın çok terleyen vücudu şimdi sırılsıklam olmuş tişörtünün üstü ter izleriyle doluydu. Ne diyeceğini bilemedi, ağzında bir şeyler geveledi yüzüme bakamıyordu.
– Y… Yok abi. N.. Ne… Ne diyosun sen ya?
– Ablamın bilgisayarında bir not buldum.
Bunu duymayı beklemediğine eminim. Yerinde duramadı kalkacak gibi oldu oturmasını söyledim, oturdu.
– Abi… şey… Ü… Üç ay önce… Benim doğum günümden sonra… sarhoş olmuştu… beni… arkadaşı sandı. Durduramadım…
– Bir kere mi oldu?
– Evet.
– Yalanını sikiyim senin göt.

Hızlıca yerimden kalkıp yürümeye başladım. Koca götünü kaldırıp arkamdan gelemezdi birkaç kez seslendi dönüp bakmadan devam ettim. O gün ne kadar yürüdüm, nereleri dolaştım bilmiyorum. Ayaklarımın ağrısından adım atamayacak hale gelene kadar yürüdüm. Kardeşim bildiğim Melih… benim “üvey dayım” Melih, Hale ablamı sikmişti. Hem de bir kez olmadığı da belliydi. Yorgun argın eve geldim annem yemek yeyip yemediğimi sordu. Cevap vermeden odama geçip uyumaya çalıştım. Gözümü kapattıkça Melih’in üstünde inleyen Hale ablam geliyordu gözümün önüne. Banyoya koşup yüzümü, özellikle gözlerimi yıkamaya çalıştım. Bunu daha önce de yapmıştım. Sevgililer gününde sürpriz yapmak için kahvaltı hazırlayıp annem ve babamın odasına girdiğimizde… Annemi babamın önünde domalmış halde görmüş ve kusmak istemiştim. Yüzüme çarpan soğuk suyla bir nebze olsun rahatladım. Yorgunluğun da etkisiyle uyuyakaldım…

Ertesi gün uyandığımda unutmak istediğim herşey olduğu gibi yine aklımdaydı. Melih’in Hale ablamı siktiği gerçeği. Gün boyu oturup düşündüm. Sinirimi bir şeyden çıkarmam lazımdı. Bu Melih olamazdı çünkü onu dövmenin bana fayda sağlayacağını düşünmüyordum. Onu neyin acıtacağını düşündüm. Ne yaparsam Melih’in hayatını sikerim diye düşündüm. Akşamüstüne doğru artık düşünmekten beynim çatlamak üzereydi. Annem’in işten geldiğini duydum. İşte o anda şimşekler çaktı Melih’in bu hayatta en çok sevdiği şey annesiydi. Okulda herkes onunla “ana kuzusu” diye dalga geçerdi. Peki annesine ne yapabilirdim? Gülüzar’ı baştan çıkarmaya çalışmak komik olurdu. Hayatımda gördüğüm en güzel kadının 17 yaşında bir ergenin tavırlarından etkilenmesini beklemek gerizekalılıktı. Biraz daha düşündüm ve Gülüzar’ın çıplak fotolarını bulma fikri geldi aklıma. Kadınların ölümsüzleşme arzuları asla körelmiyordu. Bu kadar güzel bir kadının vücudunu ölümsüzleştirdiğine emindim.

Dedemi arayıp evde olup olmadığını sordum, Gülüzar’la birlikte yemeğe gittiklerini söyledi. Swarm’ı kontrol edip Melih’in nerede olduğuna baktım. Bir kafede aşık olduğu ama asla ona bakmayacak bir kızla oturuyordu, vakit müsaitti. Koşarak evden çıktım ve soluğu dedemin kocaman malikane gibi evinde aldım. Kapıyı hizmetçileri açtı. Dedemin alet takımından alacağım birşey olduğunu söyleyerek içeri girdim. Aile toplantılarından alışık oldukları için hizmetçi gelişimi garipsemedi ve işine koyuldu. Ben de harıl harıl dedem ve Gülüzar’ın ortak kullandıkları bilgisayarı aradım.

Çok çabalamadan buldum ve karıştırmaya başladım. Dedemin teknolojiyle arası iyi olmadığı için dosyalarını iyi gizleyebildiğini düşünmüyordum. Gezinmeye devam ettim ve içinde bir sürü klasör olan bir dosyaya rastladım. Bu klasik porno saklama yöntemlerinden biriydi. Tıklamaya devam ettim, “Fotoğraflar” diye bir klasör buldum. Dosyaya girmemle doğru yerde olduğumu anlamıştım. Rastgele bir fotoğrafa bastım ve işte oradaydı. Bütün ihtişamı, kocaman yuvarlak memeleri şahane götüyle Gülüzar yatakta uzanmıştı. oklara basarak devam ettim artık göreceğimi gördüğüm için hızlı davranıyordum, bu fotoğrafları internete koyduğumda Melih’in yüzünün alacağı hali çok merak ediyordum. Fotoğrafları geçmeye devam ederken birden duraksadım. Gözlerimi faltaşı gibi açmıştım. Bugüne kadar gördüğüm en iğrenç şeyi görmüştüm. Dedem ayakta Annem Hale ve Ayşe ise önünde diz çökmüşlerdi, dedemin eli sikindeydi, annem Hale ablam ve Ayşe’nin ise ağızları açık üstleri çıplaktı. Dedem, annem ve iki ablamın ağzına veriyordu… İlerlemeye devam ettim. Birkaç fotoğraf sonra yaşadığım şok ikiye katlandı. Babam Gülüzar’ı kanepenin üzerinde domaltmış sikiyor annesinin yanında koltuğa oturmuş olan Melih de sikini sıvazlıyordu…

Ben ne görmüştüm? Bu dünya gerçek miydi? Bu bir rüya olmalıydı. Cebimden çıkarmaya hazırlandığım flash disk elimden düştü, olduğum yere yığıldım kaldım. Başım dönüyordu. Bir süre öylece kaldım fotoğraftan gözümü alamıyordum. Dedemin sikine ve onu kavrayan eline, annemin gözlerindeki ifadeye, Ayşe’nin terden yapışmış saçlarına ve Hale ablamın gülümsemesine boş boş bakıyordum. Orada ne kadar kaldım bilmiyorum. Biraz olsun kendime geldiğimde bilgisayarı kapatıp yerine koydum. Başım dönüyordu. Yavaş adımlarla evden çıktım. Yine yürüyordum ancak bu kez yüküm daha ağırdı ve bunu kaldırabilir miyim bilmiyordum. Ben nerede yaşıyordum? Annem, babam, ablalarım… kimdi onlar? Dayım ve yengem bu işin neresindeydi. Ben kimdim?

Cevabı olmayan sorularla gece geç saatlere kadar yürüdüm. Eve girdiğimde herkes odasına çekilmişti. Özellikle bu saate kadar beklemiştim kimsenin yüzünü görecek halim yoktu. Son 4-5 günde olanlara aklım ermiyordu. En büyük derdi üniversiteye gitmek olan ben dedemin annem ve ablalarımı siktiğini gözümle görmüştüm. Gerizekalı da değildim bu iş bundan daha karmaşıktı.

Ertesi gün yine evde kimsenin olmadığı bir anı kovaladım ve annemlerin odasına girdim. Ortak kullandıkları bilgisayarı asla diğer odalara götürmezlerdi. O bilgisayarı bulmalıydım ve bu işin gerçek yüzünü öğrenmeliydim. Bilgisayarı buldum, şifre koymuştu babam. Çözmem zor olmadı çünkü babam arkadaşım gibiydi muhtemel şifrelerinin hepsini biliyordum. Yine dosyaların içinde kayboldum. Babam emlakçılık yaptığı için bilgisayarında bir sürü kontratlar, dosyalar vardı. Aralarında bir dosya dikkatimi çekti “Meleğim” yazıyordu. Tıkladım. Bu dosya da şifreliydi birkaç denemeden sonra şifreyi çözdüm ve gezmeye başladım. Sadece fotoğraflardan oluşmuyordu günlük gibi, tarih atılmış dosyalar da vardı. Fotoğraflara bakmaya gönlüm el vermedi önce günlükleri açtım.

Bu dosyalar günlükten çok babamın fantezilerinin kağıda dökülmüş halleriydi. Annemle yaptığı ve yapmak istediklerini anlatıyordu. İlerledikçe işler sertleşmeye başladı. Dosyalardan birinde babamın annemi bir zenciyle sevişirken görmek istediğini okudum… Galiba bünyem üst üste şoklara alışmıştı. Bu olayı resmen normal karşılayıp başka şeyler bulmaya çalıştım. Ancak ne dedemle ne Gülüzarla ne de ablalarımla ilgili hiçbir şey yoktu. Fotoğrafları gezdiğimde annemi iki zencinin arasında gördüm, tahammül sınırımı aşmıştım, bilgisayarı kapatıp odama döndüm.

Yaşadığım şokun etkisi geçmeye başlıyordu galiba, çünkü yaşadığım onca duygunun arasında en göze çarpanı merak haline gelmişti. Sadece merak ediyordum. Bu iş ne kadar ileriye gitmişti. Mithat dayım, Pemra yengem, Leyla da dahil olmuşlar mıydı? En nihayyetinde ben de bir ergendim. Onsekizinci yaşına 10 gün kalmış bir ergen. Bazen Leyla’yı düşleyen bir ergen. Penisimin hareketlendiğini fark ediyor ve ona hemen inmesini söylüyordum. Bazen sözümü tutuyor bazen de Melih’in üstünde inleyen Hale ablamı görüp şahlanıyordu. Kendime inanamıyordum. İğrençliğin içine düşmüş gibiydim.

Arada geçen günler odamdan tuvalet ve yemek haricinde hiç çıkmadım. Evdekilerin yüzüne az da olsa bakabiliyordum. Günde 15 dakika en fazla. Dedemin annemi ve ablalarımı, babamın Gülüzar’ı, zencilerin annemi siktiğini öğrenmemin üzerinden 10 gün geçti ve doğum günüm geldi çattı.

Annem her zamanki gibi bu olayı da büyütmüş ve tüm aileyi öğleden sonra için mangal yapmaya çağırmıştı. İstemeye istemeye aşağı indim ve birbirlerini siken ailemin arasına karıştım. Evden çıkmadığım için bembeyazdım. Bunun sebebi sadece evden çıkmamam da olmayabilir tabi. Başımla insanlara selam vererek yürüdüm ve arka bahçedeki kocaman masadaki yerime geçtim. Benim haricimde herkes gülüp eğleniyor şakalaşıyordu. Dedem mangalın başında etlerle ilgileniyor, babamın karışmasına asla izin vermiyordu. Bir süre sonra bir şeyler yemeye başladım vakit de geçmiş oldu böylece. Kimse bana bulaşmıyor diye düşünürken Gülüzar; “Umutcuğum, ne bu halin ya.” dedi. Masadaki herkes bana döndü. Genelde böyle durumlarda soruları annem göğsünde yumuşatır ben de “ehe ehe” der geçerdim. fakat bu kez annem hiçbir şey demediği gibi “Hakikaten oğlum neyin var senin?” diye sordu. Birden masadaki herkes bu anı bekliyormuş gibi bana sorular sormaya başladılar. Kızları mı düşünüyosun? Sevdiğin mi var? Okulu bir şekilde halledersin… Hiçbirinin onların birbirlerini siktiğini bildiğimden haberleri yoktu. Git gide sinirlenmeye başlıyordum. Elimdeki bıçak ve çatalı sıkıp duruyordum. Artık dayanamadım ve patladım;

– Herşeyi biliyorum.

Masadaki herkes donakaldı, annem çabucak toparlanarak;

– Ne diyorsun sen Umut?
– Bilmemi istemediğiniz herşeyi.

Israrla anlamamış gibi davranıyorlardı. Nereye kadar kaçabileceklerini sanıyorlardı ki. Hepsinden nefret ediyordum.

– Oğlum bizim ailemizde gizli saklı olmaz biliyorsun.
– Biliyorum anne, kendinizi dedemden de saklamıyorsunuz.

O anda masanın ortasına gökten bir öküz düşmüş gibi oldu. Herkes oturduğu yere yapışıp kaldı, tedirgin gözlerle birbirlerine bakıyorlardı. İlk toparlanan yine annem oldu;

– Demek buraya kadarmış, sana bunu biz anlatmak istiyorduk. Çünkü diğer herkes bu şekilde öğrendi ve zorluk çekmedi. Sana da anlatmanın sırası geldi…

Annem masadan kalkıp içeri gitti ve bir defter ve albümle geri döndü. Günlük annemin genç kızken tuttuğu günlüktü. Albüm de eski aile albümlerine benziyordu.

– Anlattıklarıma inanmazsan ve kanıt istersen diye bunları da getirdim. Şimdi beni dikkatle dinle. Anneanneni az da olsa hatırlıyorsun. Dedenle sen çok küçükken boşanmışlardı. Mithat dayın ve ben güzel bir çocukluk geçirdik. Dedeni çok çalıştığı için pek göremezdik ama anneannen bizim her ihtiyacımızı karşılar bizi hep mutlu ederdi. Ancak anneannenin alışılmamış bir huyu vardı; evde hep çıplak gezerdi. Bizi de bu şekilde büyüttü. Okula gidene kadar başka insanların evlerinde kıyafet giydiklerini bilmiyorduk bile. Bizim için çok normaldi. Ben 11 Mithat dayın 10. sınıftayken anneannen dedenle birlikte bizi karşısına oturttu. Deden bazen anneannene katılıp çıplak gezse de fazla karışmazdı. Zaten pek evde de değildi. Anneannen bizi karşısına oturtup vücutlarımızın geliştiğinden artık birer ergen olduğumuzdan, bir takım ihtiyaçlar duymaya başlayabileceğimizden bahsetti. Tabi ki ne demek istediğini biliyorduk ama o güne kadar hiç deneyimimiz olmamıştı. Anneannen de bunu bildiği için ilk deneyimimizin birbirimizle olması gerektiğini söyledi. Biz şaşırdık tabi ki. Anneannen kendi ilk deneyimini de ağabeyiyle yaşadığını ve bu hissiyatın çok güzel olduğunu söyledi. Sen pek görmedin onun çok ikna edici bir tarafı vardır. Bir süre sonra Mithat dayın üzerimdeydi. İlk deneyimimizi bu şekilde yaşadıktan sonra aile olarak daha sıkı bağlara sahip olduk. Bazen deden de bize katıldı ve çok güzel zaman geçirdik. Ancak bu durum benim bir seks manyağına dönüşmeme neden oldu. Okuldan sonra sürekli seks ihtiyacıyla hareket ettim. Babanla da sandığın gibi okulda değil bir seks partisinde tanıştık. Hale ablana hamile kalınca da evlendik. Bu noktadan sonra ben daha dengeli hareket edip sizleri de birer seks manyağına dönüştürmemek amacıyla her birinizin 18 yaşına kadar bu durumdan haberdar olmamanızı sağladım. Deden Gülüzar’la evlenirken Mithat dayın da Pemra yengenle evlenirken onlara bu durumu söylediler ve bu sayede sırrımız devam etti. Ailedeki herkes birbirleriyle özgürce cinselliğini yaşıyor, sen de artık bir yetişkin olduğuna göre aramızda seni de görmeyi bekliyoruz.

Masadaki herkesin rahatladığını görebiliyordum. Bu sefer yerine çivilenen bendim. Boş boş anneme bakıyordum. Annem ise bir yandan gülümsüyor bir yandan elimi okşuyordu. Hızlı bir hamleyle yerimden kalkıp kapıya yöneldim. Ancak fazla ilerleyemedim olduğum yere çöküp ağlamaya başladım. Neden ağladığımı bilmiyordum günlerdir peşinde olduğum sırrı artık öğrenmiştim ancak öğrenmemle birlikte aileme olan nefretim geçmişti. Şimdi onların arasında olmak istiyordum fakat içimde birşey hala bunun iğrenç olduğunu söylüyordu. Bunları düşünmek bile kendimden nefret etmeme sebep oluyordu. Sanırım bu yüzden ağlıyordum. Sümüklerim aka aka 2 saat kadar evin önünde ağladım. Kimse de yanıma gelip napıyorsun demedi.

İki saatin sonunda zihnimde bazı şeyler berraklaşmıştı. Ben bu ailenin bir ferdiydim ve onlardan farklı değildim. İçimde bu dürtüyü taşıyordum bununla yüzlşmeliydim. Yoksa ömür boyu kendimden nefret edecektim. Kendimle barışmak en doğrusuydu. Yerimden doğruldum derin bir nefes aldım. Sanki haftalardır ilk kez nefes alıyordum. Eve doğru yürüdüm kapıyı açtım koridor boyunca ilerledim. İçeriden gelen sesleri tanıyordum. Koridor birince başımı sağa çevirdim ve ilk acayip manzarayla karşılaştım. Pemra yengem ve leyla üstlerini çıkarmışlardı ve koltukta arkası bana dönük olan Mithat dayımın önünde kıkırdıyorlardı. Kafamı sağa çevirdiğimde ise mutfak masasına dayalı Ayşe ablamı gördüm. Arkasında Melih vardı, terlemişti ve güçlükle Ayşe Ablamı sikmeye çalışıyordu, bir nebze başarılıydı da.

Koridordan geri dönüp üst kata doğru yöneldim annemlerin odasının kapısı aralıktı, içeri girdim ve yüzü bana dönük domalmış annemi ve arkasında onu siken dedemi gördüm. Yatağın baş tarafına doğru uzanmış olan babam bir yandan Hale ablamı sikerken bir yandan da yüzüne oturmuş olan Gülüzar’a oral yapıyordu. Bu kadar pronografik bir manzarayı beklemiyordum. Annem eliyle gel işareti yaptı.

– Biraz düşünüp doğru kararı vermen için seni yalnız bıraktık. Görüyorum ki doğru kararı vermiş benim oğlum. Annesinin oğlu.

Annem dedemden kurtulup bana doğru geldi. Tişörtümü çıkardı kotuma yöneldi. Kemerimi çözüp beni boxer’ımla bıraktıktan sonra elimden tutup beni yatağa doğru çekti. Yatağın ucuna oturttu ve vücuduma dokunmaya başladı. Daha önce seks yapmıştım, mevzua aşinaydım ancak annemin vücuduma dokunması bütün sinir uçlarımın yanmasına sebep oluyordu. Başım istemsizce geri gidiyordu. Annem boxer’ımı da çıkaıp penisimi eliyle tuttuğunda sanki gözümde şimşekler çaktı. Kalbim deli gibi atıyordu. Arkamda bir el daha hissettim kafamı kaldırdığımda Gülüzar’ı gördüm. Görkemli memeleri sırtıma değiyor elleri vücudumda geziyordu.

– “Hoşgeldin” dedi.

Ağzımı açamıyordum bile. Bir ara dönüp babama baktım Hale ablamın bacaklarının arasına geçmiş ileri geri hareket ederken bir gözüyle de bana bakıyordu. Göz göze geldiğimizde yüzündeki gurur ifadesini gördüm. Tedirginliğim biraz azalmış kendimi olaya kaptırmıştım. Annemin saçlarını topluyor bana oral yapmasını kolaylaştırıyordum. Gülüzar da memelerini ağzıma dayamıştı. Yatağa iyice uzandım ve Gülüzar’ın üzerime oturmasına izin verdim. Amı karşımdaydı işte, sırılsıklamdı. Dilimi dudakları arasında gezdirmeye başladım, yavaş yavaş klitorisini buldum. Parmaklarım da boş durmuyordu ufak ufak Gülüzar’ın amını zorluyordum. Annem tamam oldu bu dedi. Başımı kaldırdığımda dimdik penisimle karşılaştım. Yatakta biraz daha geri çıktım. Tarihi bir andı. Annemi sikmek üzereydim. Gülüzar üzerimden çekilip bu ana tanıklık etmek istedi. Annem üzerime geldi ve amının penisimin başına temas ettiğini hissettim. İnanılmaz sıcaktı. Usta bir hareketle vücudunu kaydırdı ve penisimi içine aldı. Tamamen annemin içindeydim artık, sanki o yatakta değil de bulutların üzerindeydim. Belinin kıvrak hareketleri beni adeta çıldırtıyordu. Bir elimden Gülüzar diğerinden ise Hale ablam tutuyordu. Babam da Hale ablamı bırakıp bizi izliyordu. Birkaç dakika boyunca dünyayla iletişimim kesildi. Annem üzerimde inip kalkıyordu sıcaklığı bütün vücuduma yayılmıştı. Babam, Gülüzar ve Hale ablamın bakışları altında annemin içine boşaldım. Annemden gelen DNA’larımı ona geri vermiştim. Bir nevi borcumu ödemiştim.

– “Hadi aşağı inelim” dedi annem.

Hepimiz hemfikir olup çırılçıplak aşağı indik. Aşağıda muazzam bir manzara vardı. Pemra yengem Melih’in üstünde kanepede yanlarında ise dedem Ayşe ablamın arkasına geçmiş pompalıyor Mithat dayım ise Ayşe Ablamın ağzına veriyordu. İnlemeler ve ıslak amların şırıltısı birbirine karışıyordu. Annem muzaffer bir tavırla önden yürüyor sırasıyla ben Gülüzar babam ve Hale ablam onu takip ediyorduk. Aşağı indik, Gülüzar hemen Pemra yengemin omzuna dokunarak ondan yer istedi. Pemra yengem de onu kırmadı. Annesinin oğluyla sevişmesine izin verdi. Gülüzar zaten kalkık olan Melih’in penisini kolayca içine aldı ve zıplamaya başladı. Bizi gören dedem de;

– “Nihayet hep beraber yapabileceğiz ha” dedi.

Annem “evet” diye yanıt verdi ve dedemin dudağına bir öpücük kondurdu. Ayşe Ablam da dedemin önünden kalkarak yanıma geldi.

– “Hale, artık küçük kardeşimiz artık bizimle olduğuna göre bunun tadını çıkarmamız gerek” dedi

Elimden tutarak beni odanın ortasına getirdi ve önümde diz çöktü. Hale ablam da aynısını yaptı ve ikisi birlikte henüz annemin içine boşalmış penisimi diriltmek için var güçleriyle çalıştılar. Biri taşaklarımı yalarken diğeri başını uyarıyordu. Bunu daha önce babama, dedeme, Mithat dayıma, Melih’e yapmış olabilirlerdi. Demek ondan bu kadar rahatlardı. Penisim yeterli sertliğe ulaşınca Hale ablam domalıp kalçasını kaldırdı, belini indirdi. Bütün şehrin sikmek için can attığı am karşımdaydı. Biraz uğraştıktan sonra içine girdim ve gidip gelmeye başladım. Ayşe ablam da beni destekliyor, öpüyor ve beni uyanık tutuyordu.

Ellerimi Hale ablamın kalçalarına koyup elimden geldiği kadar hızlı ve sert gidip gelmeye çalışıyordum. Sağıma baktığımda babam ve Mithat dayımı Pemra yengemi sikerken gördüm. Yengemin mutluluğu yüzünden okunuyordu. Melih de annesini sikiyor gözünü dahi açmıyordu. Annem ise dedemin inmeye başlamış olan penisini ağzına alarak ona can veriyordu. Ayşe ablam sıranın kendisine geldiğini söyleyerek Hale ablamın yanına uzandı ve bacaklarını ayırdı. Hale ablamın sıcacık amından çıktım ve Ayşe ablamın henüz taze amını zorlamaya başladım. Biraz uğraşsam da içeri girmeyi başardım. Ayşe ablamın yaşına göre gereksiz büyüklükte memeleri vardı. Uçları küçük ve pembbeydi. Ellerimle iki memesini sıkarak gidip gelmeye başladım. Bu sırada Hale ablam da dedemin penisini kaldırma çalışmalarında anneme yardıma gitmişti. Ayşe ablamı bir müddet siktim, bu kez boşalmadım çünkü annemin içine boşaldıktan sonra kendimi daha kontrol edebilir hale gelmiştim. Ayşe ablamı öylece yerde bırakıp Melih’in yanına gittim.

-Sana bi önerim var. Yan yana birbirimizin annesini sikelim.
-Kabuul

Annem de Gülüzar da duymuştu bunu. Bir çırpıda pozisyon alıp kanepenin üstünde bacaklarını açtılar. Gülüzar’ın biraz yıpranmış esmer amına kolayca girdim ve sertçe sikmeye başladım. Hemen yanımda Melih de yorulmasına rağmen bana ayak uydurmaya çalışıyor annemi güzelce sikiyordu. Bu kadarı benim için fazlaydı birkaç gidiş gelişten sonra Gülüzar’ın içinden çıktım ve vücuduna boşaldım. Dizlerim tutmuyor ve başım dönüyordu. Olduğum yere yığıldım. Ayşe ablam yanıma gelip sokuldu ve “günaydın” dedi. Yüzüne anlamsızca baktım…

Uyandığımda Ayşe ablam yanı başımdaydı “kalk hadi uykucu, millet ablası üniversiteden geliyor diye yollarda karşılar bizimki ayı gibi uyuyor”…

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

tanga,sütyen giydirip sikti beni 2

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

tanga,sütyen giydirip sikti beni 2
tanga,sütyen giydirip sikti beni 2
Y?llar Sonra Kar?m?n ?ççama??rlar?yla Sikti Beni!

Merhaba 31’ci arkada?lar, okul arkada??m Metinin nas?l kar?s? oldu?umu yazm??t?m. ?lk sikili?imi takip eden üç sene boyunca Metinin kar?s? olmu?, say?s?z kez alt?na yatm??, götümü siktirmi?tim. (Bu nedenle mi bilmiyorum, kalçalar?m yuvarlak, bacaklar?m hala tüysüz, tüy olsa da a?da ile al?yorum). ?kimiz de Üniversiteyi okumak için ba?ka ?ehirlere gidince birdaha görü?ememi?tik. Metinden sonra kimseye vermedim tabi. Bugün de y?llar sonra Metinle eski günleri nas?l and???m?z? anlataca??m, siz ?imdiden ellerinizi siklerinize götürün, anlatacaklar?m? öyle okuyun…

Üniversiteyi bitirdikten sonra i? hayat?na at?lm??t?m. Sonra da akrabalar?n bask?s? ve de onlar?n buldu?u bir k?zla (istemeye istemeye) evlenmi?tim. Ne tesadüftür ki, Metin ile y?llar sonra i? hayat?nda da kar??la?t?k ve i? konusunda birbirimize yard?mc? oluyor, birbirimize i? yönlendiriyorduk. Bu arada Metin de bir k?zla evlenmi?, art?k iki evli çift olarak i? d???nda da görü?üyorduk. E?lerimiz de birbirlerine çabuk ?s?nm??t?. Yani Metinle yine nerdeyse eskisi gibi her an beraberdik, tek farkl? ?ey vard?, sadece beni de?il de kar?s?n? sikiyordu. Metin hala çok yak???kl?, atletik ve tam bir erkek, ben de yine eskisi gibi ho? bir o?lan?m. Metine olan duygular?m k?sa bir süre sonra yine ayn? kulvara dönmü?, fakat ikimiz de evli oldu?umuz için, Metine gel beni sik demeye cesaret edemiyordum. Metinden de bana kar?? hiç o yönde yakla??m yoktu. Bu arada ikimiz de okul y?llar?nda ya?ad?klar?m?zdan hiç bahsetmiyor, evli barkl? olgun iki adam tavr?nda idik…

Birgün benim e?im annesine gitti, bir iki gün orda kalacakt?. Ak?am üzeri Metin arad?, hal hat?r, ne var ne yok derken, “Bu ak?am ne yap?yorsun?” diye sordu. Ben de, “Eve gidiyorum, bu gün yaln?z?m, e?im annesine gitti.” dedim. Metin de, “?yi iyi, benimki de yok, felekten bir gün çalal?m m? anas?n? satay?m?” dedi, ben de kabul ettim. Metin k?sa süre sonra bulundu?um semte geldi, bulu?tuk. Ne yapal?m, nereye gidelim diye konu?urken, ben Metine, “Gel rak? falan al?p bize gidelim, d??arda kaz?klanmayal?m!” dedim. Metin de, “Olur!” dedi ve nevaleleri al?p bize gittik. Çok heyecanl?yd?m, y?llar sonra Metinle tekrar evde yaln?zd?k. Acaba yine beni sikecek mi diye dü?ünüyordum, tabi buna ihtimal vermiyordum, ancak heyecan?m çok fazla idi. Eve girince Metine, “Sen keyfine bak, ben her?eyi haz?rlar?m!” dedim, aya??na terlik verdim. Metin salona geçti koltu?a oturdu, önüne sehpay? koydum ve Çilingir sofras?n? haz?rlad?m. Mezeleri getirdim, rak?s?n? doldurdum ikram ettim. Bunlar? yaparken heyecandan elim aya??m titriyordu, yine içimde kocas?na hizmet etmek isteyen, kocas?n? memnun etmek isteyen bir kad?n gibi duygular canlanm??t?…

Metine benim ?ortlardan birini getirip verdim, “Hava s?cak, istersen giy, ben bir du? al?p geleyim.” dedim ve banyoya girdim. Banyoda tüy dökücü kremle az olan tüylerimi iyce ald?m. Bacaklar?m kad?n bacaklar? gibi idi. Çok heyecanl?yd?m, sanki Metin beni sikecekmi? gibi haz?rlan?yordum. Banyodan sonra kurulan?p, yatak odas?na gidip e?imin tangas?n? giydim ve üzerine ben de ?ort giyip salona geçtim. Kendime de bir kadeh rak? koydum ve TV izleyen Metinin kar??s?ndaki koltu?a oturdum. Metin bacaklar?ma bak?yordu, hiç oral? olmad?m, kadehimi kald?r?p, “Dostlu?a, ho? geldin!” dedim. Kadehleri toku?turup sohbete koyulduk. Konu i? hayat?ndan, ordan burdan derken evliliklerimize geldi. Metin bana, “Evlilik iyi güzel de, her gece ayn? kad?n? sikmekten b?k?yor bazen insan… Bu gece bir de?i?iklik yapal?m m??” dedi. Metinin bu laf? ile tüm vücudum alevlendi, resmen götüm kalkt?. Bu kadar net ve direk söylemesine ?a??rm??t?m, hiç dü?ünmeden, “Yapal?m!” dedim…

“?yi hadi ozaman d??ar? ç?k?p iki oruspu bulup gelelim, sabaha kadar beraber sikeriz, bendensin!” deyince tüm hayallerim y?k?ld?. Ama bozuntuya vermedim, “Tabi olur!” dedim ve hemen giyindik ç?kt?k. Saat 23:00 olmu?tu, orospular?n tak?ld??? belirli yerlerde baya dola?t?k, ama do?ru düzgün bir?ey bulamad?k, bir kaç tane orospu vard?, onlar?n da hepsi paçoz. Metinin can? s?k?lm??t?, “Bir ufak rak? daha al?p eve dönelim bari!” deyince nas?l rahatlad?m anlatamam. Rak? al?p eve geri döndük. Metine verdi?im ?ortu salonda ç?r?lç?plak soyunup kar??mda giyerken, yarra??na sar?lmamak için kendimi zor tuttum. Yarra?? eskisinden daha iri ve kal?nd?. Benim ise Pantolonumun alt?nda halen e?imin tangas? duruyordu, ben de yatak odas?na gidip Pantolonumu ç?kard?m ve tangan?n üzerine ?ortumu giyip salona geçtim…

Rak?lar? doldurdum, içmeye devam ediyoruz. Metin, “Ulan am?na koyum, koskoca ?stanbulda sikecek do?ru düzgün bir oruspu bulamad?k, bir tane bile düzgün bir?ey olsayd?, en az?ndan birlikte sikerdik!” dedi. Ben de, “Hakl?s?n Metin yok, hepsi paçoz, ne yapal?m… Bari sana uydudan porno açay?m seyret, ne dersin?” dedim. Metin, “Olur…” dedi. Ben yine rak? doldurdum, Metin harika bir porno buldu, hem izliyor ve sohbet ediyorduk. Metin esk**en de rahat biri idi, bakt?m ?ortunu indirdi sikini ok?uyordu. Sikinin kalkm?? hali beni ç?ld?rtt?, bukadar y?ldan sonra dayanam?yordum. Metin sikini s?vazlarken bana, “Sen yine yata?a sürtecen galiba?” dedi. “Yok benimki daha kalkmad?, sen rahat?na bak!” dedim. Aptalca bir cevap vermi?tim. Bana bak?p, bacaklar?m? süzüp, yarra??n? s?vazlayarak, “Halen eskisi gibi harikas?n! Peki e?in k?z gibi vücudunu be?eniyor mu?” dedi. Ne cevap verece?imi bilemiyordum, titrek ince bir sesle, “Eski günleri hat?rl?yormusun?” dedim. “Unutmad?m ki!” dedi…

Yerimden kalt?m, yan?na oturdum, iyice yana??p, tüm cesaretimi toplay?p elimi yarra??na at?p, “Yine esk**en oldu?u gibi ben ok?ayay?m m??” dedim. Elini bacaklar?ma at?p, “Tabi ki oruspum!” dedi. Ohhh be, rahatlam?? ve kocama kavu?mu?tum. “Bir saniye izin ver kocac???m!” deyip kalkt?m, yatak odas?na ko?tum. ?ortumu ç?kart?p e?imin mini ete?ini ve badisini giydim, dudaklar?ma da rujunu sürüp, e?imin parfümünü s?k?p aynada kendimi süzdüm. Tam bir oruspu olmu?tum. Salona dönüp Metinin kar??s?na geçtim. Beni o halde görünce aya?a kalkt?, “Lan am?na kodu?umun fahi?esi, niye bana saatlerdir sikecek kar? arat?yorsun!” deyip surat?ma tokat att?ktan sonra dudaklar?ma yap??t? ve öpmeye ba?lad?. Bu çok ho?uma gitmi?ti. Metin beni öperken ben de yarra??n? elime ald?m, s?k?yor, s?vazl?yordum. Heyecandan ve zevkten her yerim titriyordu, eski sevgilime, eski kocama kavu?mu?tum…

Önüne e?ilip yarra??na sar?ld?m, nas?l özlemi?im ama, deli gibi yal?yordum. Metin birden beni kald?r?p koltu?a domaltt?, ete?imi belime s?y?rd?, tangam?n ipini kenara çekip götümü yal?yordu. Bunu esk**en hiç yapmam??t?. Metin götümü yalarken iyice aç?lm??t?m, “Sik beni kocac???m!” diye inledim. Metin yarra??n? deli?ime de?dirmeye ba?lad???nda harikayd?, ama girmiyordu. Ee olacak okadar, y?llard?r götümü siktirmiyordum ve Metinin yarra?? da eskiye oranla daha da büyük ve kal?nd?. Biraz u?ra?t? ve sokamay?nca, “Bekle biraz!” deyip yatak odas?na gitti, çekmeceleri kar??t?rarak kar?m?n kremlerinden birini bulup geldi. Sikini kremledikten sonra götüme öyle bir güzel kayd? ki, hiç böyle zevk ald???m? hat?rlam?yorum. Sonra kökleye kökleye, kan?rta kan?rta pompalamaya ba?lad?. Beni nekadar süre sikti hat?rlam?yorum, tek hat?rlad???m içime patlad???nda ald???m zevkten inlemelerimden kom?ular duymas?n diye elini a?z?ma kapamas?yd?d?…

Bir süre üstüme y???l?p kald?ktan sonra kalkt?k banyoya girdik. Banyoda kocama bir de sakso çekip döllerini yuttum. Y?kan?p ç?kt?k, yatak odas?na gittik. Ben yata?? haz?rlarken Metin de çekmeceleri kar??t?r?yor, e?imin iççam???rlar?ndan seçip, giymem için bana veriyordu. Seçti?i tangay?, südyeni ve geceli?i giydim, hafif makyaj yap?p, yine e?imin parfümünden sürünüp Metinin koynuna tam bir orospu olarak girdim. Beni yan döndürüp arkama yana?t?, yava? yava? yine götümü sikmeye ba?lad?. Pozisyon de?i?tire de?i?tire sikiyordu. Gün a?armak üzereyken yarra?? hala götümde gidip geliyordu. Sonra yine içime bo?ald? ve ara verdik. Birer sigara yakt?k. Metinin dudaklar?na yap??t?m öptüm ve “Kocac???m çok özlemi?im seni, beni çok mutlu ettin, bu gecenin mükafat? olarak sana kar?m? da siktirece?im!” dedim. Metin birden do?ruldu, gözleri parlam??t?, “Ciddi misin?” dedi, hem ?a??rm??t?, hem sevinmi?ti.

“Gayet ciddiyim! Ama kar?m? siktikten sonra beni unutmak yok, beni de sikmeye devam edeceksin!” dedim. “Harikas?n, zaten kar?n? ilk gördü?üm andan beri sikmeyi çok istiyordum. Kar?n? pek sikmiyorsun galiba, hala k?z gibi duruyor?” dedi. “Kar?m daha k?z zaten! K?zl???n? sana bozduraca??m!” dedim. Metin daha da ?a??rm??t?, “Anlamad?m, bunca zamand?r evlisiniz, kar?n nas?l daha k?z?” dedi. “Daha kar?m? hiç sikmedim ki, onunla Lezbiyen bir k?z gibi sevi?iyorum!” dedim. Metinin yarra?? an?nda kalkm??t?, yarra??n? s?vazlayarak, “O halde bu i?i, e?im sen ben ve e?in birlikteyken yapal?m!” dedi. Bu söz üzerine, “Tamam kocac???m, sen nas?l istersen!” deyip Metinin yarra??na sar?ld?m, emmeye ba?lad?m ve o gün ö?leye kadar sevi?tik…

Hepinizin yaraklar?ndan öpüyorum! ?imdilik ho?çakal?n arkada?lar!

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20