DUYGULARINIZIN PEŞİNDEN GİTMELİSİNİZ

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Kafanıza bir escorta gitmek gibi bir fikir geldiyse ve gidip gitmemekte kararsız kaldıysanız sincan escort sizlerde herkes gibi yakın çevrenize danışırsınız. İşte bu gibi durumlarda kimileri olumlu yanıtlar verirken kimilerinin ise hayır gitmemelisin gibi tepkilerini görürsünüz.ankara escort İşte böyle bir durumda sizce neden böyle düşünüyorlar? Binlerce insan, bayan escort ile cinsel ilişkiye girmenin hem günah olduğunu söyler hem de böyle bir şeyin temiz bir alışkanlık olmadığını söylerler. Bu gibi tutumlar yanlış ve bunları söyleyenler hayır gitme demişlerdir. Ancak evet dinlerle hayır diyenleri karşılaştırırsanız evet diyenler şunları söyleyeceklerdir; bayan escortlar ile birlikte ilişkiye girmek harika bir duygudur. Özellikle de güzel biriyle bunları yapmak daha da güzeldir. Tabi ki de bazı hastalık gibi riskleri var ancak bunlar kondom takarak ve duş alarak halledilebilir durumlardır. Sizce de hangi konuşma daha ılımlı ve mantıklı? Tabi ki de evet diyenlerin sizlere söyledikleri ve sizlere sundukları öneriler daha mantıklı ve escort eryaman
daha olumludur. Sizlerde bu zevkten mahrum kalmayın ancak korunmadan ilişkiye başlamayın.

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

YALNIZLIĞINIZA BİR MUM YAKIN

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Türkiye’de cinsel ilişkiye muhtaç olan birçok erkek var. Ancak bir çoğumuz nüfuzu fazla olan şehirlerde yaşarken bazı insanlarda az nüfuzlu şehirlerde yaşıyorlar. Cinsel arzuları söndürebilmek için tabi ki de öncelikle ihtiyacımız olan şey bir kadın. Tabi bir gay değilsek. İşte bu kadınları temin escort çankaya edebilmek büyük şehirlerde her zaman daha kolay ve zahmetsiz bir olmuştur ancak küçük şehirlerde ise bu tarz kadın bulma gibi bir şans yok. Özelliklede en güzel ve yatakta birer harika olan kızların büyük şehirlerde yaşadığını varsayarsak, küçük şehirlerde zaten kız nüfuzu azken birde güzelini aramak çok saçma olur. Ancak sizlerde küçük şehirlerde yaşıyorsanız ve çok fazla tercih seçeneğiniz yoksa bizler bu konuya birer çözüm getiriyoruz. Daha önce bayan kızılay escort bayan servislerini duymuş muydunuz? Elbette ki duymuşsunuzdur. İşte bu hizmetler sayesinde sizlerde birbirinden güzel bayan escortlarla birlikte olabilir ve bu şanssızlığınıza son verebilirsiniz. Sizlerde eryaman escort bayan ları seçerek, yalnız gecelerinize bir mum yakabilir ve her zaman konuşacak bir arkadaş edinebilirsiniz. Herşey artık daha kolay.

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

MERAK ETMEYİN ÇOK DA PAHALI DEĞİL

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Günümüzde bir çok insanın escort servislerini tercih etmemesine neden çok çeşitli bazı nedenler ve sebepler var. Bu çok normal tabi ki de bir sürü güzel kadından kim çekinmez ki? Ancak çoğu insan bunun yerine başka bir bahane öne sürüyorlar. Çoğu kişi escort servislerinin pahalılığından söz ediyor ve bunların dayanılmaz bir hale geldiğini söylüyor. Bizse bunların uygun fiyatlar kızılay escort olduğunu sizlere söylüyoruz. Bu işin ortalama piyasası 200-300 tl arasındandır. Bazılarını 150 tl gibi bir parayla da bulabilirsiniz ancak pek güzel olmayabilir. Demek istediğimiz fiyatların birazda güzelliğe ve tazeliğe göre değişmesi. keçiören escort ne kadar güzelse ve ne kadar tazeyse fiyat o kadar yüksektir, yaşlılar ise daha ucuz fiyattan değerlendirilir. Bu işi İstanbul gibi bir şehirde Aksaray çevresinde 60 tl gibi bir fiyatla bile yapıyorlar. Ancak lütfen onları tercih etmeyin çünkü hastalık kapma ihtimaliniz çok yüksek ihtimallere çıkar. Bu yüzden bu zevkli ve güzel dakikalar için paraya biraz kıyın ve etimesgut escort ları tercih edin. Bayan escortlar sayesinde sizde çok pahalı olmayan ancak kaliteli ilişkiler yaşayabilirsiniz.

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Her şey nasıl başladı? – 4

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

(Bu hikayenin kendisi, yer ve karakterler tamamen hayal ürünüdür.)

Scarpenis’e dönüşme vakti geldi

Yalnızca benim bildiğim konular artık tüm ev halkı tarafından biliniyordu. Yaptığımız araştırmalardan sonra, İstanbul’da bir vakıf üniversitesinin plastik cerrahi ve üroloji bölümlerine muayene olmak için babamla birlikte yola çıktık. Önce Üroloji bölümüne gittik. Sizin de tahmin ettiğiniz gibi ilk muayeneyi hep asistanlar yapar. Üroloji asistanından sonra Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi bölümüne geldiğimizde yine bir asistan ile muhatap olacağımızı tahmin edebiliyordum. Ama tahmin etmediğim şey asistanın 26-27 yaşlarında hanım hanımcık bir kız olduğuydu. 🙂

Utana sıkıla pantolonu ve külotu indirdim. İlk defa bir kadın eli sikime değmişti. Ama doktor olduğu için heyecan belirtisi yoktu ve hocasına gideceğimizi söyledi. Yılların doktorunun yanına gittiğimizde doktor bana sikimi çekip uzatmamı söyledi. Sonra bana – kasık bölgendeki yağları alacağız, kenardaki bağları keseceğiz, ama çok umutlanma 3 cm den fazla uzamaz – dedi.

Olsun, 3 cm de yeterdi. Mutlu bir şekilde ameliyat tarihi belirledik. 14 gün sonra ameliyat olacaktım. Ameliyat günü geldiğinde hastaneye babam ile gittik. Ben hazırlandım ve ameliyathaneye gitmek için beklemeye başladım. Sıra bana geldiğinde klasik helalleşme olayından sonra ameliyathanedeki bekleme bölümüne alındım. İçeride 3 ameliyathane vardı ve ameliyathane çok soğuktu. O ana kadar ürkmeyen ben içeriden gelen doktor sesleri ile ürkmeye başlamıştım.

Nihayet sıra bana geldi ve içeri alındım. Genel anestezi almayacağımı, epidural anestezi ile belden yapılan bir iğne ile bel altımın uyuşacağını öğrendiğimde ürkmenin yanına titreme de eklenmişti. Cenin pozisyonu alma ve iğne vurulması canlı bahis ile devam eden süreç, iğneden 1 saniye sonra ayağımın uyuşması ile devam etti. Çok geçmeden korku ve anestezi etkisi ile uyuya kalmışım.

Uyandığımda kasık bölgemden yapılan liposuction(yağ çekme) işlemini hissedebiliyordum. Nihayet ameliyat bitmiş ve ben odama doğru yola çıkmıştım.

İlk pansuman yapılırken sikimi gördüğümde kalınlığına hayret etmiş ve çok sevinmiştim. Boşuna sevinmişim. Ödemmiş. 🙂

Birkaç gün sonra taburcu olduğumda doktorum bana yara için bir ilaç ve devam için antibiyotik vermişti. Bir de bandaj alıp sikimi sarmamı, ödemin böyle geçeceğini belirtmişti. Sikini bandajla sarmak çok zormuş. O zaman anlamıştım.

Hayalimi karşılamasa da sikimin boyundan memnundum. Kalkık halini o zamanki Nokia 3310 telefonum ile karşılaştırdığımda kafa kafaya geliyordu. Bu süreç benim için bitmiş ve artık askerlik için başvuru yapma vakti gelmişti.

Askerlik günleri ve 2 Gay

Yaş 25 olmuştu ve açık öğretim 3. sınıf olmama rağmen kafam atmış ve askerlik için başvurmuştum. İş bulmak zordu, askerlik önümde engeldi derken 15 ayı göze alıp askere gitmiştim. Kafamı sikeyim. 🙂

3 aylık acemilik sonrası büyük bir şehirde usta birliğine katıldım. Bölük komutanı ben gitmeden 3 kişinin adını işaretleyip bunlara bir bakalım demişti. Üçümüz de onbaşı idik. Ben biraz geç katıldığım için bakılan son kişi olacaktım. Komutan ilk 2 kişiyi çok tutmamıştı. Beni gördüğünde gözümdeki ışıktan etkilenmiş olacak ki bölükte iyi bir pozisyonda çavuş adayı olarak çalışmaya başladım :)))))

Aradan geçen 3-4 ay sonunda iyice kıdem ve tertip atınca birçok yerde elim ayağım olmaya başladı. Askerlik yaptığım birlik çok büyüktü ve koca birlikte 2 tane de gay vardı. bahis siteleri Bunlardan biri bizim bölükte, diğeri ise karşı bölükteydi. Bizim bölüktekinin ismi Hasan, diğer bölüktekinin ismi ise Selim’di.

Belki de Hasan benim shemale sevdasının zedelenip yerine silikonsuz gay koyma yolunu ilk açan kişidir. O yaşıma kadar onca göt kesmişimdir. Hasan’daki göt gibi çok nadir kadın götü görmüşümdür. 🙂

Koğuşta Hasan ile oynanan küçük oyunlar, Hasan’ın götünün tokatlanması, Hasan’ın üzerine gidip onu sıkıştıran askerler derken koğuşta gırgır şamata ile günler geçmeye çalışıyordu. Yalnız Hasan’da da ne göt vardı be! Ben göremedim, görmek isterdim ama eminim gören olmuştur. Sonra ne oldu bilmiyorum ama ortalık biraz karıştı ve Hasan ile Selim aynı bölüğe verilip kazan dairesinden sorumlu yapıldılar. Sanırım ne halt ediyorsanız gece edin, biz görmeyelimin diğer söyleniş biçimiydi.

Aslında ikisi de çok rahat askerlikten yırtabilirdi. Ama sanırım ömürleri boyunca göremeyecekleri kadar erkeği 15 ay boyunca bir arada görmek için geldiler ve sonuna kadar devam ettiler.

Askerlikle ilgili 2 pişmanlığım var. Birisi 15 ay yapmak, diğeri Hasan’ın götünü tokatlamamak. 🙂

Xhamster ile tanışma

Sikim az da olsa uzamış, askerlik bitmiş, askerlik dönüşü iş bile bulmuş ama hala kimseyi sikmemiştim. Bu durum beni yorsa da eve aldığım bilgisayar beni mutlu ediyordu. Çünkü yeni bir site ile tanışmıştım. Bu site yalnızca video ve resimlerin olduğu değil, aynı zamanda sosyal bir ağ gibi kullanılan xhamster idi. Tam 9 yıl 5 ay 13 gün önce bu sitede hesap açacaktım. Bir rumuz lazımdı.

Biraz gerçekçi, biraz da espirili olması için Al Pacino’nun Scarface(Yaralı yüz) filminden etkilenerek scarpenis(Yaralı penis) rumuzunu seçmiştim. Çünkü güvenilir bahis siteleri sikimin üzerinde dikiş izleri vardı. Herhangi bir arayışım yoktu. Cesur değildim ama insanlar ile yazışarak vakit öldürmek istiyordum.

Kayıt olduğum gün bir video izledim. Tam hatırlamasam da Spanish CD Fucking gibi bir şeydi. Spanish tamam, fucking tamam ama bu CD ne amına koyayım diye düşünerek araştırdım. Çünkü videoda seksi kıyafetler içinde bir erkek var, peruk var, sütyen var ama meme yoktu. Yaptığım çok da derin olmayan araştırmalar sonucunda CD’nin crossdresser olduğunu öğrendim. O zamanın meşhur sitesi flickr üzerinden arattığımda kaliteli ve cezbedici resimler de görmüştüm.

Bu durum Shemale videolarından daha ilgi çekici gelmeye başladı. Anladığım ve kendimde keşfettiğim şuydu. Gay seviyorsun ama kıyafetli ve az kıllı seviyorsun, boş slikon istemiyorsun, bu sebeple travestiler sana yapay geliyor.

Neredeyse 30 yaşımda kendimi ve istediklerimi keşfetmiş buna göre insanlara yazmaya başlamıştım.

İlk denemeler

İstanbul ve Ankara’dan birkaç kişiye yazmış ve konuşmaya başlamıştım. Ama benimki boş sohbet olduğundan bir yerden sonra sohbet kesiliyordu. Sohbetin devam ettiği 2 kişi vardı. O dönemde iş için ara ara Ankara’ya gittiğimden Ankara’dan biri ile yazışıyor ama çok da cesur olamıyordum. İstanbul’dan düzenli olarak yazıştığım kişi de benim özel hayatımdaki bazı meseleler yüzünden benden uzak duruyordu. Arkadaş listemde 4 kişi vardı. İnanmayacaksınız ama bu Mayıs ayına kadar, yani 9 yıl bu böyle sürdü. Müsait an kovala, xhamstera gir, cd videosu izle, birilerine selam, iyi geceler vs yaz ve kapanış. 🙂

Mayıs ayında ise olan oldu ve bir arama sonucu bir video izledim. Video bir CD videosu idi. Videodaki kişi yükleyen kişi değildi ama yükleyen kişi not olarak benim ruhum bu yazmıştı.

Attığım bir mesajla onunla, İzmir Rüyası ile tanıştım…

Hikayemiz İzmir Rüyası ile geçirilen macera dolu hafta sonu ile devam edecek. 🙂

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

suriyeli kiracilarim – 2

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Birkaç gün sonra kahvaltı sırasında karım evin temizliğine yetişemediğini, artık gelinleri çağırmak da istemediğini söyledi. “Ee, ne olacak peki?” diye sorduğumda, “Bu bizim kiracının karısını çağırırım, ucuza da gelir. Bizimkiler 100-150 liradan aşağı gelmiyor. Zaten durumları kötü, hiç olmazsa yardımımız dokunur!” deyince, “İyi, sen bilirsin!” dedim…

Ertesi gün akşamüzeri geldiğimde evin pırıl pırıl olduğunu gördüm. Karım kadından çok memnun kalmıştı. Bu arada kadının adının Gülsüm olduğunu öğrendim. Karım, “Bende para yoktu, sen aşağı inip versene kadının parasını, 50 lira!” deyince içimde bir şeyler canlandı. Heyecanla aşağı inip kapıya vurdum. İçerden Arapça sesler gelirken kapı açıldı. Selman’ın oğlu açmıştı kapıyı. 5-6 yaşlarında ya var ya yoktu.

“Annen evde mi?” diye sordum birkaç kez. Çocuk içeri geçerken az sonra kapıda annesi, yani Gülsüm belirdi. Kendisine ilk defa bu kadar yakındım. Birkaç gece önce kocasıyla banyoda sikişen kadın şimdi tam karşımdaydı. Başında yine siyah türbanı vardı, ancak pardesü yoktu. Siyah, tek parça bir elbise giymişti, eski ve biraz dar görünen elbise vücudunun kıvrımlarını belli ediyordu. Özellikle memelerinin iriliği gözümden kaçmadı. Zeytin tanesini andıran gözleri beyaz yüzünü boncuk gibi süslemişti. Gözlerinin altına sürme çekilmiş gibiydi. Parayı uzattım, “Kusura bakmayın, hanım verememiş…” dedim.

O sıra arkasında bir kadın belirdi. Selman’ın annesiydi bu, ilk defa görüyordum kendisini. Oldukça şiveli ama yine de anlaşılır bir Türkçeyle, “Gelinim anlamaz Türkçe!” dedi. Ben sadece Selman Türkçe biliyor sanıyordum, ama annesi de biliyordu demek ki. “Siz Türkçeyi nerden biliyorsunuz?” diye sorunca, kadın, “Ben zamanında Urfa’dan gelin gittim Suriye’ye.” dedi.

Selman’ın annesi en fazla 60 yaşında gösteren bir kadındı. Ben daha yaşlı zannediyordum oysa. Uzun boylu ve yapılı bir kadındı. Çiçekli uzun bir elbise vardı üzerinde. Başını ise büyük, beyaz bir yazma ile bağlamıştı. Kadının gelinininkilerden de büyük ve dolgun memeleri vardı. “Buyurun bir kahve için!” diyerek yaptığı davete, “İnşallah başka zaman!” diyerek karşılık verdim. Yukarı çıkarken sikimin sertleştiğini fark ettim.

Gece olup da yatağa girdiğimde karıma sarıldım hemen. Karım, “Ne oldu?” dedi şaşırmış gibi. “Özledim seni!” deyince, “Bu gece yapmayalım Mehmet, her yanım ağrıyor valla, akşama kadar temizlik yaptık!” dedi. “Ben senin kocanım, öyle temizlik falan anlamam!” dedim ve bir elimi geceliğin altından sokup kalçalarını okşamaya başlarken diğeriyle de memelerini avuçladım.

Boynunu, yanaklarını, dudaklarını deli gibi öpüyordum. Bakımlı sayılacak bir kadın değildi karım ve bu yüzden yanaklarında, çenesinde ve dudaklarının üzerinde tüyler olurdu her zaman. Ama buna karşın bacaklarında ve kalçalarında kıldan tüyden eser yoktu.

Sikim kazık gibi olmuştu çoktan. Etli meme uçlarını dilliyor, ısırıyor, emiyordum. Karımın memelerine kıyasla Gülsüm’ünkiler daha büyüktü. Onun memelerini emdiğimi, yaladığımı hayal ettim. İlk başta isteksiz davranan karım yorgunluğuna rağmen karşılık vermeye başlamıştı. Alttan elini sokmuş ve sikimi sıvazlıyordu.

“Ağzına alsana!” dediğimde, “Tamam, ama sen de benimkini alacaksın!” dedi heyecanla. “Tıraş oldun mu sen?” canlı bahis diye sorduğumda, “Oldum, hem de kaymak gibi yaptım!” dedi. “O zaman şöyle gel, şu üstündekileri de çıkart!” dedim. Az sonra ikimiz de çırılçıplak bir haldeydik. Yorganı kaldırdım iyice. Karıma, üzerime ters şekilde uzanıp sikimi ağzına almasını söyledim. Hemen dediğimi yapıp sikimi somurmaya başlarken, ben de onun gerçekten kaymak gibi görünen amını dillemeye başladım.

Karımın etli amının içine dilimi soktum. Islak ve kaygan amının içi fırın gibi yanıyordu. Bu arada kendisi de sikimi deli gibi somuruyordu. Gece vakti müthiş bir 69 deneyimi yaşıyorduk. 30 yıllık evliliğimiz boyunca cinsellik yönünden ikimiz de deneyim kazanmış, birbirimizi nasıl mutlu edeceğimizi öğrenmiştik.

Amını dilleyip yalarken, sol elimin işaret parmağını göt deliğine soktum. Karımdan herhangi bir tepki gelmedi. Kıllı göt deliğinin içinde ileri geri hareket ettirdim parmağımı. Kasıklarını öptüm, yaladım, dilledim. Amından zevk sıvıları akmaya başlamıştı, dudaklarım ve çenem ıslanmıştı iyice. Dolgun göt yanaklarını sıkıyor, yoğuruyordum bu arada. Karımın saksosu sikimi daha da sertleştirmiş, şişirmişti. Artık bir an önce amına girmek için yanıp tutuşuyordum.

“Tamam, hadi, bu kadar yeter!” deyince karım sikimi emmeyi bırakıp üzerimde doğruldu. “Ben üste çıkayım mı?” deyince, “İyi, hadi geç o zaman!” dedim. Sikim kazık gibi bir halde dikilmiş, tavana bakıyordu. Karım ayaklarını iki yanımdan yatağa koyup işer gibi çömeldi, eliyle kavradığı sikimi odanın loş karanlığında amına sokmak için hizaladı. Az sonra sikim karımın ıslak, yağlanmış gibi kayganlaşmış amına ağır ağır girdi.

Karımdan derin bir, “Ohhh…” iniltisi çıkarken, bir süre sikim amının içindeyken oturur vaziyette kaldı. Ellerini tuttum, az sonra götünü indirip kaldırarak sikimi amına sokup çıkartmaya başladı. Müthiş bir zevk alıyordum yine. Karımın kasıkları, götünün yanakları kasıklarıma ve taşaklarıma çarpıyor, ortaya çıkan sesler odada yankılanıyordu. Karımın iri, sarkık memeleri her bir hareketiyle sallanıyordu.

“Ihhh, ıhhh, ahhh, ımmm, ayyy, ohhh, ohhh…” sesleri karımın dudaklarından dökülüyor, benden de buna benzer sesler çıkıyordu. Karım bazen yavaş bazen hızlı bir şekilde oturup kalkmaya, sikimi amının en derinlerine sokup çıkartmaya devam etti bir süre. Sonrasında, “Dizlerim ağrıdı…” deyince, “Şöyle gel!” dedim ve belinden tutup bana doğru eğilmesini istedim.

Karım öne doğru eğildi dediğim gibi yaparak, dizlerini yatağa dayadı ve ellerini omuzlarıma koydu. Sikim halen amının içindeydi. Belimi kaldırdım, bacaklarımı dizlerimden bükerek iki yana açtım biraz ve bu şekilde alttan pompalamaya başladım. Kasıklarım, taşaklarım karımın dolgun göt yanaklarına çarptıkça ses patlamaları yaratıyordu. Sikim iyice kayganlaşmış amının içinde gidip geliyordu.

Sarkık memeleri pompaladıkça deli gibi sallanıyordu. Dudaklarından yine zevk iniltileri çıkmaya başlamıştı. Kalın, etli belinden tutuyordum sıkıca. Göt yanaklarının sikimin her bir darbesiyle löpürdediğini fark ediyordum. Altımızdaki bazadan gıcırdama sesleri gelmeye başlamıştı yine. Alttaki odada kimin kaldığını bilmiyordum. Selman karısıyla mı kalıyordu, yoksa çocuklar yada annesi mi kalıyordu bilmiyorum, bahis siteleri ama eğer derin bir uykuda değillerse, yukarda karı koca bizim ne yaptığımızı bilmemeleri imkânsızdı.

Pompaladıkça boşalmaya yaklaşıyordum. Ellerimi göt yanaklarına attım ve karıma öne doğru biraz daha eğilmesini söyledim. Götü biraz daha havaya kalkarken daha büyük bir güç ve istekle sikiyordum. Odanın içinde sikişimizin sesleri yankılanıyordu resmen. Geçen sefer yavaş olmamı söyleyen karımdan bu kez hiçbir itiraz gelmiyordu. Var gücümle kendisini sikmeme sesini çıkartmıyordu.

Sonunda sarsıla sarsıla boşalmaya başladım. Boşalırken de pompalamaya devam ettim. Müthiş bir zevk dalgası her yanımı kaplarken karımdan derin ve hırıltılı iniltiler geliyordu. İkimiz de yorulmuştuk. Karım üzerime yığılmış haldeydi. Ne kadar dölüm varsa amına akıttım. Sıkıca sarıldık birbirimize.

Karım bir ayağını kaldırıp üzerimden kalktı ve yanıma uzandı. Başını göğsüme koyarken, “Çok yoruldum…” dedi. Çıplak bir halde o şekilde kaldık. Karıma, “Yıkanmayacak mısın?” diye sorunca, “Yorgunum, sabah yıkanırım…” dedi. “İyi o zaman, ben de sabah yıkanırım!” dedim, yorganı çektim üzerimize ve güzel, derin bir uykuya daldık…

Aradan geçen zamanda Gülsüm ve Selman’ın sikişmelerine kulak misafiri olmak istesem de, o ilk gecenin haricinde başka bir tanesine denk gelemedim. Karımla sikişmelerim ise son sürat devam ediyordu. Her seferinde siktiğimin karım değil de Gülsüm olduğunu düşünüyordum. Bu şekilde daha büyük zevk alıyordum…

Bu arada Selman’ın kira ödemeleri aksamaya başlamıştı. İşyerinden maaş alamadığını, geciktirdiklerini söylüyordu. Ben de her seferinde, “Tamam!” deyip bekleyeceğimi söylüyordum. Ama sonraki zamanlarda Selman önceki kiracıları aratır oldu. Üç aylık birikmiş kirası vardı, “Ne zaman vereceksin?” diye sorduğumda oyalayıcı cevaplar verdi. Benim de bir an tepem atınca küfür ettim. Selman en kısa zamanda vereceğini söyleyip giderken yaptığımdan pişman oldum.

Birkaç gün sonraydı. Karım küçük oğlumun evine gitmişti. Oğlum iş için şehir dışına gitmiş, karım da orada kalıyordu. Bu yüzden belki bir hafta daha kalacaktı orada. Akşam kapım çalınca açtım, gelen Selman’ın annesiydi. Adının Münire olduğunu öğrenmiştim, “Buyurun Münire Hanım?” deyince mahcup ve utangaç bir halde, “Beyim, az konuşalım mı senle?” dedi. İçeri davet ettim. Tek gelmesine şaşırmıştım.

Münire Hanım içeri geçti, oturmaya çekiniyordu. “Buyurun, çekinmeyin, oturun!” deyince anca oturdu. Üzgün ve titreyen bir sesle, “Beyim, kusura bakma, kaç zamandır kira veremedik. Çok borçlandık sana biliyorum. Benim oğlanı çıkarmışlar işten, içerde biriken parasını da alamadı. Eline, ocağına düştük, bu kışta kıyamette bizi kapıya koyma. Biliyorum senin için de zor, ama elimizden keşke bir şey gelse. Utandığı için kendi gelip söyleyemedi, ben geldim onun yerine. Eline, ocağına düştük…” dedi şiveli şiveli.

Biriken kiraları alacağımı düşünürken, şimdi bir bardak su içmem gerektiğini söylüyordu Münire Hanım bu dedikleriyle. “Ee, nasıl olacak peki, ne zaman alır parasını, kirayı ne zaman getirir?” dedim, kiradan gelecek para benim için önemliydi çünkü. Münire Hanım bileğinden bir bilezik çıkarıp, “Bunu al şimdilik, ne kadar eder bilmem, sen hesaplarsın…” güvenilir bahis siteleri diyerek uzattı.

Verdiği bilezik ince, teneke gibi bir şeydi. Doğru düzgün bir para etmezdi. “Bununla ne olacak ki, bir aylık kira bile değil bu, siz adam mı kandırıyorsunuz?” dedim sinirle. Münire Hanım, “Vallahi beyim, olan paramız bu, evde çocuklar iki gündür aç, azcık para vardı, onunla da ekmek, peynir aldık…” dedi. Yüzündeki ifade çok kötüydü, yalan söylemediği belliydi.

“Benim oğlan iş arıyor şimdi. Hayırlısıyla bir işe girsin, bu içerdeki parasını alsın hemen verir senin kiranı, mahcup etmez seni. Kurban olduğum, o zamana kadar idare et bizi, çoluk çocuk aç. Bir de sen bizi atma dışarı, vallahi o zaman iyice perişan oluruz…” dedi. Bu son sözlerini söylerken ağlıyordu. Kadının bu hali ve konuşması karşısında yapacak bir şeyim yoktu. Verdiği bileziği geri uzattım, cüzdanımdan da biraz para çıkarıp verdim. Almak istemeyince zorladım. Münire Hanım elimi öpmeye kalktı, benden büyük bir kadının bu şekilde davranması karşısında utandım. Dua ede ede gitti. Kira almayı beklerken üstüne para veriyordum.

Ertesi akşam işten döndüğümde kapım çalındı. Açınca karşımda Münire Hanım’ı gördüm yine. “Müsait miydin beyim?” deyince, “Tabii, buyurun!” dedim ve içeri davet ettim. Kirayı mı getirmişti, yoksa dün verdiğim paranın üzerine başka para mı isteyecekti bilmiyordum.

İçeri geçti, utana sıkıla, “Şey beyim, sana diyeceğim vardı kusura bakmazsan…” deyince cebimden yine para çıkacağını anladım. “Nedir?” dedim sıkıntıyla. “Bizim cereyan kesildi bugün, adamlar kesti. Birikmiş borcu vardı, ödeyemedik. Aşağıda karanlıkta oturuyoruz. Sen de varsa versen de ödesek…” dediğinde sinirlendim. “Ulan zaten üç kuruş paraya oturuyorsunuz, onu da veremiyorsunuz. Üstüne bir de benden utanmadan para istiyorsunuz!” dedim.

Münire Hanım’ın suratı kıpkırmızı oldu birden. “Sen de haklısın beyim…” dedi. “Seni göndereceğine o pezevenk oğlun gelsin!” dedim. Suratı bu sözüm üzerine daha da kızardı. “O yok burda, onun için ben geldim…” deyince, “O nereye gitti?” dedim. “Bilmiyorum, dün akşam çıktı, daha da gelmedi. Senin verdiğin parayı da aldı gitti, sabahtan beri aç açına oturuyoruz…” deyince daha da kızdım. Yanında oğluna epey bir küfür savurdum.

Münire Hanım tek kelime etmedi küfürlerime karşılık. “Haklısın beyim, sen de haklısın…” dedi başı öne eğik halde. Sonra da, “Sen gene de bir büyüklük yap, bir babalık yap bize. Bana değilse de bu gariplere acı. Ne olur versen para da hiç olmazsa şu cereyanı açtırsak…” dedi. Daha bir önceki kiracının sıkıntısını atamamıştım, kiradan hariç elektrik ve su parasını da üzerime yıkıp kaçmıştı. Şimdi yeniden aynısıyla karşılaşmak canımı fena halde sıkıyordu. Selman’ın elektriği üzerine almasında ısrarcı olmuştum, ama para gene benden çıkacak gibiydi.

“Ne olur beyim, elini ayağını öpeyim, kurban olduğum. Ne istersen yaparım, sen şu cereyanı açtır hele, borcunu da ben öderim. Bulur buluşturur gene veririm ben…” dedi. “Sen nasıl ödeyeceksin, neyin var senin?” dedim.

Münire Hanım ayakta duruyordu, bu sözlerimden sonra yanıma yaklaştı ve “Ne istersen yaparım beyim…” dedi. Bu sözlerinde bir şeyler vardı, ama tam emin olamıyordum. “Ne yaparsın?” diye sorduğumda, yine, “Ne istersen…” dedi. “Yani? Açık konuşsana be kadın!” deyince, “Eğer istersen sana karılık ederim…” dedi.

Ben Selman’ın karısını sikmeyi arzu ederken, birdenbire annesi ortaya çıkmıştı…

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Ben Karım ve Bir Başkası 1

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Yaklaşık bir ay önce yine bir hafta sonu, akşam olmuş, karım salona gelecek, iş çıkışı beraber dışarıda yemek yiyecektik. Aynı spor salonunda yıllardır çalışıyordum, insan ister istemez gelenleri tanımaya başlıyor. Soyunma odasının oradan geçiyorken karımın geldiğini ve girişte sohbet ettiğini gördüm. Otuz-otuz bir yaşlarında yakışıklı bir adam vardı. Birlikte gülüyorlarken yanlarına vardım. Şahsen tanışmasak da yüzlerimiz birbirine alışmıştı. Son derece kaslı, sarışın, yakışıklı, muhtemelen salonun en göze çarpan adamıydı. Kas yığını bir adamdan bahsetmiyorum, yağsız fit bi vücudu vardı.
“Merhaba” dedim. “Aşkım, bu Burak tanışıyor musunuz?”
“Sayılır” dedim elimi uzatırken.
“Evet, sayılır.” dedi. “Bayanın nesi oluyorsunuz?”
“Karım.”
“Şanslı adamsın.”
“Tabii.” dedim. Karım, uzun, kahverengi saçlarını açmış, üzerine siyah kolsuz bir jarse, altında gri askılı bir atlet, siyah bir tayt giymişti, büyük göğüsleri vardı, çekici bir kadındı ama yine de böyle bir şey duymayı beklemiyordum.
“Hadi akşam yemeğine” dedi karım. Görüşürüz deyip kapıdan çıkarken Burak’ın karımın kalçalarını dikizlerken aletini düzelttiğini fark ettim.
“Adama bak dünyadaki son kadın senmişsin gibi izliyor.”
“Yapma, adam baya baya yakışıklı istese bir sürü kadın tavlayabilir.”
“Sen hariç.” dedim.
Yemek güzel geçti en azından Burak’tan bahsetmedik. Ertesi gün salonda yine Burak’la karşılaştım, başımı sallayarak selam verdim ve işe başladım. Eve gitmeden önce soyunma odasına gidip bir havlu aldım üzerime ve saunaya girdim. Benden başka kimse yoktu, kafamı yaslayıp sıcağı arttırdım.
Birkaç dakika sonra kapı açıldı ve Burak gelip tam karşıma oturdu. Yürürken tuttuğu havlusunu oturduğunda kenara koydu. Bacak arasına bakmadan edemedim. Yarrağı kalkmamış haliyle 19-20 cm vardı ve kalındı da. Bakmamaya çalışsam da elimde değildi.
“Dün karınla tanıştık biliyorsun, güzeldi.”
“Evet, teşekkür ederim.”
“Güzel bi kadın, özellikle göğüsleri.”
Ne diyeceğimi bilemedim. “Evet… sağol.”
Yarrağını sıvazlayarak, “O taytını yarrağımı soka soka yırtmak isterdim hele o atletinin sıkıştırdığı göğüslerini.” duymamaya çalıştım. Daha dün tanıştık canlı bahis bu cesareti nereden alıyordu?
“Sıkıyor muyum?”
“Karımla ilgili böyle konuşmanı kastediyorsan”
“Hayır, böyle çıplak olmamdan bahsediyorum. Benim yarrağıma bakıp duruyorsun.”
“Bakmıyorum.”
“İstiyorsan bakabilirsin benim için fark etmiyor.”
Sanki zorundaymışım gibi tekrar baktım.
“Kalktığı zaman 5-6 cm daha büyüyor.”
“Fark ettim.”
“Karın amını tıraş ediyor mu? Adı neydi karının? Tıraş ediyor mu amını?”
“Seni ilgilendirmiyor.”
“Sikin kalktı dimi?”
“Hayır” diye yalan söyledim. Havluyla dizlerimi kapatıyordum.
“İnanmıyorum ellerini kaldırsana.”
Gitmeliydim ama gidemedim.
“Yarrağıma bakakaldığın için mi zorlanıyorsun yoksa karından bahsettiğim için mi? Karından bahsetmem hoşuna gitti sanırım.”
Gitmek için ayağa kalktım.
“Yarın bu saatte yine burada ol!” dedi. Ayrıldım, hızlı bir duş alıp giyindikten sonra eve vardım. Karımı öptükten sonra yatağa götürüp sikmeye başladım, hiç boşalmadığım kadar boşaldım. Ama gece olunca bir türlü uyku tutmadı.
Ertesi gün salona gitmemeye karar verdim. Sikim bütün gün kalkık durumdaydı, karımı ve onu düşünüp duruyordum. Sonra dayanamayıp salona tekrar gittim.
Burak ağırlık çalışıyordu. İçeri geçtim, saate bakıp duruyordum. Vakit geldiğinde soyunma odasına oradan da saunaya geçtim, birkaç dakika sonra o geldi. Benim salonda olduğumu görmemişti sanırım.
“Geleceğini biliyordum.”
Cevap vermedim.
“Belki biraz hızlı başladım bilmiyorum. Ama aslında, çiftleri birbirine daha yakın hale getiriyor. Yani karını siktiğimde paylaşacak bir sürü şey bulacaksınız. Ne diyorsun hazır mısın karını sikmeme?”
“Karım beni aldatmaz” diyerek tersledim.
“Diyelim ki o bana evet dedi sen ne diyeceksin?”
“Saçmalık” dedim yerimden kalkarak.
Gülerek, “Hemen kaçıyorsun. Yarın yine gel, bu kez karının güzel bi tangasını bulup getir bana şu şeffaf plastik torbalara koy.” dedi.
Eğilerek sikimin kalktığını gizlemeye çalıştım.
Akşam eve geldim, yine azmıştım ama bu kez karımın başı ağrıdığından banyoda devam ettim. Patlamadan önce karım kapıya vurunca boşalamadan çıkmak zorunda kaldım. Sabahı zor ettim, karım işe gitmek bahis siteleri için hazırlanırken ben hala uyanıktım. O ayrıldıktan sonra, banyodaki kirlilerden pembe bi tanga bulup yanıma aldım. Bunu neden yaptığımı da bilmiyordum. Akşam spor salonuna gittim, Burak beni görüp,
“Paket yanında mı? Dediğim şeyi yaptın mı?” diye sordu.
“Çantamda” dedim.
“20 dakika sonra soyunma odasına gel. Saunaya geçip konuşuruz.”
Dediği gibi yaptım. Soyunma odasında paketi çıkartıp ona verdim o da kendi çantasına attı. Sonra soyundum, bir havlu sarınıp saunaya girdim. Bu kez yalnız değildik, Burak yanıma oturdu ve diğer adam gidene kadar bekledik. Adam gittikten sonra havlusunu kaldırıp omzuna aldı ve karşıya oturdu.
“Dediklerimi yapıp karının tangasını getirdin, güzel. Artık aradan çekilmeye, karını sikmemi istemeye, yarrağımın karına girişini izlemeye hazırsın.”
Cevap vermedim. Küçük bir kâğıt çıkarttı,
“Fazla kalamayacağım, yarın burada değil benim evimde buluşuyoruz, adres burada.” dedi.
Kâğıdı aldım.
“Saat 6’da, gecikme.”
Ertesi gün 6’ya 5 kala büyük bir apartmana geldim. Zillere bakıyordum o ara kapıcı gelip kimi aradığımı sordu, söylediğimde yüzünde bi gülümsemeyle 7. kat olduğunu söyledi. Asansöre bindim ve ineceğim kata basıp beklemeye başladım. Kapı açıldığında Burak’ın kapısının da açık olduğunu ve gelmemi işaret ettiğini gördüm. Dizlerinin yarısına kadar beyaz bir bornoz giyiyordu. “Buzdolabından kendine bira al ve bana da bir tane getir.” dedi.
Evi çok güzeldi. Temiz, modern bir görünümü vardı ve zevk sahibi olduğu açıktı. İki bira aldım ve büyük ekran televizyonunun önündeki kanepeye oturdum. Odaya girdi ve biralardan birini aldı. Karşımdaki sandalyeye oturdu ve geri yaslandı. Ona bakarken yarrağını, içimdeki artan saplantıya konu olan nesneyi tam karşımda buldum. Gerinerek elindeki kumandayla bir video açtı.
Salondan tanıdığım başka bir çift vardı videoda. Kadın, Burak’ın omuzlarına ellerini atmış onu öperken, ayaklarından birini kaldırmış kocası ayakkabısının bağcıklarını çözüyordu. Adamın karısı Burak’ın gömleğinin düğmelerini çözerken kocası da onun kısa jüponunu indirdi. Sonra karısı sütyenini güvenilir bahis siteleri çıkartıp kocasına verdi ve arkasını işaret etti. O Burak’la öpüşürken kocası kadının göt deliğini yalıyordu. Sonra kadın eğilip Burak’ın yarrağını ağzına almaya çalıştığında Burak’ın adama karısını sehpaya yatırmasını ve amını onun için açık tutmasını söylediğini duydum. Adam karısını sehpaya yatırdıktan sonra Burak’ın yarrağını karısının amına yerleştirdi. Eğilip yalayacakken, Burak adamın saçından tutup işini bitirene kadar kenarda seyretmesini söyledi.
“Yüzlerini görüyor musun? Yarrağıma dokunmalarının onlara nasıl zevk verdiğini. Senin karın da buna bayılacak. Önümde diz çökecek, onu siktikten sonra eğer muamelesi hoşuma giderse, numarasını alıp onu istediğim zaman arayıp istediğim kadar sikeceğim.”
“Hayır” dedim.
Gözüm yine ekrana gitti. Burak damarlı yarrağını kadına sokuyor kadın da kocasının saçından tutarak destek alıyordu.
Tekrar Burak’ın oturduğu yere baktım ama orada yoktu. Nereye gittiğine bakmak için başımı çevirdim elinde karımın tangasıyla gelip bornozu çıkartıp ikisini birlikte kenara koydu. Sonra bir ayağını sehpaya atıp elini uzattı. Elini tuttuğumda tek bir kelime etmeden beni kendisine çekip omuzlarıma bastırırken o damarlı yarrağını ağzıma sokup pompalamaya başladı. Tuzlu bir tadı vardı. Başımdan tutup yarrağını yalatırken kibarca ama emrederek,
“Karını sikmeme izin verecek misin?” dedi. Pompaya devam ediyordu.
“Tabii… elbette, sen nasıl istersen.” dedim. Küloduma akıtıyordum.
“Güzel.” dedi ve yüzüme boşaldı, dizlerimin üzerinde ona bakıyordum. Parmağıyla omuzlarıma sıçramış olan dölünden bir parça alıp ağzıma verdi. Sonra karımın tangasını alıp yarrağını sildi ve giy dedi. Pantolonumu ve külodumu çıkartıp karımın tangasını giydim zorlanarak. Kıçımı tutup tokatladıktan sonra yine giyin dedi. Pantolonumu giyip külodumu elime aldım.
“Senin gibi o da tamam diyene kadar onu sikmeyeceğim. Senin bu videonu da yine onu sikmeden açığa çıkartacak değilim.” dedi. Menileri boğazımdan aşağı inip de ben yutkunmaya çalışırken ne dediğini bir kez daha düşündüm. Benim de kaydedileceğim aklımın ucundan bile geçmemişti. Mutfağa gidip elinde çeşitli adreslerin yazılı olduğu bir kâğıtla geldi.
“Karına bunu ver vee ona sana ne istiyorsa yapabileceğini söyle, selamlarımı iletmeyi de unutma.”
Kâğıdı aldım.
“Şimdi ayrıl.”

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Annem (9) Final

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Merhaba arkadaşlar bu hikayenin son bolumune geldik artik bu hikayeden sonra devam eder miyim bilmiyorum sizin yazacaginiz yorumlara bagli iyi veya kotu yorum yapin veya istek konu belirtin ama ana konumuz yine anne ogul olucak ona gore konu belirtirsiniz iyi okumular,
X. Demek kocan yatakta pek iyi degil ?
Y.Evet aramizda kalsin
X.Tabiki,senin gibi bakimli guzel bir bayana bu haksizlik,dis giyimin bile cok sexy ic giyiminde oyledir 🙂
Y.:D sende biraz sabıklik var galiba
X.Fantezi diyelim biz ona ic giyimin nasil 🙂
Y.Tatilde tanga giyiyorum ipli adet gormedigim icin ama normalda slip tarzi yani inanamiyorum muhabbet benim ic giyimime nasil geldi 🙂
X. Bunda birsey problem yokki biraz zevkli muhabbet ediyoruz 🙂
Y.Peki tamam
X.istersen yarin gece bulusalim gizlice ?
En onemli kisma gelmistim acaba ne diyecekti,kabul eserse cok bambaska yerlere gidicektik.
Y.Nasil olucak ki kocam oglum burda hem 2 aile geldik ?
X ben otelde kaliyorum odama gelirsin gece yarisi bir yalan bulursun artik 🙂
Y.tamam peki gelicem
X.Gelirken en guzel ic giysilerini giy ve yuzune bir maske al bende takicam bu tek gecelik birsey cunku bende evliyim ve konusmakta yok tamam mi canim sadece vucutlarimizi konustaralim
Y.Tamam canim
X hadi yarin gece canlı bahis gorusuruz,ben sana yarin burdan mesaj atarim hangi otel ve oda numarasini
Y.Tamamdir
Ve konusmamiz bitti herseyi baglamistim,annem azginliktan 1 gecelik babami aldatmayi kafasina koymustu,simdi yarin sabah kahvaltidan sonra 2 isim vardi ilk isim hotele gidip odayı kiralamak ve bir maske almak.Sabah oldu annemler kahvalti v.s hazirladilar ettik annemde bir degisiliklik vardi heyecanli ve endiseli gibi dusunceli bi ara anne iyi misin dedim -iyiyim canim sagol ya yakin arkadasim gelmis Fatma bayadir gormuyordum onu ziyarete gidicem bu gece-he tamam git git dedim annem belli kafaya koymus artik gittim hotel isini hallettim maske aldim 2 tane ne olur ne olmaz bir tane kondom aldim kendi ustume yeni bir t shirt boxer ve sort aldim ben oldugumu tanimasin giysilerden bari,saatler gecmek bilmiyordu,saat aksam ustu 6 gibi oldu bende bir yalan uydurup gitmem gerekiyordu bu gece , babama gordum ona yalan atmak daha kolaydi okuldan arkadaslarim gelmis tatile ailesi ile birlikte bu gece onlarla kalabilir miyim dedim zaten tamam dedi alkolden herseye tamam diyordu 🙂 anneme mesaj attim otel odasini ve oteli
Tamam canim yazdi orospu yaniyordu resmen saat oldu 12 ben gittim otel odasina bahis siteleri bir şise viski söyledim 450 tl verdim ama degerdi buna zaten Saat oldu 1 civari ben hazirdim maskemi taktim kapi caldi,kalbim kut kut atiyordu kapiyi actim annemde almis v for vannette nin maskesini iceriye aldim annemin ustunde bir transparan bir t shirt altinda dar bir kot vardi 2 ser bardak viski ictik benim maskem orumcek adam maskesi oldugu icin rahattim dudaklarim acikti annem resmen kendini bana birakmisti sirt ustu uzandi kafasida olmustu kot pantolunu cikardim altinda am bolgesi acik tanga giymis ustundekini de cikardim sutyen patlicak gibiydi bembeyaz löpür löpür du onuda cikartim altinda tanga kaldi sadece bende soyundum yapistim boynuna kulak memesine kadinlar burdan cok zevk aldigini duymustum oylede oldu annem inliyordu , indim bacaklarina yaliyorsum baldirlarini cildirmisti eliyle kafami amina goturdu basladim yalamaya tertemizdi amı biraz tuzluydu tadi 5 10dk arasi yaladim agzim birden su gelmeye basladi annem bosaliyordu ne kadar dolmustu,kiloritisi iyice sismisti sikim zaten kazik gibi olmustu yalamasina gerek kalmadi sikimi soktum ami zaten sirilsiklamdi basladim pompolamaya resmen ici cayir cayir yaniyordu 2 3 dk onu amindan siktikten sonra kondom taktim güvenilir bahis siteleri sikime ne olur ne olmaz hamile kalmasin daha yasi genc cunku sikimi cikardim ben uzandim o cikti ustume resmen sikimi kiricakti ziplarken bende o sallanan memelerini yaliyordum 4 5 dk oyle siktikten sonra artik geliyordum ve bosalmistim iyiki kondom takmistim,cikardim sikimi kondomu degistirdim hala sikim tas gibiydi birer bardak viski daha ictik domalttim onu tangasi cok sexy di siyah renk i gotu cok guzel duruyordu daracik belliki daha ordan hic yememisti cikardim kondumu sikimden tukurukledim gotune sokmaya basladim ama cok dardi annem bagriyordu orasi olmaz kocama bile vermedim -o oyle dedikce ben daha cok zevke geliyordum o acili bagirmalar 1 2 dk icinde ohh lamalara dondu 7 8 dk oyle siktikten sonra bir kez daha gotune bosaldim annemin artik iyice enerjim bitmisti elim ayagim titriyordu zaten annemde rahatlamisti bosaldiginda saat 3,30 4 e geliyordu annem uzandi yataga o haliyle zaten kafasida cok guzeldi uzandim yanina cikardim maskesini yapistim dudaklarina cok acayip bir zevkti dilimi koparicak sandim 7 8 dk opustukten sonra ben banyoya gittim annem hala yatiyordu,hemen giyindim saat 4.30 civariydi hemen gittim eve otelden ayrilip eve vardim herkes yatiyordu bende uzandim saat 10 da kalktim annem evdeydi dusunu almis yuzunde gulucukler saciyordu bu benim onunla aramda olene kadar kalicak olan bir sırrdı ama o asla bilmeyecekti..

Iyi yada kotu bolca yorum..

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

AYÇA – HERŞEYIN BAŞLANGICI (4)

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

AYÇA – HERŞEYIN BAŞLANGICI (4)
Ayça odasına dönünce bir süre televizyon izlemeye çalıştı. Aklını olanlardan başka şeylere yöneltmeye çalışıyordu. Sonra Piraye’nin odasında bu gece neler olduğunu merak etti. Televizyonu kapayıp balkona çıktı. Yavaşça ilerledi ve dün gece saklandığı yerden Piraye’nin odasına baktı. Hiç ışık yoktu. Biraz daha yaklaşıp daha dikkatli baktı. Oda tamamen boştu.

Yeniden odasının önüne döndü. Bir sigara yakıp uzaktan tatlı tatlı yankılanan denizin sesini dinledi. Sigarası bitince odasına döndü. Yatağının ucuna oturdu ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Sinirleri bozulmuştu. Şu son bir haftada yaşadıkları tüm dengesini altüst etmişti. 1-2 ay öncesine kadar çoğu kişinin gıpta edeceği bir hayatı vardı. Mutlu bir evliliği vardı Tolga’yla. İş hayatı gayet iyi gidiyordu. Artık bir bebek sahibi olmayı düşünüyorlardı ciddi ciddi. Şimdi ise herşey berbat olmuştu.

Kendini acınacak halde görüyordu Ayça. Kocası onu aldatmış, evliliği sona ermeye yüz tutmuştu. Haftalardır cep telefonunu ya hiç açmıyor, ya da Tolga’nın aramalarına cevap vermiyordu.

“Onu ellerimle Mirey’e itiyorum” diye düşündü. Kariyeri de son 1 haftada inanılmaz zarar görmüştü. Neredeyse hiç tanımadığı iki bayinin tecavüzüne uğramış, onların seks kölesi olmuştu. Belki de Sadık ve Mahmut olanları çarpıtarak, allandıra ballandıra her yerde Ayça’yı nasıl becerdiklerini anlatıyorlardı. Bunlar Erman bey’in kulağına giderse işini kaybederdi.

“İnsanların yüzüne nasıl bakarım” diye düşündü. “İstanbul’a döndüğümde belki herkes herşeyi biliyor olacak. Bana bir fahişe gözüyle bakacaklar. Tanrım!” Ve yeniden hıçkırıklara boğuldu.

Yarım saat kadar sonra kendine geldi. Gidip yüzünü yıkadı. Uyumak için yatağa uzandı. Fakat bu sefer de aklı akşam olanlara takıldı. Piraye sanki kendisiyle alay ediyormuş gibi gelmeye başlamıştı. Aptal durumuna düşüyordu.

“Ne biçim arkadaşım var, herkesin önünde beni zora sokuyor” diye düşünmeden edemedi. “Yarın Piraye’yle konuşacağım. Benim düşüncelerime, hayat tarzıma karışmasın. Kendi istediğini yapabilir ama benimle uğraşmasın!” Aklına Tamer geldi.

“Az kalsın, işleri daha da berbat edecektim. Herşey Tolga beni aldattı diye başladı. Şimdi benim yaptığıma bak.” Birden yataktan doğruldu. Tolga’ya telefon etmeye karar verdi. Onu affettiğini söyleyecekti. “Yarın İstanbul’a dönerim” diye düşündü, “Birlikte tatile çıkarız. Herşey yoluna girer.”

Santrali aradı ve İstanbul’daki evinin numarasını verdi. Saat çok geç olmuştu ama sabahı bekleyemiyordu. Çocuk gibi heyecanlanmıştı. Ne yazık ki, bu heyecan kısa sürdü. Santraldeki görevli numaranın yanıt vermediğini bildirdi.

“Nerede olabilir bu saatte. Allah Allah! Dur bir de cepten arayayım.” Günlerdir açmadığı cebini açtı ve Tolga’nın numarasını çevirdi. Telefon kapalıydı.

“Belki santraldeki kız yeterince çaldırmamıştır, Tolga’nın uykusu ağırdır” diyerek evi bir kez de cepten aradı. Defalarca çaldırmasına karşın telefon açılmadı.

Ayça birden büyük bir mutsuzluğa kapıldı. İçini Tolga’nın Mirey’le veya başka bir kadınla birlikte olduğu düşüncesi kemiriyordu. Kendini koca dünyada yapayalnız hissediyordu. Yapayalnız ve mutsuz. Kendi haline sinirlendi sonra.

“Ne yapıyorum ben?” diye düşündü, “Herkes keyfine bakıyor, benim halimse ortada. Ben miyim sanki tüm olanların sorumlusu?” Tolga’ya karşı büyük bir öfke duydu. “Beyefendi kimbilir nerede, kimlerle… Ben de oturmuş ağlıyorum. Hayır böyle devam edemem.”

Yataktan kalktı, yeniden balkona çıkıp temiz hava aldı. Sonra kararlı bir şekilde içeri girdi. Ayakkabılarını giydi ve kapıya yöneldi. Tamer oda kapısının çalınmasıyla uyandı.

– “Ne oluyoruz yahu bu saatte?” diyerek doğruldu, saatine baktı. Saat 3’ü geçiyordu. Çarşafı çıplak vücuduna sarıp kapıyı açmaya gitti. Kapıyı aralığından dışarı bakınca gözlerine inanamadı. Kapıdaki Ayça’ydı.

– “Aaa. Ayça! Hoşgeldin. Bişey mi oldu?”

– “Hayır, endişelenme. Uyku tutmadı. Belki biraz konuşuruz dedim.” Gözleri Tamer’in yarı çıplak vücuduna takılmıştı.

– “Uygun değilsen gideyim.”

– “Hayır hayır. Ne münasebet! Sadece biraz şaşırdım da. Gelsene içeri. Kusura bakma, oda biraz dağınık.”

– “Boşver dağınıklığı. Tatildeyiz.”

Ayça doğruca balkona yöneldi.

– “Senin odanın manzarası çok güzelmiş. Hem denizi görüyor, hem dağları. Kıskandım seni.”

– “Şey evet. Pek manzarayla ilgilenmedim ama…”

– “İçecek bişeylerin var mı? Keşke odadan getirseydim bişeyler.”

– “Alkollü bişey yok. Oda servisi unutmuş bu sabah. Kola var. İçer misin?”

– “Ok. Kola iyi gelir.”

Böylece gecenin üçünde Tamer’in yatağının kenarına oturup kola içmeye başladılar.

– “Söylesene Tamer, neden evlenmedin? Yanılmıyorsam 36 yaşındasın.”

– “Bilmem. Fırsat olmadı sanırım veya uygun birini bulamadım. Neden sordun?”

– “Yakışıklı bir erkeksin. Bekar olmanın cazibesi ne merak ettim.”

– “Bu işler şans işte. Ne bileyim. Senin gibi biri karşıma çıksa belki çoktan evlenirdim.”

– “Beni bu kadar beğeniyor musun?”

– “Evet. Hem de çok. Bu sabah seni plajda gördüğümde, ‘tamam’ dedim, ‘işte aradığım kız.”

– “Bana bu gece benden hoşlandığını söylemiştin ya…”

– “Evet. Bu seni kızdırdı mı?”

– “Hayır. Neden kızdırsın ki? Beğenilmek tüm kadınların hoşuna gider. Bilmeni istiyorum ki, ben de senden hoşlandım.”

– …..

– “Düşündüm de, hayat kısa ve birkaç gün sonra tatilimiz bitecek. Neden kendimizi rahat bırakmayalım? Birbirimizi mutlu edebiliriz.”

– “Demek beni mutlu edeceksin. Bunu nasıl yapmayı planlıyorsun?”

– “Şortunu çıkarmaya ne dersin?”

Bu teklife karşı koymak imkansızdı Tamer için. Bir çırpıda şortunu çıkardı. Penisi şimdiden sertleşmeye başlamıştı. Sırtüstü uzandı. Karşısına çıkan fırsata inanamıyordu. Ayça ağır hareketlerle bluzunu, pantolonunu ve ayakkabılarını çıkardı. Yatakta çırılçıplak yatan ve an be an penisi büyüyüp dikilen Tamer’in karşısında iç çamaşırlarıyla durdu. Tamer’le gözgözeydiler.

Yavaşça ilerledi, yatağın kenarına oturdu ve ağır hareketlerle Tamer’in penisini avucunun içine aldı. Tamer titredi ve kasıldı. İnanılmaz zevk aldığı belliydi. Ayça yumuşak hareketlerle Tamer’e mastürbasyon yaptırmaya başlamıştı. Tamer Ayça’nın saçlarını okşuyor, onu soyunmaya ikna etmek istiyordu.

– “Harikasın Ayça. Nefis! Okşa onu, evet. Devam et!”

Ayça birden avucundaki canavarı bırakınca Tamer’den bir hayalkırıklığı nidası yükseldi.

– “Neden durdun? Ne olur, devam et.”

Ayça’nın niyeti durmak değildi. Kısa bir süre yarattığı canavara baktıktan sonra ellerini sırtına götürdü ve sütyeninin klipsini açtı. Az sonra iri göğüsleri tüm ihtişamıyla Tamer’in karşısındaydı. Bu gece Tamer’e bişey yaptırmamaya niyetliydi herhalde ki, Tamer’in kucağına tırmandı ve göğüslerini emzirmek istercesine ağzına dayadı. İlk karşılaştıkları andan beri çıplak hayal ettiği göğüsleri dudaklarına sunulurken bulan Tamer, biberon isteyen bir bebek gibi saldırdı. İki eliyle yanlardan kavradı ve çılgınca emmeye başladı.

Ayça’nın gırtlağından bir zevk iniltisi yükseldi. Tamer sımsıkı tuttuğu göğüsleri iştahla yaladı, irileşmiş uçlarını emip-kemirdi, yumuşak etleri tatlı tatlı ısırdı, arzuyla yüzüne sürttü. Yaklaşık 5 dakika süren bu göğüslere tapınma seremonisinden sonra Ayça da iyice tahrik olmuş, her şeyi yapabilecek kıvama gelmişti.

Göğüslerini Tamer’in dudaklarından ve ellerinden kurtardı ve erkeğinin dudaklarına yapıştı. Çılgınca bir arzuyla ve müthiş bir açlıkla öpüşmeye başladılar. Birkaç saat önceki tutkulu öpüşmeleri bunun yanında solda sıfır kalırdı. Öpüşmüyorlar, adeta birbirlerini yiyorlar, içiyorlardı.

Artık kimin olduğu iyice karışan diller dans ediyor, genç çift dilleri yardımıyla birbirlerinin ağzının her noktasını keşfediyordu. Öpüşmenin şiddetinden çenelere kadar her yerleri, tükürük ve salya içinde kalmıştı. Nice sonra nefes nefese kalıp ayrıldıklarında Tamer,

– “Seni seviyorum Ayça. Daha önce böyle öpüşen bir kadın görmemiştim” dedi.

– “Ben de daha önce hiç kimseyle böyle öpüşmemiştim.”

– “Hadi Ayça, biraz önceki gibi küçük Tamer’le ilgilen. Ama bu sefer dudaklarınla.”

Oral sekse çok da meraklı olmayan Ayça bir an tereddüt ettiyse de kararını verdi ve Tamer’in bacaklarının arasına kaydı. Bu gece tüm sınırlarını aşacaktı. Kan basıncıyla kazık gibi ve başı kocaman olmuş penisin önce başını öpmeye başladı. Dudaklarının temasıyla Tamer kendine engel olamadı:

– “Ohh! Hadi sevgilim, em onu, yala! İyice hakkını ver!”

Ayça bu gece partnerinin bir dediğini iki etmemeye azimliydi. Hem şu an önünde nabız gibi atan ve gayet temiz, traşlı bu penise daha önce hiç kimseninkine istemediği kadar oral seks yapmak istiyordu. Yumuşak hareketlerle penisin iyice kızarmış başını dudaklarının arasına aldı ve emmeye başladı.

Ağzı alıştıkça gitgide daha büyük bir kısmını ağzının içine alıyordu. Arada bir emmeyi kesiyor, kayganlaşması için dilini penisin gövdesinde dolaştırıyor, uzun uzun yalıyordu. Böylece kısa sürede Tamer’in penisinin büyük bir kısmını rahatlıkla ağzına sokmaya başladı.

Ayça’nın ağzının nemli sıcaklığı, dilinin kaygan teması Tamer’i kendinden geçirmişti. İki eliyle birden Ayça’nın başına bastırıyor, kendi belirlediği ritimle emdirmek istiyordu. Ayça’yı dudaklarıyla kendine mastürbasyon yapmaya zorluyordu. Bu şekilde biraz daha devam ederlerse, Ayça’nın bir türlü aklından çıkaramadığı yüzüne boşalması an meselesiydi.

– “Devam et canım, devam et. Sakın ritmini bozma. Ohh! Kasıklarım patlayacak.”

Bu son sözlerle Ayça bir an durakladı. Tamer her an ağzına boşalabilirdi. Bu alışık olmadığı ve istemediği bir şeydi.

– “Neden durdun? Lütfen, lütfen emmeye devam et. Ağzınla boşalt beni.”

– “Tamer, buna emin değilim. Pek yapmadım da.”

– “Senin de hoşuna gidecek. Bunda çekinecek bişey yok ki! Gayet sağlıklı bişey.”

– “Bilmiyorum. Bu çok mu önemli?”

– “Evet! Çok istiyorum. Bak gör, senin de hoşuna gitmezse bir daha asla yapmayız. Hem beğenmezsen tükürürsün. Hadi şimdi devam et.”

Ve Ayça devam etti. Hem de bir an önce sonuca ulaşmak için bir yandan müthiş bir istekle emerken, eliyle de Tamer’in taşaklarını okşamaya, sıkıştırmaya başladı. Derken dilinde hafif bir acılık hissetti. Bu, Tamer’in önden kaçıveren sperm sıvılarıydı.

Penisin başını yalayarak iyice tadına baktı ve hiç te kötü olmadığını düşündü. Bunun üzerine Tamer’in penisini gitgide hızlanan bir tempoyla somurmaya başladı. Neredeyse gırtlağına kadar sokuyor, bir an durup, ağzının içinde pıt pıt atan penisi hissediyor, sonra yeniden emmeye devam ediyordu. Penisle dudakları ve dili arasında tükürükten köprüler, baloncuklar oluşuyordu.

– “Geliyorum Ayça. Geliyorum. Ağzına geliyorum, ohhhh!”

Tamer’in tüm vücudu elektriğe kapılmış gibi kasılmaya, zangır zangır titremeye başladı. Hareketleri kontrolünden çıkmıştı. Ayça hiç ara vermeden emmeyi sürdürdü. Birden ilk sperm dalgası gırtlağına kadar çarptı. Bir an boş bulunup durakladı. Tamer yalvaran gözlerle devam etmesini istedi. Zevkten sesi çıkmıyordu.

Bu ilk sperm dalgasını bir anda yutan ve tadı hoşuna giden Ayça, emmeye devam etti. Tamer önce katı katı, ardından fışkırırcasına boşaldı. Kaç zamandır biriktirdiği tüm spermlerini Ayça’nın sıcacık ağzına gönderdi. Ayça hiç ara vermeden, hem emiyor, hem yutuyordu. Tamer’in orgazmı yaklaşık 20 saniye sürdü ve sonunda Ayça ağzındaki penisi çıkardığında, ortada tek bir damla bile sperm yoktu. Penis, pırıl pırıl ve tertemizdi. Tamer minnettar gözlerle Ayça’ya baktı.

– “Teşekkür ederim Ayça. Bana hayatımın orgazmını yaşattın. Ben de altta kalmak istemem. Göreceksin seni uçuracağım.”

– “Buna hiç şüphem yok. Ama bana bu gecelik bu kadarı yetti. Neredeyse sabah oluyor. Biraz uyumalıyız. Yoksa yarın sersem gibi oluruz. Daha yapacak çok işimiz var.”

Ve erkeğinin penisinin başına ve ardından dudaklarına küçük birer öpücük kondurarak yatağa yüzükoyun uzandı. Gözlerini kapattı. Ağzından daha önceleri müthiş iğrendiği sperm tadı vardı. Ama artık iğrenmiyordu. Aksine yaptıkları çok hoşuna gitmişti.

“Daha hayatta öğreneceğim neler var kimbilir” diye düşündü. Az sonra iki sevgili derin bir uykuya dalmışlardı.

İki sevgili sabah kapının ısrarlı çalınmasıyla uyandılar. Şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Tamer beline çarşafı dolayıp kapıyı açmaya gitti.

– “Nerdesin ya! Merak ettik. Saat 11 oldu. Kahvaltıya inmedin. Ayça da yok ortalıkta. Odasında da değil.”

Sinan ve Piraye’nin seslerini duyan Ayça bir an panikledi. Tamer’in yatağında ve çırılçıplaktı. canlı bahis Bu inanılmaz bir rezalet olabilirdi. Tamer’in kemkümleri arasında Sinan arkadaşına aldırmaksızın odaya daldı. Yatakta çarşafları aceleyle üzerine çekmiş Ayçayla karşılaşınca, bir an şaşırdıysa da gülümseyerek,

– “Piraye gel bak kim var burada! Boşuna korkmuşuz.” Piraye de merakla odaya girdi ve Ayça’yı karşısında bulunca:

– “Off Ayça! Allah iyiliğini versin. Ödümü kopardın. Başına bir iş geldi sandım. Hadi kalk. Saat 11.”

– “Tamam, tamam. Niye bu kadar merak ettiniz ki? Çocuk değilim.”

– “Çocuk olmadığın her halinden belli.”

Sinan bu sözleri söylerken bir yandan da Piraye’ye çapkınca göz kırpmıştı.

Ayça hayatında bu kadar utandığını hatırlamıyordu. Evli barklı kadın başka bir erkeğin yatağında basılmış gibiydi. Kendini ucuz bir fahişe gibi hissediyordu. Durumun tuhaflığını farkeden Tamer,

– “Hadi çocuklar. Siz sahile gidin. Biz birazdan geliyoruz” diyerek Sinan ve Piraye’yi gönderdi. Ayça’nın yanına oturdu ve saçlarını okşayarak,

– “Hadi Ayça, asma suratını öyle. Hepimiz yetişkin insanlarız. Sinan’la da Piraye’nin birlikte olduklarını bilmediğini söyleme bana. Herkes istediğini yapmakta özgür.”

– “Evet ama.. Bilmiyorum. Ben evliyim.”

– “Olsun. Evliliğinde sorunlar olduğunu, ayrı yaşadığınızı Piraye anlatmıştı. Dert etme bunu.”

– “Demek Piraye herşeyi anlattı. Bravo! Onunla da konuşacak iki çift lafım olacak. Neyse, sanırım kimsenin kimseye bişey söyleyecek hali yok. Temiz havlun var mı?”

Böylece yarım saat sonra Ayça ve Tamer plaj kıyafetleriyle deniz kenarına indiler. Erkekler içecek birşeyler almak için uzaklaştıklarında Ayça,

– “Aferin sana Piraye! Tüm sırlarımızı anlatmışsın. Senin ağzında bakla ıslanmaz mı?”

– “Ne kızıyorsun ki! Kocandan ayrı yaşaman saklanacak bişey mi? Hem evli, hem de benimle tatilde olman kolay açıklanabilecek bir durum değildi.”

– “Boşversene. Sana güvenmiştim. Beni yanılttın.”

– “Kızım bırak şimdi namuslu taze pozlarını. Az önce gördük halinizi. Hah ha! Ay ilahi Ayça, hiç aklıma gelmezdi bu kadar çabuk yelkenleri indireceğin. Tebrik ederim. Doğru yolu buldun.”

– “Böyle konuşma. Kendimi fahişe gibi hissediyorum.”

– “Ne alakası var? İstediğinle yatarsın, bunda utanacak bişey yok. Ne demek fahişe gibi hissetmek, ben de Sinan’la yatıyorum. Fahişe mi oldum şimdi?”

– “Bu farklı. Sen bekarsın, ben evliyim.”

– “Farketmez. Senin evliliğin de bitmek üzere.”

– “Hayır. Ben Tolga’dan ayrılmayı düşünmüyorum.”

– “İyi ayrılma o zaman. Ama senin adına gerçekten seviniyorum. Güzel kadınsın. İnsan bu yaşları bir daha bulamaz. Hayatın tadını çıkarmak hakkın.”

Bu konuşmalar Ayça’nın biraz da olsa moralini düzeltmişti. Dörtlümüz bütün gün plajda kaldılar. Bol bol yüzdüler, kağıt oynadılar, uyukladılar, güneşlendiler. Kısacası iyi vakit geçirdiler. Saatler geçtikçe Ayça kendini rahatlamış hissediyordu. Neşesi yerine gelmişti. Tamer kendisine çok iyi ve centilmence davranıyor, onu rahatsız edecek hiç birşey yapmıyordu.

Böylece akşam üzeri güle eğlene odalarına yöneldiklerinde herkesin keyfi yerindeydi. Dün gece çok içip, yorulmuşlardı. Bu gece otelde kalacaklar, güzel bir akşam yemeği yiyip sohbet edeceklerdi. Bir saat sonra restoranda buluşmak üzere sözleşip odalarına dağıldılar.

Ayça odasında duşunu aldıktan sonra güneşte yanan vücuduna krem sürerken dün gece yaşadıklarını düşünüyordu. Bugüne dek yapacağını hiç düşünmediği birşey yapmıştı. Bir gün önce tanıştığı bir adamla birlikte olmuştu. Daha doğrusu birlikte olmamıştı da ona oral seks yapmıştı.

Üstelik daha önce kimseye yapmadığı birşeyi yapmış, Tamer’in spermlerini yutmuştu. Ve bundan da büyük zevk almıştı. Oral seks yaparken Tamer’in tam anlamıyla kendisine teslim oluşunu, çılgınlar gibi titremesini ve kasılmalarını unutamıyordu. Yaptığından pişmanlık duymadığını düşündü. Artık eski Ayça değildi ve bundan en küçük bir rahatsızlık hissetmiyordu. Yeni bir hayat, yeni olasılıklar, yeni heyecanlar ve zevkler kendisini bekliyorlardı.

Akşam yemeği çok neşeli bir havada geçti. Tamer ve Sinan sürekli espriler yaparak herkesi güldürüyorlardı. Ayça kendini uzun zamandır hissetmediği kadar mutlu ve keyifli hissediyordu. Piraye de halinden çok memnun görünüyor, Sinan’la kumrular gibi sevişiyordu. Ayça da Tamer’in arada elini tutmasına veya kolunu okşamasına izin veriyordu. Uzaktan izleyenler, masadakilerin yeni evli iki çift olduğunu düşünürdü.

Yemekten sonra bu akşam nereye gitsek muhabbetine geçildi. Bir süre karar veremeden konuştular. Sonunda Sinan,

– “Neden bir yere gitmek için bu kadar kasıyoruz ki? Bu gece de otelde kalalım. Birimizin odasında toplanalım. Mesela benim odamın manzarası çok iyi. Terasta sohbet ederiz. Kağıt oynayabiliriz. Ne bileyim, değişiklik olur.”

– Bu fikir herkesin hoşuna gitti. Bütün gün güneşin altında uzanmaktan, denize girmekten kendilerini biraz yorgun hissediyorlardı ve otelde kalma fikri gayet cazipti. Böylece kahvelerini Sinan’ın odasında içmeye karar verip, asansörle otelin en üst katındaki odaya çıktılar.

Terasın manzarası gerçekten güzeldi. Yaz akşamının tatlı serinliği yüzlerini okşuyordu. Kahvelerini içtiler. Havadan sudan konuştular. Saat 11’e doğru Sinan,

– “Bir fikrim var. Hadi bir oyun oynayalım” dedi.

– “Ne oyunu?”

– “Şişe çevirmece.”

– “Bildiğimiz şişe çevirmece mi?”

– “Aynen. Yıllardır oynamadım. Ne dersiniz, çok eğleniriz.”

– “Ben hiç oynamadım. Nasıl oynanıyor?”

– “Aman Ayça, nasıl bilmezsin? Herkes sırayla boş bir şişeyi yerde çevirecek. Şişenin ağzı kimi gösterirse, şişeyi çeviren ona bir soru soracak. Sorular konusu ne olursa olsun yanıtlanmak zorunda.”

– “Tüm sorular mı?”

– “Evet. İstisnasız. Hadi oynayalım.”

– “Ama önce boş bir şişe bulmamız lazım.”

– “Minibardan şarap alalım. Soğuk soğuk nefis gider.”

Böylece bizimkiler bir şişe beyaz şarabı aceleyle içtiler. Yaklaşık 20 dakika sonra hepsi Sinan’ın geniş yatağının kenarlarına yerleşmişlerdi. Piraye,

– “İlk ben çevirmek istiyorum” diye atıldı.

Diğerleri buna karşı çıkmadılar. Bunun üzerine Piraye şişeyi çevirdi, şişe epey bir dönüp, sonunda Sinan’ı gösterdi. Piraye şöyle bir düşündü.

– “Söyle bakalım Sinan. Bu oyunu neden oynamak istedin?”

– “Hmm. Aklıma geldi işte. Öylesine.”

– “Bu cevap sayılmaz. Adam gibi cevap ver.”

– “Ya, esk**en birkaç kere tatillerde oynamıştım arkadaşlarla. Çok eğlenmiştik. Hem bu oyun sayesinde insanlar birbirleriyle iyice kaynaşıyorlar.”

– “Sence biz yeterince kaynaşmadık mı?”

– “İyiyiz. Ama daha iyi olabiliriz.”

Sinan bu son cümleyi bariz bir gülümsemeyle söylemişti. Ardından şişeyi bu kez Sinan çevirdi. Şişe epey dönüp sonunda Ayça’yı gösterdi.

– “Ayça, şu konu artık netleşsin. Evli misin, boşandın mı? Kocanla birlikte mi yaşıyorsun, ayrı mısınız, yani nedir durumlar?”

– “Birden çok özel olmadı mı?”

– “Bu oyunun kuralı bu. Tüm sorular cevaplanmalı.”

– “Pekala. 6 yıllık evliyim. 2 aydır ayrı yaşıyoruz.”

– “Neden ayrı yaşıyorsunuz?”

– “Sorunu sordun, cevabını verdim. İki soru hakkın yok.”

– “Tamam.”

Bu sefer şişeyi Ayça çevirdi ve şişe Sinan’da kaldı.

– “Şimdi de sen söyle Sinan. Sorum bana sorduğunun aynısı.”

– “Ok. Ben de evliyim. Karımla birlikte yaşıyorum. That’s all!”

Şişe bu kez Tamer’de durdu. Sinan:

– “Tamer, eski dostum. Söylesene dün gece Ayça’la yattın mı?”

Bu soru üzerine, Ayça ayağa kalktı.

– “Saçmalama Sinan. Bu ne biçim soru? Kendine gel.”

– “Kızmasana Ayça. İstediğimi sorarım. Hem neden bu kadar tepki veriyorsun ki?”

– “İnsanların mahremiyetlerine tecavüz ediyorsun.”

– “Evet, ama bu oyunun güzelliği burada. Bekle gör, birazdan nasıl eğleneceğiz.”

– “Evet ama Ayça. Oyun bozanlık yapma. Şurada bizbizeyiz. Rahat olsana biraz.”

Bu son sözler Piraye’ye aitti. Ayça ne diyeceğini bilemedi. Hızla bir durum değerlendirmesi yaptı. Devam etmeye karar verdi. Nasıl olsa herşey ortadaydı. Sesini çıkarmadan oturdu.

– “Hadi bakalım Tamer. Cevabını bekliyoruz.”

– “Hayır. Yatmadım.”

– “Nasıl yani, yalan söyleme. O halde neydi sabahki durumunuz?”

– “Tek soru hakkın vardı. Başka zamana sakla.”

Ve şişeyi Tamer çevirdi. Şişe Ayça’da kaldı.

– “Bu akşam da çok şanslıyım. Tüm sorular bana soruluyor.”

– “Söylesene Ayça. Kocanla neden ayrı yaşıyorsunuz?”

– “Herhalde bu gece özel hayatımı didik didik etmeye karar verdiniz. Neyse, ne yapalım, bir kere başladık.”

– “Evet, cevabını alalım.”

– “Ayrı yaşıyoruz çünkü…Eee, çünkü beni aldattı.”

Bunun üzerine Tamer ve Sinan bir ağızdan,

– “Aaa. Olur mu öyle şey? Haksızlık bu. İnsan senin gibi birini nasıl aldatabilir?”

– “Oluyor işte!”

– “Hadi devam.”

Ayça şişeyi çevirdi ve sıra Piraye’ye geldi.

– “Evet Piraye hanım. Biraz da siz konuşun bakalım. Söyleyin bakalım, Sinan’la çıkıyor musunuz?”

– “Çıkmak mı? Birlikte olmayı kastediyorsan, evet. Sinan’la sevişiyoruz.”

– “Çok açık bir cevap oldu. Teşekkür ederim.”

– “Bişey değil.”

Piraye’nin sorusu Sinan’aydı.

– “Sinan, benimle birlikteyken kendini nasıl hissediyorsun? Sence biz yatakta iyi bir ikili miyiz?”

– “Piraye, bakıyorum direkt gidiyorsun. Güzel. Soruna gelince, seninle yatakta kendimi müthiş hissediyorum. Beni uçuruyorsun. Senin gibi muhteşem bir kadınla sevişmek beni inanılmaz mutlu ediyor. Umarım sen de benim performansımı beğeniyorsundur?”

Piraye sadece gülümsedi. Sinan şişeyi çevirdi ve şişe yine Ayça’da kaldı.

– “Evet Ayça. Yarım kalan hesabı görelim. Dün gece Tamer’le yatmadıysanız, ne yaptınız? Çok merak ettim.”

– “Korkunç bir adamsın Sinan. Bunu neden bu kadar merak ediyorsun?”

– “Boşver. Sen sadece soruma cevap ver.”

– “İyi. Tamer’le yatmadık. Oral seks yaptık.”

– “Wovvvv. Harika. Teşekkürler.”

Ayça kıpkırmızı olduğunu hissetti. Hepsi ona gülümseyerek bakıyorlar gibiydi. Konuyu dağıtmak için şişeyi çevirdi. Şişe Piraye’de durdu.

– “Piraye, az önce çok güldün. Sen söyle, Sinan’a oral seks yapıyor musun?”

– “Evet. Hem de her defasında. Oral sekse bayılırım. Laf aramızda bu konuda çok iyiyimdir. Değil mi Sinan?”

– “Evet canım. Ben hayatımda senin gibisini görmedim.”

Bizimkiler oyuna devam ederken, bir yandan da minibarı temizleme operasyonu yapıyorlardı. Kısa zamanda bu denli açılmalarında çakırkeyif olmalarının da payı vardı. Piraye’nin çevirdiği şişe Tamer’i işaret etti. Piraye,

– “Tamer. Sen hoş bir adamsın. Sanırım epey kadınla birlikte olmuşsundur. Söylesene Ayça’nın oral seksi kuvvetli mi?”

– “Piraye, bakıyorum sürekli belden aşağı çalışıyorsun. Neyse, sorunun cevabı evet. Hem de çok kuvvetli.”

– “Güzel.”

Şişeyi bu kez Tamer çevirdi ve tesadüf bu ya, şişe Ayça’da kaldı.

– “Ayça. Benden hoşlanıyor musun?”

– “Bence soru hakkını boşa kullandın. Bunun cevabını dün gece almıştın.”

– “Hahaha”.

Bir sonraki soruyu Ayça, Piraye’ye sordu.

– “Piraye, Sinan’la neden yatıyorsun?”

– “Çünkü beni tahrik ediyor. Müthiş bir kondisyonu var.”

Yeniden gülüşmeler. Ardından bir soru da Piraye’den Tamer’e geldi.

– “Tamer, sana oral seks yapmamı ister misin?”

Tamer kızardı. Ayça içten içe Piraye’ye müthiş bir öfke duydu. Resmen Tamer’e asılıyor diye düşündü.

– “Bilmiyorum. Sanırım evet. İsterim.”

Böylece bu sorudan itibaren Tamer’le Piraye açık açık oynaşmaya başladılar. Sinan bundan hiç rahatsız olmuyor, her halinden gayet eğlendiği belli oluyordu. Ayça herkese kızıyordu. Kadınsı güdüleri de ayaklanmıştı. Piraye’nin ilgi odağı olması, onun da havalara girmesi sinirine dokunuyordu.

Saat gece yarısını geçmişti. Minibar boşalmış, herkes ciddi ciddi sarhoş olma noktasına gelmişti. Sinan yeni bir öneri getirdi.

– “Bence oyunu biraz değiştirelim. Şişe kimde kalırsa hem soruyu cevaplasın, hem de üstündeki giysilerin bir parçasını çıkarsın.” Piraye hemen:

– “Bana uyar.” Tamer,

– “Bana da.”

Ayça işlerin kontrolden çıkmaya başladığını düşünüyordu. Şu anda kalkıp gitmeyi düşündü. Ama bunu yapamazdı. Korkan o olmamalıydı.

– “Bana da uyar.”

– “Harika. O halde devam edelim.”

Sıra Sinan’daydı ve soru Piraye’ye gitti.

– “Hiç grup seks yaptın mı?”

Piraye önce ayakkabılarını çıkardı, ardından cevapladı.

– “Hayır. Ama denemek isterim.”

Ardından sıra Tamer’e geldi.

– “Tamer, benimle ne zaman sevişmek istiyorsun?”

Ayça içinden “oha” demekten kendini alamadı.

– “Sen ne zaman istersen.”

Tamer t-shirtünü çıkardı. Şişeyi çevirdi bahis siteleri ve soru Ayça’ya gitti.

– “Ayça, Piraye ile sevişirsem bana kızar mısın?”

– “Hayır. Neden kızayım? İstediğini yapmakta özgürsün.”

Ayça da ayakkabılarını çıkardı. Soru Piraye’ye gitti.

– “Piraye, neden bu kadar isteklisin?”

Piraye güldü ve gömleğini çıkardı. Siyah sütyeni dolgun göğüslerine çok davetkar bir görünüm veriyordu.

– “Sence ben çok mu istekliyim. Bence sen de en az benim kadar isteklisin. Neyse, istekliyim çünkü tatildeyiz ve eğlenmek istiyorum.”

Bir sonraki soru Sinan’aydı.

– “Sinan sen de Ayça’la sevişmek istiyor musun?”

Sinan direkt pantolonunu çıkardı. Slibinin içinden penisi kocaman görünüyordu. Bir an herkesin gözü ona takıldı.

– “Evet. Ayça’yı arzuluyorum. Belli olmuyor mu? Hahha!”

Şişe Ayça’yı gösterdi.

– “Ayça benimle sevişir misin?”

Ayça artık herşeyin kontrolden çıktığını biliyordu. Ama sonuna dek gitmeye kararlıydı. Küpelerini çıkardı.

– “Olabilir. Baksana, Piraye’yi çok mutlu etmişsin. Onun zevkine güvenirim.”

– “Vaay, iyi cevap.”

Ayça’nın çevirdiği şişe Piraye’ye yöneldi.

– “Piraye, söylesene nereye kadar soyunacaksın?”

– “Arkadaşlar, Ayça çok iyi oynamaya başladı. Ayçacığım, sonuna kadar diyorum sana.”

– Ve Piraye muhteşem bacaklarını zaten pek de gizlemeyen eteğini bir çırpıda çıkarıverdi. Artık üzerinde sadece siyah sütyeni ve g-stringi kalmıştı. İtiraf etmek gerekir ki, harika görünüyordu.

Erkeklerin nefes alış verişleri hızlanmıştı. Sıra Tamer’e geldi.

– “Tamer, hiç anal seks yaptın mı?”

– “Yapmadım. Denemek isterim ama fırsat olmadı.”

Tamer de pantolonunu çıkardı. O da kazık gibi olmuştu. Üzerinde sadece külodu ve ayakkabıları vardı. Şişe Piraye’ye gitti.

– “Piraye, merak ettim de. Seninle yapacağımız oral seksten sonra, bir ara, anal sekse izin verir misin?”

– “Al işte! Hahha. Hiç bu kadar eğlenmemiştim.”

Bu sözler Sinan’a aitti.

– “Olabilir. Bu biraz senin ikna kabiliyetine bağlı.”

Piraye ağır hareketlerle sütyenini kopçalarını çözdü ve askıları omuzlarından sıyırıp çıkardı. Şimdi herkes büyülenmiş gibi ona bakıyordu. Göğüsleri harika görünüyordu. Piraye’nin sorusu Sinan’a gitti.

– “Sinan, Tamer’le ikinizi birlikte istiyorum desem, ne dersin?”

– “Hmm. Sen ikimize birden yeteceğine inanıyorsan, neden olmasın?”

Sinan’ın sorusu Ayça’yaydı.

– “Ayça, bugüne dek kaç farklı erkekle yattın?” Ayça önce gömleğini çıkardı. İçinde beyaz renkli sütyeni vardı. Cevabını verdi

– “Dört…” Ayça, sorusunu Sinan’a yöneltti.

– “Sen bu kadar özgür hareket ederken, eşin de şu an senden daha yakışıklı olduğunu düşündüğü biriyle sevişiyor olsa, buna nasıl tepki verirdin?”

– “Güzel soru. Sanırım benden daha yakışıklı bir erkek onu istemezdi.”

– “Farketmez. Varsayalım dedim.”

– “Ok. Buna çok kızardım. Ama bilmiyorum. Belki de olabilir. Hiç düşünmemiştim.”

– “Ok.”

Bu arada Sinan t-shirt’ünü de çıkarıp, sadece külotla kaldı. Sorusu Piraye’ye gitti.

– “Piraye, sen, ben ve Tamer sevişirken, sence Ayça’da bize katılmalı mı?”

Piraye cevap vermeden önce kahkahayı koyverdi. Çok sarhoş olduğu her halinden belliydi. Ayağa kalktı; üzerinde sadece külodu vardı. Sinan ve Tamer nefeslerini tuttular. Ayça merakla ve ilgiyle izliyordu. Az sonra kendi başına da benzer bir durum gelecekti. Piraye arkasını döndü. G-string’inin saklamadığı poposu inanılmaz güzellikteydi. Eli g-string’in yan ipine gitti ve bir hamlede ipi çözdü. Siyah bez parçası kalçalarının arasından kayıp gitti. Artık çırılçıplaktı. Bir anda yüzünü gruba döndü. Aşk üçgeni muntazaman traşlanmıştı. Sadece dibe doğru simsiyah kıllar vardı. Bir an ayakta kalan Piraye yerine oturdu. Artık oyuna çırılçıplak devam edecekti.

– “Bence katılmalı. Halinizden anladığıma göre siz çok azdınız. Ben tek başıma sizinle başa çıkamam.”

Piraye’nin sorusu Sinanaydı. Tamer,

– “Ooo. Hile mi yapıyorsunuz? Sen ona, o sana.”

– “Merak etme, çıkaracak giysisi kalmayanların soruları bir yanlarındakine gider.”

Piraye sorusunu sordu.

– “Sinan, Ayça’la sevişirsen, sana en çok ne yapmasını istersin?”

Sinan cevap vermeden önce külodunu çıkardı. Ayça karanlıkta balkondan az buçuk görmüş olduğu penisin büyüklüğü karşısında şok oldu. Kocaman, kazık gibi sertleşmiş, kıllı bir şeydi.

Bir an aklından bu dev penisi emmek geldi. 2 gündür Piraye’yle birlik olup, kendisiyle dalga geçen Sinan’a bu işin nasıl yapıldığını göstermek istedi. Sinan’ın sesi düşüncelerini böldü.

– “Bence Ayça’nın muhteşem kalçaları var. Bana arkadan vermesini isterim.”

Ayça hariç herkes gülüştü. Ayça sesini çıkarmadı. Sıradaki soru Tamer’e yöneldi.

– “Tamerciğim, eski dostum, söyle bize dün gece Ayça sana oral seks yaparken neler hissettin?” Tamer cevabı bekletmeden verdi.

– “Zevkten öleceğimi sandım. İnanılmaz güzeldi. Bu kadar yetenekli olduğunu tahmin edemezdim.”

Ve Tamer de külodunu çıkardı. Sadece ayakkabıları kalmıştı. Onları da çıkardı. Artık Ayça hariç herkes çırılçıplaktı. Ayça sıranın her halükarda kendisine geldiğini biliyordu. Bu oyuna devam etmeye de pek gerek kalmamıştı. Ayağa kalktı. Herkes heyecanla kendisini izliyordu. Sessizlikten odadakilerin nefes alışları duyulabilirdi. Beyaz bermudasının düğmelerini açtı, bermudayı nefis kalçalarından sıyırıp çıkardı. Artık üzerinde külot ve sütyeni kalmıştı.

Ayça’nın içk**en başı dönüyordu. Olanları ve olacakları yargılama yeteneğini neredeyse kaybetmişti. Tek bildiği artık eski Ayça olmadığı, tüm duvarlarını yıktığı ve içinin seks isteğiyle tutuştuğuydu.

Bardağının dibinde kalan içkiyi yudumladı. Tamer’e doğru ilerledi. Arkasını döndü, eğildi ve hareketleriyle Tamer’den sütyeninin kopçalarını açmasını istediğini belli etti. Tamer elleri titreyerek Ayça’nın sırtına uzandı. Birkaç saniye becerip kopçaları açamadı. Piraye kıkırdamaya başlamıştı.

Sonunda kopçalar açıldı, Tamer ellerini Ayça’nın omuzlarındaki askılardan geçirdi, sütyeni hızla çıkarıp koltuğa fırlattı. Ayça’nın çıplak göğüsleri ortamda yeni bir heyecan dalgasına yol açtı. Sinan kendisini tutamayıp,

– “çok güzel” diye mırıldandı.

Ayça, Sinan’a döndü ve nefis biçimli göğüslerinin tüm güzelliğini sergileyerek ona doğru ilerledi. Bir an durakladı, şu yaptıklarına inanamıyordu. Para karşılığı tutulmuş bir fahişe gibi üç kişinin önünde striptiz yapıyordu. Lakin, vücudunu saran ateş bu tür düşüncelere fazla şans tanımıyordu. Yatağın en ucunda oturan ve penisi çatlayacakmış gibi sertleşmiş Sinan’ın yanına gitti.

– “Sen de kalanı çıkarır mısın?” Sinan kulaklarına inanamadı.

– “Memnuniyetle.”

Ve hiç oyalanmadan Ayça’nın külodunu bacaklarından aşağı kaydırıverdi. Artık Ayça da diğerleri gibi çırılçıplaktı. Sinan 30 cm önünde duran Ayça’nın pırılpırıl aşk üçgenine hayranlıkla baktı. Artık kendisine engel olamayacaktı. Kimseye aldırmadan Ayça’yı poposundan kavradı ve kendisine çekti. Açlıktan çıkan bir hayvan gibi başını Ayça’nın kadınlık organına gömdü ve tüm gücüyle öpmeye, yalamaya, emmeye başladı. Parmaklarını da kalçalara geçirmişti. Ayça inleyerek kendini koyverdi.

Yine de bir an kendini Sinan’dan kurtarmayı başardı. Yatağa sırtüstü uzandı, bacaklarını açtı ve kendini tamamen serbest bıraktı. Sinan hemen üzerine atladı ve kaldığı yerden Ayça’yı yalamaya başladı. Dilini vajinanın her yerinde gezdiriyor, salyalarını akıta akıta yalıyordu. Ayça zevkten kıvranıyordu.

Sinan, dilini vajinanın içine sokup çıkarmaya, Ayça’yı diliyle becermeye başlayınca, Ayça gırtlağından yükselen çığlığa engel olamadı. Doludizgin bir orgazma koşuyordu. Hayatının en hızlı orgazmına. Gözlerini sımsıkı kapadı. Karanlıkta tek ayrımsadığı, içine aşk temposuyla girip çıkan sıcacık, ıslak dildi.

Başı dönüyordu. Gözlerinin önünde bir kaleidoskopa bakar gibi renkler, şekiller uçuşmaya başladı. Daha fazla dayanamadı ve müthiş bir orgazm dalgasıyla zangır zangır titremeye başladı. Kadınlık sıvıları bir sel gibi Sinan’ın ağzına boşalıyordu. Sinan, bir yandan şapır şupur yalamaya devam ediyor, bir yandan da,

– “Bu ne hız be kızım? Meğer sen neymişsin? Çok da tatlıymışsın. Her kadının tadı bu kadar iyi olmaz. Kaç aydır boşalmadın sen? Ama dur bak, ben de sana herşeyi içireceğim” diyordu.

Sanki dakikalar süren bu orgazmın ardından Ayça’nın beyni boşalmıştı. Her yanını tatlı bir rehavet kaplamıştı. Fena halde çişi geldi. Toparlanıp kalktı. Sinan hemen,

– “Nereye?”

– “Tuvalete. Çok sıkıştım.”

– “Ha, tamam. Ben de bir an gitmeye niyetlendin sandım da.”

Ayça ayağa kalkarken dakikalardır ilk kez etrafına baktı. Piraye ve Tamer yerde halının üzerindeydiler. Tamer sırtüstü uzanmıştı. Piraye eğilmiş, vargücüyle Tamer’in penisini emiyordu. Ayça onları izlemekten kendini alamadı.

Piraye gerçekten bu işte çok iyiydi. Tamer kendinden geçmiş, mutlulukla gülümsüyor, dün Ayça’nın ağzına boşaldıktan sonra bugün de Piraye’nin dudaklarının arasında olmaktan müthiş bir zevk alıyordu. Piraye arada bir penisi ağzından çıkarıyor, çabucak nefes alıyor, ardından penise tükürüp kayganlaştırıyor, yeniden ağzına alıp emmeye devam ediyordu. Bir iki denemeden sonra penisi köküne kadar ağzına almayı başarmıştı.

Tamer titriyor, inliyordu. Sinan yerinden kalkıp, Piraye’nin arkasına geçti. İki eliyle Piraye’nin başını tutup, Tamer’in penisine bastırmaya, tempoyu ayarlamaya başladı. Piraye dünyayı umursamaksızın işine devam ediyordu. Gırtlağına kadar soktuğu penisi yutacakmış gibi iştahla emiyor, ağzının her noktasıyla penisi hissediyor, vantuzluyordu. Tamer kasılmaya başladı.

– “Aaahhhh! Durma Piraye, harika. Geliyorum. Geliyorum. Ohhhhh!”

Piraye bunun üzerine birden penisi ağzından çıkardı ve kendi haline bıraktı. Tamer’in gözleri yuvalarından oynadı. Ağzını açtı ama konuşamadı. Piraye Tamer’in dönülmez noktaya geldiğini anlamıştı ve alacağı zevki artırmak için penisi kendi haline bırakmıştı.

Tamer bir epilepsi hastası gibi kasıldı, sarsıldı ve bir anda spermlerini Piraye’nin yüzüne, dudaklarına fışkırtmaya başladı. Piraye hiç kıpırdaman yüzüne fışkıran, şiddetle adeta yüzünü tokatlayan spermleri izliyordu. Tamer o kadar yoğun ve uzun süre boşaldı ki, Piraye’nin dudakları, burnu, çenesi spermle kaplandı.

Tamer’in kasılmaları bitince Piraye hala kazık gibi sert olan penisi dudaklarının arasına aldı ve derin derin emerek içindeki son spermleri de çekip çıkardı. Ve ardından profesyonel bir porno oyuncusu gibi çenesindeki, burnundaki ve dudaklarındaki spermleri parmaklarıyla toplayıp, ağzına soktu. Bir damlasını bile ziyan etmeden hepsini yuttu. Gülümseyerek Tamer’e baktı. Tamer zevkten ve mutluluktan kendinden geçmişti. İki partner nefeslerini toplamak için hareketsiz kaldılar. Sinan,

– “Ben de istiyorum” diyerek dev penisini Ayça’ya uzattı. Ayça,

– “Bir dakika Sinan. Tuvalete gideyim” diyerek koşarcasına uzaklaştı.

Yarım dakika sonra geri döndü ve yatağa sırtüstü uzandı. Başını yatağın kenarından hafifçe aşağı sarkıttı. Sinan’a gelmesini işaret etti.

– “Hadi Sinan. Bekliyorum. O kocaman şeyi ağzıma sok.”

Sinan bir an bile tereddüt etmedi ve hızla denileni yaptı. Yatağın kenarına geldi ve bir hamlede penisinin yarısını Ayça’nın ağzına yerleştirdi. Zevkle titredi ve elleriyle de Ayça’nın göğüslerini yoğurmaya başladı. Ayça tüm maharetini göstermeye kararlıydı. Aldığı pozisyon sonucu Sinan’ın penisinin neredeyse tamamını hiç zorlanmadan ağzına alabiliyordu. Zaten kıpırdamasına da pek gerek yoktu; Sinan ritmik hareketlerle penisini Ayça’nın boğazına kadar sokup çıkarıyor, bir yandan da,

– “Ohh Ayça! Bak, nasıl da sikiyorum ağzını? Harikasın,” diye konuşup duruyordu.

Ayça arada sırada midesinin bulandığını, kusacak gibi olduğunu farkediyordu. Sinan’ın penisi bugüne dek gördüğü en büyük ve kalın penisti.

Arada ağzında biriken salyalara engel olamıyor, nefes alması için Sinan’ın verdiği kısa aralarda tükürerek ağzını boşaltıyordu. Bu sayede Sinan’ın penisi iyice kayganlaşıyor, Ayça’nın gırtlağına kadar rahatça giriyordu. Sinan ritmini hiç bozmadan penisini sokup çıkarmaya devam ederken, Ayça becerebildiği ölçüde penisin gövdesini yalıyordu. Sinan’ın kıllı taşakları burnuna ve gözlerine değiyor, görüş açısını neredeyse sıfırlıyordu.

Birden göğüslerinde sıcak bir temas hissetti. Bunlar Sinan’ın dakikalardır göğüslerini kavrayan elleri değildi. Güçlükle penisi ağzından çıkarıp, başını kaldırdı. Gördüklerine inanamadı. Piraye ve Tamer iki yanına uzanmışlar, göğüslerini aralarında güvenilir bahis siteleri paylaşmışlardı. Piraye sağ göğsünü, Tamer sol göğsünü emiyor, yalıyorlardı. Ayça şoke oldu. Bugüne dek başka bir kadının vücuduna seks amaçlı teması hiç olmamıştı. Ayrıca, aynı anda birden çok kişiyle hiç sevişmemişti. Ama şu an, sanki sözleşmişler gibi 3 kişi birden onunla sevişiyorlardı.

Piraye’nin dilinin meme uçlarına teması hiç de rahatsız edici değildi. Aksine, çok hoşuna gitmişti. Bu arada Sinan’ın dudaklarını dudaklarında hissetti. Sinan Ayça’nın üzerine eğilmiş, arzuyla dudaklarını öpüyordu.

Ayça müthiş bir heyecanla karşılık vermeye başladı. Sinan ve Ayça çılgınca öpüşüyorlardı. Sinan’ın dili Ayça’nın tüm yüzünde geziyor, sonunda yeniden ağzına giriyor, Ayça’nın ağzının her noktasını keşfediyordu. Ayça’da hırsla Sinan’ın dilini emiyor, tükürükleri birbirine karışıyor, dilleri çılgınca dansediyordu.

Bu arada Tamer Ayça’nın göğüslerinde aşağılara indi. Göbek deliğini uzun uzun yaladı. İlerledi, kadınlık organını pas geçti ve bacaklarına yöneldi. Şimdi Tamer Ayça’nın günlerdir hayranlıkla izlediği nefis bacaklarıyla ilgileniyordu. Bir santimetrekaresini bile atlamadan kasıklarından ayak bileklerine kadar tüm bacakları öptü, kokladı, yaladı. Baldırlarını, diz arkalarını uzun uzun emdi, hafif hafif ısırdı. Sonra, ayak parmaklarının tek tek emmeye, ağzına almaya başladı. Önce tek tek, sonra ikisini üçünü birden emiyordu. Dilini fırça gibi kullanarak, tabanlarını yalıyor, topuklarını ısırıyordu.

Bu arada Piraye’de boş durmuyordu. Yavaşça Ayça’nın kadınlık organına ilerledi. Usta hareketlerle vajinasının başlangıç noktasını, kanatların birleştiği yeri emmeye, yalamaya başladı. Dilini bastırarak Ayça’nın içine sokacakmış gibi yapıyor, sonra vazgeçip yalamaya devam ediyordu.

Ayça’nın ayaklarını uzun uzun tadan Tamer de Piraye’ye katıldı. Şimdi iki dil birden Ayça’yı yalamaya başladılar. Piraye Ayça’nın poposunun altına bir yastık koyarak yükseltti. Böylece iki deliği aralarında rahatça paylaştılar. Piraye, Ayça’nın vajinasını, Tamer ise arka deliğini iştahla yalamaya, emmeye, öpmeye devam ettiler.

Ayça çılgına dönmüştü. Başı dönüyor, zevkten gözleri kararıyordu. Sinan’ın yeniden ağzına verdiği penisini köküne kadar emmeye, ağzında uzunca bekletip yalamaya hız verdi. Bu arada Tamer ve Piraye bir yandan Ayça’yı yalıyorlar, bir yandan da tutkuyla öpüşüyorlardı.

Ayça’nın vajinası vıcık vıcık olmuştu. Kadınlık sıvıları Piraye ve Tamer’in dilleri arasında paylaşılıyor, ikili birbirlerinin dillerini çılgınca emiyordu.

Birden Piraye kendini Tamer’den ayırdı ve hızla yukarı yöneldi. Sinan’ın hızla pompaladığı Ayça’nın yüzüne yaklaştı ve salyalardan sırılsıklam olmuş yanaklarını, boynunu yalamaya başladı. Bunun üzerine Sinan penisini Ayça’nın ağzından güçlükle çıkardı ve iki kadının birbirlerini öpmelerini sağlamak için başlarını birbirlerine yaklaştırdı.

Ayça bir an tereddüt ettiyse de karşı koymadı ve arzuyla yanıp tutuşan iki kadının dudakları kenetlendi. Ayça hayatında ilk kez bir hemcinsiyle öpüşüyordu ve bundan müthiş zevk alıyordu. Dilini Piraye’nin sıcacık ağzına sokuyor, ıslak dilini emiyordu. Piraye’nin dilinde kendi kadınlık kokusunu, tadını hissediyordu ve bu da hoşuna gidiyordu. Piraye ise hem Ayça’yı büyük bir ateşle öpüyor, hem de arada dilini Ayça’nınkinden kurtarıp, Ayça’nın burnunu, yanaklarını, çenesini yalıyordu.

Bu muhteşem manzara karşısında kendinden geçen Sinan penisini kadınların dudaklarına uzattı. Böylece Sinan’ın penisini Ayça ve Piraye birlikte yalamaya başladılar. Hem öpüşüyorlar, hem yalıyorlardı. Sinan’ın koca penisi kazık gibi olmuş, çatlayacak gibi gerilmişti. İki kadının birbirine karışan tükürüklerinden yağ gibi kayganlaşmış, pırıl pırıl parlıyordu.

Bu arada Tamer de keyfine bakıyor, bir Ayça’nın, bir Piraye’nin deliklerine yöneliyordu. Biraz Ayça’nın kalçalarını öpüp, ısırıyor; bu arada Piraye’nin ön deliğine parmaklarını sokuyor, sonra bu sefer mesela Piraye’nin arka deliğini emerken, Ayça’yı parmaklarıyla beceriyordu.

Herkes çılgına dönmüştü. Ayça Sinan’ın penisinin kocaman olmuş, kıpkırmızı başını emiyor, Piraye ise gövdesini boydan boya yalıyor, taşaklarını ağzına alıp uzun uzun emiyordu. Sinan gerçekten kendini tutmakta çok zorlanıyor, bu anların zevkini doyasıya çıkarmak için kendini boşalmamaya zorluyordu.

Piraye birden arkasında sıkı bir acı hissetti. Tamer birkaç dakikadır yalayıp, tükürerek ıslattığı arka deliğine tüm gücüyle yüklenerek penisinin başını Piraye’nin arka deliğine yerleştirmişti.

Piraye acıyla inledi. Uzun zamandır anal seks yapmamıştı. Ama şu an hiçbir şeyi reddedecek halde değildi. Seks için her şeyi yapacak kadar azmıştı. Penisinin başını bir süre Piraye’nin arka deliğinde hareketsiz tutan Tamer,

– “Evet Piraye. Oyunda istediğimi şimdi alıyorum,” diyerek yeniden yüklendi ve penisinin neredeyse tamamını Piraye’nin arkasına gömdü.

Piraye o sırada Ayça’yla öpüştüğü için çığlık atamadı ama arkasında korkunç bir sızı duydu. Bu sızı kısa sürede yerini en az onun kadar güçlü bir zevk duygusuna bıraktı. Tamer ritmik bir şekilde arka deliğinde gidip gelirken tatlı tatlı yaylanmaya başladı.

Bu arada Piraye’nin konsantrasyonun bir süre için bile olsa Sinan’ın penisinden uzaklaşmasından yararlanan Ayça, bu harika penisi tek başına somurmaya başladı. Artık Sinan’ın spermlerini tatmak için sabırsızlanıyordu.

Tüm maharetini kullanarak penisin tamamını ağzına alıyor, hızlı hızlı başını oynatıyor, Sinan’a ağzıyla mastürbasyon yaptırıyordu. Sinan’ın penisinin ucunda beliren ilk sperm taneciklerini Ayça iştahla mideye indirdi.

Sinan’ın artık dayanacak hali kalmamıştı. Penisini Ayça’nın tutkulu ağzından ve dudaklarından kurtardı ve sadece başını yalamasına izin vererek 31 çekmeye başladı. Ayça merakla ve hevesle bekliyor, önündeki koca penisin başını tatlı tatlı yalıyordu.

Sinan birden inlemeye ve kasılmaya başladı. Ayça gelmekte olan sperm selini Piraye’yle paylaşmamak için hemen penisi ağzına aldı. Sinan başını arkaya attı ve muhteşem bir zevkle boşalmaya başladı.

Spermleri Ayça’nın damağına çarpıyordu. Ayça bir an yutkunamadı ve penisi ağzından çıkardı. Sinan fışkırırcasına gelmeye devam ediyordu. Spemleri Ayça’nın saçlarına kadar fırlıyordu.

Tamer’e zevkle arka deliğini becerten Piraye de bu selden payını almak için ağzını Sinan’ın penisine uzattı, bir an Ayça’nın uzaklaşmasını fırsat bildi ve penisi ağzına alarak Sinan’ın spermlerinin son dalgasını yakaladı.

Ayça zevkten kendini kaybetmişti ve Piraye’ye spermlerin bir kısmını kaptırmak hoşuna gitmemişti. Piraye’nin başını kendine çevirdi ve dilini dudaklarının arasından içeri soktu. Bu spermlerden yeterince alamamış olan Piraye’nin de işine geldi ve iki kadın aç kurtlar gibi birbirlerini yalamaya, ağızlarındaki henüz yutulmamış spermleri paylaşmaya başladılar.

Manzara muhteşemdi. Sinan’ın bol ve koyu kıvamlı spermleri Piraye ve Ayça’nın dilleri arasında köprüler oluşturuyordu. Sinan’ın kasılmaları ve inlemesi epey sürdü.

İki kadın birbirleriyle işlerini bitirdikten sonra, yeniden Sinan’a döndüler ve sırayla penisini emip, yalayarak pırıl pırıl temizlediler. Zevkten kendinden geçen Sinan yataktan uzaklaştı ve halının üzerine sırtüstü uzanarak dinlenmeye çalıştı.

Bu arada gördüğü sahneler karşısında aklı başından giden Tamer son derece seri hareketlerle Piraye’nin arkasını becermeye devam ediyordu. Piraye yüzünü yatağa gömmüş, gözlerini kapamış, kendini tamamen Tamer’in penisine teslim etmişti.

Ayça ise hızını alamamıştı. Piraye’nin arkasına yöneldi ve Tamer’in penisini çıkarıp kendi işaret ve orta parmaklarını Piraye’nin arkasına soktu. Bir yandan da Tamer’in penisini emmeye başladı. Penisi uzun uzun yalayıp emdi ve vıcık vıcık olana dek kayganlaştırdı. Sonra da bir hamlede yeniden Piraye’nin arkasına soktu. Hem de köküne kadar!

Tamer inleyerek bu muhteşem deliği becermeye devam etti. Çok kısa bir süre sonra dayanamaz oldu ve penisini çıkarmadan Piraye’nin arka deliğini sıcak sıcak doldurmaya başladı. Bu sırada Ayça da Tamer’in bacaklarını arasına başını sokmuş, önüne gelen her yeri istisnasız yalıyordu.

Tamer kendisine dakikalarca gelen bir süre boyunca boşaldı, boşaldı. Sanki iliklerinin kuruduğunu hissediyordu. Sonunda penisini Piraye’nin arka deliğinden çıkardı. Ayça bir hamlede penisi ağzına aldı ve emerek son damlaları da çıkardı ve yuttu. Sonra hiç iğrenmeden Piraye’nin arka deliğinden sızan spermleri de yalayarak temizledi. Az sonra ortada sperm niyetine hiç bişey kalmamıştı.

Kısa sürede iki kez boşalan Tamer sırtüstü yığıldı ve uyuklamaya başladı. Ayça ise iyice azmıştı ve hiç ara vermeden Piraye’yi kendine çekti. Vajinasını Piraye’nin ağzına uzattı ve Piraye de hiç itiraz etmeden Ayça’nın vajinası yalamaya başladı. Bir kaç dakika içinde Ayça zevkten çılgına dönmüştü. Mutlaka birleşmek istiyordu.

Olanları uzandığı yerden izleyen Sinan da çoktan sertleşmişti. Bunu farkeden Ayça yerinden kalktı ve doğru Sinan’ın yanına gitti. Bir çırpıda Sinan’ın penisini ağzına alarak ıslattı ve birleşmeye hazırladı. Çabucak kucağına çıktı ve penisini içine aldı.

Hayatında hiç bu kadar büyük bir penisi içine almadığından önce biraz zorlandı. Kısa sürede alıştı ve müthiş bir zevkle erkeğinin üzerinde yaylanmaya başladı. Sinan da sırtüstü uzanmış hayatın tadını çıkarıyordu. Piraye de geldi ve Sinan’ın başının üzerine çömeldi. Böylece ortaya yepyeni ve harika bir manzara çıktı.

Sinan bir yandan Piraye’nin önüne gelen iki deliğini yalıyor ve emiyor, bir yandan da Ayça’yı tatlı bir tempoyla beceriyordu. İki kadın ise zevk içinde birbirleriyle öpüşüp, dilleşiyorlardı.

Yaklaşık on dakika süren bu pozisyonun sonunda Sinan yeniden kasılmaya başladı. Ayça’yı üzerinde hoplatıyordu. Zevkten gözleri karardı. Piraye de boşalmaya başlamıştı ve kadınlık sıvıları Sinan’ın bütün yüzünü kaplamıştı. Ayça içinde yükselen müthiş bir orgazmı hissediyordu.

Az sonra Sinan ve Ayça neredeyse eşzamanlı olarak orgazm oldular. Ayça, Sinan’ın ılık spermlerinin içine aktığını, taa en derin noktalarına kadar fışkırdığını hissediyordu. Kendisi de zevkten kasılıyor, gözleri kararıyordu. Dakikalar süren bu orgazmlar sona erdiğinde herkes yorgunluktan tükenmişti. Zaten içk**en de fena halde sarhoş olmuşlardı.

Ayça en son üçünün birden yatağa çıktıklarını ve çoktan uyumuş Tamer’in yanında sarmaş dolaş uzanarak kendilerini uykuya teslim ettiklerini hatırlıyordu.

Ayça uyandığında saat 9’a geliyordu. Bir an nerede olduğunu anlayamadı. Sinan’ın odasında, onun yatağındaydı. Yanında Piraye, Sinan ve Tamer vardı. Herkes çırılçıplaktı. Sinan yüksek sesle horluyordu. Odanın havası sigara, içki, insan, ter, sperm kokuyordu. Ayça’nın fena halde başı ağrıyordu. Ses çıkarmadan yataktan çıktı. Hepsi derin bir uykuda olduklarından Ayça’yı duymadılar. Odanın çeşitli yerlerine dağılmış külodunu, sütyenini, bermudasını, gömleğini, küpelerini, ayakkabılarını aldı ve banyoya gitti.

Aynaya baktı, kendini hiç böyle görmemişti. Makyajı akmış, sarı saçları darmadağındı. Yüzünün her yanında kurumuş sperm ve salyalar vardı. Hali berbattı. Uzun uzun yüzünü yıkadı. Duş almak istiyordu ama bunun için kendi odasına gidecekti. Çabucak giyindi. Kimseyi uyandırmadan odadan çıktı ve kendi odasına gitti. Uzun bir duş aldı, vücudundaki dün geceye ait tüm kalıntıları temizledi. Yine de temizleyemeyeceği şeyler vardı. Kalçalarında, boynunda, göğüslerinde ve bacaklarında kimi belli belirsiz, kimi oldukça dikkat çekici diş izleri vardı.

“Yapacak bişey yok,” diye düşündü. Aceleyle toparlanmaya başladı. Eşyalarını bavula rastgele doldurdu. 15 dakika sonra resepsiyondaydı.

– “Check-out yapmak istiyorum. Numara 314.”

– “Henüz 3 gününüz daha var Ayça hanım.”

– “Evet biliyorum. Acele bir işim çıktı, ayrılmak zorundayım.”

– “Tabii. Lütfen bekleyin.”

10 dakika sonra Ayça otelin çağırdığı taksinin arka koltuğunda şehir merkezindeki THY acentasına doğru ilerliyordu.

Piraye, Tamer ve Sinan sabah Ayça’yı bulamayınca epey meraklandılar. Havuz kenarına, sahile, restoranlara baktılar. En sonunda akıllarına resepsiyona sormak geldi. Resepsiyondaki kız Piraye’ye adına yazılmış bir not verdi.

“Sevgili Piraye, Dün gece yaşadıklarımız benim için çok fazlaydı. Yalnız kalmak, düşünmek ve bazı kararlar almak istiyorum. Senden ricam adresimi, telefonumu filan Sinan ve Tamer’e vermemen. Onları bir daha görmek veya adlarını duymak istemiyorum. Kendine iyi bak. Ayça.”

– “Gitmiş.”

– “Nereye?”

– “Bilmiyorum, otelden ayrılmış.”

– “Dün gece pek neşeliydi oysa!…”

– “Kendi bilir. Hadi biz kahvaltıya gidelim. Kurt gibi acıktım.”

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

KEŞİFLERİM -1- CİNSELLiĞİM VE BİSEKSÜELLİĞİM

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Merhaba.. Ben Erdem, 36 yaşında biseksüel bir erkeğim. Öncelikle anlatacağım hikayeler başından sonuna kadar gerçektir. İsimler dışında. Ve hayatımda yaşadığım cinsel anlamda dönüm noktalarını anlatmaktadır. Elbette inanıp inanmamak size kalmış. Kimseye sonuçta yalan borcum yok. Başta tek hikaye olarak yazmaya karar vermiştim. Ama yazdıkça hatıralar hatıraları açtı, araya bilgilendirici notlar eklemek istedim v.s derken hikaye oldukça uzadı. Bu yüzden 5 parçaya bölmeye karar verdim.

Başlamadan önce. Bu hikayeleri uzun süredir yayınlamayı düşünüyordum. Ama sürekli sürüncemede kalmıştı ve bir türlü toparlayıp yazacak motivasyonu bulamıyordum. Sonra bir gün BBC-Tiryakisi hikaye serisine başladı. Ve kalemiyle(ya da klavyesiyle mi demeliyim:)) bana ilham verdi. Ve hikayelerimde ciddi yol almamı sağladı. Ona buradan teşekkür ediyorum.

Bu ilk hikaye biraz eğitici öğretici, biraz belgesel, birz da otobiyorgrafi tadında oldu. Ama mutlaka okumanızı tavsiye ederim zira daha önce hiç bir hikayede yapılmamış bir süpriz var bu hikayede..;)

Öncelikle biraz sizlere kendi hikayemden bahsetmek istiyorum. Bu da tamamen gerçektir.
Çocukluğumdan beri cinselliğe karşı özel bir ilgi duymuşumdur. İlk zamanlarda gazetelerde gördüğüm üstsüz bir kadının bile beni tahrik etmesiyle başlayan bu hisler, ergenlik dönemine girdiğimde kendi vücuduma da bir ilgiye dönüştü ve her fırsatta aynada kendimi çıplak seyretmeye ve özellikle götümü ve deliğimi incelemeye başladım. Öyle ki o zamanlar deliğimin etrafında tüy bile yoktu. Sonra ilk masturbasyonumu gerçekleştirdim bir seks filmi izlerken ve masturbasyonlarım böyle devam etti. İlerleyen zamanlarda ayna karşısında kendimi çıplak izlerken de devam etti bu masturbasyonlar. Ve farkettim ki deliğime dokunduğum anlarda faklı ve hoş zevkler almaya başladım. Ama bunun biseksüelliğimle ilgisi olduğunu sanmıyorum. En normal erkek bile eğer kendini gay miyim ben diye kasmazsa arka deliğinin okşanmasından zevk alabilir. Bu benim için biseksüelliğimi tanımam için bir yol oldu belki de. Elbette diğer erkek arkadaşlarım gibi, o zamanlarki meşhur Penthouse’ları okuyor, oradaki kadınların çıplaklığından ve oradaki erotik hikayelerden tahrik oluyor ve bu şekilde de masturbasyonlar yapıyordum. Bulunduğum ilçede belediye daha özel televizyonlar yeni yeni ortaya çıkarken, alman kanallarının yayınını veriyordu ve Cuma Cumartesi geceleri benim için uzun geçiyordu.:) Çünkü o saatlerde bu kanallarda çok güzel erotik filmler yayınlanıyordu. Ve Cuma ve Cumartesi akşamları benim için masturbasyonsuz geçmiyordu bu yüzden. Bazen de 70’li yılların erotik filmleri oynuyor, Alman kadınların kıl yumağı amlarını görmek beni semsert yapıyordu. Halbuki amları bile gözükmüyordu aslında.. Ama o zamanki ergen halimiz bunlardan müthiş tahrik oluyordu. Yine o filmleri izlerken kadın kadına sahnelerin beni ne kadar etkilediğinin farkına vardım. Bu sahnelere bayılıyordum ve filmlerde böyle sahnelerin çıkmasını sabırsızlılkla bekliyordum. Nadiren de olsa lezbiyen ağırlıklı bir film oynadığında o gece benim için bitmiyordu. Bu filmleri izlerken vücudumla çok ilgilenmiyor ve en tahrik olduğum noktada masturbasyon yapıyordum. Genelde filmin sonlarına doğru.. Hiç bir sahneyi kaçırmamak için.. 🙂

Neyse sonra zaman zaman duşta, duş başlığıyla deliğime verdiğim tazyiğin bana farklı ve çok hoş hisler verdiğini de farkettimı. Bir parantez açacağım, ileride taşaklarıma duş başlığıyla yaptığım tazyikinde çok hoşuma gittiğini keşfettim. Ve bir kaç kere sikime bile dokunmadan bu tazyikle boşalmayı başardım. Bu anlarda elbetteki çok doluydum. Parantezi kapattım. Sonraları yine daha önce söylediğim gibi okuduğum penthouse’lar, izlediğim filmler derken, anal seksi keşfettim. Ve ayna karşısında çırılçıplak soyunmuşken kendimi parmaklamaya başladım. Deliğimi okşamak çok zevkliydi ama parmağımı soktuğum anda hissettiklerim daha çok, acıydı. O yüzden parmaklamaktan kendimi uzak tutsamda zaman zaman denemekten kendimi alamamadım. Ve deliğimi gevşeterek parmaklamakdan zevk almayı öğrendim. Sonrasında da ince bir mum denedim. İçime sokup çıkardım. Bu sefer içime sokup çıkarma hissine tam alışmam için zaman geçmesi gerekti. Bazen bu deneyimlerimden sonra kendimden nefret ediyor, bir daha canlı bahis asla yapmayacağım diyordum. Çünkü bazen de o mumu içimden çıkardığımda tertemiz çıkmıyordu. Bu deneyimlerim sırasında bezen sikim sertliğini kaybediyordu ama vücudum oldukça tahrik olmuş durumda oluyordu ve artık boşalmak istediğim zaman, yarı sert sikimi okşayınca 5-10 saniye içinde sertleşip, 1 dakika içinde de boşalabiliyordum. Bir yandan erkek dergilerindeki kadınlara bakarak ya da fantezileri okuyarak masturbasyonlarım devam ediyordu. Belli bir ana kadar, bir erkeği arzulamadım ve kendimi de gay saymıyordum. Biseksüellik nedir bilmiyordum bile. Fakat zamanla özellikle aynda kendimi izlerken ilgim sikime ve onun güzelliğine kaydı. Onun gibi bir sike dokunmak, tutmak aruzusu hissetmeye başladım. Okuduğum fantezilerde oral yapan kadınların hikayeleri de beni buna sürüklemiş olabilir sanırım. Ve daha sonrasında da anal yapan kadınların hikayeleriyle de acaba mum değil gerçek bir siki deliğimde ve götümde hissetmek nasıl olabilir diye düşünmeye başladım. Ve bu düşünce zamanla beni tahrik etmeye başladı.

Artık 15-16 yaşlarındaydım ve fantezilerimde bazen erkekler bazen de kadınlar vardı. Özellikle erkekleri hayal ettiğim fantezilerle yaptım masturbasyonlardan sonra suçluluk duyuyordum. Gay olmadığımı biliyordum. Peki ben neydim?..
Şanslıydım ki okuyabileceğim kaynaklar vardı ve benim için kabullenmesi zor olsa da biseksüel olduğumu düşünmeye başladım. Evlenip, yuva da kurmak istediğim için gay olmak benim için zor bir hayat olacaktı. O yüzden en azından biseksüel olduğuma sevindim. Yine araştırarak anal seks öncesi temizlik yapılması gerektiğini ve bunun anüsten içeri su verilerek olduğunu öğrendim ve içime mum almadan önce bunları yapmaya başladım. Ve böylelikle daha temiz ve daha zevkli olmaya başlamıştı bu mumu deliğime sokma seanslarım. Bir süre sonra mum ince geldiği için, sonrasında attığım için pişmanıkta duysam zaman zaman salatalık ya da patlıcan kullanmaya başladım ve aldığım his daha da arttı. Pişmanlığımın nedeni o yiyecekleri de bulamayan insanların olmasıydı sadece.

Biseksüellliği ya da gay olmayı bir tarafa bırakın, bir erkek olarak bir kez tabularınızı yıkınca, penisiniz dışında, vücudunuzun diğer noktalarından da zevk almayı öğreniyorsunuz. Bu kesin. Ama önce “penisimden başka bir yerimden zevk alırsam gay olurum ya da ancak sadece gayler penisleri dışındaki yerlerden zevk alabilir” tabusunu yıkmanız gerekli. Erkeğin vücudu da en az bir kadın vücudu kadar cinsel organ dışındaki bölgelerden zevk almaya açıktır. Anüs dışında, göğüs uçları, taşaklar, kalça, boyun, sırt, kulaklar.. Buralarınızdan zevk almanız sizi gay yapmaz. Sizi, seksi, masturbasyon yapar gibi sadece penisinizde yaşamayan ve kadınlar kadar zevk alan kişiler yapar. Evet, cinselliğini keşfetmiş, vücutlarının hassas noktalarını bilen ve bundan keyif alan kadınlar, ortalama erkeklere göre bundan çoook daha muazzam zevkler alabiliyorlar. Ne olursa olsun kadın cinselliği ile erkek cinselliği kıyaslanamaz. Bu ayrı bir konu. Hiç bir erkek, bir kadın gibi, seks sırasında kendini kaybedecek, neredeyse bayılacak, ya da orgazm olurken kahkahalarla gülecek ya da ağlayacak raddelerde yaşamıyor. Bir küçük detay eklemeliyim. Bu noktalar az ya da çok bir kadında ya da erkekte farklılılklar gösterebiliyorlar. Bazı kadınlar mesela göğüs ucundan değil, göğüslerinin yan veya alt kısmından çok daha zevk alabiliyorlar. Bazı kadınlar koltuk altlarından.. Bazıları ayaklarından v.s. Ama şu bir gerçek ki kadın ya da erkek herkesin, cinsel organı dışında özel ve çok zevk alınabilecek noktalar var.

Bununla ilgili sizlere çok çarpıcı ve ilginç bir örnek vermek istiyorum. Anüsten de zevk alınırmıymış diye düşünenlerin ezberlerini bozacak bir örnek.
Hemen her erkeğin ya başına gelmiştir, ya da erkek arkadaşlarıyla sohbet ederken şunu duymuştur. “Ya, belediye otobüsünde oturarak yolculuk ettiğim zaman benim alet nedense kol gibi kalkıyor, anlamıyorum”. Bir diğeri de şöyle der:”Bana da oluyo aynısı ya, neden acaba.”

UYANDIRIYİM!!. 🙂 Bunun bir nedeni ve gayet net bir açıklaması var. Araçlarda, özellikle belediye otobüslerinde ve de özelikle Ikarus model eski otobüslerde oturarak seyahat ederken, oturduğunuz koltukta bir vibrasyon bahis siteleri oluşur. Ve bu vibrasyon siz otururken, anüsünüzü tatlı tatlı uyarır. Ve siz eğer kafanızda bir takıntı veya bir düşünce yoksa, rahatsanız, bu uyarımdan yavaş yavaş, farkında olmasınızda zevk alırsınız ve penisiniz deyim yerindeyse, kol gibi sertleşir. Sonra bunun farkına varırsınız, ve tatlı tatlı bu ereksiyonun tadını çıkartırsınız. Ama eğer mevsimlerden yazsa ve ineceğiniz durak yakınsa, otobüsten indiğinizde biraz kambur yürümeniz gerekebilir:). Bu sertleşme daha çok eğer son 5-6 gündür boşalma yaşamamışsanız ve bu nedenle vücudunuzun uyarılmaya hassas olduğu dönemlerde daha kolay gerçekleşir. Kadınlarda da benzer bir şey var mı, açıkçası bilmiyorum. Belki onlarda nedeni bilinmeyen bir ıslanma veya klitoris sertleşmesi hissediyor olabilirler.
Yeri gelmişken, her organın bir görevi vardır. Anüsün seksle ilgili görevi yoktur diyenlere karşı bir kaç cümle söylemek istiyorum. Öncelikle zaten tüm vücut seksin bir parçası olabilir. Baştan ayağa kadar, yukarıda da belirttiğim gibi. Anüste ise çok sayıda sinir ucu toplanmıştır ve bu sinir uçları cinsel uyarıma açıktır. Bu bir. İkincisi, her organın birden fazla görevi olabilir. Mesela burnumuzla nefeste alırız, koku da alırız. Ayrıca tat da alırız(burnunuz tıkalı olduğunda yediklerinizin tadını alamadığınızı hatırlayın). Ağzımızla çiğneriz, konuşuruz, nefes alırız(gerçi ağız nefesi sağlıklı değildir, burun tıkalıyken ağız nefesi alınabilir ama sağlıklı ve doğru nefes, burun nefesidir. Konuyla ilgili detaylı bilgi için Internet’e bakabilirsiniz). Penisimizden hem çiş hem sperm çıkar, vajinadan hem penis geçer hem de bebek doğar, v.s. v.s.. Ama en bombası ve üçüncüsüüü. Pekiiii. Her organın bir görevi varsa, erkeklerin göğüs ucu neden vardır ve görevi nedir?.. Biraz düşünün ve açıklayın bakalım..

Tam da bu aşamada taşaklarımdan ve göğüs uçlarımından aldığım muazzam zevki nasıl keşfettiğimden de bahsetmek istiyorum size. 20-21 yaşlarındayken, acaba zevk alabilir miyim diye zaman zaman taşaklarımla zaman zaman da göğüs uçlarıma dokunmayı deniyordum. Bunları masturbasyon yaparken de denemeye başladım. Önce taşaklarımdan aldığım zevki keşfettim. Masturbasyon yerine onları avuçlayıp, sıkıp bırakmaya başladım ve sonra belki de buradaki sinir uçlarını tanıdım ve bu muazzam zevk vermeye başladı. Ve sonrasında bir gün penisime dokunmadan ve taşaklarımı sıkarak(aşırı değiil elbette) boşalmayı başardım. Bu standart masturbasyon seanslarımın bir parçası haline geldi. Aynı şekilde de göğüs uçlarımından aldığım hazzı hissetmeye başladım masturbasyon seanslarında. Özellikle tahrik olduktan sonra göğüs uçlarıma dokunduğumda parmaklarımla, hızlı bir şekilde sertleşiyorlar ve penisim de buna cevap vererek en sert haline ulaşıyordu. Bu aldığım his göğüs uçlarımla bu şekilde oynadıkça arttı ve sanırım oradaki sinir uçlarını tamamen keşfettim sonunda. Ve bir gün yine çok arzulu olduğum bir gün, göğüs uçlarımla oynamayı inatla bırakmadan ve penisime hiç dokunmadan boşalmayı başarabildim. Muazzam bir zevkti benim için ve hala bir zevk. Küçük bir parantez daha açacağım. Belki 90’lı yılların başıydı ve Hürriyet gazetesinin ana sayfasının arka sayfasında yani ikinci sayfasında, erkeklerin göğüs uçlarınının kadınlardan daha hassas olduğunu ve erkeklerin bu sayede yaşadıkları cinsellikten daha fazla zevk alabileceğini anlatan bir bilimsel araştırma vardı. Bugün Hürriyette böyle bir yazı okyuyabilir miyiz bilemiyorum. Nereden nerelere geldik. Yine o dönemlerde RTÜK yokken, bir sürü özel televizyonda erotik filmler yayınlandı. İnsanlar çıplak kadınları hatta erkekleri gördüler. Kadınların da erkeklerin de cinsel organları ortadaydı. Toplumda da infial olmadı. Parantezi kapattım.

Belki de bu keşiflerimin bir nedeni, yüksek libidoya sahip ve artık erişkin bir erkeğin(yani benim) bu yüksek libidosunu dışarıda tatmin edemeyince, kendi vücuduna yönelmesiydi. Biseksüel olmamın da tabuları yıkmaktaki avantajıyla bu keşifleri gerçekleştirdim sanırım. Ve belki de bu libodumu dışarıda tatmin edememe dezavantajı nıavantaja çevirmesini bilmiştim. Ve belki de iyi olmuştu. Şu anda yaşadığım masturbasyon seanslarının tamamında, önce beni tahrik edici bir hikaye ya da güvenilir bahis siteleri film izlerim ve sonrasında da, bazen deliğime birşeyler sokarım, bazen sadece deliğimi rollon şişesi gibi ucu oval bir nesneyle uyarırım,içeriye sokmadan, bazen de deliğime hiç dokunmam. Ama sonrasında mutlaka göğüs uçlarımla oynamaya başlarım ve doruğa yaklaştığımı hissettiğimde sadece 20- 30 sn. kadar taşaklarımla oynayarak ve penis köküne elimle biraz bastırarak, penisime dokunmadan boşalırım. Daha ötesi, eğer en az 5 gün boşalma yaşamamışsam sadece göğüs uçlarımla oynayarak ve penisime hiç dokunmadan boşalabiliyorum. Tabii ki öncesinde tahrik edici bir film veya hikaye okuduktan sonra.

VEE BU HİKAYEMLE BİRLİKTE YAKIN ZAMANDA EVDE YAPTIĞIM VE SADECE GÖĞÜS UÇLARIMLA OYNAYARAK BOŞALDIĞIM VİDEOUYU DA XHAMSTER’A YÜKLEDİM. ADRESİ DE AŞAĞIDA:

http://xhamster.com/movies/4484960/nipple_play_orgasm_hands_free_gogus_ucu_orgazm_bosalma.html

VİDEONUN BENİM OLDUĞUNDAN EMİN OLMANIZ İÇİN DE VİDEONUN SON SANİYELERİNDE BİR KAĞIDA DAHA ÖNCEDEN YAZDIĞIM TOMMYDIUS VE XHAMSTER.COM YAZISINI GÖSTERİYORUM. DAHA NE YAPAYIM 

Sanırım bu videodan sonra hikayelerimin gerçekliği ve inandırıcılığı da artar diye düşünüyorum

Bir seferinde de yine rollon şişesinin ucuyla deliğime masaj yapa yapa öyle tahrik olmuştum ki, oldukça uğraştıktan sonra yine sadece bu uyarımla roll on şişesini içeri sokmadan ve sikime dokunmadan boşalmayı başarmıştım. Xhamster’da var mı bilmiyorum ama bir video görmüştüm. Adam bir kadına arka deliğini yalatıyor yalatıyor ve adam sikine dokunmadan aynı benim videomdaki gibi boşalıyordu. Bu da mümkün bir şey. Ve gayet normal.. Biraz tahrik olma, konsantrasyon ve bir süre seksten uzak durmak gerekiyor bu tür güzel orgazmları yaşamak için.

Belki de 10 yıldır erkeklerin yaptığı klasik penisi ileri geri çekme hareketiyle yapılan masturbasyonu neredeyse hiç yapmadım.

Bugün de sık sık büyük bir keyifle masturbasyon yaparım. Daha çocuk yaşlardayken, off ne zaman seks yapabileceğim, ne zaman masturbasyondan kurtulacağım diye çokça hayıflanırdım. Ama kendi vücudumu da tanıdıkça, masturbasyon, seks hayatımda farklı ve özel bir yer aldı. Çünkü masturbasyonda sekste olduğu gibi karşınızdaki birini ya da birilerini de tatmin etme ya da mutlu etme kaygısı yok(Yanlış anlamayın, burada, seks yerine masturbasyon daha iyidir demiyorum), ve tamamen hayalleriniz, fantazileriniz, arzularınız ve siz varsınız. Sadece siz ne isterseniz o oluyor. Bu yüzden masturbasyon benim için her zaman özel ve özel kalacak, içimdeki libido var oldukça..

Arkadaşlar, seks diye bildiğimizi sandığımız şeyler aslında bu dünyanın öyle küçük bir kısmı ki. Vaktim olduğunda taocu seksle de ilgilenmek istiyorum. Konuyla ilgili kitaplar aldım. Ama diğer kitaplar gibi okunacaklar listesinde duruyor. Bu, erkeklerin boşalmadan nasıl orgazm yaşayabileceğini anlatan bir öğreti. Düşünsenize, gecede 10 defa boşalacaksınız ve canınız istediğiniz anda gerçeten menilerinizi boşaltacaksınız. Adamlar bunu 1000’lerce yıldır yapıyor. Ve kadınlar da erkekler de boşaldıklarında bir süre bu dünyanın dışına gidip gelmiş gibi oluyorlar ve bizim yaşadığımız sekste alınan zevkten bambaşka bir boyut olduğundan bahsediliyor. En azından söylenen bu. Elbette bunlar da benim yaşadığım keşifler gibi 2 günde öğrenilecek şeyler değil ve zaman alıyor olmalı. Yoksa herkes yapardı. Ama mümkün olduğuna inanıyorum kesinlikle..

Hikayeme devam edelim artık. 18 yaşımdan 23 yaşına kadar ciddi bir beraberliğim olmadı. Sadece bir kaç fahişe ve bir kaç kızla yiyişme dediğimiz oynaşmalar dışında bir adamakıllı bir şey yokru. Bunun bir nedeni yaşadığımız yerin biraz ufak, kapalı olması ve biraz da benim o zamanki utangaç yapım nedeniyle kızlara yaklaşamamamdı. Cinselliği kendi iç dünyamda yaşasamda artık sevdiğim bir kızla adam akıllı bir cinsellik yaşama zamanı gelmiş ve geçiyordu bile. Ve 23 yaşındayken benden bir yaş küçük bir kızla hem duygusal hem de fiziksel bir beraberlik yaşamaya başladım. O kadar seneden sonra şansıma sekse inanılmaz düşkün, hemen hemen her fırsatta bana oral seks yapmaya hazır bir kız düşmüştü. Bakire değildi. Benim de bu konuda kafamda herhangi bir takıntı yoktu. Evlenebilirdik bile. Ve sekste birçok ilki birlikte keşfettik. Onunla yaşadığım birkaç ilki anlatmak istiyorum.

Ama bir sonraki hikayede 😉

Bir Not: Sonraki hikayeler artık biraz daha tahrik edici olacak. Ve kelimeler de tıbbi değil, türkçe olacak..;)

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Yatakta çıldırtmayı seven maltepe escort

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Şehvetle okşayacağız hatunu nasıl çıldırtacağınızı biliyorsanız beklemeyin. Çünkü ben çıldırtılmaktan hoşlanan azgın bir güzelim. Maltepe escort bayan dedikleri zaman akla direkt ben gelirim ve neler yapacağımı iyi bilirim. Mutlu olmayı ve etmeyi daima severim. Erkeğimin seks konusunda ileri düzeyde maltepe escort bayan yetenekli olması beni hep çıldırtır ve birlikte zevkin doruklarına çıkmamamız için hiçbir sebep yok.

O haldeyse hepinize merhabalar. Hoş sohbetli, keyifli anlar geçireceğiniz bir bayanın yanına hoş geldiniz. Eğer maltepe escort bu özelliklerde harika bir escort Maltepe bayanla beraber sıcak dakikalar geçirmek istiyorsanız ben buradayım. Öz güveni tam, kendine bakan, titiz ve ateşli kızlardan biriyim ve herkesle ilişki yaşamıyorum. Seks yaparken önceliğim escort maltepe para değildir ve iki tarafında doyumsuz şekilde zevke sınırsız şekilde ulaşmasıdır. Kendinize güveniyorsanız ve ben karşımdakini her türlü mutlu ederim diyorsanız bana hemen ulaşın derim. 26 yaşında güzel vücut ölçülerinde seksi bayanım. 1.69 boyda, 52 kilodayım. Yatakta çıldırtmayı seven Maltepe escort ile isteklerinizi yerine getirin ve doruklara ulaşın. Kültürlü ve temizliğine dikkat eden beylerle birlikte olmayı tercih etmekteyim.

Ben Esra telefonda seni bo?altmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20